AKTİF EĞİTİM SEN SAHAYA İNDİ
AKTİF EĞİTİM SEN SAHAYA İNDİ
Ahmet MEŞE-Sinan ÖNCE
Aktif Eğitimciler Sendikası (Aktif Eğitim Sen) basınla buluştu. 7 Kasım Çarşamba günü Pelitözü Gölpark'ta basın mensuplarıyla bir toplantı gerçekleştirdi. Aktif Eğitim Sen İl Temsilcisi Rıdvan Pehlivan ve bazı sendika üyeleri sendikaları hakkında bilgiler verdi. İl Temsilsici Pehlivan, sendikalarının 1 Mart 2012 tarihinde kurulduğunu 24 Eylül 2012'den itibarende sendikalarına üye yapmaya başladıklarını kaydetti. Bilecik'te 51 üyelerinin olduğunu ve üyelerinin Milli Eğitim bünyesinde çalışan personellerden oluştuğunu söyledi.
Aktif Eğitim Sen İl Temsilcisi Rıdvan Pehlivan, uzun bir açıklama yaptı. Açıklamasında eğitim sektöründeki birçok konuya değindi ve sendikalarının vizyonundan bahsetti. "Bütün sıkıntı ve problemlere rağmen ülkemizin bugün ulaştığı seviyede tüm eğitim çalışanlarının özellikle fedakâr öğretmenlerimizin emekleri göz ardı edilemez. Daha büyük hedeflere ulaşmak ancak eğitim öğretim ortamlarının iyileştirilmesi ve eğitim çalışanlarının daha iyi imkânlara kavuşturulması ile mümkün olacaktır" diye konuştu.
Alternatif olma düşüncesi yok
Sendikalarının hiçbir sendika veya harekete alternatif olma düşüncesi taşımadığını belirten Pehlivan:" Aktif Eğitimciler Sendikası, eğitime gönül vermiş, eğitim öğretim-eğitim çalışanlarının haklarının iyileştirilmesi, eğitim sisteminin daha verimli hale getirilmesi vb. konularda söyleyecek sözü, uygulanacak projeleri olan meslektaşlarımız tarafından sadece ve sadece “Eğitim öğretimle, eğitim çalışanları ile eğitim sistemimiz ile ilgili fikir ve projeleri hayata geçirmek, bu konularda benim de fikir ve projelerim var diye düşünen meslektaşlarımızla buluşmak üzere kurulmuş olup kurumumuz hiçbir sendika veya harekete alternatif olma düşüncesi taşımamaktadır" dedi. Sendikalarının büyük hedeflere küçük fakat samimi adımlarla ulaşılacağı doğrusundan hareketle faaliyetlerini iddiasız ve ilkeli yürüteceklerini ifade etti.
4+4+4 Sistemi
4+4+4 sistemiyle ilgili görüşlerini de dile getiren Aktif Eğitim Sen: 4+4+4 Sistemi'ni benimseyenler de reddedenler de duyarlı ve yapıcı olmalıdır derken:" 4+4+4 sistemini kamuoyunda ilgiler veya ilgisizlerce (!) yüksek sesle dile getirilen değerlendirmelerden bazıları ülkemizi layık olduğu seviyelere taşıyacak ideal program olarak göstermeye çalışırken, bazıları da bilimsellikten, eğitsellikten uzak, eğitime zerre kadar katkısı olmayacak bir sistem olarak sunmaktadır. Yani değerlendirmeler genelde sadece siyah veya beyaz şeklindedir ve bu tarz değerlendirmeler objektif değildir.Biz Aktif Eğitimciler Sendikası olarak 4+4+4 sisteminin milletimize, eğitim sistemimize pek çok kazanımlar sunacağını düşünüyoruz. Mesela gençlerimizin artık en az lise mezunu olacak olması, sistemle beraber milletinizin beklentilerine uygun olarak seçmeli Kur’an-ı Kerim ve Siyer derslerinin getirilmesi, öğrencilerimizin-ki özellikle ilkokul çocuklarının- kendisine yakın yaştaki arkadaşlarıyla aynı binada veya aynı saatlerde eğitim yapması, değiştirilen/değiştirilecek programlarla öğrenci merkezli ve özellikle küçük sınıflarda yaparak-yaşayarak öğrenme/öğretmeninin öngörülmesi gibi iyi kurgulandığında son derece olumlu katkılar sunacak yönleri olduğunu biliyor ve kabul ediyoruz.Bunun yanında 4+4+4 sistemi uygulama açısından aceleye getirilmiştir. Kamuoyuna sistem hakkında yeterince bilgi verilmeden, sistemin bizzat uygulayıcıları konumundaki il/ilçe/okul ve kurum yöneticileri ile öğretmenlerimiz yeterince bilgilendirilmeden, akademisyen, eğitimci, yönetici, veli vb. taraflarca sistem yeterince tartışılmadan, gerekli fiziki hazırlıklar yapılmadan, personel açısından artıları-eksileri değerlendirilmeden bir oldu-bitti şeklinde uygulamaya konulmuş ve bu durum kamuoyunu yormuş, sistemin muhtemel artılarını gölgede bırakmıştır.
