BİLECİK BELEDİYE BAŞKANI SELİM YAĞCI İLE YAPTIĞIMIZ RÖPORTAJ "3"
Bilecik Halk Röportajı-1: https://www.bilecikhaber.com.tr/haberler_belediye_calismalarindan_memnun_musunuz_bilecikliler_neler_dedi-l-1-sayfa_id-666-id-207143
Bilecik Halk Röportajı-2: https://www.bilecikhaber.com.tr/haberler_belediye_calismalarindan_memnun_musunuz_bilecikliler_neler_dedi_quot2quot-l-1-sayfa_id-666-id-207450
Bilecik Halk Röportajı-3: https://www.bilecikhaber.com.tr/haberler_bilecik_belediyesinin_calismalarindan_memnun_musunuz-l-1-sayfa_id-666-id-208630
CAN: Kentsel dönüşüm çok gündemde olan bir konu. Cumhuriyet ve İstiklal mahallelerinde kentsel dönüşüm olacağı söylenmişti. Bu mahallede yaşayan vatandaşlar hem tedirgin hem de bazıları yaptığımız röportajlarda şöyle demişti: “ Cumhuriyet mahallesi sakiniyim. Ne yıkılıyor ne de başka bir şey yapılıyor. Kentsel dönüşüm dendi ne olacak? Bize bir şeyler söylensin ki bizde ona göre oyumuzu kullanalım.” dedi. Kentsel dönüşüm projesi ne aşamada?
YAĞCI: Evet. Kentsel dönüşüm hakkında ki hemşerilerimizin tedirginliklerine hak veriyorum. Bu noktada haklılar. Çünkü bir insan gerçekten hayatını veriyor bir daire sahibi oluyor, bir araç sahibi oluyor. Bunu gayet anlayışla karşılıyorum. Tepkileri de bu noktada anlayışla karşılıyorum. Biz niye kentsel dönüşüme girdik? Neden oluştu? Bugün birileri niye karşı çıkıyor? Kentsel dönüşüme hiç girişilmeseydi bugün karşı çıkan siyasi gruplar partiler bu defada ben çok eminim ki 80 il de kentsel dönüşüm yapılıyor, Bilecik’te neden kentsel dönüşüm yapmadı. Bu konuda insanımıza niye değer vermiyor. Şu kadar eski yapı var. Niye bu değerlendirilmiyor? Hem iktidar partisi devletin imkanlarını niye buraya getirmiyor? Gibi sorularda farklı şekilde oluşacaktı. Ne olursa olsun Bilecik adına şunu hiç unutmayalım: Günlük, anlık siyasal veya sosyal kazanımlar, kazançlar için şehrimizin insanımızın bugününü ve geleceğini heba etmeyelim. Kentsel dönüşüm gibi pazar gibi ulaşım gibi sosyal projeler gerçekten yürekli insanların idealist insanların işi. Biz burada Bilecik’te günü idare etmek için gelmedik. Geleceği teminat altına almak için, geleceği hazırlamak, gelecek nesillerimize daha güzel bir şehir, yaşam imkanları sunmak için geldik. Onun için güncel yaşantımızda bazen sıkıntılarımız dertlerimizde olur. Ama geleceğe sunacağımız imkanlarla çalışmalarla ben eminim ki bu güncel sıkıntıları hemşerilerimize, o bölgede ki kardeşlerimize Cumhuriyet ve İstiklal mahallesinde ki kardeşlerimize unutturacağımızdan onların hayır dualarını alacağımızdan hiç şüphem yok. Şimdi bir defa niye Cumhuriyet ve İstiklal Mahallesinde kentsel dönüşüm düşünüldü de niye diğer başka mahallelerde düşünülmedi? Sorusuna gelelim. Burası Cumhuriyet ve İstiklal Mahalleleri şehrimizin ilk mahalleleri, en eski mahalleleri ve yapı stoku anlamında depreme dayanıklılık noktasında deprem yönetmeliğine uygun yapı stoku noktasında maalesef en olumsuz mahallelerden. İki, imar planı anlamında mevcut şartlar içerisinde mülkiyet haklarını da düşündüğümüzde imar planı noktasında düzeltilmesi en zor alanlardan birisi. Çünkü eski mahalleler o şartlar içerisinde beş metre 7 metre 3 metre yollar konulmuş. Bunlara göre son noktalara