’’ÜNİVERSİTE BİLECİK’E GELMİŞ VE GELECEK EN BÜYÜK YATIRIMDIR’’
Anadolu Basın Yayın Birliği "Basın Masası" programı devam ediyor. Basın Masasının bu ayki konuğu Bilecik Belediye Başkanı Selim Yağcı oldu. Bilecik Belediyesinin projeleriyle ilgili soruları yanıtlayan Başkan Yağcı, gündeme ilişkin konulara da değindi. Yaklaşık iki saat süren programda Başkan Yağcı, Anadolu Basın Yayın Birliği Başkanı Şadi Erdal ile üyeler Mücahid Erdal, Cafer Elmas ve Ramazan Çay'ın sorularını yanıtladı.
Cafer Elmas: "Bir gazeteci gözü ile söylüyorum. 6,5 yıllık bir başkanlık döneminizin son 6 ayında farklı bir Selim Yağcı var karşımızda. Ben yaptım oldu, kin tutan, ulaşılmaz, vatandaşın belediye başkanını öcü olarak gördüğü bir Selim Yağcı vardı karşımızda. Fakat ne olduysa 6 ay önceden bir değişim oldu. Ziyaretler, birlik beraberlik mesajları, sorunları beraber çözelim önerileri, herkese yardımcı olmaya çalışan bir Selim Yağcı var karşımızda.Bu değişimi neye borçluyuz" sorusuna Başkan Yağcı şöyle cevap verdi;
"Ben kendimde veya nefsimde bir değişiklik oluğunu düşünmüyorum. Ne dün kin tutuyordum sizin ifade ettiğiniz gibi kapılar ardındaydım. Ama şehirde bazı şeyleri radikal olarak almak zorundasın. Çünkü şehirde değişimi savunuyorsunuz. Değişim riskli bir olaydır. Şehirdeki değişikliği savunan insanların yalnızlık içerisinde olduğunu bilen birisiyim. Yani bir pazarı yıllardır kullandığı pazarı değiştiriyorsanız mutlaka oradaki yatırımı olan herkes karşınızda olur. Bir minibüs sitemini değiştiriyorsanız da aynı şey. Ama ya gelmiş böyle devam etsin demek kolay birşey. Farklı bir şeyi savunmak şehir insanın olduğu yerde zordur. Fakat günümüzde artık Bilecik'te belirgin temel konuları geçtiğimizi düşünüyorum. Şehrimizin gelecek zaman dilimlerinde hep birlikte birleşerek rekabet edeceğimiz şehirler arası medeniyet yarışı olmamız gerektiği vizyonumuzdu. İkinci dönem genel vizyonumuz buydu. Ama seçim çok gergin ortamda geçtiği için yapmadık. Ondan sonra direk girseydik olmazdı. Ama bunu 1,5 yıllık bir süre zarfında zamanın bu gerginliği törpüleyeceğini düşündük. O dediğimiz şekilde de oldu. Ondan sonra şehrin sosyal ve kültür anlamında kent dokusu anlamında koordinasyonun bizde olduğunu biliyoruz. Bu anlamda da tüm birimlerle koordineli şekilde çalışma gayreti içindeyiz.
Benim topluma insana bakışım özbenliğim olarak 2004 neyse 2011 de de aynıyım. Ama görevimin gerektirdiği bazı sorumluluklarda 2004 - 2007 arası daha sert daha belirgin karaktere girmem gerekiyorsa sizin dediğiniz şekilde gerçekleştirmişimdir.
Tabi herkesin kendi takdiri kendi değerlendirmesi. Ama şunu görüyoruz. Bilecik elinde ciddi potansiyelleri olan bir şehir. Biz bu zamana kadar bu potansiyelleri kullanamamışız. Küçük yerlerde eğer ön yargınlarımızdan arınabilirsek küçük olmak avantajdır. Ama küçük yerlerde ön yargılıysak, küçük olmaz her zaman dez avantajdır. Biz mütevazi ölçekli bir iliz. Bu zamana kadar ön yargılarımız bizi çok fazla yönlendirmiş. Şehir olarak hepimiz ön yargılardan kurtulmak zorundayız. Kollektif olarak çalışarak medeniyet şehirler yarışında hak ettiğimiz şehircilik anlamındaki yerimizi öyle alırız. Yükselen herkesi eteğinden çekerek birbirimize çelme taktığımızda, kendimize çelme takmış oluruz. Şehirde oluşan sistem sayesinde arsalar bugün %50 paya kadar çıktı. Bu şehrin altyapısı şehircilik temposu uygun olmasaydı dün %20'lerden arsa veriliyordu ama bugün %50'lelere bazı yerlerde de %50 ve artılara gider miydi? Bu şehrin nasıl bir gelişme gösterdiğinin bariz bir örneği.
