HÜKÜMETİN TEKLİFİ ALANLARA DAVETTİR

HÜKÜMETİN TEKLİFİ ALANLARA DAVETTİR

Memur-Sen, toplu sözleşmelerle ilgili olarak 'Hükümetin teklifi, alanlara davettir' diyerek 15 Mayıs Cuma günü saat 12.30'da Cumhuriyet Meydanı'nda basın açıklaması yaptı.

Memur-Sen yağtığı basın açıklamasında; " Kamu İşveren Heyeti, hizmet kollarına ilişkin görüşmelerde takındığı “benim dediğim olur” dayatmasını, genel toplu sözleşme görüşmelerinde de sürdürmektedir. Maalesef ‘ekonomik büyümede Dünya ikincisi, Avrupa birincisi olduk’, ‘ekonomik gelişmede Avrupa’ya örnek ülke durumundayız’ diyen Hükümetin, Kamu İşveren Heyeti aracılığıyla kamu görevlilerine önerilen 2012 yılı için %3+%3, 2013 yılı için %2+%3 zam teklifi komiktir. Komik olduğu kadar da Türkiye’nin ekonomik gerçeklerini yansıtmamaktadır. Biz, toplu sözleşme masasında olduğumuzu sanıyorduk. Ancak, bu teklifle karşılaşınca bir an kendimizi Cem Yılmaz’ın gösterisinde gibi hissettik.

Ekonomik büyüme ve istikrar noktasında gelişmiş ülkelere örnek oldukları iddiasındaki hükümet ve ekonomi yönetimi, kamu görevlilerine gelişmekte olan veya az gelişmiş değil, gelişmemiş ülkeler düzeyinde maaş zammı teklif etmiştir. Büyük Memur-Sen ailesinin, bırakın bu maaş artışı teklifini kabul etmesini, ciddiye alıp değerlendirmesi bile mümkün değildir. Bu çerçevede, 2.5 milyon kamu görevlisi ve 1.8 milyon kamu görevlisi emeklisi adına, en kısa zamanda Kamu İşveren Heyeti’nden yeni ve gerçekten değerlendirmeye değecek oranda maaş zammı teklifi bekliyoruz. Bu teklif, beklentimizi karşılamazsa, bizi bekleyen alanları ısıtmaya hazırız. Üretim ve örgütlenmeden gelen gücümüzü masada görmezden gelenler, alanlara çıktığımızda isteseler de istemeseler de o gücü görecekler ve kabul edeceklerdir.

Hükümet, Kamu İşveren Heyeti kanalıyla masaya getirdiği 2012 yılı için %3+%3, 2013 yılı için %2+%3 zam tekliflerinde, hedeflenen enflasyonu dikkate aldığını iddia ediyor. Biz biliyoruz ki, son yıllarda hükümetin enflasyon hedefi ile gerçekleşen enflasyon rakamları arasında yüzde 100’lere varan farklar oluşmaktadır. İktidarın hakkını yememek için öncelikle 2003, 2004, 2005 yıllarında, gerçekleşen enflasyon rakamının hedeflenen enflasyonun altında çıktığını ifade edelim. Küresel krizin yaşandığı 2009 ve takip eden 2010 yılında da hükümet enflasyon hedefini kısmen tutturabilmiştir. Ancak, 2006 yılından bugüne kadarki tabloya baktığımızda durum değişiyor. 2006 yılında, enflasyon yüzde 5 hedeflenmiş yüzde 9.7 olarak gerçekleşmiş. 2007 yılında yüzde 4 hedeflenmiş yüzde 8.4’te ancak durdurulabilmiş. 2008 yılı ise sapmanın en fazla olduğu yılı gösteriyor: Hedef yüzde 4, gerçekleşen ise yüzde 10.1, arada 2.5 katlık bir fark var. 2011 yılında ise yüzde 5.5 hedeflenen enflasyon, yıl sonunda yüzde 10.5 olarak gerçekleşmiştir.

Görüldüğü gibi enflasyon tahminlerinde, bazı yıllarda yüzde 100, bazı yıllarda ise yüzde 100’ü de aşan oranlarda sapma olmuştur. Bu nedenle hükümet dahil hiç kimse, hedeflenen enflasyonu baz alan bu komik teklifi kabul etmemizi ve dikkate almamızı beklemesin.