kadar binalar yapılmış. İnsanları oradan geriye çekme imkanınız yok. Belediyenin topyekün olarak bunu kamulaştırma şansı yok. Bakın ben 10 yıldır belediye başkanıyım. Üzülerek söylüyorum. İstenilen oranda par ve spor alanı yapamadığımız alanların başında Cumhuriyet ve İstiklal Mahallesi geliyor. Her gittiğimde yavrularımız bana başkan amca bize şunu yap, diyor. Bakıyoruz, yapamıyoruz. Çünkü mekan yok. Kamulaştırma yapsak insanların orada belediyenin imkanları o noktada büyük çaplı kamulaştırma yapma imkanımız yok. İnsanlar orada başka amaçla bakılıyor. Yine konutların mülkiyetine baktığımızda konutların yaklaşık %40’ı bu anlamda müstakil tapuları olmayan tapular. Ya tahsisli ya hisseli veya miras hakkından kalmış. Veya tapu kayıtlarını çaktığınızda konutu yerinde bulamayacağınız, kaymaların olduğu yerler. Cumhuriyet ve İstiklal mahallerine baktığımızda şehrin en önemli noktalarında merkezde olmasına rağmen maalesef şehir içerisinde değerini kentsel ranttan alamamış mahalleler. Bakın birçok yerde kira bedelleri çok daha yüksekken bugün bu iki mahallemizde 500 TL den daha yüksek bir konut bulamazsınız. Şehrin merkezi halbuki. 400 TL den yüksek bulamazsınız. En fazla 500’dür şuanda. O dönem içerisinde taramaları yaptırdık. Veya en mükemmel yaptırdığınız daireyi 110bin TL’den 120bin TL’den daha fazla fiyata satamazsınız. Daire fiyatları 500bin ile 110 bin arasında değişir. Halbuki aynı daireleri Ertuğrulgazi Mahallesinde yaptığınızda yeni dönemde bir Hürriyet Bahçelievler Mahallesinde yaptığımızda Beşiktaş mahallesinde yaptığımızda daha iyi fiyatlarla satabiliyorsunuz. Neden? Bu mahallenin genel konseptinin sıkıntısından kaynaklanan bir şey. Onun için biz bu olumsuzlukları topyekün hem can güvenliği için, yarın Allah göstermesin bir deprem olduğunda buradaki yapı stoğundakilerin yaklaşık %60’ı mübağalasız deprem yönetmeliğine aykırı yapılmış. Biz bunları yapmadığımız zaman Çevre ve Şehircilik Bakanlığı buraya zorunlu kentsel dönüşüme girecek. Biz dedik ki bunları yapmayalım. Bu mahalleler değişime tabi olsun. Bunu yaparken de bu mahallelerde ki hemşerilerimizin eli güçlü olsun. Devletin, belediyenin tokinin karşısında pazarlık gücü olarak otursun noktasında hareket ettik ve bir çalışmayı başlattık. Bu çalışma çerçevesinde de ilk önce anket yaptık. Şimdi bazıları Cumhuriyet mahallesinde şu istiyor bu istemiyor. Bir sürü kıyamet koparıyorlar. Ama mesele o değil. Bizim yaptığımız anketlerde bir defa Cumhuriyet mahallesinin %35’i kesin kentsel dönüşümü istiyor. %25’i ise diyor ki ben kentsel dönüşüme karşı değilim. O ablamızın dediği gibi kentsel dönüşüm olabilir ama bana ne vereceksiniz diyor. Yani mülkiyetimizin karşılığında ne alacağız, diyor. Bunu düşündüğümüzde %60’lara geliyor zaten. %30’luk bir kesim de kesinlikle kentsel dönüşümü istemiyoruz diyor. Kendisine göre gerekçelerle. Ama eminim ki o yüzde otuzluk kesimde de alacağı teklif cazip gelirse çünkü kazanma şartları belli onlarda kentsel dönüşüm noktasında fikirlerini değiştireceğinden ben bu anlamda gerçekten inanıyorum. Peki bizim burada konu nedir? Şunu kabul ediyorum. Kentsel dönüşüm sürecin başlattıktan sonra bu anlamda hemşerilerimizi gerektiği oranda bilgilendiremedik. Belediye