"BİLİMSEL DOLANDIRICILIK YAPIYORLAR"

"BİLİMSEL DOLANDIRICILIK YAPIYORLAR"

Vezirhan'da 34 yıldır nalburluk yapan Cemal Doğan Yıldırım, hızlı tren çalışmaları esnasında taşeron firmalar tarafından birçok esnafın mağdur edildiğini öne sürdü. Doğan, mağduriyetlerini dile getirmek için çeşitli yollar denediklerini ancak hepsinin sonuçsuz kaldığını ifade ederek:" Hiç kimsenin umrunda değiliz" dedi. 

"Mallarımızı verdik, paramızı alamadık"

Yaşadıkları sıkıntıları gazetemize anlatan Cemal Doğan Yıldırım şöyle konuştu:" Vezirhan'da nalbur dükkanı işleten ufak bir yerim vardı. Hızlı tren şantiyeleri Vezirhan'a geldi ve bütün esnaf arkadaşlar mal verirken bende mal vermeye başladım. Bunlar Bozüyük'ten Pamukova hattına kadar iş yapıyorlardı. Viyadük ayakları, korkuluklar ve tüneller yapıyorlardı. Mallarımızı verdik, paramızı alamadık ve dolandırıldık. İki seneden beri araştırdığıma göre bu adam bilimsel dolandırıcılık yapıyormuş ve hızlı trenin  ana firma müteahhiti ile dost olduğunu söyledi bana S.Y.. Biz taşeronuna mal verdik, dost olduğunu söyledi. Ondan sonra Ankara'nın arazi mafyası İ.Ç ile çok samimiyeti olduğunu ve ona bu işi İ.Ç.’nin bağladığını söyledi. Bu adamın İ.Ç.’nin üç tane işçisinin sigortasını ödediğini söyledi. M.G. diye ortağıda vardı ve M.G. bunun yanından ayrıldı. Hatta İ.Ç.’nin adamlarının sigortasının tartışmasını yaptılar, bizim böyle adamlarla işimiz olmaz dedi. M.G. neden sen böyle yapıyorsun falan dedi ve ayrıldı bu adamın yanından. Bu adam bizleri aldattı, ağzı herkese çok laf yaptı. Evimi satan esnaf arkadaşlarım, iş yerlerini satan arkadaşlarım oldu. Bende işyerimi kapattım. 

"Bana sattığı kalıpları çaldı"

Açıklamalarına devam eden Doğan:" Ben giderken bunu yakaladım ve dedi ki şu kalıpları senin üzerine vereceğim. Arazide üç tır dolusu kalıp. Tuttu benim yerime 149 bin liralık kalıp faturası kesti. Kalıpların başında bekçi K.S. vardı. Geceleyin saat 1'de kalıpları çalıyor, bana sattığı kalıpları. Yani parayı ödeyemezsem ben sana kalıpları vereceğim dediydi. Kalıpları çalıyor ve Bozüyük'teki bir fabrikanın ana firmasına indiriyor. Ben kalıplarımı arıyorum, araştırdım, en sonunda kalıpları ana şantiyede buldum. Gittim oranın müdürleri, yetkilileri bana dediler ki ödeyeceğiz. Beni ödeyeceğiz diye salladılar. Vezirhan Belediye Başkanı ve tüm esnaflarla gittik yanına bir baktım kalıplarım dahi yok orada. Yine ödeyeceğiz bakalım, yukarıya haber verelim falan beni salladılar. Bilimsel hırsızlık yapıyorlar bunlar. 

