BİLECİK BELEDİYE BAŞKANI SELİM YAĞCI İLE YAPTIĞIMIZ RÖPORTAJ "4"
Bilecik Halk Röportajı-1: https://www.bilecikhaber.com.tr/haberler_belediye_calismalarindan_memnun_musunuz_bilecikliler_neler_dedi-l-1-sayfa_id-666-id-207143
Bilecik Halk Röportajı-2: https://www.bilecikhaber.com.tr/haberler_belediye_calismalarindan_memnun_musunuz_bilecikliler_neler_dedi_quot2quot-l-1-sayfa_id-666-id-207450
Bilecik Halk Röportajı-3: https://www.bilecikhaber.com.tr/haberler_bilecik_belediyesinin_calismalarindan_memnun_musunuz-l-1-sayfa_id-666-id-208630
CAN: Bu kentsel sürecinde bir kısım konut yıkılacak oradan başlanacak yapılmaya dediniz. Bu sizin planlarınız doğrultusunda mı olacak o bölge? Yoksa TOKİ mi belirleyecek bunu?
Burada bakacağız. Genelde olan şeyler şudur. Yeni yapılan binalarda yoğunluğu en fazla olan ama mevcut kılacak binalarda yoğunluğu en az olan binadan başlanır. Birazda alt yapıyla ilgili bir şey. Yapıda komple yenileneceği için, bu alt yapıyı da düzenleyeceğimiz bir iş olacak. Yani alt yapıyı da yenileyerek ilerlediğimiz için mevcut alanlarda ki yaşantının aksamaması lazım. Yeni alanlarda da yenilenerek gelen bir sistem olması lazım. Onun için ona göre kurulacak. Burada TOKİ’nin çok ciddi bir deneyimi var. Yani Türkiye’nin çok ciddi bir deneyimi var. Bu alanlarda hangi sistem uygulanıyor, gerekirse yıkımda bu anlamda bilir kişi yapabilecek, deneyimli, tecrübeli bölgedeki hemşerilerimizin de görüşlerini de alarak ortak bir kararla şu bölgeden başlayalım diyeceğiz ve yapılacak. Gerekirse bu konuyla ilgili ankette yapılabilir.
Şunu da diyebilir: olacaksa iki yılda olsun topyekün olsun. Devletimizin buna da gücü yeter. Ama orada yaklaşık 1500 haneyi nakledecek yeni konutlar lazım orada sıkıntı yaşarız. Onu yaşamamak için 200-300 kişilik yapacağız. Belki bunu gidermek için bakın bizim başka yerlerde de konut alanlarımız var. Oraları yapıp hemşerilerimizi önce oralara geçireceğiz. Bizim şelale parkın üzerinde güzel bir konut alanımız var. Önemli olan burada vatandaşımız hemşerimiz kararını bildirdikten sonra kısa sürede oraya yeni binalar yapıp hemşerilerimizi bu anlamda oraya geçirip hatta isteyenlere oradan yer veririz. Anlatabiliyor muyum? Yani buradan değil de İsmetpaşa Mahallesinde ki o binadan istiyorum derse oradan yer verip buradan doğacak hakkı da belediye olarak da biz alarakta olabilir. Yani ilk şeyler noktasında devletin belediyenin imkanları ve alternatifleri çok fazla.
CAN: Peki şimdi iki mahalle var bu kentsel dönüşüm projesinde diyelim ki biri çoğunlukta istedi biri de çoğunlukta istemedi. Bu durumda sadece bir mahalleye yapılma gibi bir şey söz konusu olacak mı ?
