"TÜRKİYE’Yİ DİZLERİNİN ÜSTÜNE ÇÖKERTMEK İSTEYENLER VAR"
“Türkiye’yi dizlerinin üstüne çökertmek isteyenler var”
İsmet CEP
Bozüyük AK Parti İlçe Teşkilatı tarafından Cumartesi akşamı bir iftar programı düzenlendi. İftar sonrası bir konuşma yapan Milletvekili Fahrettin Poyraz, kritik günlerden geçtiğimizi anımsatarak” Hem içerde hem de dışarıda Türkiye’yi dizlerinin üzerine çökertmeye çalışan ve onlara maşa olmaya çalışanlara karşı mücadele ediyoruz” dedi.
Programa Milletvekili Fahrettin Poyraz, İl Başkanı Ramazan Kurtulmuş, İlçe Başkanı H. Orhan Top, Belediye Başkanı Ahmet Berberoğlu, belediye başkan yardımcıları Gençağa Seraslan ve Oğuz Sertler, bazı belediye meclis üyeleri, kadın ve gençlik kolları başkanlarının yanı sıra bazı yönetim kurulu üyelerinin de yer aldığı yaklaşık 30 kişilik bir AK Partili grubu katıldı. Belediye Başkanı Ahmet Berberoğlu, daha önceden planlanmış bir programı olduğu gerekçesi ile orucunu açtıktan kısa bir süre sonra iftar programından ayrıldı. İftara katılanların azlığının yanı sıra Bozüyüklü 2 İl Genel Meclis üyesinin de iftarda yer almadıkları görüldü.
İftar sonrasında öncelikle İlçe Başkanı H. Orhan Top’un teşekkür konuşması oldu. Sonrasında İl Başkanı Ramazan Kurtulmuş kısa bir konuşma yaptı. Kurtulmuş,”Ramazan vesilesiyle bu tür iftar yemekleri bizleri bir araya getiriyor. Birlik ve beraberliğimize katkı sağlıyor. Hep birlikte daha da güçlenerek daha nice ramazanlara ve önümüzde ki bayrama ermek dileğiyle hepinize saygılar sunuyorum.”dedi. Ardından Milletvekili Fahrettin Poyraz iftarı düzenleyen ilçe teşkilatına teşekkür ederek ülke gündemi ile ilgili önemli açıklamalar yaptı. Poyraz,”Hem içerde hem de dışarıda Türkiye’yi dizlerinin üzerine çökertmeye çalışan ve onlara maşa olmaya çalışanlara karşı mücadele ediyoruz” dedi. Kritik günlerden geçtiğimizi anımsatan Poyraz, açıklamasında şu ifadeleri kullandı.
“Bu günler kritik günler. Bir yandan mübarek ramazan ayını huzur içinde geçirmek kalbimizden geçiyor. Öbür taraftan da siyasetçi ve yönetici sorumluluğu çerçevesinde ülkenin ve dünyanın gerçeklerini bilerek realiteye uygun siyaset ve yönetim uygulama zorunluluğumuz var. Dolayısıyla bizim AK Partililer olarak dünyada ne olup bittiğini yakınen takip etmemiz ve olup biteni etrafımızda olan insanlara aktarma noktasında bir gayret içerisinde olmamız gerekiyor. Hakikaten kritik günlerdeyiz. Şu an Türkiye şu geçtiğimiz 9 yıllık zaman zarfında iktidarımız döneminde çağ atladı. Artık bugün birilerinin dışardan baktığı zaman yorgun ve sadece kendi iç sorunlarıyla boğuşmak zorunda olan, bunun dışında hiçbir şeyle ilgilenmeye mecali olmayan bir Türkiye’den eser yok. Şu anda sadece kendi ülke ve toprak sınırları içerisinde, kendi coğrafyasında değil ama dünyanın neresinde bir problem sıkıntı olursa orada bizde varız diyebilen bir ülke konumuna geldik. Bunun en canlı örneğini Sayın Başbakanımız bir günde birkaç ilde değil, birkaç ülke de ziyaretlerde bulunarak ülkemiz temsil etme ve ülkemizin çıkarlarını korumak ve yüceltmek anlamında bir çaba sarf ediyor. Sadece bu anlamda bakışımız ekonomik veya ticari bir bakış açısı da değil. Biz millet olarak büyük bir medeniyet inşa ettik. Millet olarak inşa ettiğimiz bu medeniyetimizin tüm dünyada yeniden tesisi noktasında da AK Parti kadroları olarak bir sorumluluğumuz olduğu kanaatindeyiz. Dolayısıyla mesele sadece ekonomik ve ticari kriterler çerçevesinde değil. İşte bu medeniyet algılamamız tarihten gelen bir sorumluluk anlayışıyla değerlendirip ona göre çözüm arayışı ve sorumluluk üstlenmesi gereken bir hal arz ediyor. Son olarak Sayın Başbakanımızın Somali ziyareti buna örnek olarak gösterilebilir. Diğer ülkeler bu tür olaylara kendi çıkar ve menfaatleri doğrultusunda yaklaşım gösterirken, bizim meselemiz o ülkelerin yeraltı veya yer üstü kaynakları değil. Bizim meselemiz orada hakikaten bir insan yaşıyorsa ve onların bir sorunu bir sıkıntısı varsa bizim milletimiz tıpkı dedelerimiz dün nasıl yaptı ise bugünde o sorunlara kulak kabartıyor. Masum insanların yanında saf tutuyor. Onların derdine derman olmaya çalışıyor ve çaba gösteriyor. Şu birkaç haftalık dönemde hepiniz şahitsiniz bu millet sofrasında ki yiyeceğinden, cebinde ki parasından arttırdığını bu insanlara yardım için gönderiyor. Şu anda dünyanın hiçbir yerinde de böyle bir örnek gösterilemez herhalde. Şimdiden sonra ki süreçte de devlet ve millet olarak yardımlarımız devam edecek. Bunları şunun için söylüyorum aslında biz hakikaten kabına sığmayan bir milletiz. Ama bunun en az farkında olanda yine biziz. Yani sahip olduğumuz özellikleri tanımak, bilmek ve kullanmak anlamında maalesef kendi kıymetimizi değerimiz bilmek noktasında millet olarak maalesef zafiyetlerimiz var. Birileri bunu çok iyi biliyor. Bu ülkenin toparlanıp bir araya gelip çok kısa sürede dünyanın lider ülkelerinden biri haline geleceğinden birileri çok endişe ediyor. Onun için kritik günler dememin altında yatan gerçeklerden biri de budur. Türkiye de siz ne kadar alttan alırsanız alın, ne kadar barışı tesis etmeye çalışırsanız çalışın birleri hem içerden hem dışardan şunu istediler.
