Miras Payı Nasıl Hesaplanır ve Reddi Miras Süresi Ne Kadardır?

Miras Payı Nasıl Hesaplanır ve Reddi Miras Süresi Ne Kadardır?

Bir kişinin vefatından sonra mirasçıların karşılaştığı ilk sorulardan biri “Mirasın ne kadarı bana düşer?” olurken, terekenin borçlu olduğu durumlarda ikinci önemli soru “Mirası reddetmek için ne kadar sürem var?” şeklindedir.

Bir kişinin vefatından sonra mirasçıların karşılaştığı ilk sorulardan biri “Mirasın ne kadarı bana düşer?” olurken, terekenin borçlu olduğu durumlarda ikinci önemli soru “Mirası reddetmek için ne kadar sürem var?” şeklindedir.

Bu iki konu birbiriyle bağlantılı olsa da hukuken farklıdır. Miras payının hesaplanması, kimlerin yasal mirasçı olduğunu ve terekenin hangi oranlarda paylaşılacağını belirler. Reddi miras ise mirasçının mirasçılık sıfatından doğan hak ve borçları kabul etmek istememesi hâlinde başvurabileceği ayrı bir yoldur.

Bu nedenle terekenin paylaşımına geçmeden önce hem mirasçıların hem de terekenin mal ve borç durumunun belirlenmesi önem taşır.

Yasal Mirasçı Kimdir?

Türk Medeni Kanunu’nda kan hısımlarının mirasçılığı zümre sistemine göre düzenlenmiştir.

Birinci zümrede mirasbırakanın altsoyu, yani çocukları ve onların altsoyu bulunur.

Mirasbırakanın altsoyu yoksa ikinci zümrede anne ve baba ile onların altsoyu devreye girer.

İkinci zümrede de mirasçı bulunmaması hâlinde büyükanne, büyükbaba ve onların altsoyu gündeme gelebilir.

Sağ kalan eş ise bulunduğu zümreye göre farklı oranlarda mirasçı olur.

Dolayısıyla miras payını hesaplamak için yalnızca kardeş sayısını bilmek yeterli olmayabilir. Öncelikle aile ağacında hangi mirasçıların hayatta olduğu ve temsil yoluyla mirasçılık bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.

Eş ve Çocuklar Varsa Miras Nasıl Paylaşılır?

Mirasbırakanın sağ kalan eşi ve çocukları varsa eş, mirasın dörtte birini alır.

Kalan dörtte üçlük bölüm ise çocuklar arasında eşit biçimde paylaştırılır.

Örneğin mirasbırakanın;

⦁ Eşi,

⦁ İki çocuğu

varsa eşin payı 1/4 olur.

Çocuklara kalan 3/4 ise iki çocuk arasında eşit bölünür ve her çocuk 3/8 pay alır.

Mirasçı sayısı arttıkça veya ölen çocukların altsoyu devreye girdikçe hesap daha ayrıntılı hâle gelebilir.

Bu tür durumlarda miras payı hesaplama aracı üzerinden yasal mirasçılık senaryosuna göre yaklaşık pay dağılımı görülebilir.

Eş Var Ama Çocuk Yoksa Miras Nasıl Bölünür?

Mirasbırakanın çocuğu veya başka altsoyu bulunmuyorsa sağ kalan eş, mirasbırakanın anne ve baba zümresiyle birlikte mirasçı olabilir.

Bu durumda sağ kalan eş mirasın yarısını alır.

Kalan yarı ise şartlarına göre anne, baba veya onların altsoyuna geçebilir.

Anne veya babadan biri mirasbırakandan önce ölmüşse onun payının kendi altsoyuna geçmesi mümkündür.

Bu nedenle “çocuk yoksa bütün miras otomatik olarak eşe kalır” şeklindeki yaklaşım her durumda doğru değildir.

Eş, Anne ve Baba da Yoksa Kim Mirasçı Olur?

Altsoy bulunmaması ve ikinci zümrede mirasçı bulunmaması hâlinde üçüncü zümre gündeme gelir.

