"BÜYÜK TÜRKİYE RÜYASI HAKİKATE DÖNECEKTİR"
Sinan Önce
Ertuğrul Gazi'yi Anma ve Söğüt Şenliklerinde konuşan Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Büyük Türkiye rüyasını gerçekleştirmenin ancak Ertuğrul Gazi'nin, Osman Gazi'nin yolundan gitmekle olacağını ifade ederek; "Herkes büyük Türkiye'den, büyük Türkiye rüyasının hakikate dönüşmesinden bahsediyor. Bu rüya hakikate dönecektir. Buna inanıyorum'' dedi.
Bu yıl 730'cusu düzenlenen Ertuğrul Gazi'yi Anma ve Söğüt Şenliklerinin devlet töreni Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici ve vatandaşların katılımıyla Hükümete Konağı Meydanından tören alanına kadar olan yürüyüşle başladı. Bu arada MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ'ın bulunduğu guruptan ayrı gurupla yürüyüşünü sürdürmesi ise dikkat çekti.
832 polis görev yaptı
832 polisin görev yaptığı şenliklerde Başbakan Yardımcısı Bozdağ ve beraberindekilere yürüyüş öncesinde poşu bağlandı. Yürüyüşe Genelkurmay Başkanlığı Mehteran Takımı eşlik etti. Bilecik Belediyesine ait bir araç ise, yürüyüş güzergahı boyunca yola gül suyu döktü. Yürüyüşün sonunda ise Ertuğrul Gazi Türbesi'ni ziyaret eden Bozdağ ve beraberindekiler burada dua etti.
Stadın çevresinde kurulan çeşitli kentlerde faaliyet gösteren yörük derneklerinin kurduğu çadırları ziyaret eden Bozdağ, vatandaşlarla sohbet etti ve hatıra fotoğrafı çektirdi. Samsun Yörüklerinin bulunduğu çadırda Numan Çiçekdağ isimli çocukla konuşan Başbakan Yardımcısı Bozdağ, gazetecilere poz verdi.
Stada ilk gelen Bahçeli, protokolde kendisine ayrılan yere oturmadı. Bahçeli, protokolün solunda yer alan koltuklara oturdu. Başbakan Yardımcısı Bozdağ ve beraberindekiler de çadır ziyaretinin ardından şenliğin yapılacağı stada geldi. Bozdağ, Bahçeli'nin yanına giderek tokalaştı.
Törenler saygı duruşu ve İstiklal Marşımızın okunmasıyla başladı. Protokol konuşmalarıyla devam eden törenlerde ilk konuşmayı Söğüt Belediye Başkanı Osman Güneş gerçekleştirdi. Güneş'in selamlama konuşmasının ardından Söğüt Kaymakamı Vural Karagül kürsiye çıktı. Karagül konuşmasında Söğüt'ün tarihinden bahsetti.
''Osmanlı ruhunu öğrenelim ve öğretelim"
Karagül'ün ardından Büyük Birlik Genel Başkanı Mustafa Destici konuştu. Destici konuşmasında siyaset ve devlet adamlığı yapanların Ertuğrul Gazi, Şeyh Edebali ve Osman Gazi'den alacağı çok ders olduğunu bildirdi. Destici, şöyle devam etti:
TÖRENDEN RENKLİ GÖRÜNTÜLER İÇİN TIKLAYINIZ
''Osmanlı ruhunu öğrenelim ve öğretelim, anlayalım ve yeni nesillere anlatalım. Çünkü, ülkemiz insanı ve dünya buna muhtaçtır. Bugün ciddi bir vaziyet tespiti yapıp, istikamet tayininde bulunmalıyız. Türkiye'yi önce bölgesinde sonra dünya devletler arenasında lider ülke yapacak bir tecrübeye sahibiz. Bu ülkenin geçmiş ve geleceğini inancını, atılımlarını lehinde veya aleyhinde gelişen ya da gelişebilecek çıkar ve riskleri koruyan, kollayan bir duruşu temsil etmek istiyorsak Osmanlı ruhunu, alperenlik ruhunu iliklerimize kadar işlemeliyiz.'' dedi.
