"HİÇ TEREDDÜT ETMEDİM"
Ak Parti'nin kuruluşuna dair röportajlarımız devam ediyor. Avukat Metin Yücel Sezai Balta ve Kazım Çelik Bey ile röportajlarımızda Mali Müşavir Kemal Ünver'in ismi sık sık geçmişti. Sezai Bey ve Kazım Bey, Kemal Ünver'e teklif ettiklerinde tereddütsüz kabul ettiğini söylemişlerdi. Ayrıca Kemal Bey daha sonraki dönemlerde İl Başkanlığı görevini yürüttü ve milletvekilimiz Fahrettin Bey ile de sınıf arkadaşlığı yaptılar. Aday adaylığı döneminde de Kemal Bey ile beraber Metin Bey'e gittikleri röportajlarda geçmişti. Kemal Bey röportajda Partimizin genel merkezi 14 Ağustos 2001 tarihinde kurulmuştu. Bu partide yer almak istiyordum. Sezai Bey ve Metin Bey'den teklif geldi. Hiç düşünmeden kabul ettim" dedi.
Mücahid Erdal: Ak Parti'nin kuruluşuna dair röportajlarımız devam ediyor. Avukat Metin Yücel ile ardından Sezai Balta ve Kazım Çelik Bey ile röportajlarımızı gerçekleştirmiştik. Bu röportajlarda Mali Müşavir Kemal Ünver'in ismi sık sık geçmişti. Sezai Bey ve Kazım Bey, Kemal Ünver'e teklif ettiklerinde tereddütsüz kabul ettiğini söylemişlerdi. Ayrıca Kemal Bey daha sonraki dönemlerde İl Başkanlığı görevini yürüttü ve şimdiki milletvekilimiz Fahrettin Bey ile de sınıf arkadaşlığı yaptılar. Aday adaylığı döneminde de Kemal Bey ile beraber Metin Bey'e gittikleri röportajlarda geçmişti. Öncelikle Kemal Bey'den kendisini tanıtmasını isteyeceğiz. Kemal Bey kendinizi tanıtır mısınız?
Kemal Ünver: Tabiki. Öncelikle böyle bir röportaj ve yazı dizisi hazırladığınız için ve bizi de davet ettiğiniz için teşekkür ederim. Biliyorsunuz içinde bulunduğumuz ay mübarek Ramazan ayı tüm halkımızın ve İslam aleminin Ramazan ayını kutluyorum. Birkaç gün sonra ise kutlayacağımız Ramazan Bayramlarını da tebrik ediyorum. Sorunuza gelince ben 1968 Bilecik doğumluyum. İlk ve orta tahsilimi burada tamamladıktan sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesini bitirdim. Daha sonra Bilecik'te serbest muhasebeci mali müşavir olarak çalışmaya başladım yaklaşık olarak 12 yıldır bu işi yapıyorum.
Erdal: Ak Parti'den önce hiç bir siyasi partiye girmemiştiniz. Kim teklif etti, kim geldi sizi Ak Parti'ye davet etti.
Ünver: Metin Bey ile Sezai Bey.
Erdal: Nasıl oldu?
Ünver: 2001 yılının ekim ayıydı zannedersem, bir akşam büroma geldiler ikisi sağolsunlar. Dediler ki biz Ak Parti'yi kurmaya çalışıyoruz. Metin Bey:"Ben İl Başkanıyım, Sezai Bey'de Merkez İlçe Başkanı, sizinde isminizi verdiler" dedi. Kendilerini tanıyorum ben ismen ama muhabbetim yok. Metin Bey ve Sezai Bey olarak biliyorum Bilecik küçük yer. Bende o zaman hiç tereddüt etmeden zaten girmeyi düşünüyordum partimizin genel merkezide biliyorsunuz 14 Ağustos 2001'de kurulmuştu. Katılmayı düşünüyordum böyle de bir teklif gelince hiç düşünmeden kabul ettim ve kurucu il yönetiminde görev aldım.
Erdal: O zamanlar parti binası yoktu. Kazım Bey diyor ki benim muhasebe bürosunda toplanıyorduk. O toplantılara sizde katılıyor muydunuz?
Ünver: Yok onlara katılmadım. Onlardan haberim yok benim.
Erdal: O dönemde teklif götürülen bazı kişiler kabul etmemiş. Sizinde teklif götürdükleriniz varmıydı kurucu yönetime?
Ünver: Yok ben götürmedim.
Erdal: Kuruluş aşamasından biraz bahseder misiniz?