Büyükanne ve büyükbaba ile bunların altsoyu belirli şartlarla mirasçı olabilir.

Sağ kalan eşin üçüncü zümreyle birlikte mirasçı olması durumunda eşin pay oranı da farklılaşır.

Kanuni zümre sisteminde yakın zümrede mirasçının bulunması, daha sonraki zümrenin mirasçılığını engeller.

Bu nedenle uzak akrabaların mirasçı olup olmadığı değerlendirilirken önce daha yakın zümrelerde mirasçı bulunup bulunmadığı kontrol edilir.

Vasiyetname Varsa Yasal Miras Payları Değişir mi?

Mirasbırakan vasiyetname veya miras sözleşmesiyle malvarlığı hakkında ölüme bağlı tasarrufta bulunmuş olabilir.

Ancak bu durum yasal mirasçılık sisteminin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez.

Bazı mirasçıların saklı payları bulunabilir.

Mirasbırakanın tasarrufu saklı payı ihlal ediyorsa şartları oluştuğunda tenkis talebi gündeme gelebilir.

Bu nedenle bir miras payı hesabı yapılırken yalnızca veraset ilamındaki oranlara bakmak bazı dosyalarda yeterli olmayabilir.

Vasiyetname, miras sözleşmesi, daha önce yapılan karşılıksız kazandırmalar ve saklı paylar ayrıca incelenebilir.

Miras Payı Hesaplanırken Borçlar Düşülür mü?

Miras payı oranı ile mirasçıya fiilen kalacak ekonomik değer aynı şey değildir.

Örneğin mirasçı terekenin dörtte birine hak kazanabilir ancak terekenin içerisinde;

⦁ Banka borçları,

⦁ Vergi borçları,

⦁ İcra borçları,

⦁ Kredi borçları,

⦁ Üçüncü kişilere olan diğer borçlar

bulunabilir.

Bu durumda mirasçının 1/4 oranında miras payına sahip olması, terekenin net değerinin de yüksek olduğu anlamına gelmez.

Mirasın aktifleri ve pasifleri birlikte değerlendirilmelidir.

Terekenin borca batık olması hâlinde mirasın reddi özellikle önem kazanabilir.

Miras Borçları da Mirasçılara Geçer mi?

Miras yalnızca malvarlığı değerlerinden oluşmaz.

Mirasbırakanın devredilebilir borçları da kural olarak tereke kapsamındadır.

Mirasçılar mirası kabul ettiklerinde yalnızca taşınmaz, araç veya banka parasını değil, mirasbırakanın borçlarını da dikkate almak zorundadır.

Bu nedenle özellikle yüksek borcu bulunan bir kişinin ölümünden sonra mirasçıların aceleyle tereke malları üzerinde tasarrufta bulunması doğru olmayabilir.

Öncelikle;

⦁ Banka hesapları,

⦁ Taşınmazlar,

⦁ Araçlar,

⦁ İcra dosyaları,

⦁ Vergi borçları,

⦁ Kredi borçları,

⦁ Kefalet ilişkileri

araştırılabilir.

Reddi Miras Nedir?

Mirasın reddi, mirasçının mirasçılık nedeniyle kendisine geçen mirası kabul etmek istemediğini kanunda öngörülen şekilde bildirmesidir.

Reddi miras özellikle terekenin borçlu olduğu durumlarda önem taşır.

Ancak mirasın reddi yalnızca borcu reddetmek anlamına gelmez.

Miras reddedildiğinde terekeye ait haklardan da vazgeçilmiş olur.

Bir başka ifadeyle mirasçı;

“Evi ve parayı alayım ancak kredi borçlarını istemiyorum”

şeklinde kısmi ret yapamaz.

Ret, kural olarak mirasın bütününe ilişkindir.

Reddi Miras Süresi Kaç Aydır?

Mirasın reddi için genel süre üç aydır.

Ancak bu üç aylık sürenin hangi tarihten itibaren başlayacağı her mirasçı için aynı olmayabilir.

