BÜROKRASİ SİYASET VE ÖNERİ

BÜROKRASİ SİYASET VE ÖNERİ

Mücahid ERDAL

2009 Yerel seçimler öncesi, Ak Parti Bilecik'e modern devlet hastane sözü verdi ancak o günden bu güne nereye yapılacağını kararlaştıramadı. Mevcut yer, ADSM, Yediler Ormanı, Pelitözü derken Üniversite ile BİEN seramik arasındaki alana yapmaya karar verildi. Kamulaştırmalar başladı. 

Ardından hastanenin mevcut yere yapılacağı istihbaratını alan gazetemizin bilgisini, Ak Parti İl Başkanı Ramazan Kurtulmuş teyid etmişti. Eylül ayında Bayırköy'deki bir programda Ak Parti İl Başkanı Kurtulmuş Hastanenin yıl sonuna kadar ihalesinin yapılacağını söyledi.

Yıl bitti ancak hastanenin ihalesi yapılmadı. Milletvekili Dr. Fahrettin Poyraz yazılı basın açıklamasında Sağlık Bakanı ile görüştüğü ancak nihai kararın hala verilmediği anlaşıldı. Aynı basın bildirisinde iki tepede kurulu Bozüyük Devlet Hastanesi'nde hastaların çilesi ve hastanenin tek çatı altında hizmet verilmesi de gündeme gelmişti. Bu konuda yine Gazetemiz Sahibi Şadi Erdal 1 sene önce “İki tepede birbirine bağımlı hastane, hastalar seyrü seferde” başlıklı köşe yazısı yazmıştı. Ancak vatandaşların bu şikayetleri 1 sene sonra Sağlık Bakanı'na iletilebildi.

Yeni Devlet Hastanesiyle ilgili yaşanan bu süreci “Beceriksizlik devam ediyor” manşeti ile verdiğimiz gün yeni devlet hastane meselesi tekrar Bilecik gündemine bomba gibi düştü.

Aynı gün Milletvekili Dr. Fahrettin Poyraz gazetemizi arayarak “Beceriksizlik devam ediyor” başlıklı haberimizle ilgili eleştirilerle birlikte önerileri de habere ilave edilmesi yönündeki temennisini iletirken bürokrasiden ve bürokratlardan şikayetini dile getirmişti.

Bu konuda Gazetemiz Sahibi Şadi Erdal'ın 16/12/2012 tarihinde yani bundan tam 1 yıl önce yazdığı köşe yazısında bu öneriler açıkça ifade edilmişti.

“Kucağında çocuk, koşan anneyi düşünseniz!” başlıklı köşe yazısında Erdal Poyraz'ın o tarihteki bürokrasiden şikayetini ifade etmiş ve devamında öneri olarak şöyle yazmıştı: “Çamlar kesilebilir. Bir başka yere on katı dikersin telafi edilir. Zaten Kent Orman'da daha fazlası kesilecek. Hem de orman vasfı denen yerde. Lojmanlar, “İstanbul'un yarısını kıyıp depreme dayanıklı binalar yapacağız.” diyen Başbakan başımızda, 3 binanın lafı mı olur. 33 dönün yer ufak değil büyük bile gelir. Ana asfalt ile hastanenin üstünden kat farkı 5 kat olur. Belki de daha fazla bile olur. Bu aradaki her katı 33x5 ile çarparsak 165 dönüm olur. Beş kat daha üstünü düşünün 330 dönüm eder.

Hastanenin inşaatı müddetince pekala boş bina bulunur. Ben hastanenin olduğu yerin münasip olduğu kanaatindeyim. İnşaat mühendisleri, mimarlar ve müteahhit arkadaşlar kamuoyuna görüşlerini açıklamalılar. Bu hususta konun uzmanları karar vermeli”

Şadi Erdal'ın 12 Kasım 2012 tarihinde kaleme aldığı yazı şöyle:

“KUCAĞINDA ÇOCUK, KOŞAN ANNEYİ DÜŞÜNSENİZ! 

Yeni yapılacağı söylenen hastanenin yerini 9 aydır tespit edemedik. İl Sağlık Müdürlüğü, Kent Orman eteklerinde yapmakta ısrarcı. Ana muhalefet partisi geçtiğimiz günlerde kent ormanda ağaç katliamı yapılacağını ileri sürerek karşı çıktı.