Ünver: Hakikaten zor meşakatli bir süreçti yani 28 şubat süreci 1997-98 yeni geçmiş. Arkasından 2001 ya da 2000 yanılmıyorsam Fazilet Partisi kapatılmış ve yeni bir parti kurulmuş bunun teşkilatlanması millet üzerinde hakikaten bir baskı. Millet rengini, safını belli etmek istemiyordu, korkuyordu. Hatta yeni yeni o baskıdan kurtulmaya başladık. Vatandaşımızda 2002 seçimlerinde de aynı şeyi gördük, 2007 seçimlerindede. Böyle bir süreçte tepkiler, eleştiriler aldık. Siz yanlış yapıyorsunuz, siz yanlış yoldasınız... Şahsen bende aldım yani.
Erdal: Kimler tepki gösterdi diye sorsam.
Ünver: Hatırlamıyorum şu anda genelde tanıdıklarımız, çevremizdeki insanlar, değişik görüşlere mensup olan arkadaşlarımız.
Erdal: O dönemlerde Bilecik'te çok tartışma meydana geldiği için soruyorum. Sezai Bey de Metin bey de söyledi. O dönemde şimdiki İl Başkanı Ramazan Kurutlmuş da kurucu il yönetimi için davet edilmiş ama kabul etmediği söylendi. Gerçi o toplantıda siz yoktunuz ama yine kurucu il yönetimi arasında bu konular konuşulmuş olabilir. Buna dair bir bilginiz var mı?
Ünver: Ne zaman olduğunu bilmiyorum. Kurucu yönetimde görüşülüp görüşülmediğini hatırlamıyorum ama daha sonraki süreçte üçüncü kişiler vasıtasıyla Ramazan Bey'in davet edilip kabul etmediğini duydum
Erdal: Ak Parti İl Başkanlığı binası tutuldu. Yine Kazım Bey ile yaptığımız röportajda Kemal Bey kardeşim kira bedellerini toplardı, sık sık gelirdi diye bahsediyor hatta bir ara "Yeter artık kardeşim her ar her ay ben kurucu felan olmak istemiyorum" dediğini esprili bir şekilde anlattı. Nasıl oldu o günleri anlatır mısınız biraz bize?
Ünver: Az önce dediğiniz gibi parti binamız yoktu. Biz yönetimimizi kurduktan sonra ilk toplantımızı öğretmen evinde yaptık.
Erdal: O toplantıya gazeteci olarak bizde katıldık.
Ünver: Metin Bey'in ilk dediği "Arkadaşlar bize önce para işleri için il muasipi lazım" dedi. Arkadaşlar beni önerdiler. İttifakla o göreve getirildim. Sonra ben arkadaşlarla tek tek görüştüm. Çünkü yeni bir parti kuruldu. Yeni bir bina tutulacak, demirbaş alınacak, masraflarımız var, kiramız olacak bunları karşılamak için herkes kendi gücüne göre bir oran belirledi bende mumtazaman ayın sonuna doğru paraları topladım. Vermeyene zorla bir daha bir daha gittim topladım paraları.
Erdal: Kimlerdi o arkadaşlar, kimlerden topladınız paraları?
Ünver: Kurucu il yönetiminden.
Erdal: Kimler vardı kurucu il yönetiminde?
Ünver: Hepsine gidiyordum aşağı yukarı, 20 kişiyiz zaten hepsine gidiyordum. Yani Metin Bey, Kazım abi ondan sonra Sezai Bey, Hüseyin vardı. Hatırlayamadım şimdi bazılarını arkadaşların.
Erdal: Sonra yönetim kurulu toplantıları parti binanızda başladı.
Ünver: Tabi binamızı tuttuk, dekorasyonunu yaptık. Telefonunu, çay ocağını hazırladık. Toplantılarımızı orada yapmaya başladık.
Erdal: Sonra genel seçimler yaklaştı. Aday adaylığı süreci başladı. Metin Bey ile yaptığımız röportajda o dönemlerde ilk etapta Selçuk Erşan'a, Osman Işıklar'a adaylık için teklif götürüldüğünü işte Bahattin Şeker'in genel merkez tarafından ismi geçtiğini bahsetmişti. Aday adaylığı sürecinde Metin Bey istifa etti, sonra aday adayı oldu. Siz mi ısrarcı oldunuz yönetim olarak?
Ünver: Biliyorsunuz 3 Kasım'da bir anda erken seçim kararı alındı, normal seçimlere bir buçuk sene vardı daha. Zaten yeni kurulmuş bir partiydik daha 6-7 aylık bir partiyiz. Arkadaşlarımızın çoğu genç siyasi deneyimi olmayan bir Kazım Abi var benim hatırladığım eskiden tecrübesi olan. Sezai Bey ile Metin Bey vardı ve arkadaşlarımızın çoğunun partini kuruluşunda en çok emeği geçen kişi maddi manevi anlamda Metin Bey'dir, bu görevde ona layıktır diye düşünce vardı fakat kendisi pek istemiyordu, ısrarla istemiyordu.
Erdal: Sizde ısrar edenlerden misiniz?