Mağduriyet Giderilmeli
Özür durumu atamaları yapılamayan personelin mağduriyetinin bir an önce giderilmesini istediklerini ifade eden Pehlivan:" 4+4+4 sisteminin ürünü olarak takdim edilen norma kadro fazlalıkları ve norm kadro açığı bulunmaması nedeniyle özür durumu atamalarından faydalanamayan ve mağdur olan öğretmenlerin atama problemleri bir an önce sonuçlandırılmalıdır. Kılavuzda özür olarak sayılmış temel ve insani ihtiyaçların karşılanabilmesi alan değişikliği imkanlarının yanında becayiş imkanı hazırlanmalı ve buna rağmen problemi çözülemeyen personel özrünün gerektirdiği il emrine atanmalıdır. Kanserli çocuğunun tedavisi için, yaşlı anne-babasının tedavisi, devletin zorla tayin ettiği eşinin yanına gidebilmek için atama bekleyen personel olduğu unutulmamalıdır" şeklinde konuştu.
Dersaneler Kapatılmalı mı?
Dersanelerinin kapatılması konusunda da görüşlerini bildiren Aktif Eğitim Sen:" Özel dershaneler kaldırılmalı mı, kaldırılmamalı mı?” “Özel dershaneler ülkemizde eğitimde fırsat eşitliğinin önünde engel midir yoksa eğitimde fırsat eşitliğine katkı sunan kurumlar mıdır?” konuları ilgililerce tartışılıyor. Mutlaka kaldırılacaksa hangi yöntemle kaldırılacağı da önemli.
Olaya fırsat eşitliği açısından bakacak olursak Devletimiz Ankara’nın, İstanbul’un, İzmir’in ve diğer ilerimizin lüks semtlerindeki merkezi okullarda eğitim gören öğrencilere sunduğu imkânları, Kars’ın Sarıkamış İlçesi’nin Ortakale Köyünde, Van’ın Başkale İlçesinin en ücra köyünde, Diyarbakır’ın Kulp ilçesinin Aygün Mezrasında, hatta pek çok ilimizin kenar mahallerindeki okullarda eğitim gören öğrencilere de sunabilirse fırsat eşitliğini bozmamak adına dershanelerin kapatılmasına ortam hazırlamalıdır.Bu konuda yapılması gereken öncelikli çalışma eğitim sisteminde dershaneleri var eden sebepleri ortadan kaldırmaktır. Ayrıca dershanelerin resmi okullarımızda verilen eğitimlerin yetersiz olması nedeniyle doğduğunu düşünmek son derece yanlı ve yanlıştır. Bu düşünce devlet okullarımızda çalışan öğretmenlerimize karşı son derece nezaketsiz, kaba bir anlayışın ürünüdür ve haksızlıktır. (Bu arada okullarımızdaki başarısızlıkları sadece öğretmenlere fatura etmek diğer yetkililer açısından kolaycılıktır. Okullar eğitim odaklıdır. Uzun vadeli düşünürler. Ellerinde yetiştirmeleri gereken öğretim programları vardır. Öğrencilerini hayata hazırlarlar. Dershaneler ise öğretim odaklıdır ve kısa vadeli düşünürler. Öğrencilerini sadece sınava hazırlarlar. Eğitim sistemimizde sınavlar var olduğu sürece dershaneler ve kurslar var olmaya devam edecektir.
Dershaneler Milli Eğitim Bakanlığı’nın izni ile açılırlar ve her yıl MEB denetçi/denetmenleri tarafından denetlenirler. Bakanlıkça onaylanmış programları uygularlar. Bu nedenle acele bir kararla oldu-bittiye getirilerek kapatılması pek çok ekonomik, sosyal, eğitsel problemi beraberinde getirecektir" ifadelerini kullandı.
İadei-İtibar
Aktif Eğitim Sen İl Temsilcisi Rıdvan Pehlivan açıklamasının sonlarına doğru öğretmen maaşlarının iyileştirilmesi için ek ödeme verilmesini, ek ders ücretlerinin yeniden belirlenmesini ve sınav görev ücretlerinin makul hale getirilmelisini istedi. Öğretmenlere "İade-i İtibar" yapılmalıdır diye devam eden Pehlivan:" Mesleki saygınlığın korunması ve arttırılması için herkes üzerine düşeni yapmalıdır" dedi.
Bu haber toplam 0 defa okunmuştur

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.