''Ertuğrul Gazi ile dikilen filiz; Kanuni'yle çınarlaşmıştır."
Destici'nin ardından konuşan MHP Genel Başkanı Bahçeli ''Kimse azız diye üzülmesin, çoğuz diye sevinmesin. Bir şeyi yapabilmek için sayısal çoğunluk marifet olsaydı, 400 çadırlık Türkmen topluluğuyla mesafe almak mümkün olmazdı'' dedi.
Bahçeli, Ertuğrul ocağında olgunlaşan fütuhat zihniyetinin, önce Söğüt'ü yurt tuttuğunu, arkasından da dalgalar halinde üç kıtaya yayıldığını kaydetti.
Uç beyliğinden imparatorluk seviyesine giden yolun kavşak noktasında şüphesiz Ertuğrul Gazi'nin irfanı, ufku ve uzağı görebilen geniş öngörüsünün belirleyici olduğunu ifade eden Bahçeli, şöyle konuştu:
''Ertuğrul Gazi ile dikilen filiz; Osman Gazi'yle kökleşmiş, Orhan Gazi'yle dal vermiş, Fatih'le büyümüş, Yavuz'la gürleşmiş ve Kanuni'yle çınarlaşmıştır. Söğüt'ten başlayan tarihi yolculuk tüm kıtaları kapsayacak şekilde makas değiştirmiş ve Osmanlı sarığını kardinal külahına tercih eden bir anlayışa zemin oluşturmuştur. Eğer Söğüt'ten İstanbul'a uzanan atılganlık ve kararlılık bir başarıya ulaşmışsa, bunda; zulme karşı şefkatin, ihanete karşı sadakatin, korkaklığa karşı yiğitliğin, pısırıklığa karşı kendine güvenin, bezginliğe karşı dayanıklılığın ve ayrılığa karşı kardeşliğin üstün gelmesinin büyük bir payı vardır. At sırtında, kale önlerinde, meydanlarda mozaik olmak için ter dökülmemiştir.
Ecdadımızın emanetine sahip çıkmak ve yaşatmak ise bizim boynumuzun borcudur. Buna hıyanetlik edene, tahrip edene ve değersizleştirmeye yeltenene de karşı durmak ve emellerini boşa çıkarmak Türk tarihinin omuzlarımıza yüklediği büyük bir vazifedir. Kimse azız diye üzülmesin, çoğuz diye sevinmesin. Bir şeyi yapabilmek için sayısal çoğunluk marifet olsaydı, 400 çadırlık Türkmen topluluğuyla mesafe almak mümkün olmazdı. Bu anlamlı günde Türk milletinin birliği, dirliği, bütünlüğü ve bekası için ecdadımızın vasiyeti ne gerektiriyorsa onu yapmaya yeminli olduğumuzu buradan duyurmak istiyorum.''
Bahçeli, Söğüt'ün parçalanmayı durduran özverinin adı olduğunu belirterek aynı zamanda Türk'süz Anadolu düşleyenlere verilen ibretlik dersin hazırlık yeri olduğunu kaydetti.
Geçmişte ecdadın yönetimi altında huzur ve barış içinde yaşayan milletlerin bugün çilenin, karmaşanın ve bunalımın dibine kadar battığını ifade eden Bahçeli, şöyle devam etti:
HABER FOTOĞRAFLARI İÇİN TIKLAYIN
''Dün kuvvetin ve itibarın çevrelediği toplumlar bugün ezilmişliğin, dışlanmışlığın, acziyetin çıkmazına saplanmışlardır. Balkanlardan Ortadoğu'ya kadar yaşanan dram ve travmalar bunun açık kanıtıdır. Eski hakimiyet havzalarımız maalesef bugün kontrollü ve sistemli saldırı ve istila altındadır. Emperyalizmin tuzaklarına aldanarak bize sırt çevirenler vahim ve içler acısı bir manzaranın içindedirler. Bu çağın tekfurları ve onların işbirlikçileri Türk-İslam coğrafyasını deney tüpü haline getirmiş; kanın, gözyaşının ve acıların çığ gibi büyümesine neden olmuşlardır.