olarak bu bizim eksiğimiz. Ortada çok dedikodular, şaibeler dolaşıyor. Halbuki kentsel dönüşüm şudur. Biz hemşerilerimize çalışmalarımızı yapacağız. Bakın bugün buradan da söylüyorum. En geç 15 Ocakta hemşerilerimize şu anda büromuzu falanda tuttuk. Orada caminin karşısındaki yerlerden birisini kiraladık, büromuzu tuttuk. Kentsel dönüşüm tanıtım bürosunu tuttuk. Yakında tefrişini, açılışını yapacağız. Hemşerilerimize sunacağız. Herkes gelecek akrabasıyla gelecek avukatıyla gelecek mimarıyla gelecek inşaat mühendisiyle gelecek herkes gelebilecek. Kim gelirse gelsin denecek ki senin arsanın durumu bu. Bunun karşılığında sana şöyle bir konut vermeyi düşünüyoruz. Bu ne derse benim değeri şudur falan olacak. Kabul ederse evet diyecek. Etmezse hayır diyecek ve biz bunları toplayacağız. İlk günden itibaren noter senedine falanda gerek yok. Çabaya gayrete de gerek yok. Bizim sözümüz sözdür. Senede de bu zamana kadar ihtiyaç duymadık duymayız da. Vatandaşımızda bizi bilir. Söylediğimizi ne unuturuz ne de unuttururuz biz bu anlamda. Ve ilk günde dedik ki biz sunumumuzu yaparız. Hemşerilerimize resmiyette sorarız. %60 ve üzeri olursa kentsel dönüşüme devam ederiz dedim. Bak %51 demedik %55 demedik %57,58,59 da demedik. %60 ve üzeri kabul eder, biz kentsel dönüşüme devam etmek istiyoruz imzalarımızı atmak istiyoruz derlerse kentsel dönüşümü yapacağız diyoruz. Bundan daha topluma, demokrasiye, insan haklarına mülkiyet hakkına uygun bir sistem olur mu? Neden gecikti? Şundan dolayı gecikti. Gerçekten kentsel dönüşüm projeleri çok değişken geniş alanları kapsayan bir projedir ve ilk önce biz bu proje içerisinde yüksek katlı binalarda vardı. Yaptığımız anketlerde toplumsal şeylerde çok yüksek katlı binaların bu bölgede olması tasvip edilmediğini tespit ettik. Tokinin de sonradan bazı uygulamaları da değişti. Şimdi 50 hektarlık bir yeri alanı düzenliyorsunuz. Her değişimde size bir üç ay dört ay zaman gerekiyor. Yani elli hektarlık bir alanın, mimarlarımız bilir projelendirilmesi, maliyet hesaplarının yapılması bir de Bilecik gibi engebeli bir alanda bunların değerlendirilmesi insanların haklarının tespit edilmesi en az üç aylık dört aylık bir çalışma gerektiriyor. Biz bir miktar bunları 15 kata kadar indirdik. Daha sonra yeni bir değerlendirmede yeni bir düzenlemede bunu 11 kata indirdik şuanda bu kentsel dönüşümde 11 kattan daha yüksek binamız olmayacak bu anlamda ve bunların birkaç defa böyle proje değişikliğini daha iyisi olsun daha güzeli olsun daha verimlisi olsun noktasında proje değişiklikleri oldu. Böyle olunca da yaklaşık biz bunu eylül ayında kentsel dönüşümü halkımıza arz etmeyi planlarımız çerçevesinde onların tasvibini de bu nokta da almayı düşünüyorduk. Ama bugün buna baktığımızda bir üç aylık gecikme oldu. İnşallah son yaptığımız şeylerde ocak ayının 15’inde kentsel dönüşüm noktasında ki düşüncelerimizle hemşerilerimizin karşısına çıkacağız. Burada bahsedildiği gibi topyekün bir yıkılma, insanları mağdur etme, ortada bırakma neler duyduk biz. Başkan, ilk kentsel dönüşüm kararı çıkar çıkmaz ertesi gün güya aşağıda bizim kepçelerden biri çalışma yapıyordu. Başkan, kentsel dönüşümü yapmaya başladı. Evleri yıkmaya başladı