"TELEFONU KONTROL ETMEK İÇİN 112’Yİ ARIYOR"
Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Dr. Mustafa Yılmaz, acil polikliniği ve 112 acil servisi kullanımının Bilecik’in bir yarası olduğunu söyledi. Sadece Bilecik için değil ülke genelinde bu yaranın var olduğuna dikkat çeken Yılmaz,” Telefoncu, sattığı telefonu kontrol etmek için 112’yi arıyor, böyle bir rezalet olabilir mi?” dedi.
Ahmet MEŞE
2 Kasım 2012 yılında kurulan ve ilimizde de faaliyete başlayan Kamu Hastaneleri Birliği, 1 yaşını doldurdu. Geride kalan bir yıl içerisinde sağlık sektöründe önemli değişiklikleri beraberinde getiren yapılanma, Bilecik kamuoyu tarafından da benimsendi.
Kurum ile birlikte ilimizde 1 yaşını dolduran Hastaneler Birliği Genel Sekreteri Dr. Mustafa Yılmaz ile gerçekleştirdiğimiz röportajda Yılmaz, Bilecik’te sağlığın emin adımlarla yoluna devam ettiğini kaydederken, daha iyi, daha güzel için uğraştıklarını söyledi. Yılmaz,” İyiye gidiyoruz, Allah'ın izniyle de daha ileriye gideceğiz Niyetlerimiz halis bunu çok iyi biliyoruz. Niyet halis olunca akıbetin iyi olacağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı.
"Böyle bir rezalet olabilir mi?"
Bilecik İli Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Dr. Mustafa Yılmaz ile gerçekleştirdiğimiz röportajda, acil servis polikliniği ile 112 acil servisin kullanımı da dile geldi. Yılmaz, acil polikliniği ve 112 acil servisi kullanımının Bilecik’in bir yarası olduğunu söyledi. Sadece Bilecik için değil ülke genelinde bu yaranın var olduğuna dikkat çeken Yılmaz,” Telefoncu, sattığı telefonu kontrol etmek için 112’yi arıyor, böyle bir rezalet olabilir mi?” dedi.
"İnsanımız kolaya kaçıyor"
112 Acil Servisi’nin gereksiz ve kötü şartlarda kullanımının çok kötü sonuçlar doğurabileceğinin unutulmaması gerektiğine vurgu yapan Yılmaz, hastanenin acil polikliniğine ise günlük yaklaşık 500 kişinin geldiğini ifade etti. Bu rakamı korkunç olarak nitelendiren Yılmaz,” Bu marjı ne kadar yükseltirseniz yükseltin, acil olan hasta sayısı 50'nin üstüne çıkması mümkün değil. İnsanımız biraz kolaya kaçıyor, acile gideyim sıra beklemeyeyim diyor” dedi.
"Fiziki şartlarımız zor"
Acil polikliniğinin etkin kullanımını etkileyen bu tür davranışlara karşın önlemler alındığını belirterek açıklamalarını sürdüren Yılmaz şöyle devam etti:” Yeşil alan, ayırma dediğimiz işlemi gerçekleştirdik. Sarı, kırmızı, yeşil hasta. Yeşil hasta, hayati tehlikesi olmayan hasta demek. Sarı hasta müdahale etmezseniz 24 saat içinde tehlikeli olabilecek hasta. Bu Avrupa’da da böyle yeşiller hep bekleyebilir. Hayatta kalma şansı en çok olanı tespit en önce müdahale etmektir bizim işimiz. Şimdi dolayısıyla biz bu ayrımı yaptık, belki oraları daha konforlu hale getireceğiz. Biliyorsunuz bizim hastanemiz 1950'lerde yapılmış bir hastane. Bunun için fiziki şartlarımız da zor. Ne yapıyoruz sarı ve kırmızı alandaki riskli hastalarımızı hiç bekletmeden acile alıyoruz. İşlerini çok çabuk hallediyoruz. Biz olaya bakarken müdahale etmek zorunda olduğumuz hasta sırasına göre bakıyoruz. Biz bunu bekletirsek büyük sıkıntı olabilir, tıbbi sıkıntısı büyük olur dediğimiz hastayı bekletmeden alıyoruz, hemen hekimin görmesini sağlıyoruz” ifadelerini kullandı.
"112'ye, hekime, hastaneye bir gün hepimizin ihtiyacı olabilir”
112 acil servisinin, hastane polikliniğinin gereksiz yere kullanılmaması için vatandaşlarında konuya duyarlı olmaları gerektiğinin altını çizen Yılmaz,” 112'ye, hekime, hastaneye bir gün hepimizin ihtiyacı olabilir” dedi. Yılmaz,“ Hepimizin gideceği yer Bilecik Devlet Hastanesi acil servisi olacak. Bizi personelimiz bu mantıkla çalışıyor. Sanki kendileri ihtiyaç duyacakmış gibi sanki anaları babaları ihtiyaç duyacakmış gibi bu özenle çalışıyorlar. Hiçbir şey nasıl eksik tutmayız diye düşünüyoruz. Belediye kaldırımı doğru yapmalı, Milli eğitim okulu doğru yapmalı sonuçta bunlardan hepimiz faydalanıyoruz. Eşi, dostu bunlardan faydalanıyor herkesin. Biz herkesin derdi ile dertleniyoruz. Ama hastanenin fiziki şartları bizi zorluyor” diye konuştu.
