’’BİLECİK’İN SPOR LİSESİNE İHTİYACI VAR’’
Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü antrenörlerinden Sevcan Akıncı Bilecik'in spor lisesine ihtiyacı olduğunu söyledi. Spor Lisesinin eksikliğini dile getirdi. Bir çok çocuğun büyük şehirlerdeki spor liselerine yöneldiklerini belirterek şunları ifade etti.
“Eskişehir Spor Lisesine bir sınıfa yakın öğrenci veriyoruz! Burada Spor Lisesi olsa bu talepler daha artacaktır, çocuklar yatılı okulda okumak zorunda kalmayacak. Alt yapısı olan çocuklarımız yetişecek. Böylece Spor Lisesinden mezun olacak öğrencilerimiz neden başka illerdeki Spor Bölümlerine gitsinler de Bilecik Üniversitesi Beden Eğitimi ve spor bölümlerinde açıldığı takdirde okumasınlar!
Sporcular yetiştireceksek Bilecik'in herşeyden çok bir spor lisesine ihtiyacı var!” dedi.
10 Dalda araştırdığım Başarılı kadınlar ile röportaj yapacağımı yayına başlamadan duyurmuştum. Bugün SPORDA KADIN
başlığı altında Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü antrenörlerinden Sevcan Akıncı ile 4. sırada yer alan röportajımıza kendisini tanıtmasıyla başladık. Bilecik’teki ihtiyaçları fark eden ve bizlerle de paylaşan Akıncı “Kadının Spor Yapması Şart” olduğunu bakın nasıl anlatıyor.
Evliyim ve 2 çocuğum var. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünde antrenörüm. Gençlik ve Spor İl Klübü derneğimiz bulunmakta. Bu kapsamında 1332 öğrencinin faaliyet gösterdiği dernekte başkanım. Bu çalışmalardan gurur duyan bir eğitmenim.
Kadınlara yönelik sporu ben 1992 yılında başlattım. Bilecik’te daha özel spor salonları yoktu ilk spor salonu açan kadınlardan bir tanesiyim uçar sitelerinin altında açmıştık. Mekanda kondüsyon aletleri, ayrobiye yönelik cimlastik minderleri gibi aletler vardı ve çok yoğun bir katılım oldu. 1992-1996 yılına kadar kadınlar gizli saklı geliyorlardı, şehrin dışında bir mekan talep ettiler.
Mülakatlarda uyguladım merkezde çok güzel yerler vardı daha geniş fakat kadınlardan aldığım talepler daha sapa yerde olması Spora gelecekler ama girip çıkarken görülmeyelim şeklindeydi. Benim için şaşırtıcı değildi tabiki kadın ve spor dendiği zaman bir suç işlermişcesine, hoplayan kadın algısında çok ayıp şeylermiş gibiydi. Sanki insan anatomisi dışı gibi görünen kadındı. Bu noktada bende müşteri neticede hizmet götürmek adına dışarda başladık bu işe. Daha sonra beyler eşlerini bırakmaya başladı.
Sporla uğraşan kadınların % 68'i sporun hayat başarısında etkisinin olduğu ifade ediliyor. Bu durumla ilğili olarak stres altındaki bayanlarımız bunu ciddi manada düşünmeliler. Psikolojide etkisi var mı dersiniz?
Kesinlikle evet. Orada spora yönelik ciddi bir müptelalık başladı, sporda tanışıp daha sonrada görüşmeler yapılmaya başlandı. Nelerden söz ediliyordu biliyor musunuz!
* "aaaa biliyor musun ben çok uyuyordum uyumayı bıraktım"
* "eskiden halıyı çırpmak istiyordum ama zorlanıyordum şimdi bana tüy gibi geliyor"
* "normal şartlarda temizliği 1 günde bitiremezken şimdi yarım günde işim bitiyor onun üzerine sıkılmaya başladım başka aktiviteler yapmaya başladım" şeklinde oldu.