diyenlere kadar duyduk biz. Yapılacak iş şu: Vatandaşlarımızla anlaşıldı. %60 ve devamı gitti. Bir çalışma programı düzenlenecek ve bu vatandaşlara anlatılacak. Yani denecek ki ilk aşamada yapılacak alan şudur. Şu binalar burada yıkılacak. Bu binanın sahiplerine denilecek ki kendinize uygun kiralık ev bulun veya bu anlamda biz size kiralık ev bulalım. Evlerini buldular mı devlet bunun kirasını ödeyecek ve evlerinin naklini hep birlikte gerçekleştireceğiz. İlk bölümü bu şekilde yerinde hallederek gerçekleştirdikten sonra onların boşalttığı alana yapacağımız binalar artık ondan sonra yıkacaklarımız için tercih edecekleri bina olacak. İlk grup diyelim ki belki de 300 hane olacak. Belki 200 hane. Ondan sonra gelecek 300 haneyi yıkmadan önce diyeceğiz ki mevcut yapılanlardan siz tercihinizi yapın. Onlara öncelik vereceğiz. Ondan sonra yıkılacaklar. Ondan sonra gelenler herkes yeni binasına geçerek yıkım olacak zaten. Hiç mağduriyet yaşanmayacak. Yeni binasına geçecek, yerleşecek, sıcak bir şekilde. Bakın kentsel dönüşümde şimdi diyelim ki bir dairesi olana bir daire verdik. 100m2 dairesi var 100m2 verdik. Veya 90 m2 verdik veya 110 m2 daire verdik. Bugün 100 m2 dairesi kirası 400 liraysa diyelim veya mülk değeri 80 bin liraysa yarın kentsel dönüşüm olduğunda bölge topyekün değer kazanacağı için o mülkün değeri otomatikman 80bin lira değil 160 bin lira 200bin lira olacak. Yer değer kazanacak birbirine yönelik olarak. Şimdi kentsel dönüşümde bazıları da şunu diyor: benim binamın yerine 9 katlı bina yapmışın. Niye bana yaptırmıyorsun? Ama unutmayın senin binanın yerine 9 katlı yapsak senin yanında ki yol 5 metreydi 7 metreydi senin yanına da 15 metre yol yapıyoruz artık. Şu anda çocuk parkı yoktu çocuk parkı yapıyoruz. Otoparkın yoktu otopark yapıyoruz. Cumhuriyet mahallesi meydanı yoktu meydan yapıyoruz. Yani senin binanın yerine 9 katlı bina yapıyoruz ama Ahmet’in Mehmet’in veya Ayşe teyzenin bahçesinin binasının olduğu yere de yol yapıyoruz. Şehri topyekün yeniliyoruz. Bakın Yol yapıyoruz. Şehri topyekün yeniliyoruz. Bakın buraya üç tane büyük merkez cami yapacağız. Yeni camiler olacak. Yeni okul alanları olacak bu noktada. Karşıya geçiş için köprü yapacağız. Yani kentsel dönüşüm topyekün bir yenilenme ama hemşerilerimiz şunu unutmasınlar. Kesinlikle polimiklere, diğer şeylere aldanmayın. Ben siyaset yapıyorum ve 10yıldırda sizlerle birlikteyim. Bu işe başlarken suçlanacağımızı, tövmet altında bırakılacağımızı biliyoruz. Bu tür kararlar idealist, iddaalı ve geleceği düşünen idarecilerin işidir. Diğerleri durumu idare eden, günü geçiştiren idarecilerin tavrı ve tarzıdır. Allah aşkına geçenlerde duyuyorum, senet dağıtmışlar biz yapmayacağız diye. Allah göstermesin, onlar adına da üzüldüm. Neden üzüldüm? Yarın burada bir deprem oldu, arkadaşlara da belediye başkanlığı nasip oldu. Bu senede de dayalı olarak kentsel dönüşümü yapmadılar. Deprem oldu ve bu %40 alan yıkıldı. Sayısı fark etmez on, yirmi, otuz, bir kişi dahi ölse insanımızın hayatına zarar geldi. Bu şey tek başına bu taahhütleri, bu konuda ki ihmallerinin, kasıtlarının göstergesidir. Belediye başkanı olacak adam kendisini böyle bir şey ile araştırma yapmadan, nasıl sınırlar.