"Şirketi S.L.’ye kurdurdular"

İ.Ç.’nin haberi var bu işlerden. Bugün bir inşaat yapacak adam, müteahhiti araştırıyor, referans istiyor. Bu işi bitirebilir mi, bitiremez mi diye. Bu adamlar şirketi S.L.’ye kurdurdular. Bu adam burada bir sürü tüneller, viyadük ayakları yaptı ve her bir viyadük ayağı o zamanlar bir milyon liraya maloluyordu. Bunlar hepsi bilimsel dolandırıcılar. İ.Ç. bizi bilerek dolandırttırdı. Böyle çürük adamlara, hiç bilmediği adamlara iş vererek. Ben mesela LİMAK'a da malzeme verdim. Cezaevindeyken dahi paramı evime bıraktılar. Eşim söyledi bana savcıya bile haber vermişler, Doğan parayı aldı mı diye, eşi söylemeş mi diye. Savcıma da evet aldım dedim o zamanlar. Ondan sonra kayınpederim 50 liralık bir şey vermiş, ben geldiğimde taşeron gitmiş ama yanındaki ana firma ödüyor. 10 liralık el arabası tekeri verdim, LİMAK'ın içindeki taşeron gitmiş, ana firma tutuyor 10 liramı yolluyor. 

"Kimseye bir kilo çivi parası ödemediler"

Karayolları'ndaki firmalardan yana sıkıntı yaşamadıklarını söyleyen Doğan  şöyle devam etti:" İ.Ç.’nin adamı S.Y. ve İ.Ç. bunu bilerek üçlü versiyon yapmışlar. Kimseye bir kilo çivi parası ödemediler. Bir sürü vinççiler mağdur. Vezirhan'da kasap, marketçi, ekmekçi, mağdur. Marketçinin 67 bin lira, kasabın 28-30 bin lira, yağcının 20 bin küsur, ekmekçinin 13 bin küsur lira alacakları var. Bu alacaklar, iki seneye yaklaştı, alamadık, mağdur kaldık. Dava açtım, halen mahkememiz devam ediyor. Mahkemeye gelen giden yok. Şirketi bırakmışlar. Sonradan duydum S.Y. Erzurum'da HES projesi altında bir iş yapmış yine elektrik santrali üretiyorlarmış bir projenin üstüne, oralarıda dolandırmış. Oranın halkını da dolandırmış. S.Y. bilimsel dolandırıcı ama İ.Ç. bunu bilerek verdi buraya. Ana firmanın üç tane müteahhitinden biri İ.Ç. S.Y. daha evvelden de Ankara'da Polatlı hattında çalıştığını söyledi. Bana ama başka şirket adı altında. Oralarda da araştırdım bir kişinin sadece 500 bin lira alacağı varmıştı ve kendisine sordum zarar ettim ordanda dedi. Bu zarar ettim deyip batıp, para ödemiyor yani. Bilerek yapılıyor bu hadiseler. 

"154 bin lira alacağım var"

Cemal Doğan Yıldırım, 154 bin lira alacağı olduğunu ancak parasını alamadığını ifade etti. Kendisine S.Y. tarafından senetler verildiğini iddia ederek şunları dile getirdi: "S.Y. bana senetler verdi, bende toptancılarıma verdim. Toptancılar haliyle icraya verdi. Bir yere daha 30 bin lira vardı. Dedi ki bana sen taahhüt et, ben ödeyeceğim.  Taahhüt ettiğim için bir ayda hapiste yattım. Eskişehir'e borcum var, onlar şimdi evimi, tarlalarımı, her şeyimi elimden aldılar. Mağdurum. 

"Hiç kimsenin umrunda değiliz"

Mağduriyetlerini gidermek için bazı girişimlerde bulunduklarını sözlerine ekleyen Doğan, bulundukları girişimlerinde sonuçsuz kaldığını söyledi. Doğan şunları kaydetti:" BİMER'e yazdım, hiçbir cevap gelmedi. Ak Parti Milletvekiline 8 arkadaşımın imzası olan listeyi verdim, hiçbir sonuç çıkmadı. İmza getir dediler, getirdim, milletvekiline yolladılar. Milletvekili sözde komisyondaymış, ben dedim ki o söyler devletin işini yaparken ama hiç kimsenin umrunda değiliz. Duman oldum ben. Mahkemeye de gittim adamlar mahkemeye de gelmiyor. Yani adamlar hırsız, dolandırıcı. Ak Parti il başkanıyla da yolun ortasında görüştüm. Diyor ki bir şey yapamıyoruz. Herkes biliyor, ben kaç tane taşerona malzeme verdim. 34 senelik esnafım. Hiç başıma bunlar gelmedi" dedi.

 

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.