BİLECİK’TE JİMNASTİK
HABERDEN KARELER İÇİN YUKARIDAKİ RESMİ TIKLAYINIZ
Sibel CAN
“Bilecik’te Antrenörler Eşliğinde Spor” başlığıyla başlattığımız köşemizde bu hafta Bilecik Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü jimnastik branşını ele aldık.
Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Lütfi Doyuk ile gerçekleştirdiğimiz röportajımızın ardından geçen hafta Karate branş antrenörü Yılmaz Durmuş ile röportajlarımıza devam ettik. Bu haftaki konumuz ise jimnastik oldu. Jimnastik sporu antrenörleri Mustafa Torun ve fahri antrenör Gürkan Algan ile jimnastik sporu hakkında konuştuk.
“YAPABİLDİĞİMİZİN EN İYİSİNİ YAPIYORUZ”
Sibel CAN:Bilecik’te jimnastik sporundan bahseder misiniz?
Gürkan ALGAN-Mustafa TORUN: 5 yıldır okullar arası spor müsabakalarına gidiyoruz. 35 ilin katıldığı yarışmalarda her zaman ilk 10’da yer alıyoruz. Bu Bilecik için çok büyük başarı. Bu başarı neden önemli; yarıştığımız bütün iller bizden büyük, bizden kalabalık, imkanları da iyi iller. Orada Türkiye şartlarında ki aletleri gördüğünüz zaman envâyi çeşit alet var. Bizde yapabildiğimizin en iyisini yapmaya çalışıyoruz.
“ÜNLÜ SPORCULARIN BİR ÇOĞU SPORA JİMNASTİKLE BAŞLAMIŞTIR”
CAN: Çocuklar jimnastiği neden tercih etmeli?
ALGAN- TORUN: Gençlik Spor İl Müdürlüğü’nün açtığı kurslarla hafta sonlarında çocuklarımızın boş vakitlerini dolduruyoruz. Sağlıklı büyüyorlar. Çocukların gelişmesinde jimnastikçok önemli. Çocuklar spora başlayarak, birçok sporcularda öncelikli olarak jimnastiğe başlarlar. Örneğin Aykut Kocaman eski bir jimnastikçidir. Hakan Şükür’de çok eski bir jimnastikçidir.
Jimnastikte Türkiye birincisi olmak çok zordur ama ülkemizde son yıllarda çok güzel sporcular çıktı. Mesela Şamil diye bir sporcumuz çıktı, Avrupa’da ikinci oldu. Bunlar önemli dereceler fakat imkan ve kültür meselesi. Başka branşları kötülemek adına söylemiyorum ama, bir futbol kalesi, bir topla10 tane adamla çok rahat futbol oynayabilirsiniz ama, jimnastikte bu aletler olmazsa hiçbir şey yapamazsınız. Buradan şu bilgi çıkıyor; Malzeme, hoca ve hocanın bilgisi ve yetenekli, istikrarlı çocuklar. Bunlar bir araya geldiği zaman gidilebilecek en iyi yere gidersiniz.
“YARIŞMALARA KATILMAK İÇİN BELLİ BİR YETENEK VE ÖZELLİKLERİ TAMAMLAMAK GEREKİYOR.”
CAN: Bir çocuğun yarışmaya katılabilmesi için ne kadarlık bir çalışma gerekiyor? Kaç yaşlarında başlamalı bu spora?
ALGAN- TORUN: En az 3 sene çalıştıktan sonra çocuklar yarışmalara girebiliyor. Ondan önce giremiyorsunuz. Belli bir yetenek ve özellikleri tamamlamak gerekiyor.Küçük kas kuvvetlerinin güçlenmesi gerekiyor. Küçük yaşlarda; 5 yaşında başlanıyor ve 20-22 yaşlarında bu branş bitiyor. Sadece bizde değil, bütün dünyada bu şekilde.
“KİŞİSEL ÖZELLİKLERİNİZ OLDUKÇA GELİŞİYOR”
CAN: Peki 10 yaşından sonra gelenler var mı?
ALGAN- TORUN: Mesela 5 yaşında gelen; 7-8 yaşına kadar çalışır ve küçükler dalında yarışmalara katılır ve küçükler dalından sonra; 10-11’li yaşlarda yıldızlar, yıldızlardan sonra gençlerden gidiyor. En büyükleri de 20-22 yaşlarında da jimnastik sadece patentli bir dal değil. İnsan ilişkilerini güçlendiriyor, arkadaşlık ilişkilerini kuvvetlendiriyor, özgüveni kuvvetlendiriyor, beyni topluyor, esneklik özelliği ve motorik özellikler gelişiyor. Düşüp-kalkmayı öğreniyor, kişisel özellikler olabildiğince gelişiyor.