YAĞCI: O alan bazında da düşünüyoruz. İsteyenlerin genel değerlendirmesini de düşünüyoruz. Ama bu şimdi şöyle bir şey bu topyekün olmazsa özellikle İstiklal Mahallesi. İstiklal Mahallesine niye koyuyoruz? Mesela İstiklal Mahallesinin büyük bir kısmı şeyh Edebali türbesine giden yolu da kapsıyor. İnsanlar ister istesinler ister istemesinler Osmanlı Devletinin manevi kurucusu burada medfun ve Şeyh Edebali hazretlerinin türbesinin olduğu bölge bizim en önemli referans noktalarımızdan birisi ve gelecek zaman ki Bilecik Belediyesi olarak bizim planlamalarımız da tanıtım ve tarih turizminde birinci öncelikli yer. O bölgenin insanlarının çok rahat hareket edebilecekleri bir konumda olması lazım. Biz o yol güzergahında o yolun sağını solunu komple boşaltmak istiyoruz. Özellikle yolun altına bir daha bina yapmak istemiyoruz. Oralara güzel satış alanları teşhir mekanları oralara bahçeler botanik parkları insanların dinlenerek gezerek böyle güzel geçiş noktalarının oluşmasını insanların Osmanlı Devletinin manevi kurucusunun olduğu o bölgeyi çiçek bahçeleri içerisinde gezerek gülerek böyle o havayı koklayarak girecekleri bir ortamın olmasını istiyoruz. Aynı zamanda bu tür projeleri de gerçekleştirme noktasında elimizde çok büyük bir fırsat. Bugün yapmak isteseniz onları yapabilir misiniz? Olmaz. Birisini yapsanız diğerini alma noktasında yıllar geçer. Ama topyekün olduğunda orada olan kardeşlerimize de güzel binalar vereceğiz. Güzel imkanlar vereceğiz. İstedikleri noktalarda tercihlerini yapacaklar. Bu kentsel dönüşümün böyle yükleri de var böyle görevleri de var. Yoksa sadece Ahmet amcanın evini yıkıp evini yenileme işi değil. O bölgede ki birçok işi bir arada değerlendirme işi. Onun için hepsini bir noktada düşünüyoruz. Emin olun bunu başarıyla bitirirsek tüm mahallelerimiz devamında da bu defa bak Cumhuriyet ve İstiklal Mahallesine ayrıcalık yaptınız. Bize niye yapılmadı. Bizde bölgemizde kentsel dönüşümü istiyoruz noktasında talepleri olacak.
CAN: Olursa yapılacak mı peki?
YAĞCI: O an ki verimlilik önemli. Bakın burada şu anda ki Bilecik’te ki kriterler göre burada eski yapı stoğu fazla olduğu için ekonomik. Yoksa İstanbul gibi bizim arsa değerimiz yüksek değil. Yüksek olmayan noktalarda kentsel dönüşümün dönüşüme vatandaşı borçlandırmadan mümkün değil. Ama biz bazıları diyorlarmış ki senin daireni alacak sana 50 m2 yer verecek ama bir de seni borçlandıracak. Böyle bir şey yok. Böyle vatandaşı borçlandırarak şey verme imkanı yok. Vatandaşın hakkı diyelim ki 110 m2 yerini aldık. Kesinlikle şuna inansınlar 110 m2 yer alındıysa en az vatandaşa 100 m2 95 m2’den aşağıya düşmemek üzere onun hayatını eskisi gibi idare ettirecek bir yer verilecek ve bugün vatandaş 110m2 dediği yerlerin birçoğunda brüt olduğunu görüyoruz. Bizim bu vereceğimiz 110m2 onun dediği yere karşılık 95m2 yerin brütü de 125m2’den aşağıya olmayacak. Ama vatandaş şunu derse ki hakettiği 110 m2 yer iken ben 150 m2 yerde oturacağım derse o zaman kalan 40 m2 yeri toki şartları içerisinde 10 yıllık borçlanma imkanı olacak, faizsiz. Yani o borçlanma şartları da banka kredisine göre avantajlı olacak. Yani devletin toki şartları içerisindeki borçlanma içerisine girecek. Ama kendisine tahsil edilen bir daireye karşı bir daire ben aynı nitelikte bir yer istiyorum dediği zaman bunda bir sıkıntı yok. Borçlanmasına gerek yok. Yani başka yerlerdeki gibi yapmıyoruz biz burada. Bu bakın şuanda Cumhuriyet Mahallesi ve İstiklal Mahallesi sıkışık mı sıkışık. Daha yeni binalar yapılmadığı halde. Şu anda bizim imar durumumuza göre Cumhuriyet mahallesinde ki ve İstiklal mahallesinde ki toplam ikisinin topladığımızda mevcut imara göre 4500 konut yapılması lazım. Bazıları diyorlar ki kentsel dönüşüm değil rantsal dönüşüm. Biz buraya 4500 konut değil. 