Yapımı yılan hikayesine dönen Bilecik’in yeni hastanesi ve hastane yerine ilişkin sorumuza da açıklık getiren Yılmaz, Bilecik’in yeni bir hastaneye ihtiyacı olduğunu ve yeni hastanenin en iyi şartlarda en iyi yere yapılmasını ümit ettiğini dile getirdi.
" Büyüklerimiz sorarsa fikirlerimizi söyleyeceğiz"
Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Mustafa Yılmaz yeni hastaneyle ilgili şöyle konuştu:” 2008’den beri bir hastane yapılma konusu var. Ben yeri şurası burası diye sormak istemiyorum. Bir işletmeci olarak bakıp, bakanla anlaştığımızda yer konusu olarak, projeye dahil olup oraya gitmek isteriz. Ama resmi kanallardan öğrenmeden bunu konuşma şansımız yok. Şöyle olsun böyle olsun diye bir açıklamada yapmadık fakat bizim ilimizin gerçekten çok ivedi bir hastaneye ihtiyacımız var. Hastanemiz yeterli değil ve çağın şartlarını karşılamıyor. Yapılan hastanenin de en iyi şartlarda en iyi yere yapılacağını ümit ediyoruz. Büyüklerimiz bu konuda çalışıyor, büyüklerimiz sorarsa fikirlerimizi söyleyeceğiz.
"Son model tomografiler geldi"
Biliyorsunuz sağlık yatırımlarının takipçileri sağlık müdürlüklerinde, yeni yapılanma ile il genelinde sağlık müdürlüğü aracılığı ile yapılıyor. Nasıl ne şekilde karar verilirse verilsin bizim istediğimiz çok ivedi bir şekilde hastane yapılmasıdır. Çünkü bizim hizmeti genişletmek istediğimiz branşlar, alanlar var ama fiziki yetersizliklerden dolayı gerçekleştiremiyoruz. İnşallah yapılır Bilecik halkımız çağın getirdiği teknolojik şartlarda tedavi görür. Banyolu, tuvaletli, nitelikli odalara halkımız layık. İnsanlar geldiğinde ferah ortamlar istiyorlar, onlarda haklı, insanlar rahatsız olduklarında da iyi bakılsın rahat etsin istiyoruz. Ama hastane 1950 model yani 1950’lerde Bilecik için baktığınızda bir gramafon vardı, birde radyo vardı herhalde. Ama şimdi her hekimin önünde bilgisayar olmasa reçete yazamıyor, her sekreterin önünde bilgisayar olmasa kayıt yapamıyor. Son model tomografiler geldi, bu ayda son model emar aldık inşallah bu ay gelecek, gümrükten geçecek Kasım başında. Şuan tomografi hizmetimiz yok eskisi kaldırıp yeniyi koyacağız inşallah.
"Bizimde sağlık çalışanları muhakkak kusurlarımız olabilir"
Dolayısıyla oda sayımız yeterli değil, odalarımız dar. Vatandaş çok haklı ferah bir o da istemekte. Umarım yeni hastanede kısa sürede biter. İnsanımıza huzur veren, güven veren bir hastanemiz olur. Fiziki görünüm gerçekten insana güven veriyor. Çünkü inanın ferah bir ortamda çatışma oranı bile azalıyor. Güzel bir tuvalet kullandığında, güzel bir koltuğa oturduğunda insanlar daha rahat ediyor. Dolayısıyla biri 1950'den kalma bir bina, biri ise okuldan bozma bir bina hastane olarak planlanmamış, inanın bizde hizmet vermekte hastane personeli hizmet vermekte çok zorlanıyor. Bunu söylerken bizim hiç mi kabahatimiz yok, biz de insanız, kusursuzluk Allah' a mahsus. Bizimde sağlık çalışanları muhakkak kusurlarımız olabilir. Ama biz vatandaşlarımız ve bizi yakın olarak görüyoruz. Yeter ki art niyet olmasın. Zaten biz kasıt ve art niyet hissettiğimiz zaman gerekeni yapıyoruz.
"Birbirimizi pozitif yönde motive etmeliyiz"
Biz hep daha iyisi nasıl olur diye düşünüyoruz inanın boş günümüz geçmiyor. Biri bize elinize sağlık Allah razı olsun desin yeterli başka da beklentimiz yok. Bizim çalışan personelimiz de böyle. Nasıl toplum da art niyetli insan sayısı mevcut bizim çalışanımız da olabilir. Herkes hata yapar, basın, belediye, pastaneci, bakkal, market. Ama siz bir gazetecinin yaptığı hatayı baz alarak bütün gazeteciler hatalı derseniz bu hakkaniyete sığar mı, sığmaz. Moral motivasyon kaybının kimseye faydası olmaz. Bir şeylerin iyi gitmesi için birbirimizi pozitif yönde motive etmeliyiz. Dost kötüyü de söyler tabi söylenecek ama uyarmak için söylenecek. Karalamak adına değil bu. Ama iyi yönleri de söyleyip pozitif enerji verecek. Bizde böyleyiz iyi niyetlileri gözetiyor, kötü niyetlileri de bulup ayırmaya çalışıyoruz. Haklımızdan da ricamız bir iki kişinin yaptığı hatayı tüm personele mal edip ortamı gerginleştirmemeleridir.”
Bu haber toplam 0 defa okunmuştur

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.