Türk milletinin son yurdunda bağımsız ve bütün halinde yaşayabilmesi, jeopolitiğinin ve jeostratejisinin görüş alanına giren coğrafyaların istikrar ve düzeniyle yakından ilgilidir. Bu çerçevede, başka coğrafyalardaki gelişmelere müdahil ve süreçlere taraf olunurken temkinli olunması, kendi tarih ve coğrafyamızın verileriyle billurlaştırılan politikalara göre hareket edilmesi gerekmektedir. Şayet kutlu ecdadımızın düşünce, birikim, mücadele ve eserlerine tam anlamıyla nüfuz edebilirsek; burada hem ülkemizin hem de komşu coğrafyaların aradığı ve beklediği çareyi, çıkışı ve çözümü kolaylıkla bulabiliriz." dedi.
"Türk milleti vefalıdır"
Bahçeli'nin ardından konuşan Vali Halil İbrahim Akpınar ise Osmanlı Devletinin doğduğu ve asırlara damgasını vuran Türk büyüklerinin, Ertuğrul gazi, Şeyh Edebalı, Dursun Fakıh ve diğer birçok muhterem şahsiyetin, Söğüt ve çevresinde bıraktıkları maddi, manevi değerler, yüzyıllar boyunca yaşatılmış ve devam edilmekte olduğunu ifade ederek; "Türk milleti vefalıdır. Bu toprakları Türk yurdu yapan Ertuğrulgazi’ye, eşsiz sadakat ve vefa duygularının ifade etmek için 700 yıldır, ülkemizin dört bir yanından insanlarımız buraya gelerek, ecdada sevgi ve saygının, vefanın, misafirperverliğin en güzel örneğini göstermektedir.
Toplumumuzda ortak değerleri korudukça birlik ve beraberliğimizin ilelebet devam edeceğine inanıyoruz. Türklerin Anadolu’da bin yıldan fazla bir süre içinde varlığını korumasındaki sır, toplumun din, dil ve ırk ayrımı gözetmeksizin ortak değerlere sımsıkı sarılmasının yanında fertlerin birbirine gösterdikleri saygıdan ileri gelmektedir.
Bundan sonra bize düşen görev atalarımızdan miras aldığımız bu kutsal değerleri genç nesillerimize aktarmaktır. Ertuğrulgazi’yi Anma ve Söğüt Şenlikleri bu bakımdan fevkalade önemlidir.
Ancak, son yüz yılda girdikleri her yere kan ve gözyaşından başka bir şey bırakmayan ülkelere inat, masum Anadolu’nun saf çocukları etrafına sevgi, kardeşlik, merhamet ve iyilik akınları düzenleyecektir. Bu sefer hedef eski topraklar değil tüm insanlıktır." dedi.
"Rüya hakikate dönecektir"
Vali Akpınar'ın ardından konuşan Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, ''Büyük Türkiye rüyasını gerçekleştirmek ancak Ertuğrul Gazi'nin, Osman Gazi'nin yolundan gitmekle olacaktır. Herkes büyük Türkiye'den, büyük Türkiye rüyasının hakikate dönüşmesinden bahsediyor. Bu rüya hakikate dönecektir. Buna inanıyorum'' dedi.
Bozdağ, yaptığı konuşmada, vatanın her bir karış toprağının şehit kanlarıyla sulandığını söyledi.
