BAHÇELİ PAZARYERİ’NDE-’BU MEMLEKET HARAM ÜZERİNE KURULMADI’

BAHÇELİ PAZARYERİ’NDE-’BU MEMLEKET HARAM ÜZERİNE KURULMADI’

İsmet CEP

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli Pazaryeri ilçe seçim bürosunun açılışına katıldı. Pazaryeri’ne gelişi sırasında vatandaşların büyük ilgisiyle karşılanan Bahçeli, gördüğü ilgiden oldukça memnundu. Konuşmasının ardından Pazaryeri Belediye Başkan adayı Hikmet Öztürk’ü takdim ederek seçim bürosunun açılışını yaptı.

Açılışta konuşan Bahçeli, yerel seçimlerin önemine değinerek yaşanan yolsuzluk olayları nedeniyle iktidar partisine yüklendi. Bahçeli dün gece internete düşen ve Başbakan ile oğlunun arasında geçtiği iddia edilen ses kayıtları ile ilgili savcıları göreve davet etti. Bahçeli “Yargıtay Cumhuriyet savcısısın gazete de internette okuduğunu suç duyurusu kabul edeceksin, dava açacaksın. Hepsini sorgulayacaksın, belki aklanacaklar belki de ceza alacaklar. Televizyonlarda birbirini suçlamanın paraları da evden eve taşımanın bir manası yok. Bu memleket haramın üzerine kurulmadı.” Dedi.

Devlet Bahçeli konuşmasında, “30 Mart seçimleri sadece belediye başkanı seçmekle kalmayıp geleceğimizin belirlenmesinde bir başlangıç noktası olacaktır. Yerel seçimlerin ardından 28 Ağustos'ta Cumhurbaşkanımızı seçeceğiz. Ondan sonra 2015 yılında 25.'inci dönem milletvekillerini seçeceğiz. Bu seçimlerde tercihlerimizi iyi kullanabilirsek o zaman Türkiye'nin geleceğinin yeniden belirlenmesi ve siyasetinin şekillenmesi yeniden mümkün olabilir. 

30 Mart seçimleri Belediye Başkanlığı seçimleri olarak düşünülürken bu seçimlerde iktidarın uyarılması gerektiğini düşünüyorum. Vatandaşlarımız 2002 ile 2013 yılları arasında ki zamanı bir değerlendirsinler. eğer gelir seviyelerinde bir artış varsa, her türlü ekonomik problemlerini çözmeye fırsat bulabilmişlerse, her türlü imkana kavuşmuşlarsa tekrar yollarına devam etmeleri lazım. Ama böyle değilse Türkiye de olup bitenleri gözden geçirip aynı partiye oy vermiş insanlar arasında bir farklılaşma varsa partinin bir grubu partinin iktidarı döneminde önemli imkanlara kavuşmuş ama onlara oy vermiş insanların hala ekonomik sıkıntıları varsa o zaman biraz düşünmelerinde yarar vardır. 

Sayın Başbakan TOKİ'nin imkanları ile çok büyük bir kürsü oluş tutturuyor. Bakanlarıyla birlikte oraya geliyorlar. Yüzlerce tesisin açılışını yapıyorlar. Her ay yüzlerce tesis açılıyor taşıma kalabalıklarla gösterişlerle açılıyorsa burada işsizlik 2012 ile 2013 yılında 154 bin kişi daha artıyorsa o zaman ya işsizim diyen yada Başbakan yalan söylüyor.

“Rüşvet ve yolsuzluk toplumsal bir hastalıktır”

Türkiye'nin değişik problemleri var. En önemli sorunlardan bir tanesi asayişsizliktir. Büyük şehirlerde asayişsizlik bütün hızı ile devam ediyor. İşsizlik artıyor. Bir de adaletsizlik başını aldı gidiyor. Aynen işsizlik gibi rüşvet ve yolsuzlukta bir toplumsal hastalıktır. Bunun derinleşmesi, yaygınlaşması ve yoğunlaşması hali toplumu çürütür, devleti çökeltir. Bunu kimse inkar edemez. Yolsuzluk ve rüşvet olayları her iktidar döneminde olmuştur. Bu bir eğitim, ahlak ve millet şuuru meselesidir. İktidarların azimli kararlı bir şekilde yolsuzlukları yapmaya ne de yaptıranlara müsaade etmemesi ile ilgili bir konudur.

