"NEYİNİZE GÜVENİYORSUNUZ"

"NEYİNİZE GÜVENİYORSUNUZ"

Ak Parti'nin Bilecik'teki kuruluşuna dair röportajlarımız devam ediyor. Av. Metin Yücel ve Sezai Balta'nın ardından Yazı İşleri Müdürümüz Mücahid Erdal'ın Muhasebeci Kazım Çelik ile röportajı bugün yayınlanıyor. Kazım Çelik “Metin Bey ve Sezai Bey Fetih marşını söyleyerek geldiler, Ak Parti'nin kurucu yönetimine davet ettiler” dedikten sonra “Metin Bey ile Sezai Bey bu işin öncüsüydü. Biz üçüncü kişi olarak katıldık” dedi.

Gündeme damgasını vuran röportajlarda şimdiki il başkanı Ramazan Kurtulmuş'un Ak Parti kuruluşunda teklifi kabul etmediği hatta siyasi tavsiyelerde bulunduğu, siyasi manifesto çektiğinin gündeme geldiği ve bu ortamda kendisinin de bulunduğu hatırlatılarak sorulan soruya: “Metin Bey kapıdan içeri ellerini yukarı kaldırmış sevinçle heyecanla içeri girdi. Kazım abi tamam 20 sayısını bulduk dedi. Şimdiki İl Başkanı Ramazan Kurtulmuş'u telefonla çağırdı. Diş tedavisi yaptırdığını söyleyen Ramazan Kurtulmuş çıktı geldi. Metin Bey'in evraklar hazır mı sorusu üzerine Ramazan Bey bu siyasi yapılanmanın içersinde yer almayı uygun görmedik dedi. Metin Bey biraz kızdı” dedi.

Çelik röportajın devamında Ak Parti'yi kurma teklifini götürdüğümüz birçok insan bize neyinize güveniyorsunuz, sizin genel başkanınızın bile milletvekili seçilmeye hakkı yok sözlerine muhatap olduklarını vurguladı.

Mücahid Erdal: Ak Parti’nin Bilecik’teki kuruluşuna dair röportajlarımız devam ediyor. Daha önce Avukat Metin Yücel ile röportaj yapmıştık. Daha sonra Sezai Balta Bey ile röportajımız gerçekleşti. Şimdi ise yine kuruluş çalışmalarında büyük rol oynayan Muhasebeci Kazım Çelik Bey ile röportajımız devam edecek.

Ak Parti kuruluş çalışmaları esnasında bildiğimiz kadarıyla Kazım Bey Anavatan Partisi il yönetim kurulu üyesiydi. Daha sonra nasıl oldu, Ak Parti’nin kuruluş çalışmalarında nasıl yer aldınız?

Kazım Çelik: Anavatan Partisi o tarihlerde rahmetli Özal’dan sonra Mesut Yılmaz zamanında üç adaylı son kongreye girdik. Sonra partide ufakta olsa böyle bir ayrışma oldu zaten ama buna rağmen biz yerimizden Anavatan Partimizden memnunduk, durumumuzdan, konumumuzdan memnunduk. Daha sonra koalisyon hükümeti oluştu Anavatan Partisi’nin de içinde olduğu. O koalisyon hükümeti icraatlarına devam ederken hükümet olurken biz üç dört arkadaş oradan ayrıldık.

Niye oldu bu, bizim orda herhangi bir derdimiz problemimiz yoktu, anlaşmazlığımız herhangi bir beklentimiz zaten siyaseten de yoktu. O arada sağolsun Metin Bey teşekkür ediyoruz kendisine kulakları çınlamıştır şimdi. Böyle bir ramazan zamanıydı yine biz iftardan sonra çalışmaya falan gidiyoruz bir gün teraviden sonra kendisi bizim böyle iş yerinin lambalarını yanık görünce Allah Allah! ne yapıyor ki burada” deyip selam verdi girdi.