Ataların ve şehitlerin döktüğü kanların birliğe, dirliğe, al bayrağa, bağımsızlığa, büyük Türkiye'ye güç ve hayat verdiğini ifade eden Bozdağ, şöyle konuştu:
"Ertuğrul Gazi'yi Anma ve Söğüt Şenliklerini, sadece tarihi bir olayın kutlaması olarak, sadece vakalar zincirinden bir olay olarak nitelendirirsek yanlış yaparız. Bugün anlamlıdır ve önemlidir. Milletimiz ve devletimiz için tarihi bir gündür. Bugünün anlamını, tarihi önemini milletimizin bugünü ve geleceği için kıymetini, doğru anlayıp, doğru anlatıp ve bunun gereklerini doğru yaptığımız zaman bu memleketi bize emanet eden gazilerimizin ve şehitlerimizin ruhu şad olacaktır. Atalarımız büyük ülke, vatan olmanın, başarılı olmanın ve gelecekte güçlü olmanın esaslarını ortaya koydular. O usulleri gündelik hayata geçirdiğimiz süre içinde üç kıtaya adaletle hükmeden, hem de 'kardinal külahı görmektense Osmanlı sarığı görmeyi tercih ederiz' diyecek kadar başka insanları hayran bırakan medeniyetler kurduk ve yaşattık. Bugün Anadolu, Balkanlar, Kafkaslar, Orta Asya ve Ortadoğu bu medeniyetin izleriyle dolu. Ecdadın bize yadigarı olan bu izlere ve eserlere sahip çıkmalıyız, sahip çıktık, sahip çıkıyoruz.'' dedi.
Bozdağ, yurt dışında kalan tarihi eserlere de sahip çıktıklarını belirterek, söz konusu eserlerin onarıldığını ve yeniden insanlığın hizmetine sunulduğunu bildirdi.
Büyük ülke, büyük millet ve büyük devlet olmanın ancak ecdadını iyi tanımak ve anlamakla mümkün olabileceğini ifade eden Bozdağ, şöyle devam etti:
''Büyük devlet olmanın yollarından en önemlisi ilim, bilim, sanat insanlarına, büyük maneviyat önderlerine sahip olmak ve onların yetiştiği ortamı hazırlamak, devletin de, milletin de onlara sahip çıkmasını temin etmekten geçiyor. Büyük Türkiye rüyasını gerçekleştirmek, ancak Ertuğrul Gazi'nin, Osman Gazi'nin yolundan gitmekle olacaktır. Herkes büyük Türkiye'den, büyük Türkiye rüyasının hakikate dönüşmesinden bahsediyor. Bu rüya hakikate dönecektir. Buna inanıyorum. Çünkü, Osman Gazi'nin rüyası burada görüldü ve bu rüya büyük bir hakikate dönüştü. Üç kıtada adaletle hükmeden büyük bir devlet ve millet ortaya çıktı. Hala bugün Osmanlı'nın vasiyeti topraklarda Osmanlı büyük milleti, büyük bir özlemle anılıyor. Bugün ülkemizden orayı ziyaret edenler büyük bir sevgiyle saygıyla karşılanıp, bağrına basılınıyorsa bu bizim ecdadımızın ortaya koyduğu medeniyet anlayışının o yörelerde yeşerdiği düşünceden başka bir şey değildir.'' dedi.
Konuşmaların ardından Vali Akpınar, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ'a üzerinde Osmanlı arması bulunan bir tablo hediye etti. Ertuğrul Gazi Vakfı da Bozdağ'a, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye ve BBP Genel Başkanı Mustafa Destici'ye üzerinde Osmanlı arması bulunan plaket verdi.
Ödül töreninin ardından temsili yörük göçüne katılan Bozdağ, kurulan yörük çadırının önüne Türk Bayrağını dikti. Bozdağ, törenlerde canlandırılan temsili gelin alma törenine de katıldı. Tören, halk oyunları, mehtran gösterileri ve Yörük federasyonları ile derneklerinin tören geçişiyle sona erdi.
Şenliklere Eskişehir Valisi Kadir Koçdemir, MHP Genel Başkan Yardımcısı Ruhsar Demirel, MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı ve AK Parti Eskişehir Milletvekili Nabi Avcı, AK Parti Eskişehir Milletvekili Ülker Can, AK Parti Bilecik Milletvekili Fahrettin Poyraz, MHP Bilecik Milletvekili Bahattin Şeker, Belediye Başkanı Selim Yağcı, Bilecik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Azmi Özcan, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Gönen, 2. Abdülhamit'in 4. kuşak torunu Abdülhamit Kayıhan Osmanoğlu, Dulkadiroğulları Beyliği'nin 4. kuşaktan torunu Hakan Dulkadiroğlu katıldı.
Bu haber toplam 0 defa okunmuştur

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.