Ünver: Israr etme değil yani bu göreve senin layık olduğunu, bu görevin senin hakkındır demiştik Metin Bey'e. Başka birisi çıkmadı kimse aday olmadı.
Erdal: Daha sonra aday adayları çoğaldı.
Ünver: Sonra Fahrettin Bey aday adayı oldu. Alparslan Bey vardı Osmaneli'de, Üzeyir Bey aday adayı oldu.
Erdal: Şimdi bizim bildiğimiz kadarıyla Fahrettin Bey ile daha önceye dayanan bir hukukunuz var. Onu da anlatırsanız memnun oluruz.
Ünver: Fahrettin Bey ile İmam Hatip Lisesi'nden arkadaşlığımız vardı. 1979 yılında ortaokulda beraber başladığımız ve lise 1, lise2'ye kadar süren bir arkadaşlağımız vardı. 4 sene aynı sınıfta.
Erdal: Fahrettin Bey'in aday adayı olacağından haberiniz var mıydı?
Ünver: Benim haberim yoktu olduktan sonra oldu.
Erdal: Bu arada Fahrettin Bey'in Sayıştay'da olduğu dönemlerde sizin irtibatınız devam ediyor muydu?
Ünver: Ben 3 sene Bogaziçi Üniversitresi'nde okuduktan sonra tekrar sınava girerek Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne gittim Fahrettin Bey de orda okuyordu. Ben girdiğimde o dördüncü sınıftaydı, bir sene öyle bir görüşmemiz oldu.
Erdal: Aday adaylığı sürecinde Fahrettin Bey sizi buldu mu?
Ünver: Tabi tabi ilk görüştüğü kişi benim.
Erdal: Nasıl odu, nasıl gerçekleşti görüşme?
Ünver: Ben aday olduğunu öğrenince telefonunu bularak telefon ettim kendisine. O da o gün burlardaymış geldi büroma görüştük.
Erdal: Ne söyledi, ne konuştunuz orada?
Ünver: Dedim milletvekili aday adayıymışsınız, evet öyle bir karar aldık hayırlısı neyse inşallah dedi bende tamam üzerimize düşen neyse yaparız dedim. Metin Bey ile görüştüğü günün akşam üzeriydi zaten.
Erdal: Kazım Bey, Kemal Bey ile beraber geldiler dedi.
Ünver: Evet doğru ama ne zamandı tam hatırlamıyorum. Kazım Bey İl Başkanvekiliydi zaten. Onun yanına götürdüm onunla tanıştırdım. Sonra yönetim kurulundaki arkadaşlarla tanıştırdık. Ondan sonraki süreci zaten biliyorsunuz aday adayı çalışmalar falan.
Erdal: Bir temayül yoklaması yapıldı teşkilat arasında. Siz o dönemde Fahrettin Bey'in olması için mi çalıştınız?
Ünver: Ben oyumu hem Metin Bey'e hem Fahretin Bey' e verdim.
Erdal: Genel Merkez tarafından sıralama belli edildi. Birinci sıra Fahrettin Bey geldi, ikinci sıra Metin Bey. Bu teşkilatta nasıl karşılandı?
Ünver: Az önceki sorunuza tam cevap olmadı heralde. Tabiki Fahrettin Bey'in de aday olmasını istiyordum okul arkadaşım, Metin Bey kurucu il başkanı. Sonuçta genel merkezin belirleyeceği bir süreç tüzüğümüze göre.
Erdal: Peki iki kişiye oy verme hakkınız olmasaydı bir kişiye vermek durumunda olsaydınız kime verirdiniz?
Ünver: Ya şimdi.. o süreç geçti bilemiyorumki.
Erdal: Neyse daha fazla zorlamıyorum bu konu üzerinde. Sıralama belli olduktan sonra teşkilat nasıl karşıladı bu sıralamayı?
Ünver: İlk başta Metin Bey'in ikinci sırada gelmesi şok etkisi yarattı tabi. Ama siyaset ve genel merkezin verdiği bir karar biizm müdahale şansımız yok. Siyasette benim prensibim kim aday olursa çalışmak. Sonuçta parti menfaati gözetmek gerekiyor. Kısa bir süre sonra bu şok atlatıldı.
Erdal: Toparlanma oldu mu?
Ünver: Kısmi diyeyim. Bazı arkadaşlarımız katılmadı tabi. Yani yoğun bir katılımla geçen seçim dönemi olmadı.
Erdal: Seçim çalışmalarına yönetim kurulu üyelerinin tamamı katılmadı mı?
Ünver: Tamamının katılımıyla gerçekleştirilen bir seçim olmadı tabi.
Erdal: Sonra milletvekilliği çıktı, bir zafer geldi. Parti binasında seçim akşamı bende vardım siz oyları sayıyordunuz bir taraftan fax çekiliyordu.