Yıl olarak tam hatırlamıyorum ama 4-5 yıl evvel Milletvekili Dr. Fahrettin Poyraz basın mensuplarına Kent Orman'da sabah kahvaltısı vermişti. O sıralarda Sağlık Meslek Lisesi'nin binası acil yapılması düşünülüyor, Abbaslık yolu üzerindeki SSK binası, sağlık kuruluşları birleştirildiğinden İl Sağlık Müdürlüğü el koyma yolundaydı.

Sayın Poyraz'a siz evvelce Pazaryeri, Gölpazarı, Söğüt, Osmaneli'ye devlet hastaneleri yapılmasını doğru bulmadığınızı, bina yapılıyor ama doktor yok. Sağlık ocakları yeterli olacağını söylüyordunuz. İktidarsınız, Bilecik Devlet Hastanesi binası çalışmalara yetmiyor diyerek Sağlık Meslek Lisesi'ni poliklinik, SSK'nın bir kısmına hastaneyi taşımayı düşünüyorsunuz. Sağlık Meslek Lisesi içinde bir o kadarda SSK binasına masraf edileceği söyleniyor.

İleride bir devlet hastanesine ihtiyaç olacak. Bu binalara harcadığınız paralara yazık olacak. Şimdi devlet hastanesini yenileseniz daha iyi olmaz mı? Sizi de iki binaya harcadığınız paralar çöpe gitti diye tenkit ederler, demiştim.

Cevabı aynen şöyle oldu; “Doğru söylüyorsunuz ama bunu birde bürokratlara anlatabilsek”

Dediğim aynen çıktı. Yapılması düşünülen yeni devlet hastanesine dokuz aydır yer bulunamıyor. Sebep yine bürokrasinin dar görüşü yüzünden .

Şimdiki hastanenin nesi var? Yerinin ufak olduğu, lojman, İl Sağlık Müdürlüğü ve çam ağaçlarının kesileceği 33 dönüm yerin ufak geldiği ileri sürülen bahanelerin başında geliyor.

Hastane sanayi kuruluşu değil, şehir içinde ve vatandaşın en çabuk ve hatta yürüyerek gidebileceği yer olmalı. Çevre illeri, Ankara ve İstanbul'un hastanelerini gözönünde bulundurduğumuzda bu gerçek görülür.

Çamlar kesilebilir. Bir başka yere on katı dikersin telafi edilir. Zaten Kent Orman'da daha fazlası kesilecek. Hem de orman vasfı denen yerde. Lojmanlar, “İstanbul'un yarısını kıyıp depreme dayanıklı binalar yapacağız.” diyen Başbakan başımızda, 3 binanın lafı mı olur. 33 dönün yer ufak değil büyük bile gelir. Ana asfalt ile hastanenin üstünden kat farkı 5 kat olur. Belki de daha fazla bile olur. Bu aradaki her katı 33x5 ile çarparsak 165 dönüm olur. Beş kat daha üstünü düşünün 330 dönüm eder.

Hastanenin inşaatı müddetince pekala boş bina bulunur. Ben hastanenin olduğu yerin münasip olduğu kanaatindeyim. İnşaat mühendisleri, mimarlar ve müteahhit arkadaşlar kamuoyuna görüşlerini açıklamalılar. Bu hususta konun uzmanları karar vermeli.

Bugün olmayan ama birgün açılacağını düşündüğüm özel bir hastane şehrin dışında açmayı düşünür mü? Bundan 3-5 sene evvel özel poliklinik açılmıştı. Nerede açtı? Şehrin en işlek mahalline. Geçenlerde poliklinik yer değiştirmek mecburiyetinde kaldı, üzüldü. Özeller şehrin kalabalık yerlerini tercih ediyorlar da devlet hastanesi elindeki imkanı neden kullanmıyor, şehrin dışını düşünmüyor.

Sayın valime, sayın milletvekiline ve iktidar partisine sesleniyorum. Profesyonelce düşünen inşaatçılarla meşveret ederek karar verseniz.

Sivil Toplum Kuruluşları da görüşlerini açıklasa. Çocuğunu kucağına almış, hastaneye koşan anneyi gözünüzün önüne getirseniz diyorum.”