2600 konut yapacağız. Nerede burada rantsal dönüşüm. Yani para kazanma düşüncesi olan burada gelir elde etme düşüncesi olan bir idare mevcut 3,4,5 katlıyken toplam en fazla beş katlı binaları var. 4500 konut yapan arsalara gelir düşüncesi olan idare hangi 2600 konuta razı olur. İşte biz mahalleyi ve bölgeyi düşündüğümüz için rantı değil burada kenti düşündüğümüz için. Şehri düşündüğümüz için. Orada yaşayacak insanların rahatını huzurunu ferahlığını düşündüğümüz için 4500 konut şuan ki imar hakkına göre bu hakkı varken ondanda vazgeçerek 2600 konuta biz burada razı oluyoruz. Bu da çok önemli bir nokta. Yani öle bir burada rantsal kazanım şu bu gibi bir şey yok. Burada şehri rahatlatma, bölgeyi rahatlatma bölgeye değer kazandırma artı değer oluşturma, insanları bu noktada ferahlatma. Bir de şunu diyorlar biz işte yaşlılara özellikle diyorlar aidatını dahi ödeyemez. Şunu dahi ödeyemez. Ya kardeşim aidat dediğin olay ayrı. Senin zaten mülkünün değeri artıyor. Eğer sen gerçekten şartların itibari ile yaşamayacaksan bu noktada orada senin 100 bin liralık dairen 200 bin lira oldu zaten. İstediğin yerde satarsın. 400 liraya kirada durulan daire 700 lira olacak 800 lira olacak. İstediğin zaman kiraya verirsin ve kendine uygun kendi ortamına uygun yaşayabileceğin başka bir alana da geçebilirsin . Bazıları şunu diyorlar: biz bir sokakta yaşamaya alıştık. Bunlara ilişkinde çözüm bulunabilir. Bir sokak sakinleri bir araya gelir. Bir bloktan yer verilebilir. Birlikte yaşamaları sağlanabilir. Yani bunlar olayın olumsuzluğunu gösterecek şeyler değil ama Allah aşkına herkes şapkayı önüne koysun. Siyasi ve günlük düşünmesin. Geleceğimizi düşünsün. Eğer kentsel dönüşüm süreci burada pas geçerse biz ne kadar iyileştirme yaparsak yapalım bu mahallelerimizi Bilecik’in gelişmesine Türkiye’nin gelişmesi uygun hale dönüştürme şansımız çok az olur. Belki 15, 20, 30 tane hemşerimiz arsalarını değerlendirirler. Oralara yeni bloklar yapılır ama onun dışındakiler değerlendiremedikleri için o mahallelerde o kalanlar o binaların arasında ezilir kaybolur ve sıkıntı yaşarlar. Çünkü birçoğunun imar noktasında yeni bina yapma noktasında imkanları yok. Mevcut imar durumları buna müsait değil. Konu konuyu açıyor. Bazıları diyor ki benim elimde tapum yok. Kentsel dönüşüm olursa bunlar kaçak görevi yapılır bana hakkımı vermez. Biz hali hazırda olan durumu esas alacağız. Vatandaşın olduğuna dair hiç şüphe yoksa itiraz yoksa sıkıntı yoksa geçmişten atasından dedesinden geldi bu Ahmet’e aittir, Mehmet’e aittir, Ayşe hanıma aittir, Fatma hanıma aittir diye bir tereddüt olmadan bir kabul varsa biz bu kabulü ona aynen hak olarak geçeceğiz. Bu tutanakla onu hak sahibi yapacağız. Bazıları diyorlar ki benim binam var bir kat gözüküyor. Ama üzerinde üç tane dairem var. Bu ad müstakil daire olarak değer kazanacak. Ama şunu da unutmayın bakın biz burada her daireye binaya da ayrı değer koyuyoruz. Genelde inşaat işlerinde bu yapsat işleri değerlendirilmesinde hiçbir müteahhit yapının üzerinde ki enkazı binayı saymaz. Biz arsanın imar değerini de koyuyoruz. Üzerinde ki yapının değerini de koyuyoruz. Vatandaşa toptan hareket ediyoruz. Yani o bina bir kamulaştırma yapıldıysa nasıl değer biçilecekse üzerinde ki enkaz bedeliyle arsa bedeliyle imar hakkıyla bahçesinde ki ağacıyla binanın niteliğiyle kaç yıl geçmesiyle nasıl değer biçiliyorsa burada gayet objektif ölçülerle buna göre değer biçiliyor. Gerçekten malının değerini bilen şartlarını bilen insanların bu noktada ben kabul etmemelerine sebep gösterecek bir şeyin olacağını düşünmüyorum. Sabretsinler. 