"KENDİNİZİ DAHA FAZLA REZİL ETMEYİN!"

"KENDİNİZİ DAHA FAZLA REZİL ETMEYİN!"

İsmet CEP 

Büro Memur Sen İl Başkanı Mustafa Akış, Türk Büro Sen'in yetkiyi kaybetme endişesiyle hareket ettiğini ve kendilerine iftira attığını söyledi.

Mustafa Akış yaptığı açıklamada, ”Bu gün adaletin dağıtıldığı, adaletin merkezinde çalışan ve mağdur olan adalet personeli için çok önemli ve gerçekleri ortaya koyan bazı bilgileri sizlerle paylaşmak istiyorum. Siz değerli adalet çalışanlarımız üzerinden; çamur at izi kalsın mantığı ve yetkiyi kaybetmenin telaşı ile iftira propagandasında bulunmaktan başka çaresi kalmayan, Türk Büro Sen Yönetiminde sözde emek mücadelesi verenler, iftiralarına son hız devam etmektedirler. Son günlerde kendi internet sitelerinde ve bazı adliyelerde dağıtılan broşürlerle, yetkili sendika olarak Büro Memur-Sen tarafından Adalet Bakanlığı personeli promosyon ihalesinde, adalet çalışanlarının haklarının savunulmadığı, hatta teklif tutanağına şerh dahi düşülmediği iftirası atılmıştır. Maalesef yetkiyi kaybetme telaşında olan bu arkadaşlar, önceki yıllarda masayı defalarca terk etmişlerdir. Masayı terk ederek peşinen kaybetmeyi kabul edenler bu gün hem suçlu hem de güçlü olmaya çalışmaktadırlar. Değerli adliye personeli ve Büro İş kolunda çalışan memurlarımız, aşağıda sunduğum Açık Arttırma tutanağında bulunan şerh, ilaveten şerh metni ve Büro Memur Senin Ankara 3.İdare Mahkemesine bahse konu iş ve işlemlerin iptali için açtığı davanın ara karar metni bütün gerçekleri ortaya koymaktadır. Bize iftira atıp kendilerini alçaltanlarla her türlü hukuki haklarımız saklı kalacaktır. Takdiri siz değerli emektar arkadaşlarımıza ve kamuoyuna bırakırken adaletin merkezi adliyelerde iftira atan bu arkadaşlarımızın Türk Ceza Kanunu çerçevesinde suç işlediklerini, vicdanlarda ve yüce Türk adaleti önünde hesap vereceklerini belirtmek isterim. Unutmasınlar ki bu ülkede artık çalışanlar hakkı ve hakikati ayırt etmektedir. İftira atmak sureti ile suç işleyerek ne zamandan beri emek mücadelesi verilir oldu. Siz malum sendika yetkilileri kendinizi daha fazla rezil etmeyin ve iftira atmaktan artık vazgeçin.

Değerli Adalet çalışanları; Tüm yurtta eş zamanlı olarak Adalet Bakanlığı ve Yüksek Yargı yetkililerine seslenerek, hep bir ağızdan diyoruz ki;

Gerek adli, gerekse idari yargı mercilerinin iş yükünün artmasına paralel olarak adliye personelinin göstermesi gereken fedakârlık da gün geçtikçe çoğalmaktadır. Zengin fakir, kentli köylü, genç yaşlı, kadın erkek ayrımı yapılmayan, herkese eşit adaletin dağıtıldığı adliyelerde, iş yükünün artmasına rağmen çalışanların özlük haklarında yeteri kadar iyileşme yapılmamaktadır.

İleri demokrasi için, ülkesi için, vatandaşlar için, en önemlisi adalet için gecesini gündüzüne katan, adliyelerdeki yargılama faaliyetinin sağlıklı bir şekilde devamlılığında mübaşirlerin üstlenmiş oldukları görevler yadsınamaz.

Mübaşirler, hakim tarafından verilen işleri yapmakta, kalem hizmetleriyle ilgili olarak verilen görevleri yerine getirme, mahkemeye ait posta ve tebligat işlerini yürütme, duruşmanın düzenini sağlama gibi önemli görevler üstlenmektedir.

Mübaşirler, her ne kadar 657 Sayılı Devlet Memurları Yasası’nın 36. maddesinde yardımcı hizmetler sınıfı içerisinde değerlendirilse de yaptıkları görevler nedeniyle genel idari hizmetler sınıfına girmektedir.

Mübaşirlerin genel idari hizmetler sınıfı kapsamında kabul edilmemesi anayasal eşitlik, maddi ve manevi varlığın geliştirilmesi ve çalışma barışının korunması temel ilkelerine, liyakat ve kariyer ilkelerine aykırıdır.

Diğer genel idari hizmetler sınıfındaki unvanlardan bir farklılığı bulunmayan mübaşirler maalesef üvey evlat muamelesi görmektedir.

Bakanlık makamının resmi web adresinde yayımlanan 3’üncü yargı reformu adı verilen Kanun Tasarısı’nda mübaşirlerin Genel İdari Hizmetler sınıfına geçmeleri umudu doğdu. Ancak yasa tasarısı Başbakanlıktan Türkiye Büyük Millet Meclisine sevk edilen tasarıda maalesef mübaşirlerin genel idari hizmetler sınıfına dahil edilmesine ilişkin kısım çıkartıldı. Mübaşirler bu uygulama ile önce sevindirildi sonra mağdur edildi.

Ayrıca, Cumhurbaşkanlığı makamında yüksek yargı başkanları ile yapılan yargı paketi toplantısı neticesinde Adalet Bakanlığındaki sadece belli bir kesimin ücretlerinin arttırılacağı yönündeki açıklamayı da kabul etmemiz mümkün değildir. Bir kesime ücret artışı sağlanırken diğer kesimin mağdur edilmesi yanlış ve kabul edilemez bir durumdur. 

Adalet Bakanlığı personeli bir bütündür. Personel, çok çalışmakta ancak emeğinin karşılığı olan ücreti alamamaktadır ve çeşitli haksızlıklara maruz kalmaktadır. Büro Memur-Sen olarak, adalet dağıtan ancak adil uygulamalardan faydalanamayan bakanlık personelinin moral ve motivasyonun arttırılmasını ve bozulan çalışma barışının tekrar sağlanmasını istiyoruz. Bunun için mübaşirler genel idari hizmetler sınıfına geçirilmelidir ve tüm adalet çalışanlarına insan onuruna, haysiyetine yakışır bir ücret verilmelidir. Adaletin ibresi bir kez de olsa çalışanlara dönmelidir.

Adalet bakanlığının ve yüksek yargı başkanlarının bu sesimize kulak vermesini bekliyoruz.”dedi.

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.