’ECDADIMIZIN KOKUSUNU ALMAYA GELDİK’
Sinan ÖNCE
Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Muhammet Balta Bilecik'e geldi. Bilecik'e gelme amacından bahseden Bakan Yardımcısı Balta; "Deprem olduğu zaman binaların enkazlarından sağ insan çıkardığımızda bunu başarı saymamamız lazım. Önemli olan insanları bu enkazların altında bırakmamak. Böyle ortamları da şimdiden dizayn edip sağlıklı binalar yapmak lazım. Bizim amacımız bu. Bu düşünceyle beraber Bilecik'e geldik. Hemde ecdadımızın kokusunu almaya geldik" dedi.
Balta Bozüyük'teki kentsel dönüşümle ilgili bilgilendirme toplantısı öncesinde Vali Ahmet Hamdi Nayir'i makamında ziyaret etti.
Bakan Yardımcısı Balta'yı, Vali Ahmet Hamdi Nayir, Belediye Başkanı Selim Yağcı, Vali Yardımcıları, İl Genel Meclis Başkanı Serkan Yıldırım, İl Genel Meclis Üyeleri, bazı il müdürleri kapıda karşıladı.
Valilik anı defterini imzalayan Bakan Yardımcısı Muhammet Balta daha sonra basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
'Bilecik'te 1989 ile 2014 arasında dağlar kadar fark var'
Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Muhammet Balta, Bilecik'in coğrafi ve nüfus olarak küçük olduğunu fakat gönlündeki büyüklüğünün çok farklı olduğunu dile getirerek şunları söyledi: "Bilecik, belki coğrafi ve nüfus olarak küçük gözüküyor ama bizim gönlümüzdeki büyüklüğü kalbimizdeki büyüklüğü çok daha farklı. Ben özellikle 1989 yılında kısa dönem asker olarak gelmiştim Bilecik'e. 1989 ile 2014 arasında dağlar kadar fark var.
Özellikle son 12 yılda Türkiye'deki gelişmelere baktığımız zaman Bilecik'e girerken de bu gelişmeleri görüyoruz. Bir tarafta hızlı tren inşaatı bitti, test sürüşleri devam ediyor. Bir taraftan yol. 6 adet OSB'nin ilimizde olması. Her alanda tarihi derinlikleri zenginlikleri olan bir ilimiz. Bunun yanında belki etrafındaki iller gelişmiş ama Bilecik'te gelişme yönünde baya mesafe kat etmiş. Böyle bir ilimizde bizimde bakanlık olarak sorumluluklarımız var. 6 OSB'nin olması bunun yanında Türkiye'de afet riski taşıyan alanlarda kentsel dönüşüm çalışmaları. Bu konuyla alakalı Bozüyük ilçesini ziyaret edeceğiz. Bozüyük ilçesinde bilgilendirme toplantısı yapacağız. Bu bizler açısından çok önemli." dedi.
Balta konuşmasının devamında kentsel dönüşümle ilgili bilgiler vererek şunları dile getirdi: "Kenstel dönüşüm insanlarımızın kafasında belki çok önemli gözükmüyor ama bu zihniyet değişikliğinin yaşanması lazım. Ülkemiz bir afet ülkesi. Afet dendiği anda deprem geliyor aklımıza. 24 bin uzunluğundaki bu fayların olduğu yerlerde nüfusumuzun %90'ı yaşıyor. Riskli alanlarımız yapılarımız var. Van depreminden sonra Başbakanımızın talimatıyla 6306 sayılı afet riski taşıyan alanlarla alakalı kentsel dönüşüm yasası çıktı.
Bizim amacımız şu; Sosyal devlet anlayışına uygun olarak vatandaşlarımızın rahat huzurlu ve güvenli mekanlarda yaşamasını temin etmek. Biz bakanlık olarak devlet olarak hükümet olarak buna öncülük yapıyoruz. Bu manada Türkiye'de toplantılar yapıyoruz.