Hangi fizibiliteyi yaptı da, oraya ilişkin olarak hangi bilgiyi, belgeyi aldı da, biz kentsel dönüşümü yapmayacağız diye taahhütte bulunuyorlar. Böyle bir basiretsizlik, böyle bir araştırmadan uzak çalışma olabilir mi? Ne kadar ellerin de veri var? Biz niye şu aşamada Ertuğrulgazi Mahallesine kentsel dönüşüm düşünmüyoruz? Beşiktaş Mahallesinde düşünmüyoruz da kentsel dönüşümü, niye Cumhuriyet ve İstiklal Mahallesinde düşünüyoruz. Ben Cumhuriyet ve İstiklal Mahallesinde ki insanları rahatsız etme noktasında düşman mıyım ki bunu düşünüyorum. Başıma dert mi arıyorum da böyle düşünüyorum. Burada bu süreci kaçırırsak, bu mahalleleri yenileme maliyeti daha yüksek olur diyoruz. Burada ki eski yapı stoku çok fazla. Bu şu anda kentin rant yerine göre baktığımızda yenilenebilir kısmen nitelikte. Bilecik hala kent değeri olarak topyekün bir kentsel dönüşümü yapma noktasında o kadar yüksek değerlere sahip değil. Bunun ölçüleri var. Bunun bir oranlaması var. Bilecik’te ki bizim şehir kent değerimiz o kadar da yüksek değil bu anlamda. Buna rağmen biz iktidar partisi olmanın avantajı ile bu noktada ki ilişkilerimizin avantajıyla bir insanımıza. Orada yaşana siz değerli hemşerilerimize en verimli hizmeti sunabilme adına bu riskin altına giriyoruz. Yoksa orada bir binanın yıkılması bana bir şey kazandırmaz. Bazı hemşerilerimizin yeni bina almaları da bana bir şey kazandırmaz ama şehrime çok şey kazandıracak.
Şeyh Edebali Türbesi’ne bakıldığında şehir vizyonu anlamında güzel görüntüler olacak. Şehrin ticaret alanını genişletecek. 35bin m2 Cumhuriyet ve İstiklal Mahallesin de ticaret alanı açılacak. Yani bu iş çarşının genişlemesi demektir. İş yeri kiralarının düşmesi demektir. Şehre yeni genişlik kazandırılması demektir. Diğer şeylerin haricinde.
Değerli kardeşler, seçiliriz seçilmeyiz. Fakat bu şehir bizim. Bu şehre ilişkin olarak artık şunu öne koyalım. Eski anlayış ile bu yapıyor yaptığı kötü, olmazsa iyi olacak. Biraz bir tepki var. Hemen ben bunu oya çevireyim anlayışı siyasette geçti. Peki o mahallelerin durumu bu. O mahalleleri yapmadığın zaman çözümün nedir? Orada ki yolu nasıl genişleteceksin? Yani orada ki vatandaşın par ihtiyacını, spor tesisi ihtiyacını nasıl karşılayacaksın? Bilecik tek köprüye bağlı. Hamsi Köprüsü’nde yarın bir arıza olduğunda Bilecik’te karşıya geçmek isteyen insan dolanacak ve 15km Vezirhan yol ayrımına girecek. Oradan gelecek tekrar 15km. Toplam 30-35km yol alacak. Tekrar Bilecik’e gelecek. Bunu karşılamak için projen nedir? Alternatif ne düşünüyorsun? Bilecikli hemşerilerimizin bunları sorgulaması lazım. Diyelim ki %60 olmadı. Bazıları ne olacak bir şey yapamıyoruz diyorlar. Evet şuanda hemşerilerimize bir yıllık sıkıntılı bir süreç. Yani insanlar tereddüt halinde kaldılar falan ama bunlar önemli kararlar olduğu için istesek de, istemesek de maalesef bu süreci yaşıyoruz. Ne