Yasal mirasçılar bakımından süre kural olarak mirasbırakanın ölümünü ve mirasçı olduklarını öğrendikleri tarihten itibaren değerlendirilir.

Atanmış mirasçılarda ise vasiyetname veya diğer ölüme bağlı tasarrufun kendilerine resmen bildirilmesi önem taşıyabilir.

Ayrıca terekenin koruma önlemi olarak resmen yazılması gibi bazı durumlarda sürenin başlangıcı değişebilir.

Başlangıç tarihine göre yaklaşık son günü görmek için reddi miras süresi hesaplama aracından yararlanılabilir.

Ancak süre hesabı somut olayda öğrenme tarihi veya özel bir durum nedeniyle değişebileceğinden araç sonucu kesin mahkeme süresi olarak görülmemelidir.

Üç Aylık Süre Ölüm Tarihinden mi Başlar?

Yasal mirasçılar açısından çoğu durumda mirasbırakanın ölümü ve mirasçılık aynı dönemde öğrenildiği için süre ölüm tarihiyle aynı tarihte başlamış gibi görünür.

Ancak kanuni düzenleme yalnızca ölüm tarihine odaklanmaz.

Bir kişinin mirasbırakanın ölümünü daha sonra öğrendiği veya mirasçı olduğunu bilmediği özel durumlar bulunabilir.

Bu durumda başlangıç tarihi ayrıca tartışma konusu olabilir.

Dolayısıyla “ölüm tarihinden üç ay geçtiyse artık kesinlikle reddi miras yapılamaz” şeklinde dosya görülmeden sonuç çıkarılması doğru değildir.

Reddi Miras Nereye Yapılır?

Mirasın reddi, mirasın açıldığı yer sulh hukuk mahkemesine yapılacak sözlü veya yazılı beyanla gerçekleştirilir.

Mirasın açıldığı yer kural olarak mirasbırakanın son yerleşim yeridir.

Ret beyanının kayıtsız ve şartsız olması gerekir.

Mirasçının yalnızca belirli bir borcu veya belirli bir malı reddetmesi şeklinde şartlı bir ret beyanı genel ret sistemiyle bağdaşmaz.

Mahkeme ret beyanını ilgili özel kütüğe işler.

Mirasçı Tereke Mallarını Kullanırsa Reddi Miras Hakkını Kaybedebilir mi?

Bazı davranışlar mirasçının mirası kabul ettiği yönünde değerlendirilebilir.

Özellikle terekeye ait malvarlığını kendi malı gibi kullanmak, devretmek veya olağan yönetimin gerektirmediği tasarruflarda bulunmak ret hakkı bakımından sorun oluşturabilir.

Ancak terekeyi korumaya yönelik zorunlu işlemler ile mirası sahiplenme anlamına gelen işlemler aynı değildir.

Örneğin bozulacak bir malın korunması ile terekeye ait aracı satıp bedelini kişisel ihtiyaçta kullanmak farklı değerlendirilir.

Bu nedenle reddi miras ihtimali değerlendiriliyorsa tereke malları üzerinde işlem yapmadan önce dikkatli hareket edilmesi gerekir.

Borçlu Miras Otomatik Olarak Reddedilmiş Sayılır mı?

Türk Medeni Kanunu’nda “hükmen ret” olarak bilinen özel bir durum bulunmaktadır.

Mirasbırakanın ölüm tarihinde ödeme güçsüzlüğünün açıkça belli olması veya resmen tespit edilmiş bulunması hâlinde mirasın reddedilmiş sayılması gündeme gelebilir.

Ancak her borçlu tereke hükmen reddedilmiş sayılmaz.

Mirasbırakanın birkaç kredi veya icra borcunun bulunması tek başına bu sonucu otomatik olarak doğurmaz.

Terekenin ödeme aczi ve bunun ölüm tarihinde açıkça belli veya resmen tespit edilmiş olup olmadığı somut olayda değerlendirilir.

Reddi Miras Yapan Kişinin Payı Kime Geçer?

Mirası reddeden kişinin payının ne olacağı mirasçılık yapısına göre değişebilir.

