ÇİFTÇİLER SULAMA KANALLARINDAN ŞİKAYETÇİ

ÇİFTÇİLER SULAMA KANALLARINDAN ŞİKAYETÇİ

Yeniköy'de çiftçiler sulama kanallarından şikayetçi. Sulama kanallarının sürekli patladığını ve onarımının zamanında yapılmadığını iddia eden çiftçiler, Edebali Sulama Birliği Başkanı Bahattin Kaygısız'ı istifaya davet ettiler. Çiftçiler ayrıca DSİ'deki mühendislerle ilgili de "içki masasından kalkmadılar" iddiasında bulundular. 

Sinan Önce - Türker ÇOBAN 

Yeniköy'de çiftçiler sulama kanallarının sürekli patladığını, patlamaya bağlı olarak  ürünlerinin ve köy yollarının zarar gördüğünü iddia ettiler. Yeniköy Muhtarı Eşref Yılmaz ve Hüseyin Ayaz sulama kanalları ile ilgili sıkıntılarını gazetemize anlattılar.

Yeniköy Muhtarı Eşref Yılmaz, Edebali Sulama Birliği Başkanı Bahattin Kaygısız'ın geçtiğimiz dönem muhtar adayı olduğunu ancak kazanamadığı için çiftçileri cezalandırmaya çalıştığını iddia etti. Muhtar Yılmaz ayrıca, Edebali Sulama Birlik Başkanı Bahattin Kaygısız'ı istifaya davet ettiler.

Yeniköylü çiftçilerden Hüseyin Ayaz hükümetin kendilerine imkan sağladığını bu konuda teşekkür ettiğini ifade ederek fakat yapılan bu hizmetleri kontrol eden mercilerin görevlerini yerine tam anlamıyla yerine getirmediğini iddia etti. Ayaz, DSİ'deki mühendislerin sulama kanallarıyla ilgili kontrolleri tam anlamıyla yapmadığını iddia ederek"Kontrolleri yapmadılar, içki masasından kalkmadılar burada. Diyebilirler mi benim adamlarım yapmaz. Top sahasında kaç defa uyardık. Hal binasında o kadar içtiler. Yani burada devletin suçu ne?" dedi.  

'Görevi kötüye kullanmaya başladılar'

Yeniköylü çiftçilerden Hüseyin Ayaz konuyla ilgili gazetemize yaptığı açıklamada şunları söyledi; "Devletimiz bize bu hizmeti sundu. Bu sunmanın neticesinde hizmeti aldık. Ama bu müteahhit, birlik başkanı bir de devlet su işlerinin yetkili mühendisleri bu görevi kötüye kullanmaya başladılar. Eksik yerlerin hiçbirini yapmadılar. Sulama kanallarının kontrollerini yapmadılar. İsim verecek olursak Mustafa diye biri. Biz bunu defalarca uyardık.  Yeniköy'de en çok zarar gören kişi benim. Bu kişiyi şahsen ben kaç kere uyardım. 

"Patlaklardan dolayı bir çok zararımız oldu"

Patlaklardan dolayı bir çok zararımız oldu. Bugüne kadar ki zararlarımızı karşılamadılar. Biz bundan da vazgeçtik ama en azından bundan sonra zararımız olmasın istiyoruz. 

Bize bu arızalarla ilgili hep "giderilecek" diyorlar. Şimdi de çıkarmışlar "biz müteahhidi mahkemeye vereceğiz" Kardeşim siz bu müteahhidi şimdi mahkemeye vereceğine zamanın da görevini yapsaydın da bu sorunlar olmasaydı iyi olmazmıydı? 

Ben bu sıkıntılarla ilgili Başbakanlık Teftiş Kurulu'na verdim. Dilekçeler de elimde. Ama hala bu patlaklar devam ediyor. 17 nolu hat bir de yedek 20 şuan da çalışmıyor. 20 günü geçti. 4 bin çimim yani domates biber patlıcan lahana çimlerim evimin serasında kurumaya başladı. Kaçıncı defa söylüyorum bunlar hiç oralı değiller.  Bize hep "olacak, geçecek" diye cevap veriyolar.

"Eski muhtar arkadaşımız da görevi kaybettiği için..."

Şimdi bu eski muhtar arkadaşımız da görevi kaybettiği için mevcut bulundukları görevleri kötüye kullanmaya başladı. Bizi sallamaya başladılar. Yeni muhtarımızı göreve çağırdım böyle bir durumumuz var. O da tamam söyleyelim yapsınlar dedi. Yeni muhtar arakadaşımızla beraber söyledik. 2 gün önce bu işleri yapan arkadaş rahatsızlandı diye yine sallamaya başladılar. Şimdi suyumuz yok. 

Şuan da yaklaşık 3 bin dönüm arazide su yok. 3 seneden beri yapılacak. Hep malzeme yok diyorlar. Bu müteahhitler malzeme alırken neden tek tip malzeme almadılar da 3-4 çeşit malzeme aldılar. Türkiye'de boru mu yok? Bu iş artık büyüklerimizin işi. Bizi aşan büyük iş. 

"Patlaklardan dolayı tarlalardaki fidanlar da sökülüyor"

Mesela burada bir 200'lük boru var bu boru üçüncüye patlıyor. 3 senedir patlıyor. Kazıldığı gibi 6-7 ayda çukur vaziyette durur burası. Kapatmazlar. Vatandaş kendisi kapatırsa kapatır. Bu patlaklardan dolayı tarlalardaki fidanlar da sökülüyor. 