Hal hatırdan sonra Kazım abi ben elçi olarak geldim, elçiye zeval olmaz dedi. Hayırdır inşallah dedim ne elçisi? Biz dedi bu Tayyip Bey’in yeni kurmuş olduğu partiyi şu anda Bilecik’te kurmaya çalışıyoruz, biliyorsunuz Tayyip Bey’in başında olduğu Ak Parti’yi burada teşkilatlandırmaya çalışıyoruz dedi. Ama ben çok iyi bir kadro kurmaya çalışıyorum, bunun için çok büyük gayretim, çalışmam var dolayısıyla aklıma sizde geldiniz, aklımdan geçiyordunuz ama ben sizi Anavatan Partisi’nde biliyordum, bilmiyorum şu an dedi. Bende yok dedim yaklaşık 20-25 gün kadar oldu ben Anavatan Partisi’nden ayrıldım şu an partiyle siyasal hiçbir işim yok. Aynen böyle dedim. Daha iyi ya dedi bak içime doğmuş bende onun için geldim dedi. Ondan sonra mümkünse eğer müsaade ederseniz bir müddet dinleneyim hiç siyasetle uğraşmayalım dedim.

Zaten rahmetli Özal, Çankaya’ya çıktıktan sonra bizim ağzımızın pek tadı yok, partimizin pek hayrı yok dedim. Dolayısıyla iç çekişmeler falan şu an bizi bunalttı oradan ayrılıp kafamı dinliyorum şu anda pek de düşünmüyorum dedim. Kazım abi ben kolay kolay bu işin peşini bırakmayacağım kesinlikle seni aramızda görmek istiyoruz dedi. O günkü sohbetimiz o kadar oldu. Daha sonraki ilerleyen zamanlarda bir akşam yine böyle Sezai Balta ile geldiler hatta marş söyleyerek geldiler.

Erdal: Hangi Marşı?

Fetih marşını söyleyerek geldiler Ak Parti'nin kuru yönetimine davet ettiler”

Çelik: Fetih Marşını söyleyerek geldiler. Abi dedi artık mutlaka kusura bakmayın tamam yorulmuş olabilirsin, bıkmış, kırgın olabilirsin ama mutlaka bizim bu partiyi kurmamız, oluşturmamız lazım, bizde önce siz değerli abimizi aramızda görmek istiyoruz, biz sizi görmekle kalmıyoruz aynı zamanda sizin tavsiye edeceğiniz insanları da, tavsiyelerinizi de bekliyoruz. Mutlaka bu tavsiyelerde bulunun çünkü biz mutlaka yirmi sayısını bulmalıyız şu anda sayımız yedi sekiz civarlarında.

Erdal: Kurucu il yönetimi oluşturmak için.

Çelik: Tabi tabi. Kurucu il yönetimi oluşturmaya çalışıyoruz. Sezai Bey de bir yandan diyor ki ya sen sürekli il için mi çalışıyorsun, ben merkez ilçeyi oluşturmam lazım, birazda bana merkez ilçeye adam yapalım diyor. Metin Yücel, Sezai Bey dur bakalım biraz belirli sayıyı bulduk mu size 15 bana da 20 sayısını bulacağız.

Erdal: O zaman parti binası yok değil mii.

Çelik: Benim muhasebe bürosunda oluyor bunlar.

Erdal: Metin Bey de Sezai Bey de öyle söyledi. Parti binamız o zaman yoktu. Her akşam Kazım Bey’in muhasebe bürosunda toplanıyorduk, görüşüyorduk dedi.

Çelik: Evet teraviden sonra.

Erdal: Kimler geliyordu, kurucu il yönetimi için kimlere teklif götürdünüz o dönemde?

Metin Bey ile Sezai Bey bu işin öncüsüydü. Biz üçüncü kişi olarak onlara katıldık.

