"BENİM DEĞİLSE KİMİN?"
Yeniköylü İsmail Durmaz, Valilik tarafından yapılan açıklamanın ardından gazetemize konuştu. Durmaz, Valilik makamının dayanak gösterdiği mahkeme kararına ilişkin çağrıda bulundu. Arazi ölçümünün yapılmasını isteyen Durmaz," Boşta kalan arsalar benim değilse, kimin? Bana bunu söylesinler” dedi.
Ahmet MEŞE
Yeniköy'de yaşayan İsmail Durmaz isimli vatandaş kendisine ait arsaların kadastro tarafından ölçümler yapılırken yanlış ölçülmesi sonucu kayba uğradığına dair bir takım iddialarda bulunmuştu. “Vali Bey’den adalet bekliyorum” diyen Durmaz, kadastro yetkililerinin görevlerini yapmadığını düşündüğünü, kadastro yetkilisinin Vali Halil İbrahim Akpınar tarafından koruma altına alındığını öne sürmüştü.
Durmaz’ın iddialarının gazetemizde yer almasının ardından Valilik Makamı’ndan yapılan yazılı açıklamada ise Durmaz’ın iddialarına cevap verilerek Bölge İdare Mahkemesi'nce alınan karara dikkat çekilmişti. Valilik, mahkeme kararını dayanak göstererek, Durmaz’ın taleplerinin ilgili mahkeme tarafından reddedilerek karara bağlandığını belirtmişti.
Açıklamada," Şikayetçi İsmail Durmaz tarafından Valilik Makamınca verilen kararın bozulması için Eskişehir Bölge İdare Mahkemesine itiraz edildiği, Eskişehir Bölge İdare Mahkemesine itiraz edildiği, Eskişehir Bölge İdare Mahkemesi Başkanlığının 18.11.2011 tarih ve Esas No: 2011/115, Karar No: 2011/130 sayılı kararı ile şikayetçinin itirazının anılan Mahkeme tarafından oy birliği ile reddedildiği anlaşılmıştır" denilmişti.
Bilecik Valiliği tarafından konuya ilişkin yapılan açıklamanın ardından gazetemize konuşan Durmaz yine çok konuşulacak iddialarda bulundu. Valilik makamına yazdığı bir dilekçenin, kadastroda çalışan memurlarca kaybedildiğini öne süren Durmaz, Vali Halil İbrahim Akpınar’ın o dilekçenin aslını araştırmasını istedi. Durmaz, verdiği dilekçe üzerinde hileler yapıldığını ve sanki hiç dilekçe vermemiş, ilk defa müracaat ediyormuş gibi işleme alındığını iddia etti.
Mağdur olduğunu yineleyen İsmail Durmaz bir kez daha Vali Halil İbrahim Akpınar’a seslendi. Durmaz, Vali Akpınar’ın arsaları üzerinde tekrar ölçüm yaptırmasını istedi. Yapılan ölçümlerde kendisi üzerine çıkmayan arsaların, kimin olduğunu bugüne kadar öğrenemediğini dile getiren Durmaz,” Boşta kalan arsalar benim değilse, kimin? Bana bunu söylesinler” diye konuştu.
“Sayın Valimden hala adalet bekliyorum” diyen Durmaz, ortaya attığı iddialarla ilgili girişimlerinin devam ettiğinin altını çizdi.
Yeniköylü İsmail Durmaz, Valilik Makamı’ndan yapılan açıklamadan sonra gazetemize yaptığı açıklamalarda şunları kaydetti:
“ Sayın Valimizin gazetedeki beyanatlarını okudum. Bu okuduklarımı ben daha önce zaten kendim söyledim. Hem gazetede hem de internette beyanımda belirttim. Valilik makamının İnhisar’da olduğundan evrakların gecikmeli gittiğinin eleştirisini yapmıştım. Sekiz buçuk ayda ifademe başvurulması benim devletime olan güvencemi sarsmıştır. Beni sakın olaki eleştirmeyin. Ülkesini, devletini seven kanunlarına saygılı olan biriyim. Adaleti kendi ülkesinde arayanlardanım.
Sayın Valim, size ne kızgınım ne de kırgınım. Ben bu ülkenin, bu vilayetin bir ferdi olarak insani haklarımı arıyorum. Valilik makamına 12-7-2010 tarihinde dilekçe yazdım. Dilekçenin arkasında dört adet ek ilavesi vardı, imzaladım. Tapu Kadastro’ya havale ettiniz eğer yapmazlarsa bana geri dönersin dediniz. Bende Kadatsro Müdürü M.A.Ç’ye götürdüm. Kendisine taktim ettim, okudu. Ektekileri okudu, yanlış bir şey yok. Ne yapmasını istediğimi sordu. O koruduğunuz malum kişinin evraklarımı sakladığını söyledim. Müdürün yanında Iğdırlı Kadastro’da görevli şef, arşive bakayım dedi gitti. Yarım saat sonra evraklarla geldi. Müdür İ. haklı, her şey tamam ve hazır, tapu sicile indirilmemiş dedi. O malum kişiyi çağırdı ve beni dışarı çıkardı. Beş dakika sonra kıyamet koptu. Iğdırlı şef bir daha benimle konuşmadı.