Milletin içinden gelen bu parti ve bu kadrolar her ne pahasına olursa olsun görevden uzaklaştırılmalı. İşte hep birlikte yaşadığımız süreç
Bu ülke kesinlikle ve kesinlikle kendi halinde ve başıboş bırakılmaması gereken bir ülke. Kendi iç kargaşasıyla terörle, anarşiyle, ekonomik krizlerle uğraştırılması ve boğuşturulması gereken bir ülke.
Öyle kafasını kaldırıp da Ortadoğu, Balkanlar, Türkiye Cumhuriyetleri ve Afrika ile ilgilenmek ne haddinize siz kimsiniz ki. Biz oraları zaten 400-500 yıldır ne güzel sömürüyorduk. Yani sizi neden ilgilendirir Afrika, Somali. Sizin ne işiniz var Irak, Suriye, Mısır ve Sudan ile diyen insanlar. Şunu çok iyi biliyorlar ki Türkiye’nin oralarda elinin işinin olmaması için yapılması gereken şey bu ülkenin kendi enerjisini kendi içerisinde tüketecek ne kadar kargaşa ve problem varsa bu ülkenin başına bela etmek. Maalesef bir sıkıntımız da şu birileri dışarıda alenen veya gizli bir şekilde böyle hesaplar içerisinde olabilir. Ama bizi üzen asıl konu, içerde de buna razı kendini bu noktada kullandırtmaya hazır bir takım grupların olması da bizi üzüyor. Öncelikle muhalefette ki parti ve siyasetçilerin de bu konuda uyanık olması lazım. Olayı sadece bir parti veya liderlik meselesi olarak görmekten öte bir ülke meselesi olarak görmeleri gerekiyor. Büyüyen ve dünya da söz sahibi olan bir Türkiye’nin iktidarıyla muhalefetiyle bunu başarabileceğinin farkında olması lazım. Türkiye de terörün birkaç çapulcudan ibaret basit bir mesele olmadığının bu arkadaşlarımız tarafından da bilinmesi lazım. Aslında bugün bu mesele Türkiye’nin tamamen içine kapatılması, yeniden büyük Türkiye kurulması çabalarının engellenmesinden başka bir şey olmadığının görülmesi gerekmektedir. Bunu görüyor ve biliyoruz. Ve istiyoruz ki bu ülke de kardeşkanı akmasın. Binlerce yıldır bir arada yaşayan insanların aynı sokakta kapı komşusu olarak, akraba olarak yaşayan insanların tıpkı geçmişte nasıl büyük bir medeniyet inşa etti isek, bu dünyaya örneklik etti isek, bugün ve gelecekte de aynı güce sahip olduğumuzun bilinmesini istiyoruz. Bütün çabamız bu nokta da ama bunun kolay olmadığının da farkındayız. Bir tarafta içerde bunların farkında olmayanlarla mücadele edeceksiniz. Bu gerçekleri anlatacaksınız. Hem de dışarıda Türkiye’yi dizlerinin üzerine çökertmeye çalışan ve onlara maşa olmaya çalışanlara karşı da mücadele edeceksiniz. Milletimizin bu büyük oyunu görmesi gerekiyor. Şu anda yeni dönemde taşlar yeniden dağıtılıyor. Özellikle dünyada ki bu global kriz ile birlikte önümüzde ki dönemde bir kısım büyük gözüken ülkelerin ne kadar zayıf olduklarını yakından görüleceği günler.
Bize düşen meseleleri bütün detayı ile görüp ekonomik, siyasi gerekse uluslar arası boyutuyla görüp hamlelerimiz doğru zamanda doğru yerde yapmak ve bu ülkeyi hedeflediğimiz 2023 yılında ki dünyanın en büyük ekonomisine sahip 10 ülke haline getirmek için çıktığımız bu yolda biran evvel ülkemizi bu hedefe ulaştırmaktır” dedi.
Bu haber toplam 0 defa okunmuştur

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.