'Biz erken unutan bir milletiz'
Biz erken unutan bir milletiz. Van depreminden sonra bir hızla başladık. İnsanların kafasında bu oluşmaya başlamıştı. Ama unutmaya başladık. Bunu unutmamamız lazım. Depremin afetin ne zaman olacağı belli değil. Bunu sürekli canlı tutmak lazım. Sürekli insanlarımızın zihinlerinde bunu canlandırmak lazım. Afet olduktan sonra, sevdiklerimiz öldükten sonra geri gelmiyorlar. Maddi olarak Van depremini hatırlayın 11 ay gibi kısa bir sürede 15 bin konut yapıldı. Ama 650 vatandaşımız geri gelmedi. Burada da özellikle biz bu işin yasal alt yapısını hazırladık. Bu işi yapan insanları kentsel dönüşüm yapan belediyelerimize yardımlarda bulunuyoruz. Onları da toplantıda açıklayacağız. Ama her yönden bizim üzerimize düşen ne varsa bu çalışmalarda üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmek zorundayız. Ama yetmez. Belediyelerimiz, STK'ların, basınımızın bu işin altına elini koymalı. Ama en önemlisi vatandaşımızın bu işe çok önem vermesi lazım. Riskli alanlardaki binaların yenilenmesi için kolaylıklar sağlaması lazım. Bu esasında bizim vatandaşımıza yapacağımız bir hizmet. Belki işin başında bazı şeyleri vermek istemiyor. Ekonomik yönden zorluk çekmek istemiyor. Şu bekleniyor belki. Evlerimiz yapılsın yeni evler bize teslim edilsin. Her zaman şunu söylüyoruz. Bir eski arabayı değiştirdiğiniz zaman bir fark veriliyor. Burada işin esası yapacağımız binalar sadece yenileme değil, çevreye duyarlı binalar yapmak istiyoruz. Esasında eskiye göre bu binaların değeri daha fazla artıyor. En önemlisi ise vatandaşımızın huzurlu sağlıklı güvenli yaşamasını sağlıyoruz.
'Binaların enkazlarından sağ insan çıkardığımızda, bunu başarı saymamamız lazım'
Gelişmiş ülkeleri örnek gösteriyoruz. Japonya'da deprem oluyor sadece binalar sallanıyor. Biz şunu söylüyoruz. Deprem olduğu zaman binaların enkazlarından sağ insan çıkardığımızda bunu başarı saymamamız lazım. Önemli olan insanları bu enkazların altında bırakmamak. Böyle ortamları da şimdiden dizayn edip sağlıklı binalar yapmak lazım. Bizim amacımız bu. Bu düşünceyle beraber Bilecik'e geldik. Hem ecdadımızın kokusunu almaya geldik. Burada çok değerli ekibimiz var. Onlarla birlikte verimli çalışmalar yapıp, inşallah Bilecik ilimize yapılacak çalışmaların hayırlı olmasını diliyorum. Ziyaretlerimize de bugün devam edeceğiz. Sizlere de basına teşekkür ediyorum. Zorluklarla çalıştığınızı biliyorum. Sizlere de başarılar diliyorum.
Kentsel dönüşüm konusunda basından da yardım istiyorum. Şöyle birşey var. Bu kentsel dönüşüm değil, rant dönüşümü diyorlar. Bu işin muhalefeti yok bu işin iktidarı da yok bu iş toplumun sorunu 77 milyon insanını sorunu. Burada muhalefeti iktidarıyla hep beraber olup bu kentsel dönüşüm çalışmalarında başarılı olmak zorundayız. Bunun siyasi yönü yoktur. Amaç burada insanmızın sağlıklı huzurlu güvenli yaşamasıdır. Burada herkesin elini taşın altına koymasını istiyoruz.