Ortaya ne çıkıyor bir insan ya da bir kadın spor yaptığı takdirde hem ruh sağlığına hem beden sağlığına artılar katıyor. Mesela o dönemlerde daha asabi çocuğuna tahammül edemeyen yani bir noktada kadın evde derleyen toplayan tüm ruh hallerini dengeleyen hanımdır! Orda şunu fark ettim "eskiden kızıyordum ama şimdi o boyutta kızmıyorum" bunu bu şekilde ifade etmesi bazı sorunları ortadan biyolojik olarak kaldırıyor. Kadınlarda psikiyatrik vakaalar ya da kadın doğum hastalıkları gibi vakaalarda kadınlar tedavi için gitmeye çekinirler çekindikleri bir noktada spora gitmeleri, spor yapmalarıyla çözüldüğü görülüyor.
O halde tedavi olmuş, rahatlamış oluyorlar bir şekilde...
Evet nörolojik ve asabiyet açısından bir sıkıntı var ve bu sıkıntı tamamen sosyal olarak içeriye kapanmış bir kadının artık dışarıya çıkıp hormonlarının dengelenmesiyle de alakalı. Çünkü kadınlarda endorfin hormonu dediğimiz dengeleyicidir
Endorfin= Mutluluk... ( devam ediyoruz )
Mesela aynaya geçtiği zaman kendisini görmek istediği gibi görüyor. Spor yaparak toksinleri atmasıyla birlikte gelen ciltte bir tazelik, berraklık, zinde kalkması gibi,
Spor yapan kadın yoruldu, terledi evine döndü gecede uyuyabiliyor. Dolayısıyla yiyeceklerden aldığımız enerjiyi tüketerek doğal bir döngüye dönüştürebilmemiz için yeni çağda günümüz kadının spor yapması şart.
Artık evlerimize modernizasyon girdi. Keki mikserle, bulaşıkları makineyle, çamaşırları, çamaşır makinesiyle yıkıyoruz. Fiziksel bir hareketleri elimizden teknoloji almış oluyor.
Bu noktada ne yapılabilir?
Tarihten bu günümüze gelen atalarımızdan başlayıp spor olgusunu modernizasyonla yan yana tutacağız. Yani bazı alanlarda kurumsal, teknik alanlarda ilerleme kaydedilirken insanların sosyal yapıları olduğu yerde kalmıştır bunada dikkat çekmek bizim görevimizdir. Yani böyle bir röportaj çok yerinde oldu.
Teknolojinin gelişmesiyle aslında kadınların kendilerine ayırabilecekleri vakitler arttı. Neden değerlendiremiyorlar kadınlarımız?
Muhtemelen aile reisi erkektir konusu gündemde. Biz önce erkeklerden izin alarak spor yapmaktan çok erkekler ve eşlere yönelikte bir çalışma yapılması gerekir kanatindeyiz. Çalışmalar yapılırken sürekli önyargılarla karşılaşırız bir kısım eşini gönderir bir kısım göndermez o zaman toplu halde spor etkinliklerin yapılması çok daha uygun, aştık ama biraz daha gerekli.
Esas Hedef Kitlemiz, gerçek anlamda sağlık sorunları olan insanların doktor tavsiyesi üzerine bu tür etkinliklerin katılımının sağlanması Türkiye Cumhuriyetinde sağlıklı toplum, sağlıklı kadın yetiştirmek istiyorsak mutlaka kadının spor yapması lazım, embriyo taşıyıcıdır aynı zamanda!
Kadınlarımız, kızlarımız çok erken yaşlarda sigaraya başlamakta ordada bir sıkıntı var. Bir erkeğin bunu bilmesi gerekiyor.
Neyi bilmeli açalım Buradan da mesaj olarak iletmiş olalım
Kadın; stres altında kaldığında sigara içmeye başlayacaktır. Sigara içmese de çeşitli gıdalar alarak gereksinimin ötesinde fiziksel bir değişim olacaktır. Yağ oluşumu gibi! Kadın sağlığına zarar vermektedir, Bunlarda hamilelik süreçlerinin ağır geçmesi, embriyoya zarar vermesi, zor doğumun olması gibi.