2012 enflasyon seyrinden yola çıkarak teklifi değerlendirdiğimizde, yine teklifin ne kadar anlamsız ve mesnetsiz olduğu görülmektedir. 2012 yılının ilk çeyreğinde yani ilk dört aylık enflasyon yüzde 3.05’tir. Burada bir ironiyi ifade etmek istiyorum. Toplu sözleşme masasının gecikmesinden şikayet ettik. Karşımıza çıkan bu anlamsız ve komik tekliften sonra, iyi ki toplu sözleşme masası gecikmiş diyoruz. İlk dört ayda %3.05’e ulaşan bir enflasyon var. Getirilen teklif dört aylık enflasyonu karşılamaktan bile uzaktır. Bunu tahminen değil bizzat Kamu İşveren Heyeti’nde temsilcisi bulunan kamu kurumlarının rakamlarıyla söylüyoruz. Hedeflenen rakamlar üzerinden değil gerçek rakamlar üzerinden konuşuyoruz. 2012’nin Nisan ayına göre, yıllık enflasyon ise yüzde 11.14 olarak gerçekleşmiştir. Bütün bu gerçeklere rağmen bize sunulan teklifin anlamı, Kamu İşveren Heyeti’nin gerçekleşen enflasyon rakamlarına gözünü kapatarak kamu görevlilerini enflasyona ezdirmeye karar vermiş bir iradeyle hareket ettiğidir.

Bu veriler esas alındığında Kamu İşveren Heyeti’nin, 2012 yılı için %6+%6 maaş zammı ve bunun üzerine de yüzde 4 büyüme hedefini eklemek suretiyle masaya %16’lık bir teklif sunması gerekirdi. Bunun yerine 2012 ve 2013 yılı toplamında yüzde 11’lik zam teklifiyle masaya gelinmesi; Hükümetin masayı ciddiye almadığının, kamu görevlilerinin tekliflerine gözlerini kapadığının göstergesidir. Kamu görevlilerinin geneline yönelik diğer konulara ilişkin tekliflerle ilgili olarak masaya hiçbir teklif sunmayan Kamu İşveren Heyeti, toplu sözleşme masasının kapsamını fiilen daraltma kurnazlığı peşindedir. Memur-Sen olarak kamu görevlileri adına bu kurnazlığa geçit vermeyeceğiz. Hükümet bu teklifiyle, toplu sözleşmeyi imzalamak için kullanmak istediğimiz kalemleri Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’na başvuru yapmak için kullanmamızı istiyor. Uzlaşma yerine kamu görevlilerinden uzaklaşmayı tercih eden siyasi iktidar, bir sonraki oturuma tekliflerini revize ederek gelmelidir.

Buradan Kamu İşveren Heyetine geçmişte büyümeden verilmeyen paylarımızı yani alacaklarımızı da hatırlatmak isterim. 2003 yılından bu yana ekonomi yüzde 48.3 büyümüştür. Ancak, hükümet 9 yıldır kamu görevlilerine büyümeden hiç pay vermemiştir. Bu yıl bu anlayışın yıkılmasını, kamu görevlilerine büyümeden pay verilerek bu iktidar döneminde bir ilkin gerçekleşmesini bekliyoruz.

Bir noktayı daha dikkatlerinize sunmak istiyorum. Tarihte ilk kez, kamu görevlileri 5 aydır zamsız maaş almaktadır. Memur-Sen olarak, gecikmenin sorumlusu olan hükümetin gecikmeden kaynaklanan mağduriyeti giderecek gecikme zammı farkını kamu görevlilerine ödemesi gerektiğine inanıyoruz. Maaş zammı teklifi belirlenirken, bu hususun da dikkate alınması gerekirdi. Ancak, maalesef bu hassasiyeti dahi göremedik.

Buradan çağrıda bulunuyoruz. Hükümet artık kamu görevlilerinin maaş zamları gündeme geldiğinde mali disiplin, bütçe disiplini, ekonomik sınırlılık kavramlarını bir kenara atsın. Üst düzey sivil bürokratlara bir kalemde 772 lira, üst rütbeli askeri personele 336 lira veren, sermayeye tek kalemde 2 milyar liralık teşvik hediye eden hükümetten, kamu görevlilerini motive edecek, teşvik paketi oluşturacak teklifler istiyor ve bekliyoruz. Kamu görevlileri ihsan ya da lütuf beklentisi içerisinde değildir. Kamu görevlileri emeklerinin karşılığı olan ve yedi düvele övünerek anlatılan Türkiye ekonomisinin altından rahatlıkla kalkabileceği bir zam oranı teklifi beklemektedir. Bu teklifler için, dağ fare bile doğurmamıştır diyoruz. Hükümetten masaya dağın fare değil dağın aslan doğuracağı bir teklif bekliyoruz. Her iki tarafın tekliflerini karşılaştırdığımızda ortaya çıkan tablo oldukça ilginç. Bizim tekliflerimize göre Türkiye ekonomisi oldukça iyi durumda, hükümetin teklifini esas alırsanız ekonomimizin iflasına ramak kalmış durumda. Takdir kamu görevlilerimizin ve milletimizindir.