Üniversite de Bilecik'e gelmiş ve gelecek en büyük yatırımdır. Şehrimizin vizyonunu ufkunu değiştirdi. Çok ciddi bir hareket alanı sağladı. Yol ve hızlı tren projeleri bunu perçinledi. Şehir insanımızda bir çok şehirlere göre daha gelişmeye açık bir toplum yapısına sahibiz." dedi.
"Bence Bilecik üniversitenin gerisinde kalmaz" diyen Yağcı; "O tempoya ayak uydurur. gerekli çalışmalar yapılıyor. Hangi şehirde bu kadar inşaat var? İnşaat yoğunluğu en fazla olan ikinci iliz. Arz talep meselesi demek ki doğru işliyor. Bu sene yakın zamanda da Bilecik'e bir yurt yapma daha planımız var. Belediye Başkanı olarak benim istediğim bu yurt üniversite alanında olmasın şehir içinde bir yerde olsun. Çünkü üniversite ile şehrin kaynaşmasını sağlamak zorundayız." dedi.
Anadolu Ajansı Muhabiri Ramazan Çay'ın Belediyeler Birliği olarak ortaya konulan Katı atık projesinin ne durumda olduğu sorusunu yanıtlayan Başkan Selim Yağcı şunları ifade etti; "Belediyeler birliği olarak 15 belediye başkanı arasında çok ciddi bir arkadaşlık var. Kendi aramızda ihtiyaçlarımızı da hallediyoruz.
Katı atık depolama projesi önemli bir proje bunun üzerinde de çalışıyoruz. Biz bunu sadece bertaraf ve depolama olarak düşünüyorduk. Baktık ki bu günümüz şartlarına çok uymuyor. Yani depolıyacağız ama bu sorunu geleceğe taşıyacağız. Onun için katı atık dönüşüm projesine çevirdik. Biogaz metodu ile enerji üretimi sistemini bunun içine koyduk. Projenin Mayıs ayı içinde ihalesini yapacağız. 29 yıl yap işlet devret modeli ile olacak bir ihale. Buradan biogaz enerji üretilecek ve gübre üretilecek ayrıca bu ambalaj atıklarından da ekonomiye ciddi katkı sağlayacak. Atığımızın %75 dönüşecek. Teknik şartnameler idari şartnameler hepsi hazırlandı. İhale sonucunda da tesiste 170 kişi çalışacak. Bizim çöpümüzün ağırlıklı olanı Bilecik ve Bozüyük olacak. Bu ihale sonucunda da çöp toplama işini de o ihaleyi alan firma yapacak. Çünkü ayrıştırarak bu işi yürütecek. Bu arada sistemin devreye girmesi 3 yılı alacak. Zaman dilimine kadar da 5 Haziran'da da inşallah ambalaj atıkları konusunda da 80 tane şehirde ayrı kutulara başlıyoruz. Onu da yeni bir firmaya verdik. Mevcut şirket dışında ayrı bir şirket bu işi yapacak. Belediyeler birliğinin sosyal ve siyasal hayatına ciddi katkılar olduğunu düşünüyorum. Bir çok konuyu arkadaşlarımız kendi aralarında oturarak çözüyorlar. Karasu birliğimizde devam ediyor. Karasu Şubat ayından itibaren debi 4000' lere geldi. Ama Eylül ayına geldiğimiz de 1500' lere geliyor. Şuan da Bilecik 290 lt hakkı var saniyede 160 lt su tüketimimiz var. Dolayısıyla hepsi kullanılmıyor. 500 lt' de normal o dokuya bırakıyoruz.
Cafer Elmas: Karasu da çoğalma mı var. Çünkü su yok diye Bozüyük Belediye Başkanı suyu vermiyordu .Mahkeme dava açmıştı. Geçende baraj kuralım diye öne sundu. Şimdi burda telepati olmuyor. Yani parti değişince mi bu oldu,onu anlayamadık
Başkan Selim Yağcı:Yani biz kuruyan dereleri de çağlatıyoruz. Yani mevsimsel olarak artış oluyor. Ama ben açıkcası başkanımız tabi ki kendi sınırları içinde gidip görüyor. Yani son pozisyonu bilemiyorum ama bu aylarda ben işletmecilerden son aldığım duyumlarda 3500-4000 lt sevilerine geldi. Tabi kıştan çıkıyoruz. Normalde akarsularda bu süreçlerde çoğalma oluyor. Ama bu süreçte bu su akıp gidiyor. Yani oraya bir baraj yapılırsa, çevre açısından , gelecek açısından iyi mi olur, kötüde olmaz. Bu su akıp gitmez orda daha faydalı olarak kullanılabilir.
Ramazan Çay: Başkanım yine benzer bir konu, Türkiye' de karasularının kirlenmesindeki en büyük neden belediyeler olarak biliriz.