Çelik: Metin Bey ile Sezai Bey bu işin öncüsüydü. Biz üçüncü kişi olarak onlara katıldık. Şimdi dolayısıyla onlar bu işi çok iyi sırtlıyorlardı. Çok sürekli ve sistemli ahenk içerisinde çalışmalarını sürdürme azmi ve kararlığı içerisinde olduklarını gördüm onların. Daha sonra tabi yelpaze büyüdü biz tamam dedik artık. Burada biz davet ediliyoruz, davete icabet etmemiz lazım. Arkadaşlarımızı burada yalnız bırakmamamız lazım gelmekte dedik. Dolayısıyla tamam kardeşim bende varım dedim. Çalışmalar parti binası bulunana kadar bizim, Sezai Bey’in ve Metin Bey’ in büroda yürüdü. Bu üç büroda yürüdü yani.

Erdal: O zaman il yönetimini oluşturmak için kimleri davet ettiniz? Kimleri görüşmek için çağırdınız, kimler vardı Metin ve Sezai Bey’in haricinde?

Çelik: O günlerde hemen bizim Kemal Ünver’e gittik, Mali Müşavir arkadaşımız. Kemal Ünver kardeşimiz hiç düşünmeden evet, varım dedi. Benim daha önce hiç siyasi yaşantım olmadı zaten dolayısıyla ilk defa siyasete giriyorum ve Ak Parti ile giriyorum dedi. Daha sonra ben yoktum ama Metin Bey ile Sezai Bey Yıldız Hanım’a gitmişler o da mali müşavir. Muhasebecilerle başladık bu işe. Ondan sonra o da hiç tereddüt etmeden tamam bayan olarak bende Ak Parti’nin kuruluşunda bulunmak istiyorum dedi. Remzi Baytaş’a gittik daha sonra hatırlayabildiğim kadarıyla şu anda. Hüseyin Başaran arkadaşımız hemen bizim yan komşumuz. İnsanlar hiç itiraz etmediler tamam dediler sorgulamadılar yani. Ama tabi geçmiş zaman çok ilginç şeylerde oldu. Mesela yine böyle ramazan hala devam ediyor bizimde derdimiz şu partiyi kuralım Ramazan Bayramı’na parti protokolünü yetiştirelim.

Erdal: Sezai Bey ile yaptığımız röportajda şu anki İl Başkanı Ramazan Kurtulmuş’u da davet ettik dedi. Kazım Bey, Sezai Bey, Metin Bey vardı. Çağırdık dişçideymişti hatta dişçiden sonra geldi teklif götürdük orda bir konuşması oldu dedi.

Çelik: Nerde?

Erdal: Sizin muhasebe büronuzda.

Çelik: Şimdi şöyle yine ramazan ayıydı zannedersem. Az önce dedim ya Ramazan ayında partiyi kuralım protokole çıkalım diye o gayret var. Dolayısıyla 18 sayısını bulmuş Metin Bey, sizin dediğinize geliyorum 19’u da bulmuş. 20’nci böyle bir sevinçle heyecanla geldi, böyle ellerini kaldırmış Kazım abi tamam dedi 20 sayısını bulduk, bayram protokolüne çıkıyoruz, hemen şimdi telefon ediyorum dedi arkadaşımıza bu arkadaşın da evrakları tamamsa zannedersem yarın veya öbür gün kuruluşu vereceğiz, bayramdan iki veya üç gün önce de kurmuş olacağız. Bu arkadaşımızın şu anki İl Başkanı Ramazan Kurtulmuş olduğunu biz sonradan öğrendik. Metin Bey kendisinin çok yakın olduğunu diş tedavisi yaptırdığını söyledi çıktı geldi. Diş tedavisi yaptırdığını yerin karşısında Kazım Çelik’in bürosundayız, oraya gelin dedi. Şimdi Ramazan Bey, benim o zaman hatırladığım kadarıyla kendisine Metin Bey hani evraklar hazır mı, kuruluş için tamam mı, siz düşündünüz mü? Ramazan Bey biraz temkinli hareket etmiş orda. Demiş ki siz bu teklifi bana getirdiniz ama benim teklif götürüldüğünden haberim yok Metin Bey götürmüş ona. Metin Bey demiş sizde biraz düşünün sonra karar verirsiniz. Ne oldu dedi Metin Bey? Ramazan Bey de düşündük, şu an için biz aile olarak bu siyasi yapılanmanın içerisinde yer almayı uygun görmedik şuan dedi. Metin Bey biraz kızdı buna tabi, ya arkadaş bunu bu kadar düşünmeye gerek yok , buna “he” diyeceksin olacak bitecek dedi. Ramazancığım üzülme mühim değil dedi ya. Böyle bu şekilde bir durum olmuştu. Orda kimse kimseye bir saygısızlık yapmadı. Sitem felanda olmadı.