Erkeğin evladının sağlıklı olması, kadınının sağlıklı olmasından geçer. Kadınların rahatlamasının en önemli unsuru spor. Endorfin hormonunu çikolatadan değil fiziksel hareketi yaparak bunu ortaya koyacak. Eşte evinde güler yüzlü, çocuklarına iyi bir anne, embriyoya iyi bir taşıyıcı zamanını iyi değerlendiren bir anne olacak.
Hamile bayanlarımıza değinmişken, Hamile bayanlara da spor tavsiye ediliyor şu kategoriler hamile bayanlarımıza uygundur şeklinde ne tavsiye edersiniz?
Size bunu hem anne olduğunuz için hemde sporcu kimliğine sahip olduğunuzdan soruyorum.
Hamile bayanlara yönelik yapılacak olan egzersizlerin doktor takibi altında yapılmalı aynı zamanda, ayrı bir bölümdür. Resmi kurumların açmış olduğu kurslarda bunlar yapılabilir. Stretch dediğimiz vücudun daha esnek olmasına yönelik hareketler var doktor kontrolü tasiyesi altında olmalı. Doğumların sezeryana dönüş yapmasının sebepleride annenin fiziksel bir güç taşımamasıdır. Tavsiye; Yürüyüş olabilir.
Bilecik hangi sporları yapmaya elverişli. "Spor yapmaya nerden başlasam" diyenler için ne diyebiliriz.
Kapalı alanlarda spor yapılması konusunda taraftar değilim. Sezon itibariyle kışın demiyorum. Bütün kadınlara önce açık spor tesislerde spor yapmalarını öneriyorum. Coğrafi konum olarak pelitözü göleti geniş bir yürüyüş parkuru var, yapımı devam ediyor! Yürüyüş yapılabilir, bisiklet binilebilir, tenis olabilir. Sınırlayıcı bir cografi konumumuz yok.
Bilecik Belediyesi ve İl Özel İdaresi iş birliği ile buz pisti yapılacak? Nasıl buluyorsunuz bu gelişimi?
Maliyetli ve zor buldum.
İlk anda her yaştan katılımın olacağı spor dalı bu noktada daha mı etkili?
Ben buz pisti yapılmasın diyemem. Hizmet getirecek tesis ve alan ise asla hayır demem. Spor tesislerinin belli maliyetleri vardır. Rağbet görmesine bakmak lazım, Mali tabloda bir sonuç alabilecekse olsun tabi. Zarar demiyorum bunun hesabı yapılmıştır, bende giderim, hepimiz gideriz, öğreniriz. Mesela bundan önce çin hokeyi vardır.
Biraz açabilir miyiz!
Çin hokeyi; rahatlıkla kadın ve erkekler tarafından oynanan bir spor dalı, aileye daha çok hitap ediyor ya da bovling aile bireylerinin çok ortak oynayabileceği oyunlar ilk anda tercih edilebilir.
Halka daha kolay inebilecek spor dalları benim öngörümdür yoksa olmaz diye bir şey söylemiyorum.
Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünün düzenlediği etkinliklere zaman zaman ilimizin iş adamları da katılıyor. Mesela benim hatırladığım sayın Ali Pamukçu “ Atletizm Geliştirme Projesi”nde Bilecik il temsilcisi olmuştu. iş adamlarımızın destekleri spor dallarına ilgiyi arttırır mı? Biraz bunun üzerine konuşabilir miyiz.
Bu yaklaşıma insanlarımızın duyarlı olması lazım. Bulunduğu yerde olan temsilci çok yönlü olması lazım, kamuoyunda bir isim olması gerekiyor. Belli kurallar vardır tabi ama itimaden gider, mesela x kişi 1000 kişiye hitap eder o kişinin toplumsal referansı çok önemlidir. Kadın veya çocuk dediğimiz kişiler bu ve benzeri faaliyetlere katılacağı zaman faydalı işler yapmış olması talep oluşturur önemli.
Sayın Ali Pamukçu il temsilcimiz, iyi bir işletmeci, başarılı tüccar olarak bilinmekten dolayı başarılı bir oluşumun başında başarılar getirir.
Spor alanlarında lider erkek ve lider kadınların olması uygun .
Çocuklarda ise profesyonel düzeylilik nasıl kazanılır?