Başkan Selim Yağcı: Doğru
Ramazan Çay: Bizim belediyemiz daha önce de böyle bir proje söz konusu olmuştu. Atık su tesisi konusu ne durumda.
Başkan Selim Yağcı: Atık su ile ilgili şuanda da bir ekip Ankara'dan geldi. Arıtmaya ilişkin olarak beni bekliyorlar. Gittikten sonra da ayrı yetten kendileriyle görüşme yapıcaz. Atık su arıtma sistemlerine ilişkin olarak biz tabi bu süreç içerisinde hem 11 vaatlerimizde de var, bitiricez. Hem katı atığı bitiricez hem atık su arıtma sistemlerini bitiricez. Aşağıda Karasu bölgesinde bir kamulaştırma sıkıntımız vardı şuan da 40 dönüm istediler bizden bu zamana kadar bunun 20 dönüme indirdiler. Bizde 25 dönüm kamulaştırmayı bitirdik. İller bankası noktasına geldik. Ama İller bankasıyla gidersek işe biraz geç oluyor ve teknoloji olarakta biraz farklı olduğu iddia ediliyor. Yani tam istenilen oranda olmadığı noktasında hatta onun için özel sektör aracılığla bunu yaparsak daha hızlı ve daha teknik anlamda işletme maliyetlerinin düşük olduğunu söylüyor. Bakın bir şeyi yapmak biz şunu yapabiliriz. Bazen şu fizibiliteler yanlış yapılıyor. Mesela kapalı pazara terfi sistemi yapılmamış. Ama işletme maliyetleri düşünülmediği için terfi sistemi şuanda işletilmiyor. Neden? İşletildiği zaman bir Tevfikbey Caddesinde hiç bir bina kokudan duramıyor. Lavabolarından koku geliyor. İki müthiş bir enerji sarfiyatı oluyor. Onun için bazen bazı sistemler işte beş yıl önce bir şey oluşturuluyor bunu herkese aspirin gibi al seni bunu kullan bunu kullan. Ama bir hesap yapıyorsunuz.İşletme maliyeti bir rakamı geçtiği zaman bugün kurulum ücretsiz gibi gelse de yarın siz onu işletemediğinizde o zaman belediye enerji parası bulamadığında diğer şeyler olmadığında, arıtma varken de kaçak olarak kapağı açıcak. Böyle olmasın diye bizde en verimli sistem ne ise bunun araştırması içerisindeyiz ve kabul etmek lazım ki çevre ile ilgili sektörde hergün bir teknolojik gelişme oluyor. Tam karar veriyoruz. Bunu böyle yapalım diyoruz. Başka bir sunum alıyoruz. Bu da mı böyleydi diyoruz. Bu defa hata yapmama adına geç olsun, sıkıntılı olmasın diye bir de onu araştırıyoruz. Ama 2011 yılı içerisinde hem katı atık depolama noktasında hem de arıtmaya ilişkin olarak ihalelerimi yapıp bu işlere nasip olursa başlatıcaz ve bu noktada 2014 yılında seçim öncesinde de bunların açılışını yapmayı düşünüyoruz.
Mücahit Erdal: Sayın başkanım bu seçimlerden önce 11'de proje vaatleri vardı zaman oldukça geçti. Bu 11'de proje yetişecek mi? Kaynak problemi var mı? Belediyenin bütçe durumu şu aşamada nedir?
Başkan Selim Yağcı: Teşekkür ediyorum. Gerçekten 11 projeyi inanarak söyledik ve hala da yetişeceğine inanıyoruz. Yani bu projeleri biz düşünürsek Kültür-Kongre Merkezi dedik. İhalesini yaptık. Evet belki 11.11' e yetişmez ama bu proje 2012 yılı içerisinde en azından kesinlikle tüm şeyleriyle birlikte açılışını yapıcaz. İki alış-veriş merkezi dedik; bu proje bir yürütmedin durdurma talebi vardı, Cumhuriyet Halk Partisi tarafından yürütmenin durdurma talebi red edildi. Öyle oluncada müteahhit ister istemez gelirim, ekipmanımı yığarım, olur ya mahkemeden bir karar çıkar, sıkıntı olur diye tereddüt etti. Biz dedik ki bişey olmaz, bu noktada. Çünkü hukuki durumu biliyoruz. O öyle davrandı. Şuan mayıs ayı basında o da başlıycak. 2 yıl süresi var zaten, onun kendi süresinden yiyor şuan da. Çünkü cezai şartlar koyduk biz orda müteahhit zamanında yapmadığı taktirde. Üçüncüsü; bu arıtma, katı atık projelerimiz vardı, bunlara ilişkin yapıldı.
