KÜRE’DE MEHTERİN HİKAYESİ

KÜRE’DE MEHTERİN HİKAYESİ

Küre’de, Mehter Takımı’nın kurucularından olan Eyüp Demir, Mehter Takımı’nın kuruluşunu anlattı. Demir o günlerdeki mehter ile günümüzdeki mehteri karşılaştırarak, değerlendirmelerde bulundu. Demir’in yanı sıra oğlu Mehmet Demir’de Mehter çalışmalarıyla ilgili bilgiler verdi.

Sibel Can

Küre’de, Mehter Takımı’nın kurucularından olan Eyüp Demir, Mehter Takımı’nın kuruluşunu anlattı. Demir o günlerdeki mehter ile günümüzdeki mehteri karşılaştırarak, değerlendirmelerde bulundu. Demir’in yanı sıra oğlu Mehmet Demir’de Mehter çalışmalarıyla ilgili bilgiler verdi.

Küre’de Mehter Takımı’nın kurucularından olan Eyüp Demir, mehteri ilk olarak askerde öğrendiğini anlatarak konuşmasına başladı. Askerde edindiği bilgilerle Küre’de Mehter Takımı’nı kurmak için çalışmalar başlattığını dile getiren Demir, 18-20 kişilik bir grupla mehtere başladıklarının altını çizdi. Kendi imkanlarıyla takım kurduklarını anlatan Demir, 5-6 yıl Mehter Takımı’na öncülük ettiğini daha sonra oğluna bıraktığını ifade etti. 

Küreli Eyüp Demir konuşmasının devamında şöyle konuştu:” Mehteri askerde öğrendim, paşanın yanındaydım, paşanın hemen yanı başında da mehteran takımı vardı. Ben aylaktım onların yanına gider onları izlerdim, bazı şeyler öğrendim orada. İşte ondan sonra köye geldim benim hatırıma mehter takımı kurmaya çalıştık. Toplandık ben bildiğim kadarıyla onları ikna ettim, gittim davul aldım, çalgıları aldım, İstanbul’a gittim, Ankara’ya gittim. Hatta arkadaşlardan da alıyorum yanıma tabi gittik aralarda iyi kötü bir takım düzdük, o zaman tabi acemiyiz. 

Benim bildiğim kadarıyla ben bunları ikna ettim söyledim, konuştuk birkaç sene sonra daha çok genişlettik. Tabi o zaman zurnalarımız tam değildi. Gittik İstanbul’dan zurna aldık. Davulları getirdik. Yani bunları çok büyük faaliyetlere geçirdik. Ankara’ya gittik, Burhaniye’ye gittik gösteri yapmaya. İstanbul’a 3 sefer gittik. Ben yaşlanınca benim oğlum Mehmet geçti şimdi oğlum da yaşlanınca başka bir arkadaş başladı. Başladığımızda biz 18-20 kişiydik. O zamanlar ilk önce bir Eskişehir’e gittik sünnet düğününe. Ondan sonra düğüne millet bize çok yaklaştı. Biz çok güzel bir şey yaptık diyebilirim” dedi.

Mehter Takımı’nın kurucularından Eyüp Demir’in ardından bayrağı devralan oğlu Mehmet Demir’de çok önemli açıklamalarda bulundu. Küre’de mehterin ilk kurulduğu yıllarda ufak yaşta olduğunu anlatan Mehmet Demir o döneme ait izlenimlerini paylaştı. Demir,” Bizim küçüklük yaşlarımızda bu kararı aldılar. Daha mehterin detaylarını bilen yok, onların kıyafetleri ile ilgili bir şey bilen yok, enstürmanlarla ilgili bir şey bilen yok, o zamanlar biz küçüktük buralarda eğitimlerde provalarda filan bu küçücük bobinleri bağladığımız zaman yani zurna, tencere kapaklarını da zil yapmıştık” dedi.

Karaköylü birinin Küre’deki Mehter Takımı’na bilgiler verdiğini ifade ederek konuşmasını sürdüren Mehmet Demir şöyle devam etti:” Karaköy’den birisinden bilgi aldılar. O askeri görevde mehterde olduğu için ondan bilgi alındı. Sonra araştırmalar yapıldı. O zamanki elbiselere göre mehter kıyafetleri dikildi. Biliyorsunuz o zamanki ekonomik şartları o zamanın kıyafetler bugünküyle aynı değil tabi renkler benziyor o zaman bezle yaptırdılar kıyafetleri. Yaklaşık bu 6-7 sene yıllar arasında Almanya’ya bizim köyümüzden de çok fazla giden olduğu için çok az kişi kaldı mehterde.  Sonra bu faaliyet bir ara durdu. Bulunduğumuz konum itibariyle Söğüt’ümüzün Osmanlı’mızın olmasından dolayı burada ateş bir anda alevlendi. 92 yılında Dursun Fakıh’ın orada biz bir dernek kurduk. Dursun Fakıh’ı koruma derneği kurduk biz ilk önce Dursun Fakıhımız için Mehteranı kurmaya gayret gösterdik önceliğimiz buydu. Derneğimizin yürümesi için biz mehteri kurmuş bulunduk. Araştırmalarımızla daha iyiye gidiyorduk daha fazla çaldığımızda daha çok deneyim kazandı arkadaşlarımız. Üfleme ile ilgili hocalar getirdik, ekibimizin üflemelerini daha güçlü duruma getirdiler. Bugün genç arkadaşlarımız aldı daha da güzel bir şekilde maşallah yürütüyorlar. Bizde onlarla gurur duyuyoruz yani” diye konuştu.

Şuan ki dernek yönetiminin de iyi işler çıkardığına dikkat çeken Mehmet Demir şöyle konuştu:” Ben son olarak 2008 de görevi bıraktım o zamanki bakanımız bize yardımcı olmaya çalışıyordu. En azından gayeleri vardı tabi maddi olarak ta bir şey görmedik. Şimdiki arkadaşımız Genel Mecliste görevleri var o yüzden yardımlar alıyordur diye düşünüyorum. En azından Dursun Fakıh’ın kubbesini bakanlık yaptığını biliyorum. İl Özel İdare Katkılarıyla yapıldığını biliyorum” dedi.  

 

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.