“BÜTÜN SPOR DALLARINDA BİR TAKIM RUHU VARDIR. JİMNASTİK’TE FERDİDİR”
Bütün spor dallarında bir takım ruhu vardır. Jimnastikte ferdidir hata yaparsanda günahı sen çekersin, başarıyı yaparsan da bu özveriden en büyük payı sen alırsın. Ama mesela diğer dallarda hata bile yapsan hatasını giderebilir ama jimnastikte 2 dakikalık hatalar var ve bunlar için 1 seneden fazla çalışıyorsun. Bütün bir senenin emeğini 2 dakikada göstermek zorundasın.
“DAHA İYİ OLMAK İÇİN ÇOK ÇABA VERİYORUZ”
Orada heyecandan seriyi unutabilirsin, hareketi yaptığın bir şeyi yanlış yapabilirsin. Bunlar çocuklar için çok büyük bir sorumluluk çünkü başladığımız yaş 7-8 yani 15-16 yaşından başlatmıyorsun her şeyi anlayan. Orada birazcık heyecanlansa her şeyi bırakır. Başkanımız Sayın Suat Çelik’e kendisi Milli bir jimnastikçidir. Kendisi Dünya literatürüne girdi. Bu hocamızın katkılarıyla her okul müdürlüklerine birer jimnastik antrenörü tayin edildi. Jimnastikbranşını kalkındırmak için. Şimdi daha iyi çalışmalar yapıyoruz. Daha iyi olmak için çok çaba veriyoruz. Burası, şuan çalışma yaptığımız alan bizim için bulunmaz bir nimet. Doğalgazla ısınıyoruz, bugün hava yağmurlu deyip de ders yapmama gibi bir lüksümüz yok. Kaloriferlerimiz yanıyor, müzik sistemimiz var, yerleri minder yaptık. Mustafa abi kadrolu antrenör, ben de burada fahri antrenörüm. Ben bayramlarda ve törenlerde spor müsabakalarında çalışıyorum.
“BEN 10 SENEDİR AİLEMLE HAFTA SONU KAHVALTI YAPMIYORUM”
Milli Eğitim Genel Müdürlüğü biriminde çalışıyorum. Okulların alt yapılarında normalde öğretmen lisesinde çalışıyorum. Bilecik’te 20 senedir jimnastiğin içindeyim. İlk geldiğimiz yıllarda jimnastik bilinmiyordu bile. Çok istedik yarışmaya gitmeyi. 15 senedir bu işi yapmaya çalışıyorum, gençlik müsabakalarında. Yarıştığımız iller 10 binlik, 15 milyonluk nüfuslu şehirler. Ankara’dan, İstanbul’dan başlayayım. Katıldığımız son yarışmada kızların yaşlarına bakıyoruz; birinci İzmir, İstanbul, Aksaray ve az bir puan farkıyla kaybettik arada Bilecik, Bursa, Denizli, Kayseri, Hatay, İstanbul’un 3.cü takımız. Biz bu şehirlerden küçüğüz. Ben 10 senedir ailemle hafta sonu kahvaltı yapmıyorum, çok büyük bir iş üzerinde çalışıyoruz. En iyisi olur diye uğraşıyoruz.
“JİMNASTİK ÖZEL BİR BRANŞ, ÖZEL İNSANLAR İSTİYOR”
CAN: Peki 5 yıl önce bu spor salonları olmadan önce, nasıl faaliyet gösteriyordunuz?
ALGAN- TORUN:Bir süre önce Bilecik Anaokulu’nun altında bir salon vardı, bir süre kız meslek lisesinin önünde bir salon vardı derme-çatma aletlerle faaliyet göstermeye çalıştık. Yağmurda, karda, kışta ben çocukları çok evlerine götürüp de, evlerinden aldığımı biliyorum. Sadece bu branş kalkınsın diyerekten. Bir süre gitti gidebildiği yere kadar. Bugüne kadar yaptık sonra eğer ki siz, yarışma amaçlı, kulüp amaçlı bir şeyler düşünüyorsanız; maharetin, jimnastiğin çok büyük katkıları olduğuna inanıyorum. Hareketler ve yarışma stilleri çok değişik. Değişik hareketler istiyor. Bunlar spesifik hareketler.