olacak? Eğer %60’ı oluşmadı. Hemşerilerimizi bu noktada tatmin edemedik. Kanaatleri olmadı. Biz Bilecik Belediye Başkanlığı olarak B ve C planlarımız da var. Ne yapacağız? Mevcudu iyileştirme noktasında ki projelerimiz var. Kaybedilen zamanı telafi etmeye yönelik. Hani biz olmadı Cumhuriyet Mahallesine ne olursa olsun diyecek bir insan değiliz. Bir anlayışa da sahip değiliz. O mahalleye ilişkin hizmetimiz de bitmez. Bazıları özellikle resmi görevi olan şahıslar, sorarım milletin seçmiş olduğu mahalleyi temsil noktasında olan kimseler bu zamana kadar gelip de belediye başkanlığında mahalleye ilişkin ne talepte bulunmuşlar. Belediye başkanıyla rekabet etme dışında ne talepte bulunmuş? Benim mahallemin şu ihtiyacı var. Şunların giderilmesini istiyorum diyerek ne yapmış? Onun için biz yine o mahallemizin ihtiyaçlarını en iyi şekilde giderecek imar düzenlemeleri, risk alınması gereken noktalar varsa, kamulaştırma yapılacaksa. Bazı noktalarda kamulaştırmalar yapılarak oradaki vatandaşlarımızı bu geçen süreçte varsa bir olumsuzluk bu olumsuzlukları da giderme noktasında da gerekli çalışmaları yapacağız.
Bunlar olmazsa da C planımız da var. Yani ben hiçbir işe hayatımın genel anlayışı çerçevesinde tek planla girmem. Hayat içerisinde, 48 yaşındayım. Şunu gördüm. Hayatta yok yoktur. Her şey olabilir. İnsanın olduğu her yerde, başına her şey gelebilir. Onun için her şeyin olumlu ve olumsuz yönlerini düşünür, çünkü toplum burada bana geleceğini emanet etmiş. Bu noktada güvenmiş ve beş yıl bu şehirde sorumlu sensin demiş. Bizim hizmetkarımız sensin, bu konuda bizim adımıza bu işleri sen yürüteceksin demiş. O zaman benim tek proje yaparak yan gelip yatma hakkım ve yetkim olamaz. Ben hemşerimi bu nokta da tatmin edemezsem, şu noktayı düşünmeliyim. Bu olmazsa bunu da yapmalıyım diyerek bu benim görevim olarak görüyorum. Bu kentsel dönüşümde de öyle bakıyoruz. Fakat bazen idarecilikte bu ortam içerisinde bizlerin de beklemediği, gelişmeler oluyor. Çalışmalar oluyor. Sıkıntılar oluyor. Kamusal genel idarenin problemleri, sorunları veya bu bürokrasinin getirmiş olduğu sıkıntılar oluyor. Hesaplamadığımız bazı şeyler gündeme geliyor ama hiçbir zaman, hiçbir şekilde bu şöyle olsun gerisi ne olursa olsun anlayışıyla hareket etmedik. Etmeyiz. Ben hemşerilerime söylüyorum. Kentsel dönüşüm noktasında da bizlere inansınlar, güvensinler.
Bu zaman kadar olduğu gibi bu zamandan sonrada bizlerin bu noktada tercih ettiği yolu, onların lehine olduklarını görecekler. Bu kentsel dönüşüme ilişkin de dün ne dediysek, sözümüzün arkasında durduğumuzu da görecekler. Biz diyoruz, notere falan gerek yok ki. Burada ki iş vatandaşın karar vermesi. Biz ilk kentsel dönüşümü yapacağız diyerek Çevre Şehircilik Bakanlar Kurulu’ndan kentsel dönüşüm kararı çıkartmadık ki. Çıkartsaydık, vatandaş kabul etse de etmese de Bakanlık emriyle onlar yıkılacaktı.