15’inden itibaren en geç biz hemşerilerimizle buluşacağız. Sırayla davet ederek kendilerine teklifleri sunulacak. Yetkililer gelecek onlara durumu anlatacaklar yapılacak binaları gösterecekler görüntülü olarak slaytlarla gösterilecek. Onlar kabul ederlerse olacak. Etmezlerse de başımız gözümüz üstüne. Helali hoş olsun. Biz bu çalışmayı yapmış olacağız. Bilecik adına da geleceğe bu noktada bir not düşmüş olacağız. Bizim burada kaybettiğimiz hiçbir şey yok. Bir yıldır bizde tüm ekibimizle çalışıyoruz bu anlamda hemşerilerimizin bazıları isteklerini istediği anda kredi noktalarında bir sıkıntı vardı ama son aylarda onlarda aşıldı. Onları da takip ediyoruz. Bazıları bina yapıp yarım kalanlar var. Bizde onlara başlangıçta inşaata başlamayın bakın bu kentsel dönüşüme girecek dediğimiz arkadaşlar var. Kentsel dönüşüm olduğu için yaptığı binayı satamadığından dolayı tepki gösterenler var. Am biz onlarında yeni dönemde tespitlerini yaptık. Yaptıkları binalar neyse onların değerlerini aynen kendilerine ödeyeceğiz. Yeni daireler olarak vereceğiz. Onun için kentsel dönüşüm Bilecik için çok önemli bir olaydır. Lütfen siyaseten de bunu malzeme konusu yapmayalım. Herkesin bu anlamda varsa önerileri sunsun. Kentsel dönüşüm istenmiyorsa o mahalleleri dizayn etme noktasında nasıl bir proje sunulacak, bizim atladığımız göremediğimiz bir şey varsa bu anlamda da buna maruz olanların muhalif olanların bu atladığımız noktaları da göstermelerini kendilerinden rica ediyoruz. İstemezuk anlayışı bitti. Yani kentsel dönüşüm birazda bu Yeniçerilerin hoşafın yağı kesildi deyişi gibi bir şey oluyor. Şu anda yani bir sorun var bir problem var sıkıntı var. Buna bir çözüm bulunuyor. Çözüm için çaba gösterenler takdir ve tebrik edilmesi gerekirken suçlanıyor diye düşünüyorum yani.
CAN: Kentsel dönüşümde bahsettiğiniz gibi Şeyh Edebali Türbesi'nin alt kısımlarını yıkmak istediğinizi söylediniz. Sizinde tarihimizi sahip çıkıyoruz başlığıyla başlattığınız, Osmanlı Padişahları tarih şeridi projesi var. Bunu kentsel dönüşüm ile aynı anda mı yapmayı istiyorsunuz? Yoksa bu farklı bir proje mi? Olan projenin dışında birşey mi?
Tabi bu projenin Osmanlı Padişahları Tarih Şeridi Projemiz özü itibari ile kentsel dönüşümden ayrı bir proje. Fakat Şeyh Edebali Türbesi'nin olduğu eski Bilecik'i canlandırma projesi kentsel dönüşümden etkilenecek bir proje. Projenin geneli anlamında sizin de ifade ettiğiniz Şeyh Edebali Türbesi'ne giriş yollarının diğer şeylerinin, düzenlenmes o alttaki binaların oradan kaldırılması, oralara yeni parkların, bahçelerin ve satış alanlarının yapılması, girişin çıkışın dizayn edilmesi tabi kentsel dönüşümden buda etkilenecek. Yine önümüzdeki süreç de biz Şeyh Edebali Türbesi üzerinde o bölgede ciddi çalışmalar yapacağız. Niye bu zamana kadar yapmadınız da denilebilir ama idarecilik öncelikleri iyi tesbit etme sanatıdır. İdareciliğin en temel unsurları içerisinde 3 temel unsur vardır. Bunlar;
1- Zamanı yönetmek,
2- İnsanı yönetmek,
3- Parayı yönetmektir. Bu üçünün zaman yönetimi ile birlikte bunları iyi yapmamız lazım ve öncelikleri iyi tesbit etmemiz lazım. Biz bugün de yaşayan insanımızın ayağı çamurdayken, günlük ihtiyaçlarını giderme noktasında sıkıntıları varken, biz tarihi anlamda bu tür büyük projelere girseydik, mevcut yaşayan hemşerilerimize haksızlık yapardık. Fakat Bilecik Belediye Başkanlığı olarak artık vatandaşlarımızın bugünü gerektiği ölçüde, belirli standartlarda rahatlattığımızı en azından asgari düzeyde oluşturduğumuzu ama ülkemiz genelinde baktığımız da birçok şehirden daha iyi bu hizmeti getirdiğimizi düşünüyoruz.