Ünver: Sandık görevlilerinden gelen dökümleri Ankara'ya gönderiyorduk.
Erdal: O dönemi bende hatırlıyorum. Partide büyük bir sevinç vardı gördüğümüz kadarıyla. Siz ordaydınız.
Ünver: Gündüz saat beş gibi biz birkaç kişiydik partide. Sonra gece saat 9-10 gibi baktığımda partide yer kalmamıştı.
Erdal: Sonra yönetim kurulunun bir istifası var. Seçimden sonra yönetim kurulu neden istifa etti? İktidar olmuş bir parti, milletvekili çıkartmış bir il var. Yani böyle bir zafer kazanmış il yönetimi neden istifa etsin?
Ünver: Bir akşam yönetim kurulu toplantısı odu. Dedilerki bu seçim döneminde çalışmalara katılmamış, toplantılara katılmamış arkadaşlarımız vardı. Yeni seçilmiş bir milletvekili vardı belki bizimle çalışmak istemeyebilirdi. Daha önceden gelmiş bir yönetim o zamanki o zor şartlara rağmen kurulmuş bir yönetim herkes katılmamış olabilir. O gün için muhalefette olmuş bir partisin ama bugün yüzde 34 oy almış iktidar olmuş bir partisin. Dolayısıyla temsil açısından da yönetimi biraz güçlendirelim sayıyı arttıralım, milletvekilimizin önünü açalım düşüncesiyle il ve ilçe yönetimleri istifa kararı aldı. Başka bir sebebi yok yani. Sonra da genel merkez atama yaptı.
Erdal: Siz ondan sonraki yönetimde varmıydınız?
Ünver: Varım tabi. İbrahim Bey'in yönetiminde de il sekreteri olarak görev aldım.
Erdal: Daha sonra görevleriniz devam ediyor parti içerisinde, hangi dönemde il başkanlığı görevini aldınız?
Ünver: 2005 Eylül ayında. İbrahim Bey'lerin istifasından sonra.
Erdal: Ramazan Bey ne zaman partiye girdi? Sezai Bey'e sordum o heralde iktidar olduktan sonra gelmişti dedi.
Ünver: Yanılmıyorsam İbrahim Ertan'ın kurduğu yönetim ile girdi.
Erdal: Sizin İbrahim Ertan'dan sonraki il başkanlığı atama mı, seçilme mi?
Ünver: Atamayla. 2005 Eylül ayında atama oldu, 2006 Mayıs ayında kongre ile seçildim.
Erdal: Daha sonra Belediye Başkanı aday adaylığı var galiba.
Ünver: O 2004'te var evet. 2007'de de milletvekilliği aday adaylığı var.
Erdal: 2007'deki aday adaylığı ile ilgili benim kafamdaki soru işareti şu. Milletvekili Fahrettin Bey sizin okul arkadaşınız bir hukukunuz var. Zaten kendisi tekrar aday.
Ünver: Ama bizim milletvekili sayımız iki.
Erdal: Evet. Yani siz ikinci sıra için aday oldunuz.
Ünver: Biz iki milletvekili çıkaracağımız hedefiyle girdim ben ve farkındaysanız o seçimlerde çok düşük bir oyla ikinciyi kaybettik biz.
Erdal: Daha sonra il genel meclis üyeliği mi?
Ünver: Tekrar il başkanlığına atandım ben 2008 Ocak ayında. 1 Aralık 2008'de ise il genel meclis üyeliği için il başkanlığı görevimden ayrıldım. Ve şu anda Bilecik Merkez İlçe il genel meclis üyesiyim.
Erdal: Bizim kuruluşa dair sormak istediklerimiz bu kadar ama sizin o dönemlere dair anlatmak istedikleriniz var mı?
Ünver: Konuşmamın başında da söyledim. Daha önce röportaj yapan arkadaşlarda söyledi. Sürecin zorluğundan, baskılarından, 28 Şubat süreci geçmiş, Fazilet Partisi kapatılmış. Çeşitli baskıların halkın üzerinde olduğu veya öyle gözüktüğü bir dönemde kurulmuş bir partiyiz. Öyle bir partiyiz ki Bilecik için konuşuyorum, milletvekilimiz, belediye başkanımız, il genel meclis üyemiz, belediye meclis üyemiz yok. Ama şimdi Allah'a şükür çoğunluk bizde olan bir partiyiz. Böyle bir partide böyle bir harekette kuruluşundan itibaren görev aldığım için kendimi mutlu hissediyorum. Çorbada bizimde tuzumuz varsa ne ala.
Erdal: Bugünde röportajımızı Mali Müşavir Kemal Ünver Bey ile gerçekleştirdik. Ak Parti'nin kuruluşuna dair röportajlarımız devam edecek.
Bu haber toplam 0 defa okunmuştur

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.