MUHTEŞEM KONFERANS
Bilecik Din Görevlileri Yardımlaşma Derneği "Muharrem Ayı'nı Anlamak" isimli bir gece düzenledi. Gecede İl Müftüsü Necati Tayyar Taş'ta konferans verdi. Muharrem Ayı'nı anlatan Müftü Taş, göz yaşlarına hakim olamazken kendisini dinleyenleri ise adeta mest etti.
Bilecik Din Görevlileri Yardımlaşma Derneği "Muharrem Ayı'nı Anlamak" adlı bir program tertip etti. Program, 30 Kasım Cuma günü saat 19.00'da Belediye Kültür Sitesi'nde gerçekleşti. Yaklaşık 2 saat süren programa ilgi yoğun olurken İl Müftüsü Necati Tayyar Taş verdiği konferansla herkesi mest etti. İl Müftü Yardımcısı Nihat Kaya'nın Kaside-i Bülbül ziyafeti ile Din Görevlileri Tasavvuf Musikisi Konseri geceye renk kattı. İl Müftüsü Necati Tayyar Taş, verdiği konferansta Muharrem Ayı'ndan, Kerbela Olayı'na, Peygamber Edendimizin yaşantısından örneklerle, aşurenin çıkış hikayesine kadar birçok konuya değindi. Geçmişte yaşananlar ile şimdiki beklentiler arasında kıyaslamalar yapan Taş, günümüzdeki müslümanlık anlayışıyla ilgili de çok önemli mesajlar verdi. Hz. Fatıma'yı anlattığı esnada gözyaşlarına boğulan Taş, salondakilerede duygulu anlar yaşattı. Gözyaşlarından bir süre konuşamayan Taş, kendini toparladıktan sonra konferansına kaldığı yerden devam etti.
Bilecik Din Görevlileri Yardımlaşma Derneği tarafından düzenlenen gece Kur'an-ı Kerim okunmasıyla başladı. Osmangazi Camii İmam Hatibi Rıdvan Kurtulmuş Hud Suresi 110 ile 115. ayetler arasını okudu. Ardından Din Görevlileri Yardımlaşma Derneği Başkanı ve Şerifpaşa Camii İmam Hatibi Mehmet Ali Kaya açılış konuşmasını gerçekleştirdi. Düzenledikleri program hakkında bilgiler veren Kaya, Muharrem Ayı'nın içerisinde Hicret gibi, Kerbela gibi önemli olayları barındırdığını belirterek yaşananları anlamak ve dersler çıkarmak için böyle bir program düzenlediklerini ifade etti.
"Devede tüy bile değil"
Mehmet Ali Kaya'nın konuşmasının ardından İl Müftüsü Necati Tayyar Taş konferansına başladı. Taş, Muharrem Ayı'nı Hicri Takvim'in başı ve Hicret'in başlangıç ayı olarak tanımladı. "Biz millet ve Müslüman ümmet olarak bu mübarek gecelerimiz gelir-geçer onların bizden haberi olur bizim onlardan haberimiz olmaz" diyerek özeleştiride bulundu. Taş, Miladi yılın yılbaşı olan Aralık ayı ile Ocak ayına bağlanan gecede yapılan hazırlıklar karşısında Hicri Yılbaşı'nda yapılanları kıyasladı. Hicri yılbaşında yapılanların Miladi yılın başı için yapılan hazırlıklara kıyasla "Devede tüy bile değil" ifadeleriyle açıkladı. Bu tür gecelerin iyi anlaşılmamasının faturalarının ise ödendiğini kaydetti.
"Dünya Kerbela gibi bir katliamı hiç yaşamamış"
Muharrem Ayı'nın iki konusu olduğunu belirten Taş bunları Ehli Beyt'i anlamak ve Hicret olarak açıkladı. Ehli Beyt ile igili bilgiler veren ve Ehli Beyt'i anlamanın önemini vurgulayan Taş, Kerbela olayınıda anlattı. "Tarihçilerin ifade ettiğine göre dünya, Kerbela gibi menfur bir katliamı hiç yaşamamış" dedi. Kerbela'da yaşanan üzücü olayların yarasının hala taze olduğunu ve Kerbela'nın "Her türlü belanın mevcut olduğu yer " anlamına geldiğini söyledi. Kerbela olayına tanık olanların susuz kaldığını, şehit olduğunu dile getiren Taş, şunları kaydetti:
''Hazreti Hüseyin, kucağındaki 3 yaşındaki oğlu Abdullah, susuzluktan çatlamak üzereyken 'Ne olur, bir yudum su verin bu sabiye' diye yalvarmasına rağmen, kucağındaki oğlu oklarla şehit ediliyor ve 73 şehidin hepsinin başı kesiliyor. Özellikle Hazreti Hüseyin'in mübarek naaşı üzerinde defalarca, onlarca at tepiştiriliyor. Tarihçilerin ifade ettiğine göre dünya, böyle menfur bir katliamı hiç yaşamamış" dedi.
Müftü Taş, Göz yaşlarına boğuldu
Muharrem Ayı'nı anlamak için Ehli Beyt'i anlamak gerektiğini vurgulayan İl Müftüsü Necati Tayyar Taş, Hz Muhammed'in kızı Hz Fatıma'ya olan sevgisini anlattığı esnada oldukça duygusal anlar yaşandı. Hz. Fatıma'yı dünya kadınlarının hurisi diye nitelendiren Müftü Taş şöyle konuştu"Hazreti Peygamber, bir gün kızı Fatıma'ya, 'Ya Fatıma, biliyor musun sana niye Fatıma dedim- Fatıma demek, kesilen, ayrılan, yasak edilen demektir. Senin zürriyetine de Cehennem yasak olduğu için adın Fatıma oldu. Senin izinden gidenlere de Cehennem haram olduğu için senin adın Fatıma oldu' demiştir.'' İl Müftüsü Necati Tayyar Taş, Hz. Fatıma'nın babasını kaybettiğinde yaşadıklarını anlatırken göz yaşlarına hakim olamadı. Bir süre konuşamayan ve gözyaşlarını silen Müftü Taş, salondakilerede duygusal anlar yaşattı.
"Aşurenin devamından yanayım"
İl Müftüsü Necati Tayyar Taş, Ehli Beyt'i salondakilere tek tek anlattı ve aşureyle ilgili bilgiler verdi. Aşurenin varlığı ve gerekliliği konusunda çeşitli söylentilerin olduğunu belirten Taş, kendisinin bu geleneğin devam ettirilmesi tarafları olduğunu belirtti. Aşurenin içerisinde birleşen bitkilerin tatlıya dönüştüğüne hiç dikkat ettiniz mi diye soran Taş:" Biz bu gelenekte bunuda çok düşünmedik, yediğimizden bir şeyler anlasaydık böyle olmazdık" diye konuştu. "Hoş bir gelenek yapılmasından ve devamından yana olduğumu söylemek istiyorum" diye ekledi.
"Muharrem Ayı'nı Anlamak" isimli program, katılanlara aşure ikram edilmesinin ardından son buldu.
HABER FOTOĞRAFLARI İÇİN AŞAĞIDAKİ RESMİ TIKLAYIN
Bu haber toplam 0 defa okunmuştur

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.