Yasal mirasçılardan birinin reddi hâlinde miras payı, kanundaki mirasçılık kurallarına göre o kişi mirasbırakandan önce ölmüş gibi değerlendirilerek diğer hak sahiplerine geçebilir.

Bu durum özellikle çocuklu ailelerde önemlidir.

Bir kişinin mirası reddetmesi hâlinde kendi çocuklarının mirasçılık durumunun ayrıca değerlendirilmesi gerekebilir.

Dolayısıyla yalnızca “Ben reddedersem pay kardeşime geçer” şeklinde varsayım yapılmamalıdır.

Aile ağacının tamamına göre yeni pay dağılımı hesaplanmalıdır.

Bütün Mirasçılar Mirası Reddederse Ne Olur?

En yakın yasal mirasçıların tamamının mirası reddetmesi hâlinde terekenin tasfiyesine ilişkin özel hükümler uygulanabilir.

Bu durumda miras, sıradan şekilde bir sonraki kişilere dağıtılan bir malvarlığı gibi değerlendirilmez.

Resmî tasfiye süreci gündeme gelebilir.

Borçlar ödendikten sonra bir değer kalması durumunda bunun kimlere ait olacağı da kanundaki özel hükümlere göre belirlenir.

Bu nedenle ailede herkesin ayrı ayrı ret beyanı vermesinin sonuçları önceden değerlendirilmelidir.

Reddi Miras Yapan Kişi Sonradan Vazgeçebilir mi?

Reddi miras beyanı önemli hukuki sonuç doğuran bir işlemdir.

Geçerli şekilde yapılan ret beyanından serbestçe ve tek taraflı olarak geri dönülebileceği düşünülmemelidir.

İrade sakatlığı veya başka özel hukuki nedenler ileri sürülüyorsa durum ayrıca değerlendirilebilir.

Bu nedenle ret başvurusu yapılmadan önce terekenin mal ve borç yapısının mümkün olduğunca araştırılması önemlidir.

Miras Payı ile Saklı Pay Aynı Şey mi?

Hayır.

Yasal miras payı, kanun gereği mirasçının tereke üzerindeki normal pay oranıdır.

Saklı pay ise mirasbırakanın ölüme bağlı veya bazı sağlararası tasarruflarıyla ortadan kaldıramayacağı korunan miras payını ifade eder.

Bu iki oran aynı olmayabilir.

Örneğin bir mirasçının yasal payı belirli bir oran iken saklı payı bunun belirli bir kısmı olabilir.

Bu ayrım özellikle vasiyetname ve tenkis uyuşmazlıklarında önemlidir.

Miras Payı Belirlenmeden Taşınmaz Satılabilir mi?

Miras bırakan adına kayıtlı taşınmazların devri bakımından mirasçılık yapısının belirlenmesi gerekir.

Mirasçılar birlikte hareket ederek intikal ve satış işlemlerini gerçekleştirebilir.

Ancak mirasçılar arasında anlaşmazlık varsa ortaklığın giderilmesi veya mirasın paylaşılması süreçleri gündeme gelebilir.

Bir mirasçının diğerlerinden bağımsız şekilde terekeye ait taşınmazın tamamını satması mümkün değildir.

Paylı mülkiyete geçilmişse kişinin kendi payı üzerindeki tasarrufu farklı değerlendirilir.

Reddi Miras Yapmadan Önce Tereke Araştırılabilir mi?

Evet, ancak süre gözden kaçırılmamalıdır.

Mirasçıların terekenin aktif ve pasiflerini araştırması özellikle borçlu miraslarda önemlidir.

Buna rağmen araştırmanın devam ediyor olması, üç aylık ret süresinin kendiliğinden durduğu anlamına gelmez.

Bu nedenle;

⦁ Sürenin başlangıç tarihi belirlenmeli,

⦁ Banka ve borç kayıtları araştırılmalı,

⦁ Taşınmaz ve araçlar kontrol edilmeli,

⦁ İcra dosyaları incelenmeli,

⦁ Ret süresi ayrıca takip edilmelidir.