Metin Bey kapıdan içeri ellerini yukarı kaldırmış sevinçle heyecanla içeri gererek Kazım abi tamam 20 sayısını bulduk dedi. Şimdiki İl Başkanı Ramazan Kurtulmuş'u telefonla çağırdı. Diş tedavisi yaptırdığını söyleyen Ramazan Kurtulmuş çıktı geldi. Metin Bey'in evraklar hazırmı sorusu üzerine Ramazan Bey bu siyasi yapılanmanın içersinde yer almayı uygun görmedik dedi. Metin Bey biraz kızdı.

Erdal: Sezai Bey, Ramazan Kurtulmuş bize siyasi manifesto verdi dedi.

Çelik: Ben şunu söyleyeyim bir şeyi atlamış olmayayım. Ben mekan sahibi olduğumdan sürekli çay falan getirip götürüyorum bunlara. Onların münakaşası devam ediyordu o arada. Bu arada başka şeyler konuşulduysa onu bilemiyorum. Ama Metin Bey’in kızdığını kızardığını sitem ettiğini hiç unutmuyorum yani. Metin Bey, ya dedi bu kadar üzülme be Ramazan Kardeşim ne var bu kadar zor dedi ya hayır diyeceksin ya evet diyeceksin bu kadar dedi. Biraz orada bozulduğunu biliyorum. O arada ben çay getirip götürüyorum, onlar konuşuyorlar birçok şey konuştular belki öyle bazı durumlar olmuş olabilir.

Erdal: Sonra sayı 20’e tamamlandı değil mi?

Çelik: Ramazan Bey, biz düşündük böyle bir oluşumun içinde yer almak istemiyoruz dedikten sonra ertesi gün 20 sayısı bulundu zaten bir veya iki gün sonra. İsimleri hatırlamıyorum, bu 20 sayısını bir haftada zor bulduk. 20 sayısı bulunuyor, kulakları çınlasın Metin Bey, sevinçle heyecanla “abi 20 sayısını bulduk hemen yarın kuruluşu emniyete veriyoruz” diyor. Arkasından bir telefon geliyor, kurucu arkadaşlardan birisi abi işite ben ihalelere giriyorum, ticari hayatım var, esnafım ben, işte tehditler alıyorum, örtülü tehditler abi ben kurucu olmayayım ya. Hadi bakalım bu sefer bir adam çıkınca sayı 19’a düşüyor, yine biz bu sefer 20’nci adamı aramaya başlıyoruz, yine buluyorsun tamam diyorsunuz, başka biri bu kez işte abi ben o oluşumun içerisinde olmayı uygun bulmadım, işte sağdan soldan herkesin bakışları değişti, işlerim bozuldu.

Ak Parti'yi kurma teklifini götürdüğümüz birçok insan bize neyinize güveniyorsunuz, sizin genel başkanınızın bile milletvekili seçilmeye hakkı yok dedi.

Bunları Metin Bey sağ buyurun sorun. Böyle telefonlarla kuruluş aşamasında ayrılan arkadaşlarımız oldu bizim onlara da saygı duymak lazım. Doğrudur, inanıyorum yani. Şimdi biz şöyle şeylerde duyduk, mesela teklif götürdüğümüz birçok insana diyorduk hani böyle bir siyasi oluşumun içerisinde bulunmak ister misiniz? Bize destek olmak ister misiniz? Bize böyle çok açık bir şekilde neyinize güveniyorsunuz dediler, sizin genel başkanınızın milletvekili seçilmeye hakkı yoktur. Yani siz genel başkanınız milletvekili bile seçilemezken, seçilme hakkı yokken siz bu partiyi kurdunuz, Anadolu bu partiye sahip çıktı, Türk Milleti sahip çıktı ondan sonra iktidar oldunuz, ya sizin genel başkanınız Başbakan olamayacak ki, siz iktidar olamayacaksınız gibi şeylerle karşılaştık biz.