Sayın Valim o imzalamış olduğunuz dilekçemi Kadastro Müdürü M.A.Ç.’ye teslim ettiğim dilekçenin aslını bugüne kadar hiç sormadınız. Bir arayın, eskisinin üzerinden mi yoksa yeni müracaat edilmiş gibi mi? Bu husus benim ne kadar takipçi olduğumu, birleştirme makbuzu cins tahsisinde imzaları bulunan Y. Y. H. Ö. K. Ö. H. A. iyi bilmekteler. Ama gerçekleri saklıyorlar. Tapu sicile benimle beraber inip, evrakları indirdiğini niye hazır olmadığını söyledi. Oradaki memurlar sen niye iftira ediyorsun indirmiş olsan biz hiç beklemeden yaparız dediler. Bu şekilde olan bu durumu H.A.’ya belki 50 sefer anlattım.
Şimdi gelelim taşınmazın sınırlarına o dilekçenin altına 3963 parselin sınırlarını belirleyen hakim kararına hâkim üst tarafına yazmış olduğu yazıyı okuyup incelediniz mi? Gerekçelerini anlatayım. Hazine üç sefer ölçtürdü, benim elime de hiçbir belge vermedi. Hazineden aldığım yerle kendi arazimi birleştirdim. Tapu Kadastro yaptı, çapı elime verdi. Bir iki seferde öyle ölçtüler. En son bir avukat ağabeyim Sulh Hukuk Hakimliği’ne dilekçe ver, sınır tespiti yaptır dedi. Baş sayfada 3963 parselin sınırlarını bilmediğimi yatırım yapacağımı beyan ediyorum. Y.Y. ve H.Ö.’nün imzaları var. Sayın Valim, kağıt üzerinde yapılan çizimi aynen taşınmazın üzerinde şimdi tespit ettirirseniz gerçekler meydana çıkar. Benim istediğim kağıt üzerindeki tapumun arsa üzerinde gerçekleşmesi. Bana çektirilen duvar ile komşumun arasında bir arsa var bu arsa komşumun değil, benimde değilse kimin? Yanlışlığın düzeltilmesini istiyorum.
Ben menfaat dilenen biri değilim. 1953 senesinden 2013 tarihine kadar bu taşınmazların gerçek sınırını öğrenemiyoruz. Babamın ömrü yetmedi, annem de öldü, bana kaldı. Ben de öleceğim çocuklarıma kalacak. Miras bu ülkede taşınmazın üzerinde kalan.
Sayın Valim, eski çap ve parsel numarası 3560 yeni parseli ise 3964 ve 3965 arsa ikiye bölündü. 16/10 İsmail Durmaz’a aitti. Bu arsayı Tapu Kadastro ikiye böldü. Fazla hak sahibine hiç sorulmaz mı? Fazla hak sahibi olanın hakları gaspa girmez mi? Bu iki parselde de çok büyük hatalar var. Gelin taşınmazın üzerinde görün. Kadastro memurları nereyi gösterdilerse ben bir vatandaş olarak orayı çevreledim. Kendi bildiğine çevreleyen birisi değilim. En son mahkemelerin kararına uydum. Kabahat benim değil.
Bu parsel üzerinde bir işlem yapılmaması için hem yürütmeyi durdurma hem de kararı tasdikli bir şekilde Tapu Sicil’e başvurdum. Biz yevmiye hesabı yaptık. Senin hissen fazla olmuş bizi bağlamıyor. 16/3’ler ne olacak dedi, beni resmen kovdu. Mademki mahkeme, bölge mahkemeleri kararı geçmiyor niye başvurduruyorsunuz. O zaman başka ülkeye gidelim.
Sayın Vali’mden hala adalet bekliyorum. Haklarımın eksiksiz olarak belirlenmesini, haksızlığın giderilmesini, adaleti yok sayanların cezalandırılmasını, hakkı olanın hakkının verilmesini, zararlarının giderilmesi adaletin ta kendisidir. Ben bir vatandaş olarak hakkım olanları istiyorum“ dedi.
Ayrıca Durmaz, hakkı olanı kendi memleketi içinde almasını söyleyerek sözlerine son verdi.
Bu haber toplam 0 defa okunmuştur

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.