Tereke araştırması ile süre takibinin paralel yürütülmesi hak kaybı riskini azaltır.

Miras Konusunda İlk Olarak Hangi Hesap Yapılmalı?

Mirasın paylaşılması planlanıyorsa önce mirasçıların ve pay oranlarının belirlenmesi yararlı olur.

Terekenin borçlu olduğuna ilişkin ciddi şüphe varsa ise yalnızca “bana ne kadar miras düşüyor?” sorusuna odaklanmak yeterli değildir.

Şu sıra izlenebilir:

⦁ Mirasçılar belirlenir.

⦁ Yasal pay oranları hesaplanır.

⦁ Terekenin malvarlığı araştırılır.

⦁ Borçları araştırılır.

⦁ Net durum değerlendirilir.

⦁ Mirasın kabulü veya reddi seçenekleri incelenir.

⦁ Reddi miras düşünülüyorsa üç aylık süre ayrıca kontrol edilir.

Bu sıralama, mirasçının yalnızca görünen malvarlığına bakarak karar vermesini önleyebilir.

Hukuki Sürelerde İnternetteki Bilgi Neden Tek Başına Yeterli Olmayabilir?

Miras hukukunda birkaç günlük süre farkı dahi sonucu değiştirebilir.

Örneğin mirasçının ölümü ne zaman öğrendiği, terekenin resmen yazılıp yazılmadığı veya kişinin mirasçı olduğunu daha sonra öğrenip öğrenmediği ret süresinin başlangıcında önem taşıyabilir.

Benzer şekilde miras payları, aile yapısında ilk bakışta fark edilmeyen başka mirasçıların bulunmasıyla değişebilir.

İnternette Diyarbakır en iyi avukat gibi aramalarla miras hukukuna ilişkin bilgi araştırırken, hesaplama sonucunun tek başına hukuki sonucun tamamını göstermediğinin göz önünde bulundurulması gerekir.

Özellikle ret süresinin son gününe yaklaşılmışsa tarihler ve mirasçılık sıfatı ayrıca incelenmelidir.

Sık Sorulan Sorular

Miras payları her kardeş için eşit midir?

Aynı derecedeki çocuklar arasında kural olarak eşitlik vardır. Ancak sağ kalan eş, ölmüş çocukların altsoyu veya farklı zümrelerden mirasçılar bulunması hâlinde hesap değişebilir.

Mirası reddetmek için kaç gün vardır?

Kanunda genel olarak üç aylık süre öngörülmüştür. Ancak sürenin başlangıcı mirasçılık türüne ve somut olayın özelliklerine göre değişebilir.

Mirası reddedersem borçlardan kurtulur muyum?

Geçerli bir ret hâlinde mirasçılık nedeniyle geçen tereke borçlarından sorumluluk bakımından ret hükümleri uygulanır. Ancak kişinin kendi borçları veya tereke dışındaki kişisel yükümlülükleri bundan etkilenmez.

Sadece borçları reddedip evi kabul edebilir miyim?

Hayır. Mirasın gerçek reddi kural olarak mirasın tümüne ilişkindir. Yalnızca tereke borçlarını reddedip malları almak mümkün değildir.

Üç aylık süre geçtiyse hiçbir yol kalmaz mı?

Somut olayda sürenin gerçekten başlayıp başlamadığı, önemli sebeple ek süre koşullarının bulunup bulunmadığı veya hükmen ret şartlarının oluşup oluşmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.

Miras payımı hesapladıktan sonra diğer mirasçılara satabilir miyim?

Miras ortaklığı devam ederken miras payı ve belirli bir tereke malı üzerindeki tasarruflar farklı kurallara tabidir. Somut satışın konusu ve mülkiyet yapısı incelenmeden işlem yapılmamalıdır.

Bilgilendirme notu: Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Mirasçıların kim olduğu, vasiyetname bulunması, terekenin borç durumu ve reddi miras süresinin başlangıç tarihi hukuki sonucu değiştirebilir.

Kaynak:Haber Kaynağı

Bu haber toplam 10 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.