O zaman biz geçmişimize ve geleceğimize yönelik olarak projeleri daha ciddi şekilde yapmamız lazım. Bu dönemde de esas projelerimizin odağında tarihi referansımızı ön planda tutarak şehrin ve bölgemizin tanıtılmasını esas alıyoruz. Değerlerimizin ön plana çıkarılmasını esas alıyoruz. Bu noktada ki hizmetlerin yapılmasını esas alıyoruz. Onun için Şeyh Edebali Türbesi'nin olduğu bölgeyi önümüzdeki dönem içerisinde yapacağımız çalışmalarla bir defa araç girişini kaldıracağız. Farklı güzel projelerimiz de olacak. Asansörlerimiz olacak. Telefrik sistemimiz olacak. İlk aşamada Akasya Altı'ndan Şeyh Edebali Trbesi'nin olduğu bölgeye insanların ana yolda doğrudan telefrikle geçişini sağlayacağız. Devamında da Kent Ormanına oradanda Hamsi Köprüsü'nden Şelale Park'a gidecek şekilde etapları oluşacak. Fakat ilk etapta kısa mesafede olacak yine yeni otogarı yapmamız ile birlikte otogarın olduğu yerde otopark alanı yaparak gelen misafirleri orada özel araçlarla golf arabaları türü özel giydirilmiş araçlarla veya yaya yollarıyla Şeyh Edebali Türbesi'ne rahat ulaşımlarını sağlayacağız. O alt tarafta ki tasfiyeleri yaptığımız da, kentsel dönüşümü burada devreye soktuğumuz da insanları yürüteceğiz ama yürüekende alışverişini yapacak. Bilecik'e özgü el ve ev işlerini alacak. Diğer şeylerine alışacak. Bu tarih şeridi projesine geldiğimizde de, biliyorsunuz bu projemizi yapıyoruz. %50'si de bitti. % 50'ai yapısal bölüme ilişkin de Kültür Tabiat Kurulu varlıklarından izinlerimizi aldık. Projemiz Kültür Tabiat Kurulu tarafından da tasdik edildi. Hatta geçen hafta projenin ihalesini de yaptık. Proje çok özel nitelikli proje olduğu için maalesef ihaleye giren şirket olmadı. Bu anlamda önümüzde ki günlerde yeniden proje ihalesini ilanları daha geniş kapsamlı yaparak buradaki hemşerilerimizde de bu işi yapan müteahhitlerimize de buradan sesleniyorum. Özel nitelikli bir proje. Üzerini giydirmesiyle, diğer şeyleriyle özel çalışmaları bir proje olduğu için bu zamana kadar firmalardan giren, ben bu işi istiyorum diyen olmadı. Yeniden ihalesini yapacağız. Girmek isteyen, kendisne güvenen bu projeyi ecdadımıza uygun şekilde yapacağım diyen herkesi davet ediyoruz. Saklı, gizli birşey yok. İnşallah önümüzde ki 2014 yılında ilk açılışını yapacağımız projelerimizden birisi olacak. Şu aşamada onu bitirdiğimiz de şu şekilde olacak. Ondan da bahsedeyim.
Otuz altı Osmanlı Padişahı büstleriyle birlikte ve üç boyutlu olarak, her padişahın kendi döneminde ki arkasında eswrlerinin ve örneklerinin olduğu tablolar ve padişahların sesli uygulamaları olacak. Orada bir de üç boyutlu bir sinema yapıyoruz. Şuan da Bilecik'in fethi, Osmanlı Devleti'nin kuruluşu ve Bilecik'in ilk baş şehir olmasına ilişkin de üç boyutlu film hazırlatıyoruz. Bunların ihalelerini yaptık. Çalışmalar devam ediyor. Gelen insanlar önce üç boyutlu sinemaya girecekler. Bu toprakların rastgele olmadığını hissedecekler. O üç boyutlu sinema da tüm görkemiyle Osmangazi'ye Şeyh Edebali'nin öğütlerini görecekler.