Başta Adalet ve Kalkınma Partisinin yöneticileri, o partiye oy vermiş kardeşlerim hep beraber bu partiyi uyaralım. Bu görevimizi yerine getirelim. Bu gidişatta hayır yok. Yolsuzluk ve rüşvet her gün halkın arasında konuşuluyor. Bu konu ile ilgili savcılar kıyılıyor. Bu konu ile ilgili 8 bin polis memuru yerle bir edilmiş. Öte yandan 28 Vali kimisi değiştirilmiş kimisi merkeze alınmış. Bu gidişatın dönüşü olmaz. Ekonomik sıkıntıyı belki kısa zamanda çözebilirsiniz ama toplumsal kargaşa bir iç savaşa dönüşürse bunun altından kalkamayız. Bu parti meselesi değil, memleket meselesidir. Çevremize bakalım bu sosyal hareketlilik bir ülkeyi yıkar, batırır. Kardeşi kardeşe düşürür. Onun için yolsuzluk ve rüşvetle mücadeleyi başlatmak lazım. 

“Orası Koyun yününden yapılmış döşek gibi olur”

İşte böyle bir günde 17 Aralık günü bir savcı kolluk kuvvetleri ile beraber 41 kişiyi tutukladı. İçinde Banka Genel Müdürü var. 4,5 milyon dolar ayakkabı kutusunda evinde yakalandı. 4 tane Bakanın çocuğu var evde 7 tane kasa var birde para sayma makinaları var. Sabah ve ATV'yi satın almak için havuz oluşturulmuş. Başbakan emir vermiş ve arkasından da bir salma çıkartmış. Sorgulama başlarsa üzerine gidilirse neyin doğru neyin yanlış olduğu ortaya çıkar. Yoksa Adalet ve Kalkınma Partisini suçlu duruma düşürmenin bir manası yok. Bir havuz oluşturmuşlar 100'er milyon dolar havuza para koymuşlar. İş adamları Başbakan'a emrin olur diyor. 100 milyon dolar Pazaryeri'ne gelse Pazaryeri'nde ki belediye burayı ihya eder. Toplanıyor 630 milyon dolar oluyor. Başbakan bunlar istikrarlı iş adamları bu havuza girseler ıslanmazlar diyor. Havuzu 630 milyon dolar ile doldurduktan sonra bu adamlar neden ıslansın. Koyun yününden yapılmış döşek gibi olur orası. Bunların alayını mahkemenin önüne götüreceksin. Mahkeme ne kadar sürecekse sürecek. Ya aklanacaklar ya da gerekli cezayı çekecekler. Bunlar emeklinin, işçinin parasını yiyemezler.

Bir de dün akşamdan itibaren Sayın Başbakan ile oğlu arasında ki bir telefon konuşması internetlere düşmüş. Şimdi Sayın Başbakan 'bunlar montajdır' diyor. Bunu senin demenle bu millet sana inanmaz. Bunun ispatı lazım. Bunun ispatının yapılabilmesi için bir talimat vereceksin. Gelin bütün savcılar bir araya gelin bunun hesabını sorun diyecek. Eğer bunların üstünü 70 günden bu yana örterek 'Bu bana kurulan tuzaktır, komplodur. Montaj yapmışlar' diye milleti aldatma. Eğer aldatmaya devam edersen Pazaryerinden sesleniyorum. Yargıtay Cumhuriyet savcısı o koltukta oturma. Yargıtay Cumhuriyet savcısısın gazete de internette okuduğunu suç duyurusu kabul edeceksin, dava açacaksın. Hepsini sorgulayacaksın, belki aklanacaklar belki de ceza alacaklar. Televizyonlarda birbirini suçlamanın paraları da evden eve taşımanın bir manası yok. Bu memleket haramın üzerine kurulmadı. Bunun için bu seçimler önemlidir." dedi.   

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.