Münür Şahin gelişmeleri yorumladı

Münür Şahin gelişmeleri yorumladı

YMM Münür Şahin, savaşlarla dünyada bozulan ekonomik dengeler ve bu gelişmelerin Türkiye’ye etkileri üzerine değerlendirmelerde bulundu.

YMM Münür Şahin, savaşlarla dünyada bozulan ekonomik dengeler ve bu gelişmelerin Türkiye’ye etkileri üzerine değerlendirmelerde bulundu. Türkiye ekonomisinde yaşanan krizler ve Türkiye’nin geleceğine ilişkin tespitlerde bulunan Şahin, Türkiye’nin bu süreci başarıyla aşacağına inandığını kaydetti.

Münür Şahin, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, şu ifadelere yer verdi:

“Türkiye ekonomik olarak dünyada ilk 10 ekonomi içerisine girme hedefini sürdürüyor. Ama özellikle İran-İsrail-ABD savaşı, Ortadoğu’da İsrail’in saldırganlığı, Ukrayna-Rusya savaşı ile bölgemizde ve dünyada ekonomik dengeler bozulmaya başladı. Enerjide büyük oranda dışa bağımlı olan Türkiye bu konuda çok büyük yatırımlarla arayış içinde kendi kaynaklarını ekonomiye kazandırmaya çalışıyor.

Karadeniz ve Güneydoğu’da arayışlar sonuçlarını vermeye başlarken, Akdeniz’de yaptığımız araştırmalar sonrası başlayacak doğalgaz ve petrol rezervlere erişme çalışmalarında Yunanistan ile yaşadığımız mavi vatan sınırları anlaşmazlığı sorun olmayı sürdürüyor.

Türkiye bütçe gelirlerinin %90 kısmını vergi gelirleri oluşturuyor. Özellikle son yıllarda kayıt dışılıkla mücadele, dünyada yaşanan ekonomik daralmalar, finansmana erişmede zorluklar ve yüksek faiz ekonomimizi olumsuz etkiliyor. Vergi gelirlerimiz düşerken, farklı gelir türleri arayışımız devam ediyor.

Bölgemizdeki savaşlar nedeniyle savunma harcamalarımızın önceki yıla göre %229 arttırması, dünyada sürekli artan ve kontrolden çıkan enerji maliyetleri ekonomide sıkıntılar yaratıyor. Enflasyonun düşürülmesine yönelik hedefler, özellikle enerji fiyatlarında belirsizlikler ve artış nedeniyle istenilen sonuçları alınamıyor.

Ekonomik konuları değerlendirirken geçmişten bu yana yaşadığımız süreçleri gözden geçirmemiz analiz etmemiz gerekiyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan bugüne yaşanan ekonomik krizleri ve önemli ekonomik olayları tarihsel süreçleri içinde özetlersek:

• 1946 Devalüasyonu: II. Dünya Savaşı'nın getirdiği ağır ekonomik yük, kıtlıklar ve bütçe açıklarının ardından Türk lirasının büyük oranda değer kaybetmesiyle sonuçlandı. (CHP Dönemi)

• 1958 Kararları ve Devalüasyon: Dış borç ödemelerinde yaşanan zorluklar ve artan enflasyon nedeniyle dış ticaret tıkanma noktasına geldi ve yeni bir istikrar arayışı ile devalüasyon yapıldı. (Demokrat Parti Dönemi)

• 1970'ler Petrol Krizleri: Küresel petrol fiyatlarındaki ani artışlar, dış ticaret açığını tırmandırdı ve Türkiye'de ithal ikameci modeli tıkadı. (Adalet Partisi Dönemi)

• 1980 Kararları: 24 Ocak kararlarıyla dışa açık serbest piyasa ekonomisine geçişin miladı olan, yüksek enflasyon ve borç sarmalını çözmeyi amaçlayan yapısal bir dönüm noktası oldu.(Adalet Partisi Dönemi)

• 1994 Krizi: Düşük faiz politikası ve aşırı değerlenen yerli para nedeniyle yaşanan sermaye kaçışları,1994 krizi sonucunda TL'de sert devalüasyona yol açtı.(Doğru Yol Partisi Dönemi)

• 2001 Ekonomik Krizi: Zayıf bankacılık sistemi ve siyasi gerginliklerin tetiklediği krizde, faizler rekor seviyelere fırladı, onlarca banka battı ve güçlü ekonomiye geçiş programı ile kamusal reformlar zorunlu hale geldi. (Demokratik Sol Parti Dönemi)

2002 yılından sonra Türkiye ekonomisinde yaşananlar ve mevcut durum. (Ak Parti Dönemi)

• 2008 Küresel Krizi: ABD kaynaklı finansal krizin dış ticaret kanalıyla Türkiye'yi etkilemesi sonucu büyüme yavaşladı ve işsizlik oranları arttı.