Yani bunu o anda kurucu yer zaman, mekan söyleyemem ama bu tür dialoglara bütün kurucu arkadaşlar şahit olmuşlardır. Sezai Erkan’dan tutunda Kemal Ünver’e kadar hepsi bu tür dialogları yaşamışlardır yani. Bunlara da biz azmimizle isteğimizle Metin Bey sağolsun istekli, kararlı davranışlarımızdan hiçbir şey kaybetmedik yani. Devam dedik olursa olur dedik hiçte pişman olmadık. Allah razı olsun diyoruz sebep olanlardan.

Erdal: Sonra kuruldu, parti binası tutuldu.

Çelik: Bayrama iki gün kala kuruldu. Bayram protokolüne çıktık yani. Zaten kuruluştan bir ay sonra falan ben o bina konusunda birçok araştırma sonucunda Sezai Bey ile Metin Bey sağolsun yeri tespit etmişler, anlaşmışlar, sözleşmesini yapmışlar.

Erdal: Sonra yönetim kurulu toplantıları mı başladı?

Çelik: Sonra yönetim kurulu toplantıları başladı ama çok çabuk ay başı geliyor. Kira zamanı geldi, demirbaş lazım, oraya masa sandalye oturacak yer lazım, çay ocağı lazım. Bir sürü demirbaş gerekiyor, en azından resimler falan asılmalı bir parti binasına benzemesi lazım, bir parti binasına dönüşmesi lazım. Bunun için de paraya ihtiyaç var tabi en başta. Sağolsun arkadaşlar ilk başta kendi aralarında topladılar. Yapacakta başka bir şey yok. İktidar partisi değilsiniz ki zaten 48 tane milletvekili olan daha yeni kurulmuş bir parti. Fazla iddiası olmayan bir parti görüntüsünde. Genel Merkez güçlü, parası olan bir genel merkez değil ki hadi para isteyelim, öyle bir durumda yok. Tamamıyla arkadaşların fedakarlıklarıyla, feragatlarıyla, maddi katkılarıyla o parti binasının parası ödeniyordu. Hiç unutmuyorum Kemal kardeşim organize ediyordu. Para babası maliye bakanı oydu. Arkadaşımız tek tek dolaşırdı o 30-40 tane kurucu üyeyi, 20 şer lira 30 lira neyse artık o zamanlarda. Herkesin gönlünden gelen gönül işi bu iş, zorlamayla zaten olmaz. Herkes aldığı ayık veya maaş ile kiralarını ödüyorlardı.

Metin Bey ve Sezai Bey, demirbaşları direk kendi ceplerinden üstlendiler.

Sağolsun Metin Bey ve Sezai Bey, demirbaşları direk kendi ceplerinden üstlendiler. Tamamıyla kendileri katlandılar sağolsunlar. Gittiler, buldular, aldılar, getirdiler ve bedelini de ödediler. Kemal Bey hatta her ay başı geliyor tabi, kirayı ödeyemiyoruz. 600 lira kiramız var. Artık bir gün o kadar canım sıkkkın ki git dedim Kemal Kardeşim para falan vermiyorum, kurucu falanda değilim dedim. Böyle anlarımız oldu bizim kolay değil. Kurumsallaşmaya çalışan bir parti, kendine göre giderler var. Hiçbir şey yoksa elektrik var, telefon, su parası var. Bunlar için getiri lazım, getiri yok. Kime müracat edeceksiniz, kuruculara. Fazla bir üyesi de yok, böyle böyle gelindi.

DEVAMI YARIN...

 

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.