Bu isteğe bağlı kentsel dönüşümü yaparak aslında onun önüne de set çektik. Vatandaşı o şekilde bir emri vakiden de koruduk. Bundan daha iyisi nasıl olur ki? Kentsel dönüşüm yüzünden bazıları gündem oluşturarak algıyı farklı yönlendirerek suçlama ve sehpaya götürme gibi bir düşünce içerisine giriyorlar. Şuan çünkü Bilecik’te konuşacak başka gündem yok. Kentsel dönüşümle bizi eleştiriyor takdir alacağımız yerde. Ben bunu son derece yadırgıyorum. Türkiye’nin her yerinde kentsel dönüşüm çalışmaları varken, birçok şehir birçok bölge kentsel dönüşüm kapsamına girmek için çabalarken, burada da Belediye Başkanı böyle bir çalışmayı başlatmışken. İsteğe bağlı olarak başlatmışken ve bu kentsel dönüşüm de tüm yetkisi tüm kararı vatandaşın elindeyken, bunda korkulacak, endişe edilecek ne var? Emri vaki olacak hiçbir şey yok. Vatandaşımız yarın sunduğumuz da kabul ettim dedi %60’ı devamında ne gerekiyorsa en iyi şekilde olması için çaba göstereceğiz. Vatandaşımızın %58’i kabul etti. %42’si kabul etmedi. Kardeşim kentsel dönüşümde bizim sözümüz budur. %58’de bize yetmez. Kentsel dönüşüm duruyor. Biz seçim sonrası şu planı uyguluyoruz.
Bundan sonraki hedefimiz budur. Buna ilişkin olarak sizlere şu imkanları sunacağız. Bu noktada çaba harcayacağız diyeceğiz. Vatandaşımızın kentsel dönüşüm kararını da kaldıracağız. Hareketliliği de bu anlamda sağlayacağız. %60 ve devamı geldi. O zaman hemen TOKİ ile anlaşmalarımız çerçevesinde burada ki bir çalışma programını koyacağız. Yaklaşık 4-5 yıllık bir çalışma olacak şekilde, TOKİ’ye buna ilişkin ihalelerini hazırlayacak. Yıkılacak, yapılacak. Vatandaşımız 4-5 yıl sonra yepyeni bir eve, mahalleye ve yepyeni bir sokağa kavuşacak. Bizde şehir vizyonu olarak özellikli A’dan Z’ye sıfır yapılmış, at yapısı sıfır yapılmış, yolları sıfır yapılmış, planı projesi günümüz şartlarına göre çizilmiş, modern, insanların rahat yaşayacağı en prestijli bölgesi olacak bir yapı olacak. Şehirde ki fiyatlarda en üst seviyede olduğu alan olacak orası. Burada eminim ki herkes bu anlamda yer almak isteyecek. Bu noktada biraz kentsel dönüşüme ilişkin haksız eleştirildiğimizin, haksız itham edildiğimizin kanaatindeyiz. Biz kimseye bu zamana kadar emri vaki yaparak biz ille kentsel dönüşüm yapacağız demedik. Bu kentsel dönüşüm kararını biz meclisimizde oy birliğiyle aldık. Tüm meclis üyelerimiz bu kentsel dönüşümün gerekli olduğuna inanıyorlar. Hep oy birliğiyle aldık. O zaman dün başka bugün başka mı düşünüyoruz. Biz kendilerine de dedik vatandaşımızın rızasına müracaat edeceğiz. Meclis üyelerimiz de bu çerçeve içerisin de oy birliği ile karar verdiler. Vatandaşımıza müracaat edeceğiz. Onlar ne derse o olacak. Bunda korkulacak, sıkıntı duyulacak bir şey yok. Emin olun her anlamda kazanan Bilecik olacak. Kazanan geleceğimiz olacak. Hiç olmazsa biz tarih yönünde Bilecik Belediye Başkanlığını on yıl yapan bir insan olarak tarih yönünde, gelecek nesiller yönünde böyle bir fırsatı halkına sunmayan bir belediye başkanı konumunda olmayacağız. Sunacağız, şartlarını koyacağız. Kabul ederlerse devam. Başımız üstüne. Etmezlerse, karar onların hep birlikte onun B planının gereğini yapacağız.
Bu haber toplam 0 defa okunmuştur

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.