Bugün baktığınızda herkes futbol, voleybol oynayabilir kendi çapında, piknikte bile oynayabilir ama jimnastik gibi salonda yapamaz. Özel bir branş, özel insanlar istiyor. Çok büyük bir özveri istiyor, yemek yemeye, uykuya çok dikkat edilmesi gerekiyor. Sürekli kuvvet çalışmak istiyor. Vücut ağırlıkları da olsa, ağırlık çalışıyoruz. Bu şekilde ilerlemeye çalışıyoruz.
“JİMNASTİK, ÇOK İYİ OLDUĞU KADAR DA NANKÖR BİR SPORDUR”
Jimnastik, çok iyi olduğu kadar da çok da nankör bir spordur. Bırakmaya gelmiyor, unutuyorsunuz her şeyi yeni baştan yapmak gerekiyor. Türkiye şampiyonu, Avrupa ikincisi oldu dediğim arkadaş, şuan da yaşı 18 her gün profesyonel anlamda 8 saat antrenman yapıyor. Biz burada çok fazla yüklenmek istemiyoruz, çünkü çocukların yaşları daha çok küçük. Çok fazla yüklenirsek bıkkınlık geliyor.
“ZOR AMA KEYİFLİ BİR SPOR DALI”
Çok zor bir spor dalı, çok da keyifli. Çocukların dünyalarını değiştiriyoruz, çocukları yarışmalara götürdüğümüz zaman o illeri tanıyorlar, bütün Ulusal yayın yapan insanlar burada, bir görüyorlar bizi Bilecik’te varmış burada.
“REKLAMIN EN İYİ YAPILDIĞI YERLERDEN BİR TANESİ DE BU YARIŞMALAR”
Reklamın en iyi yapıldığı yerlerden bir tanesi bu yarışmalar. Biz elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Mesela kızlarımızın kıyafetleri süslü, gözlerine far çekerler, saçlarına simlerle süslerler. Bunlar diğer spor dallarından ayıran bir özelliktir.
Biz elimizden geleni yapıyoruz ama dediğim gibi; kişi, zaman, mekan çok önemli. Bilgi olarak diğer antrenörlerden aşağı değiliz. Her sene mümkün oldukça kurslara gitmeye çalışıyoruz, kendimizi geliştirmeye çalışıyoruz. Ben 4 senelik fakülte mezunuyum, çocukluktan beri bu mesleği istiyorum. Milli sporcuyum, birçok insan bayram bir tarafa, sizin gösteriniz bir tarafa diyorlar. Biz her zaman değişik hareketlerle olmaya çalışıyoruz.
“EVDEKİLERİN ÇOK BÜYÜK DESTEK VE KATKILARINI İSTİYOR”
CAN: Şuan Bilecik’te kaç tane öğrenciniz var?
ALGAN- TORUN:Hafta içi de devam ediyor, hafta sonu da devam ediyor. Toplamda 60-70 öğrenci ile çalışmalarımız devam ediyor. Ama bunlar içerisinde çok özel; 5-6 tanesi Türkiye şampiyonasına gitmeye hak kazanıyor. Ne kadar çok Türkiye’ye seslenirsen o kadar çok olimpiyatlara götürme şansın olur. Gittiğimiz yerde insanların bizleri yadırgamasını da istemiyoruz. Şurada Bilecik 26 yıl içerisinde 9.cu olmuş burada. Gerçekten çok önemli bir başarı. Sizlere bir hatıramı da paylaşmak isterim. 2 sene önce ki Türkiye şampiyonasına gittiğimizde, kendisi de hakem. Bizi yoklama yapıyor. Kaç tane sporcu gelmiş diye, kimler yarışacak ona göre üstünü çizecek. Genelde sıralamalar alfabetik sıraya göre gider. Bilecik önce yapıldı. Gittiğimiz sene Türkiye 7.cisi olduk. Orada ki kadın antrenör sizi gayretlerinizden ötürü tebrik etmek isterim dedi. Benim geçen sene babam vefatetti. Ben babamın vefatına dahi gidemedim çünkü o gün Türkiye şampiyonası vardı.
“30-35 İL ARASINDA HEP İLK 10’UN ARASINDA OLDUK”
Bu spor çok büyük özveriyle olan bir şey, çok zor bir çalışma, çok büyük özveri istiyor. İyi yemek istiyor, iyi giyinmek istiyor, iyi bir malzeme istiyor, hoca ile iyi bir uyum istiyor, evdekilerin çok büyük destek ve katkılarını istiyor. Mesela biz yarışmalara gidiyoruz. Biz yarışmalara gittiğimiz zaman, tek arabayla gidiyoruz. Biz 5 senedir yarışmalara giriyoruz. 5 senede 10.cu ve 11.ci olarak başladık, 8-9 olduk, geçen sene 7 olduk.