'İnsanlarımız da bu işe ikna olması lazım'
Kentsel Dönüşüm dendiği zaman bu işi çevre bakanlığının yaptığını zannediyor insanlar. Esasında bakanlık bu işin yasal altyapısını hazırlamış, yasal altyapısını hazırladıktan sonra bu işi yapan insanlara hem kredi desteği veriyor, bu manada faiz desteği veriyor, taşınacaksa vatandaşımız bu desteği veriyor. Yani uzun vaadeli kredilerden faydalanmasıyla alakalı öncülük yapıyor. İşin esası şu. Bu işin temel aktörü belediyelerdir. Ama belediyeler de bu işi yapabilmesi için vatandaşlarımızın da bu işe duyarlı olması lazım. Yani sonuçta bir belediye bir alanı kentsel dönüşüm alanı ilan etmeye kalktığı zaman oradaki insanların rızasını almak lazım. Oradaki insanlar da bu işe rıza göstermesi lazım. Kendilerini düşümeleri lazım. Kısa vaadede bazı yerlerde sıkıntılar zorluklar olabilir. Böyle toplantılarla bunları bire bir vatandaşımıza anlatarak bu işin önemini onlarda kavradıktan sonra bu işi hep beraber başarmamız lazım. Tek taraflı, yaptım oldu anlayışıyla biz yapmak istemiyoruz. Biz gelip Bilecik'te şurayı kentsel dönüşüm alanı ilan etmek isityoruz. Öyle bir şey yok. Bu işi anlatacağız insanlarımıza anlatmamız lazım. İnsanlarımız da bu işe ikna olması lazım. İkna olmuyorsa eksiklik yine bizde insanlarımız da değil. Biz bu anlayışla bu işi başarmak istiyoruz. Yapacağız yıkacağız bir anlayışımız yok. İnsanlarımızı tek tek ikna edip toplantılar yapacağız. Buradaki tek şey insanlarımızın zihniyet değişikliğini yaşaması. Bunu yaşadıktan sonra problem yok. Bu iş maaliyetli bir iş. Türkiye'de 20 milyon civarındaki konuttan 6,5 milyon konut riskli olarak ön görüyoruz. Bunun da maddi değeri 400 milyar dolar civarında hesaplıyoruz. Herşey ekonomiye dayalı. Allah'a şükürler olsun ülkemiz daha önce çok büyük sıkıntılardaydı memuruna maaş veremeyecek durumdaydı ama 12 yıllık dönemde 600 bin konut yaptık. 600 bin konut yaptık insanlarımıza teslim ettik.
'Bizim canımız yandı'
Şimdi ki hedefimiz şu. Siyaseten çok büyük bir risk. Ama bizim canımız yandı. Marmara depreminde 18 bin vatandaşımız rahmetli oldu. Dile kolay. Ateş düştüğü yeri yakar. Biz bunları şuan da düşünüyoruz. Elbette devlet fedakarlık yapıyor, vatandaşımızın da fedakarlık yapması lazım. Esasında uzun vaade de vatandaşımız karlı çıkacak. Evini yenileyecek çevresini yenileyecek. Evlerimiz genelde engelli. Engelsiz evler olacak. Asansörü olacak, yangın merdiveni olacak, otoparkı olacak, yeşil alanı olacak. Yani bizim amacımız bu. Ülke olarak 2023 hedeflerimiz de 25 bin dolar milli hasıladan pay alacaksak. Zenginsiniz ama yaşadığınız mekan kötü durumda. Biz bunları da değiştirmek zorundayız. Ama tekrar altını çiziyorum. Bunları vatandaşımızın rızasını alarak vatandaşımızı rencide etmeden onlarla bütünlük içinde bu işi başarmak istiyoruz. Başarı hepimizin olması lazım ki burada yaptığımız işten zevk alalım." dedi.
Vali Ahmet Hamdi Nayir'da Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Muhammet Balta'nın ziyaretinden duyduğu mutluluğu dile getirerek şunları dile getirdi: "İlimiz, Osmanlı'nın beşiği. Çevreye göre biraz küçük kalmış Eskişehir, Bursa, Sakarya arasında. Ama bu tarihi özellikleri ve son zamanlarda gelişen sanayisiyle %54'lük bir orman varlığıyla güzel ve huzurlu bir ilimiz. Sizleri de ilimizde görmekten mutlu olduğumuzu ifade etmek istiyorum." dedi.
Konuşmaların ardından Vali Ahmet Hamdi Nayir, Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Muhammet Balta'ya günün anısına Osmanlı Armalı tabak hediye etti.
Bu haber toplam 0 defa okunmuştur

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.