"GECİKMİŞ ADALET, ADALET DEĞİLDİR"

"GECİKMİŞ ADALET, ADALET DEĞİLDİR"

Türk Eğitim-Sen Bilecik Şube Başkanı Yel: ''Derdimizi Türkçe olarak anlatamadık. Belki İngilizce olarak anlatabiliriz diye düşündük''

Sibel CAN

Türk Eğitim - Sen Bilecik Şubesi olarak 2 haftadır çarşamba günü gerçekleştirdikleri basın açıklamasın dün 3. sünü gerçekleştirdi. Ömer Yel, başkanlığında ve üyelerce gerçekleşen basın açıklaması Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü önünde İngilizce olarak yapıldı.

Daha önce 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile eşit işe eşit ücret kapsamında öğretmenlere, akademisyenlere ve bazı devlet memurlarına verilmeyen ek ödemeler ile ilgili basın açıklaması yapan sendika basın açıklamaları eylemleri sonuç bulana kadar her hafta devam edeceğini dile getirdiler.

İlk olarak Bilecik Şube Başkanı Ömer Yel, "Derdimizi Türkçe anlatamadık, Umarız İngilizce anlarlar. Dövizlerimizde İngilizce olacak." dedikten sonra Türkçe olarak toplanma amaçlarını açıkladı ve sözü Türk Eğitim-Sen Bozüyük Temsilcisi, İngilizce Öğretmeni Mehmet Yanık'a bıraktı.Mehmet Yanık'ın ingilizce olarak yaptığı açıklamada;

"Bugüne kadarki mücadelemizde hem benzer unvanlarda, benzer görevleri yürüten kamu görevlileri arasında, hem de en düşük ücret alanla en yüksek ücret alan kamu görevlileri ararsında ücret adaleti sağlanması gerektiğini savunduk. Ücret adaletinin, unvan ve nitelik itibarı ile birbirine yakın olan kamu görevlileri arasındaki maaş farkının kapatılması; hiyerarşik sıralamada herkesin makul ölçülerde bir ücret alması ve en çok ücret alanla en düşük ücret alan arasındaki farkın kabul edilebilir seviyeye getirilmesi ile sağlanacağını belirttik. Adalet, yalnızca eşitler arasında sağlanan bir denge değil, eşit olmayanların pastadan adil pay almasıyla ulaşılabilecek bir durumdur. Ama bu KHK adaletin yanına bile yaklaşamamıştır. Bir kesimin ihya edilip bir başka kesimin ihmal edildiği bir sistemin adalet getirmesi mümkün değildir.

Gecikmiş adalet, adalet değildir.

Unutulmamalıdır ki; adalet, hakikatten; saadet, adaletten doğar. Zulüm ve adaletsizliğin olduğu yerde mutluluk tecelli etmez. Bugün öğretmenlerimiz mutsuzdur. Öğretim görevlilerimiz mutsuzdur. Araştırma görevlilerimiz, din görevlilerimiz, birçok kurum çalışanlarımız mutsuzdur. Siyasetin en büyük ve asli görevi adaleti ve mutluluğu sağlamaktır. Talebimiz; ne zulüm, ne merhamet! Yalnızca adalettir. " diyerek sözlerini bitirdi. Yalık'ın ingilizce olarak okuduğu basın açıklamasının ardından Yel, katılımcılara teşekkür etmesinin ardından program son buldu.

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.