Aileler, bu konuda önem arz eden konulardan! "spor para kazandırmıyor" spor dendiğinde sağlık açısından çok kazanç mekanizması olarak bakıldığında futbol olarak işaret ediliyordu. Son zamanlarda bu anlayış değişti. Toplumların sosyal gelişlimiyle de ilgili projeler olmasına vesile oldu. Nedir? "Hızlı koşan kızlar" projesini ortaya koyduk hemen! Alt yapı öğrencilerinin yetişmesi ve bu proje kapsamında 36 adet öğretmen çalışıyor. Bilecik'te yazokullarıda yapıyorlar, 1000'in üzerinde öğrenci Bilecik'te spor yapıyor atletizm üzerine. Bu konuda BİEN Seramiğin katkıları olacak. Çok güzel diyaloğlarımız oldu. Dolayısıyla Avrupa, dünya ve olimpiyatlara burdan bir öğrenciyi götüremediysek ben buna başarı demem kendimede başarılı demem. Bu projeylede hedefimiz o noktaya kadar götürebilmek.
Ailelere buradan seslenecek olursak; alt yapıyı başlatmak hangi yaşlarda daha uygun !
Spora başlama yaşı branşlara göre değişir Santranç, cimlastik, yüzme 4 yaşlarında kendi ihtiyaçlarını giderebilecek düzeyde başlaması önemli. Atletizm de 8 yaş olabilir.
Diğer spor dallarında da arzu ettiğim şu; spor okulları açılıyor. Baskettbol! Mini basketbol potaları, topları olması gerektiğini ifade etmek isterim. Çocuklarımız koca koca potalarda, ağır toplarla oynuyorlar. Küçük bir çocuk büyük potada oynaması demek, o şartlar altında aldığınızda çocuğun hevesini kaybetmiş oluyoruz. Küçük potolar yapılırsa çocuğa etkisi başarabilirim, yapabilirim duygusuyla sarılmasına sebep olur.
İlimizde çok önemli anahtarımız var. Üniversite! Üniversite demek gençlik demek, canlılık demek, Üniversiteye bir spor akademisi, spor bölümü açılması ilde nasıl bir esintiye sebep olur?
"Bütün illerimizde beden eğitimi ve spor akademisinin olmasına taraf birisiyim. Ancak Beden eğitimi ve spor bölümlerinin üniversitelerden önce spor liselerinin olmasına ben daha taraftarım. Çünkü eğitim öğretim süreci kademeli geçiş yapılması gerektiği inancındayım. Öncelikle, Bilecik'te spor lisesinin açılması önemde arz ediyor. Mesela insanlarımız bilmeyebilir. Eskişehir Spor Lisesine bir sınıfa yakın öğrenci veriyoruz! Burada Spor Lisesi olsa bu talepler daha artacaktır. Bazı velilerimiz şöyle düşünüyor.
Çocuklarının yatılı okullara gideceklerinden dolayı göndermek istemiyorlar. Şunu söylemek istiyorum! Neden Bilecik'te açılmayıpta başka illerden spor lisesi olarak bize gelmesinler?
Spor Lisesinden mezun olacak öğrencilerimiz neden başka illerdeki Spor Bölümlerine gitsinlerde Bilecik Üniversitesi Beden Eğitimi ve spor bölümlerinde okumasınlar!
Şu nokta çok önemli asgari geçinen bir aile çocuğunu spor bölümüne, yetenek sınavına gönderemiyor! Aileler ,spor liselerine maddi boyutu aşsa bile yatılı okul! ...göndermek istemiyor, özellikle kız çocuklarının evden kopmaları biraz daha zor. Dolayısıyla kadın spor yapacaksa, bayan sporcular yetiştireceksek Bilecik'in herşeyden çok bir spor lisesine ihtiyacı var!.
Spor Lisesi olması üniversiteyi de haliyle besleyecek! Sosyal ve kültürel gelişimi de farklı bir boyuta getirecek. Fakir aile dediğimiz daha kısır döngüde, kültür faaliyetleri yapamayan ailelerin çocukları da sosyal bir kademe, farklılık oluşturacaktır!.." dedi.
Bu haber toplam 0 defa okunmuştur

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.