Osmanlı'nın Orta Asya'dan gelişini görecekler. Osmangazi'nin kılıç kuşanmasını görecekler. Hissedecekler. Diyecekler ki; bu topraklar, şuanda bulunduğumuz topraklar rastgele bir toprak parçası değil. Bir devrin filizlerinin yeşerdiği, gerçekten önemli toprak parçası o inançla çıkacak. Şeyh Edebali'nin sözleri ile başlacak. Osmangazi'nin oradan geçerken taktığı sensörlerle Osmangazi "evladım ben deden Osmangazi" diyecek.
Arkasından Orhangazi'ye geçecek. Arkasından I.Murat hazretlerine gidecek. Böyle tüm Osmanlı Padişahlarını hem görsel şehir adına yanında ekstra bilgiler almak istiyorsak bilgi bankalarıyla girecek. Osmanlı tarihine ilişkin oradan padişahların hayatına ilişkin bilgilerini alacak. Oradaki satış alanlarından, imkanları ölçüsünde alışverişini yapacak. Şuanda olduğu gibi yarım saat ibadet ederek ayrılma noktasında değil. Orada daha uzun süreli olarak zamanını geçireceği mekanlar yapacağız. Güzel anılarla buradan ayrılacakları ortamlar oluşacak. Yine o bölgede projelerimiz içerisinde büyük bir botanik parkı yapıyoruz.
imarethanenin olduğu yeri inşallah bu sene alacağız. İmarethaneyi restore ettirerek önce taziye evi ve sosyal bir mekan haline getireceğiz. Cenazeler olduğu zaman taziye evi olarak kullanılacak. Olmadığı zamanlar gelen misafirlerin toplandıkları, ihtiyaçlarını giderip yemeklerini yedikleri bir mekan haline gelecek. İnşallah ileriye doğru kuracağımız bir ortak vakıflada belki o imarethanede Osmanlı geleneğine uygun hergün belki çorba olacak. Gelen herkese Bilecik'in, Osmanlı'nın bir tas çorbasını içmek nasip olacak. O bölgeyi gerçekten turizm anlamında, tarihi turizm anlamında en hassas noktalardan birisi haline getireceğiz.
Biz aşağıda ki değirmeni de kamulaştırdık. Orada ki değirmen kafe tarzı bir projeyi düşnüyoruz. Orayıda canlandıracağız. Onun altında kamp alanları olacak. Dağa tırmanma sporları, adrenalin parkları yapacağız. Birde bizim Hamsu Vadisi projemiz var. Bazıları eleştiriyor bizi. Diyorlar ki, Hamsu Vadisi yapılmış ama orada atık atılıyor. Hemşerilerimiz hatırlarsa eğer, şunu unutmasınlar. Biz 2009'da Hamsu Vadisi Projesini açıklarken beş yılda bu projeyi bitireceğiz demedik. Bu projeyi onbeş yıl dedik. Bu projenin ilk etabı ve en zor etabı olan derenin, vadinin içine girmekti. Biz bu vadinin içine girmeyi başardık. Bugün eksiklik varsa, eksikliklerin de var olduğunu girerek tespit etiik. Giremeseydk eksiklikleri göremezdik. Gözden uzak olan gönüldende uzak olur denirdi. Kendi kendimizi kandırırdık. Fakat bugün girdik ve orada sorunuda tespit ettik. Diğer şeyleri de tespit ettik. Bunun 2. ve 3. etaplarında artık oranında eksikliklerini de gidererek daha aktif kullanım noktasında. Onun için Osmanlı Tarih Şeridi Projesi çok yakında gerçekleşecek olan projelerdendir. Zaten sanat eserleri ve diğer şeyler noktasında bitti.
Biz bunun Kültür Tabiat Varlıkları Kurulu'ndan mimarisinin bu kadar geç olur alacağını düşünmüyorduk. Bir proje yaptık. Sonradan o projeyi yaptık. Başka bir proje yaptık. O sit alanı değişikliğini gerçekleştirdik. Onun için bir gecikme oldu. İnşallah ihaleyide en kısa süre içerisinde yapılırsa, bunların birçok fabrika imalatı yapılarak gelecek şeyler. Yani 3-4 ayda bitirmeyi hedeflediğimiz bir proje, bittiği zaman inşallah şehrin tanıtımı anlamında çok güzel bir referans olacak.
Bu haber toplam 0 defa okunmuştur

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.