Gazetemiz sahibi Şadi Erdal'ın "İki tepede birbirine bağımlı hastene, hastalar seyrü seferde" başlıklı 21/12/2012 tarihindeki köşe yazısı da şöyle:

"İKİ TEPE’DE BİRBİRİNE BAĞIMLI HASTANE, HASTALAR SEYRÜSEFERE 

Ak Parti iktidarı sağlık alanında “Olmaz olamaz” denilenleri gerçekleştirdi. Sendikalar “Hastane bizim paramızla oldu, vermeyiz...” dediler. Muhalefet “iktidar, iktidarların paralarıyla yapılan SSK hastanelerini gaspediliyor. Özel hastanelerin açılmasını yandaşlarına para kazandırmak için istiyor...” diyordu. Eczacılar ise işi greve kadar götürmüştü. Bugün gelinen noktada “Olmaz, olamaz” naraları atanlardan çıt çıkmıyor. Çünkü onlarda memnun.

 

Bazı işler var ki atılan yerinde kararlarla güzel işleyen sistemi bozuyor. Bozüyük Devlet hastanesi ayrı ayrı iki bina da birbirine bağımlı olarak çalışıyor. Birisi bir tepede öteki öbür tepede. Birinde acil yok, diğerinde, birinde film tahlil ve diğerleri yok. Poliklinikte muayene olan hastadan doktorun istediklerini yerine getirmek için hasta karşı tepedeki hastaneye gidiyor. Hasta tedaviye mi gidiyor, dolmuşla seyahate mi? Hasta hasta olmasa hastanede yatırılmaz. Yeşil Kent'teki hastanede yatan hasta karşı taraftaki hastaneye film, ultrason gibi işlemler için götürülüyor. Yatan hastalara ayrıca araba tahsis ediliyor ama oda ayrı bir sıkıntı.

Zannederim ekim ayı başlarındaydı, aynı sıkıntıları gördüm ve yaşadım. Çok sevdiğim bir yakınım yeşil kentteki hastanede yattı. Eşimle beraber hasta yatan bayanla ilgilenmem gerekti. Karşı hastaneye üç defa gitmemiz gerekti. İnanın her gidişinin hastayı daha da ağırlaştırdı, bizi de yordu.

Bozüyük'lüler ve Bozüyük Devlet Hastanesi'ne giden hastalar hergün bu eziyeti yaşıyor. Taşıma suyla değirmen döndürmekten farksız. Personel istediği kadar güler yüz, tatlı dil ile çalışsa da sistem tek yerden hizmet etmedikçe vatandaşı memnun etmek mümkün değil.

Vatandaşın sağlığını bu kadar düşünen Sağlık Bakanı Sayın Recep Akdağ iki hastanenin çalışma sistemini görse anında buna çare bulur.

Ak Parti milletvekili Bozüyük'lü, muhalefet milletvekili Bozüyük'lü, vekiller belki birbirine bağımlı iki ayrı binada hizmet veren hastanede yaşanan sıkıntıları yazamamışlardır. Yakınları, hemşerilerinden de m i hiç şikayetçi olan olmuyor.

Sayın Poyraz Bozüyük'te Ak Parti kongresinde ilçe başkanlığı için tek aday üzerinde sarfettiği enerji kadar hastanenin tek binada hizmet vermesi yönünde gayret sarfetse, Sayın Bakan Akdağ'a duyursa aksaklık derhal giderilir. Bozüyük Devlet Hastanesi'nde hasta daha da hastalanıyor.

Yine muhalefet milletvekili ilçesinin bu hastane sorununu meclis gündemine taşımalı, bakana soru önergesiyle duyurmalı.

Sivil toplum kuruluşları neden Bozüyük'lüler için büyük sıkıntı olan, hastaların iki hastane arasında mekik dokuyuşunu gündeme getirmiyorlar hayret ediyorum.

Bilhassa hergün ulusalcı demeçler vermekten, basın haberleri çıktığında hoşlandığını zannettiğim Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı neden ilçesinin böyle bir sıkıntısını dile getirmiyor?

Sayın Valimizin eşi de doktor. Ayrı ayrı mekanlarda birbirine bağımlı hastanenin hastaya şifa yerine zulüm olacağını bilenlerin başında gelir.

Bilecik Devlet Hastanesi yine aynı yerine yapılacağını Vali Akpınar'ın açıklamasından öğrendik. O açıklamanın bir yerinde “ Hastalarda o bina bu bina dolaşmadan aynı bina içerisinde büyük ölçüde hizmetlerini almış olacaklardır...” diyor. Bozüyük'te o tepeden bu tepeye koşturuyorlar. Buna biran evvel çare bulunması, dileklerimle..."

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.