• 2013 – Gezi Olaylarının Türkiye Ekonomisine Etkisi: Masum bir çevre isteği gibi başlayıp aslında Türkiye Ekonomisini çökertmeyi ve iktidarı değiştirmeyi hedefleyen gezi olayları ekonomimize büyük zarar verdi.

Kurlar, faiz, enflasyon artarken büyüme hızı, istihdam, ihracat, borsa düştü. Yatırımcılar tedirgin oldu ve büyük para çıkşıları yaşandı. Tek haneye düşen enflasyon ve istikrarlı hale gelen ekonomi bozuldu, büyük maddi kayıplar yaşandı. Türkiye yıllarca bunun sancısını çekti.

• 2016 – 15.Temmuz.2016 Darbe Girişiminin Ekonomiye Etkisi:

Türkiye ekonomisini kriz ortamına sürüklemeyi amaçlamış, ancak halkın desteği ile başarısız olmuştur. Yoğun ve kasıtlı bir çabayla, ülke ekonomisinde kriz ortamı oluşturularak siyasi istikrarın gücü azaltılma çalışılmaları belli bir dönem ekonomiyi olumsuz etkilemiştir. Bu dönemde, Türkiye ekonomisinin dinamiklerini tehdit edilmiştir. Darbe girişiminin Türkiye ekonomisine çok büyük zararı olmuştur.

• 2018 – Ekonomik Riskler: Dünyada yaşanan ekonomik daralmalar, Türkiye’nin uyguladığı bağımsız politikalar dış güçlerin tepkisini çekmiş ve sermaye çıkışları yaşanmıştır. Kur dalgalanmaları, yüksek enflasyon ve dış borç baskısının derinleştiği; ekonomi yönetiminin enflasyonla mücadeleyi öncelik olarak sürdürdüğü uzun soluklu bir döneme girilmiştir. Terörü Türkiye içinde ve Suriye-Irak sınırında bitirmek için büyük kaynak harcanmıştır.

• 2025-2026 İran-İsrail-ABD savaşının etkileri: Dünyada ve Türkiye de yaşanan ekonomik sıkıntılara bölgemizdeki savaşlarda eklenince ekonomik hedeflerimizde sapmalar oluştu. Petrol fiyatları kontrolden çıkarken, sonrası fiyatların ne olacağı da tahmin edilemiyor. Petrol fiyatları enflasyon hedefini %7-10 etkilerken sonrası etkisi için tahmin yapmak zorlaştı.

Son günlerde Yunanistan’ın Akdeniz ve Adalar Denizinde yarattığı sorunlar ve tehditler, İsrail’in Yunanistan ve Kıbrıs Rum kesimiyle işbirlikleri Türkiye’yi tehdit etmektedir. Yunanistan’la en son 1974 yılında savaştık ve Kıbrıs’ta haklarımızı kazandık. Aradan 52 yıl geçmiş ve yine Yunanistan benzer bir tahrik peşinde koşuyor.

Cumhurbaşkanımız ve Türk Devlet aklı sabırla Yunanistan ve İsrail’in normalleşmesini bekliyor. Özellikle Yunanistan 2,5 km dibimizdeki adaya kadar gelerek sabrımızı zorluyor. Hiçbirimiz istemeyiz ama Yunanistan tahriklerine devam ederse,52 yıl sonra bir ders daha vermek zorunda kalacağız.

Tüm bu gelişmeler sonrası açıklanan Orta Vadeli Plan (OVP) Türkiye’nin ekonomik hedeflerini ortaya koyuyor. İnşallah Dünyada ve Bölgemizde savaş riskleri azalır ve ekonomik hedeflerimiz tutar. Şu an ekonomideki sıkıntılar, tarım kesimini, çalışanları, emeklileri, esnafı kısaca her kesimi etkiliyor. Birlik ve beraberlik içinde bu süreçleri aşıp Türkiye yüzyılında ekonomik hedeflerimize ulaşırız.”

Kaynak:Haber Kaynağı

Bu haber toplam 14 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.