Bir diğeri, baktığımızda neydi bizim bu kapalı spor salonuydu. 2011 yatırım programı içerisinde kapalı spor salonunu koyduk. Belediye olarak 10 dönüm alanı kamulaştırdık. Yaklaşık 300 bin lira para yatırdık ve meclisimizden karar aldık, Gençlik Spor Müdürlüğü' ne tahsisi yaptık. Yer işte bizim spor komplexleri alanımız yüzme havuzundan başlayarak Tekmar' a kadar ki alan. Şimdi altıncısı olarak; düşündüğümüz proje otogar. Otagar ilişkin olarak en önemli olaylardan birisi bence yerini tespit ettik, kamulaştırmayı bitirdik. Çok ciddi para verdik. 160 dönümü vatandaşımızı üzmeden, gönül rızası ile yaptık. Kalanlara ilişkinde mahkeme kararıyla, diğer şeylerle alıcaz 300 dönüm yer yapıcaz.
Otogarla hızlı tren garı arasında yaklaşık 350- 400 metrelik bir mesafe var. Biz bunu 50 dönümle de yapardık, 100 dönümlede yapardık ama Bilecik' te şuan çektiğimiz sıkıntılar gelecek dönümde çekilmesin, bu alan değer kazanır dedik. Bugün ben burayı 5 liradan alıyorum, yarın burası 500 lira olur. Bir rant oluşacaksa belediye kazansın, Bilecik kazansın noktasında hedefi büyük tuttuk 300 dönüm kurduk. Şimdi burayı da inşallah 2012 sonunda otagar çalışmasına başlıycaz. Değişik firmalar geldi, biz yapalım, işletelim ve devredelim diye. Biz hergün burada 50 tane otobüsü durdururuz diyor, yani bu noktada. Geçen gün sağolsunlar Ticaret Sanayi Odası üyelerimiz toplanmışlar. Buradaki alış-veriş merkezine talibiz, Bilecik Ticaret Sanayi Odası olarak belediyemizin önderliğinde biz yapılım diyorlar. Bir diğer şey stadyum. Belki de şu aşamada stadyumu ben söz verirken 2016 şampiyonasını Türkiye'de olma ihtimalini göz önünde alarak koydum. Ama eğer olsaydı bir puanla kaçırdığımız olay, olsaydı Bilecik' teki bu alan Eskişehirle Bursa'da yapıcak maçların antreman ve dinlenme sahası olur. Devlet o konuda Türkiye' de çok büyük stadlar yapıyor. Ama olmayınca şu aşamada ne yaptık. Perşembe günü sayın bakanımızla görüşme yaptım, Faruk Özakla. Bu noktada bana dediği şuan ellerinde 11 tane proje var. Uşak, Batman, Antalya gibi birçok Toki aracılığla yapılacak. Nedir bu? Mevcut Gençlik Spor'un elindeki alanların sonuçlandırılması, değerlendirilmesi ile yeni mekanların yapılması. Başkan Bey, Gençlik Spora ait ne kadar alan var, 55 dönüm. Bu alana yetişkin olarak değerlendirmeleri yapalım. Biz sizden bir stad istiyoruz. Gençlik Spor Müdürlüğüne ait hizmet binası, iki tane antrenman sahası ve arkadaşlarımız teferruatı konuşurlar. Bunlara ilişkin bunlar bize yapıldı takdirde, bizlere teslim edildikten sonra, biz mevcut alanı size veya Toki'ye devredebiliriz. Türkiye'deki şuan da büyük bir kentsel dönüşüm firması tarafından Gençlik Spor Müdürlüğü' nün olduğu alanın değerlendirmesi yaptırıyoruz. Yani kuruşlandırması nedir? Hangi proje burda ne üretir? Eğer o değerlendirmede, ki çıkıcak şuandaki değerlendirmeler bunu gösteriyor. O değerlendirmede belediyeyi ve alan müteahhiti kâra geçirecek bir pozisyon ortaya çıkarsa biz buna talip olucaz. Gençlik Spor Genel Müdürlüğüyle protokolü imzalıycaz. Diycez ki verin verelim ve stadı ondan sonra biz o şartlarda ihaleye çıkıcaz diycez ki gençlik spora şunları şunları yapıp falan tarihe kadar teslim et. Ondan sonra da bu arsayı alarak şu proje çerçevesinde uygulama yapmak kaydı ile diyerek bu şekilde stadı yeni bir formüle girdik. Dünya Kupası organizasyonu olmayınca olayı bu noktaya getirdik. Başka proje olarak Aqua Park aşağıda ihalesini yaptık, inşallah bu yaz dönemi içerisinde açılışı yapıcaz. Hamsu vadisinin ilk ihale etabının ihalesini yaptık, açılışını yapıcaz. 11 Projemiz zaten bunlardan ibaretti.
Bu haber toplam 0 defa okunmuştur

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.