Bu sene gene 8-9’cu olduk. Bizi sevindiren şey, bu kadar büyük iller arasında 30-35 ilin katıldığı yarışmalarda hep 10’dayız. Artık o kadar kemikleşti ki biz o yarışmalarda dahi olmadığımız zaman bile bizi yarışmaya çağırıyorlar. Neden çağırıyorlar? Evet siz bizim dişimize göresiniz, sizi rakip olarak kabul ediyoruz gibilerinden davranıyorlar. Tabi ki de çok gururlanıyoruz.
CAN: Normalde bir kişi ile haftalık olarak ne kadar çalışma yapıyorsunuz?
ALGAN- TORUN:Ben hafta sonları 3 saat çalışıyorum. Ama hep değişik çocuklarla. Biz de okullar sıralamasında kulüpler sıralaması var. Okullarda da kulüplerde öncelikli minikler var daha sonra minikler-2 var, gençler var daha sonra büyükler var.
“BİZ BU YARIŞMALARA NEDEN GİTMEYELİM DEDİK”
CAN: Sizin katıldığınız bu spor dallarında kaç yaş grupları var?
ALGAN- TORUN:5-6 yaşlar da başlanıyor, 3-4 sene eğitim görüyor, 8-9 yaşlarında ilk yarışmasına gidiyor. Daha sonra 10-11’de ilk büyük kategoride yarışıyor sonra 13-14-15’de yarışıyor sonra 15 yaş ve üzerinde yarışıyor.
Biz dedik ki sizin çocuklarınızı; rahatlıkla spor yapan, boş zamanlarını değerlendiren, bunu gösteri şeklinde sunan ve yarışmalara katılan bir gençlik yetiştirmek. Başta kimse inanmamıştı, bizim ulaşmak istediğimiz baştan beri dirayetli. Baktık ki çocuklarda istekli olunca bunu da herkes gördü. Daha sonra dedik ki biz bu yarışmalara neden gitmeyelim? Yapabildiğimizin en iyisini yapmaya çalışıyoruz.
“ZAMAN ÇOK ÖNEMLİ”
Zaman çok önemli. Büyük yerlerde ki ilk 3 dereceyi paylaşan okullardan hepsi günde 8 saat çalışıyorlar. Adamın hayatı jimnastik. Okul bile ikinci planda oluyor, çünkü çoğu jimnastik bursu ile özel okullarda okuyor. Okul diyor ki bana jimnastik ile ilgili büyük bir başarı getir diyorlar. Biz burada bir hobi gibi başlıyoruz, sonra bakıyoruz olay gelişiyor, düzeliyor, her şey yerinde olunca da olay neşeli hale geliyor.
“ERKEK SPORCU BULMAKTA ZORLANIYORUZ”
CAN: Bu durumda hocalar mı daha istekli oluyorlar yoksa öğrenciler mi ?
ALGAN- TORUN:Sporcunun içerisinde 100 tane çocuk getirirseniz buraya, 100 tane çocuğun 80 tanesi kız’dır. Erkekler bu konuda çok isteksizler. Ama erkeklerde bir yerlere yükselmek çok kolay. Sporcunun az olduğu yerde sen faaliyet gösterirsen iyi yerlere gelirsin. Erkek sporcu bulmakta zorlanıyoruz. Onun dışında ilgili aileler çok destek veriyor. Anne ve babaların destek olması önemli.
Bu malzemeler için bize Özel İdare’nin çok yardımı oldu. Belediye başkanı minderlerimizi aldı. Okulların değişik yerlerinden, değişik malzemelere topladık. Fen lisesinden, Öğretmen lisesinden malzemeler topladık. Burada amaç sporu yaygınlaştırmak. Bizler bazı yerlerde tıkanıyoruz. Bunlar; imkan ve malzemelerde sıkıntı oluyor. Bu malzemeler burada olmazsa siz bu çocuklara spor yaptıramazsınız. O yüzden; bizim en büyük ihtiyacımız malzeme. Bir de velilerimizin bilinçli olması.
Sizin bizi haber yapmanız, bizim ismimizin bir yerlerde adımızın geçmesi çok önemli. Teşekkür ediyoruz.
HABERDEN KARELER İÇİN AŞAĞIDAKİ RESMİ TIKLAYINIZ
Bu haber toplam 0 defa okunmuştur

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.