Sözlerime son vermeden önce Memur-Sen’in toplu sözleşme tekliflerini genel hatlarıyla hatırlatmak istiyorum.

Kamu görevlilerinin aylık ve ücretlerine, 2012 yılı için %16, 2013 yılı için %14 oranında artış istiyoruz.

Taban aylığına, 2012 yılı için %16 artı 120 TL seyyanen zam, 2013 yılı için %14 artı 80 TL seyyanen zam yapılmasını teklif ediyoruz.

Kıdem aylığı gösterge rakamı, 20’den 100’e çıksın, 25 yıllık süre sınırlaması uygulanmasın diyoruz.

Yan ödeme katsayısının üç kat arttırılarak aylık katsayısı ile eşitlenmesi gerektiğini söylüyoruz.

Toplu sözleşme ikramiyesi, 2012 yılında 90, 2013 yılında 120 TL olarak uygulanmasını, en çok üyeye sahip konfederasyon üyeleri ile yetkili sendika üyelerine %30 artırımlı ödenmesini teklif ediyoruz.

Eş yardımı 2012 için 200, 2013 için 250 TL olarak uygulansın diyoruz.

Çocuk yardımı, üniversite öğrenimi gören çocuklar için bir kat artırımlı ödenmek üzere 2012 için 50, 2013 için 60 TL olsun diyoruz.

Kamu görevlilerine 2012 yılı için 100 2013 yılı için 120 TL giyecek yardımı verilmesini teklif ediyoruz.

Her gün için 4 TL ulaşım, her öğün için 5 TL yemek yardımı istiyoruz.

Doğum ve ölüm yardımı ödeneklerinin tutarlarının fiili durumla uygun olması için bir kat arttırılmasını istiyoruz.

Kamu görevlilerine evlenme yardımı yapılmasını istiyoruz.

Ek göstergelerin 600 puan artırılmasını, yardımcı hizmetler sınıfı personelinin de ek göstergeden yararlanmasına istiyoruz.

666 sayılı KHK’de göz ardı edilen kamu görevlilerinin ek ödeme mağduriyetini gidermek için öğretmenlere ve akademik personele 50 puan, din görevlileri ile hekim dışı sağlık personeline 25 puan ek ödeme artışı verilmesi gerektiğini teklif ediyoruz.

Ek ödeme tutarlarının sosyal güvenlik primi kesintisinde dikkate alınmasını ve emekli maaşına yansıtılmasını istiyoruz.

Kamu görevlilerinin vergi yükünün adalet çizgisine çekilmesi için gelir vergisine esas gelir dilimi tutarlarında artış yapılmasını istiyoruz.

Cezalandırma sınırı olmayan kamu personel sisteminde ödüllendirmede de sınır olmamasını ve ödül tutarlarının artırılmasını istiyoruz.

Araştırmacı kadrosuna atanarak kazanılmış hakları yok sayılan kamu görevlilerinin haklarının iade edilmesini istiyoruz.

KİT personelinin ücret gruplarının üçe indirilmesini ve ücret grupları arasındaki tavan ve taban ücretleri arasındaki makasın daraltılmasına istiyoruz.

Sözleşmeli ve geçici personelin kadrolu statüde görev yapan kamu görevlilerinin yararlandığı sosyal hak ve yardımların bütününden yararlanması gerektiğini söylüyoruz.

Bu tekliflerin her birine evet diyecek mali imkan Türkiye bütçesinde mevcuttur. 2012 yılı bütçesinde faiz ödemelerine yaklaşık 50 milyar TL kaynak ayıran bir Hükümetin, emeğiyle, alın teriyle ülkesine hizmet eden kamu görevlilerine 2012 yılı için %16 2013 yılı için %14 veremiyorum demesi anlaşılır ve kabul edilir değildir.

Memur-Sen, bu haklı teklifleri karşılanıncaya kadar mücadelesine devam edecektir. " dedi.

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.