Buralar için acil çözüm bulunması gerekiyor. Yaz geldi. Ben 10 gün sonra domatesi ekersem benim yazım gitti. Ben 3 senedir borcumu Ziraat Bankasından kredi ile kapatıyorum. Bir oğlumun üzerine bir kendi üzerime kredi çekiyorum. Borcu borçla kapatıyorum. Ben nereye kadar tahammül edeceğim? 

"40-50 milyar zararım oldu"

Benim yerime zarar verildiği zaman tam 8 ayda kapattırdım. Şuana kadar da yaklaşık 40-50 milyar zararım oldu. Sadece bu patlamaların onarılmamasından. 

Şimdi yeni muhtarımızla beraber tarım müdürlüğüne müracaat ettik. Onlar da geldiler tespit yaptılar rapor tuttular. Daha raporlar da gelmediler. 

Ne olacak bu sorunlar? Kim çözecek? Bizim şikayetimiz üzerine buralara geliyorlar ama hep olumsuz rapor tutuluyor bizi kandırmaya çalışıyorlar.

"İçki masasından kalkmadılar"

Buralardan hepsinin haberi var. DSİ'nin haberi var, birlik başkanının haberi var. Hepsinin haberi var. Yani bizim günahımız ne? Biz devlete borcumuzu nasıl ödeyeceğiz? Biz bu borcu ödemek için gece gündüz çalışıyoruz. Bir çimin tanesi 25 ile 50 kuruş arasında. Bir kök karpuz fidesi 1.2 lira. Şimdi çıktı 1.5 liraya. 

Şimdi bize devlet imkan verdi. Devletin bir suçu yok bu işte. O DSİ'deki mühendislerin kabahati. Kontrolleri yapmadılar, içki masasından kalkmadılar burada. Diyebilirler mi benim adamlarım yapmaz. Top sahasında kaç defa uyardık. Hal binasında o kadar içtiler. Yani burada devletin suçu ne? Burada açık söyleyeyim hükümetin hiç bir kabahati yok. Bu 3 tane adamın kabahati. Üçünün arasında olan birşey bu. Genelde kontrol mühendisinin kabahati bu. Biz hersene böyle zaarar görürsek devlete olan borcumuzu nasıl öderiz?

"Bu iş aksaklıkları kontrol mekanizmasından doğdu"

Bu iş aksaklıkları kontrol mekanizmasından doğdu. Burada 4 çeşit boru var bu boru tek tip olsa bir tane sıkıntı çekilmez. 2-3 müteahhit değişti. Hepsinin borusu ayrı. Göz önünde olan dubalara vanaları taktılar, göz önünde olmayanlar düz boru taktılar. Devlet bunların hepsinin parasını ödedi. Bunların dört dörtlük olması lazım. Bu vanaları da alıp kendimiz takıyoruz. Hayır efendim takmadın derlerse ben ispat edeyim." dedi.

"Muhtarlıkta yeni olduğumuz için bir yere müracaatımız henüz olmadı"

Yeniköy Muhtarı Eşref Yılmaz da gazetemize yaptığı açıklamada şunları dile getirdi: "Buraları yerinde inceleyip bakıp gören yok. Biz muhtarlıkta yeni olduğumuz için bir yere müracaatımız henüz olmadı. Ama şu var ki halk isyan ediyor. 

Şimdi burada şöyle bir durum var. Ben burada muhtarlığı kaybettim diyerek, halkı isyana çağırıyor. Bu arkadaş da Edebali Sulama Birliği Başkanı. Muhtar adayıydı. Onu da kaybettiğinden dolayı kendince birşeyler yapıyor. 

"Bu patlakların onarılması Edebali Sulama Birliği Başkanın görevi"

Burada da halkın yanına gelmesi ve derdine derman olması lazım. Ben onun işine engel olamam. Bu patlakların onarılması Edebali Sulama Birliği Başkanın görevi. Muhtarlığın görevi değil burada. Ama halk köy muhtarı olarak bana geliyor. Halk isyan ediyor bu patlaklardan dolayı. O zaman koperatif başkanını çağırıyoruz "olacak" diyor. Ama buralar hep arızlı sular hep yollara akıyor. Bakmıyor. Burada bazı vanaları çiftçi kendi cebinden alıyor. Burada bunları sulama birliğinin alması lazım. Çünkü köylü burada bunların parasını ödüyor. Suladığı suyun parasını ödüyor. Başkan bunların parasını almasını biliyorsa bunların onarımlarını vanalarıda alması lazım. Ama maalesef bu tür şeyler olmuyor.

"Bence bu adamın bugünden tezi yok istifa etmesi lazım"

Bu patlaklardan dolayı sular yolları tahrip edip bozuyor. Biz muhtarlık olarak bu su patlaklarından dolayı bozulan yolları yapmamız  bir günlük iş sorun değil. Ama yapacağız yarın yine aynısı olacak. Onun için bekletiyoruz. Kendisiyle görüştük ben buraları onartacağım dedi ama bir haftadır hiç ilgilenen yok bakanda yok. Kendi de gelip bakmıyor zaten. 

Kahveye bile gelemiyor. Çünkü insanların yüzüne bakacak yüzü yok. İnsanlardan gelecek tepkiyi bildiği için gelmiyor. Evinden dışarı çıkmıyor. Bu adamında biran evvel kendi işine bakması lazım. bırakıp gitmesi lazım.Kardeşim yapmayacaksan yapacak bir adam çıkar burada. O zannediyor ki benden başka yapacak adam yok. Bence bu adamın bugünden tezi yok istifa etmesi lazım. Yapmaması lazım bu işi. Çünkü yapamıyor. Bu kooperatif işini yapsa bu manzaralar yaşanmaz. Köylümüze de ızdırap çektiriyor. Muhtarlığı kazanamadım diye halka zahmet çektiriyor" dedi. 

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.