’’ALEM ALEMİN ÖKÜZÜNÜ TÜRKÜ SÖYLEYEREK ARARMIŞ’’

’’ALEM ALEMİN ÖKÜZÜNÜ TÜRKÜ SÖYLEYEREK ARARMIŞ’’

Vatandaş Süleyman Mişe, “Kurtköy'de doğup büyüdüm. 45 yıl evvel Bilecik'te, Bozüyük'te bugünkü sanayi yoktu. İstanbul'a gittim. İş buldum, çoluk çocuk sahibi oldum, oralarda evlendirdim. Emekliye ayrıldım. Kalp rahatsızlığı yaşadım ve ameliyat oldum. İstanbul'un havası rahatsızlığımı hızla artırdı. Köyüme geri geldim. Burada her geçen gün iyileştim. Ne zaman İstanbul'a gitsem rahatsızlanıyorum. Benim gibi birkaç arkadaşım daha aynı rahatsızlıklardan köyümüze gelip yerleştiler. Hani atalarımız “Huzurum beyde yok “ derler ya bizde huzuru köyümüzde bulduk. Ta ki şu taş ocağı açılana kadar. Nasıl ki taş ocağında dinamit patlatarak taşları yerinden oynatıyorlar, bizimde huzurumuza dinamit attılar...”

Şikayetlerini bir bir bu sözlerle anlatmaya başlayan Süleyman Mişe şöyle devam etti; “Birkaç aydır, köyümüzün imar sahası yerleşim yerinden baraja giden istikamette hızlı tren müteahhidi taş ocağı açtı. İlk zamanlar, birkaç gün çekerler giderler diye sesimizi çıkarmadık. Aylar oldu biteceği yok. Toz mahsulleri perişan etti. Dinamit attıkları sahalardaki araziler havada uçuşan taşlarla doldu. Güzelim anayolumuzun eski halinden eser kalmadı. Karayolu olan baraj yolunda malzeme kalmadı, yol hendekleşti. Ama kamyonlar 60-70 ton taş sarıyor işlerine devam ediyorlar. Evimde duramaz oldum. Bahçeye çıkıyorum tozdan hanımla birbirimizi göremiyoruz.

Çare olarak, benimde üyesi olduğum, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin iktidarda olduğunu düşünerek hak arama yolunu seçtim. Önce İl Makamı'na bir dilekçe verdim, dilekçemi Çevre İl Müdürlüğü'ne havale ettiler. Henüz oradan bir ses yok. “İşin iyisi altı ayda çıkar.” derler ya herhalde onun için. İkinci dilekçemi İl Özel İdare Sekreterliğine verdim. Dilekçeme kısa zamanda cevap verdiler. Hani derler ya “Alem alemin öküzünü türkü söyleyerek ararmış” tam o hava. Ben ne diyorum, onlar ne cevap veriyor. Tamburu eline alan adam çalmasını bilmiyormuş. Çalmakta da ısrar ediyor en sonunda “ben ne söylüyorum, tamburam ne diyor.” demiş aynen bunun gibi.

Benim verdiğim dilekçe bu

Onların verdiği cevapta bu

Bakın ben ne diyorum.

a)Kamyonlar 60-70 ton taş sarıyor,

b)Ana yolun ve tali yolun bozulduğunu,

c)Toz ve sarsıntılardan evlerimizde oturamaz olduğumuzu,

d)Mahsulümüzün zarar gördüğünü,

e)Taş ocağı ruhsatı verilirken bu sıkıntıların yaşanacağım mutlaka düşünüldüğünü,

f)İncelemelerin yapılarak tedbir alınmasını istiyorum.

Benim bu saydığım şikayetlerim, rahatsızlıklarım kaale alınmıyor. “Ölen ölür, kalan sahalar bizimdir.” anlayışıyla cevap veriliyor.

Verilen cevapta şikayetlerimiz zımmen kabul ediliyor ama “kardeşim sende ölmeyi ver. Ölsen de, bu iş bittiğinde bu yol tamir edilecek. Kalanlar kullanır.” anlayışı var diye düşünüyorum.

Mühim olan zenginin işi görülsün, fakirin canı çıksın. Sende büyük iş adamı olamadığının cezasını çekeceksin demek istiyorlar.

İl Genel Meclisi “Köy yollarında 20 tonun üzerinde yük saramaz” kararı var. Bu kararın hiçe sayıldığını benim dilekçemi okuyan makam neden farketmiyor? İl Jandarmaya neden ihbarda bulunmuyor? Bu arabalar bu yükle ana asfaltta nasıl gidiyor? Jandarmaya, trafiğe nasıl rastlamıyor? İl Özel İdaresi bu ruhsatı verirken bugün yaşanan sıkıntıların olacağını bilmemesi mümkün mü? Neden önce bizi toz duman içinde kalmamıza sebep olan yolu asfalt yaptırıp da ruhsat vermiyor? Senin İl Özel İdare olarak 70 tonu çekecek yolun var mı ki bu yükün taşınmasına izin veriyorsun?

Zarar gören köy yolu Müteahhitler tarafından onarılacakmış. Onarılacak köy yolu mu kaldı?

Vatandaşına tepeden bakan “Ölen ölür kalan sağlarla yolumuza devam ederiz” düşüncesindeki bürokrasiyi kınıyorum. Gazete yoluyla kamuoyuna şikayet ediyorum

Neresinden bakarsanız bakın kanunsuzluk, nizamsızlık diz boyunu geçmiş, boynuna kadar. Vatandaşımızı hiçe sayan zihniyeti protesto ediyoruz.”dedi.

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.