OCAK BAŞINDA HUKUK VE DEMOKRASİ KONUŞULDU

OCAK BAŞINDA HUKUK VE DEMOKRASİ KONUŞULDU

Ahmet MEŞE

Türk Ocaklar Bilecik Şubesi’nin Ocak başı sohbetlerinin bu ayki konusu hukuk ve demokrasi oldu. İlimizin tanınmış avukatlarından Kadir Bayrak, Türk Ocakları Bilecik Şubesi’nde düzenlenen sohbette, hukuk ve demokrasi konulu konuşma gerçekleştirdi. 

Türk Ocakları Bilecik Şubesi üyelerinin katıldığı toplantı, geçtiğimiz Cuma akşamı saat 19.30’da başladı. Bir saati aşkın bir süre devam eden toplantıda, Batı ve Doğu’nun hukuk, demokrasi anlayışı masaya yatırıldı.

Toplantı, Türk Ocakları Bilecik Şube Başkanı Ertuğrul Açıkgöz’ün açılış konuşması ile başladı. Açıkgöz daha sonra konuşmasını gerçekleştirmek üzere Av. Kadir Bayrak’ı davet etti. 

Bayrak, “Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir hükmünü düzenleyen Anayasanın 2. Maddesinden işe başlayıp, batıda ve bizde, artık genel kabul görmüş hukuk devleti ilkelerinden söz edebilirdim. Devletin faaliyetlerinde hukuk kurallarıyla bağlı olmasından söz edebilirdim veya hukuk önünde eşitlik ve devletin tarafsızlığı ilkesinden. Temel hakların güvence altına alınması ayrı bir başlık olabilirdi, devletin yargı denetimi, hâkim ve yargı bağımsızlığı hakeza. Ama bunlar yukarıda da söylediğim gibi kitabî bilgiler. Teknik ve bu yönüyle de sıkıcı bilgiler. İstenildiğinde araştırılıp okunabilir” dedi.

Bayrak, Türk Ocakları’nda gerçekleştirilen konuşmanın merkezinde Müslüman Türkler’in olduğuna dikkat çekerek, Batı ve Doğu’daki hukuk anlayışından bahsetti. Necip Fazıl Kısakürek’in sözlerine değinen Bayrak,” Batı’da hukuk anlayışı, Yunan aklı + Roma nizamı + Hristiyanlık ahlâk ve hassasiyeti” ifadelerini kullandı.

Batı’nın hukuk ve adalet anlayışına ilişkin bilgiler vererek konuşmasını sürdüren Bayrak şunları dile getirdi:

“ Batı’nın hukuk ve adalet anlayışı akla dayanır, kaynağı akıldır. Akıl kendi başına bir yol gösterici olmadığı, ancak dayandığı iman manzumesine göre işlediğine göre, hemen aklımıza, hangi akıl sorusu geliyor.

Az önce batı medeniyetinin üç sac ayağı demiştik ya, Batı’nın adalet ve hukuk anlayışının dayandığı akıl, Yunan aklıdır. Daha pek çok isim sayılabilir ama Aritosu, Platonu, Sokratı bu aklın süvarileridir. Her biri ayrı bir konuşma mevzusu olması gereken bu isimler, aklı gidebileceği son noktaya kadar götürmüş ama esas olanı yani ruhun emrindeki büyük aklı bulamamışlardır. Çünkü bu iş, ruhun emrindeki aklı bulma işi, filozofların değil peygamberlerin işidir.

Batı hukuk ve adalet anlayışının ikinci özelliği de yine birincisiyle alakalı olarak akla hitap eder. Akıl doğruluğuna kanaat getirdi mi Batı’da adalet yerini bulmuştur. Holivud yapımı filmlerin mahkeme sahneleri meşhurdur. Suç işlediği muhakkak olan sanığı, avukatı öyle akıl oyunlarıyla savunur ki bir bakmışsınız sanık beraat etmiş. Bunu da avukat adına büyük bir başarı gibi lanse ederler. Dayandığı inanç, buna imkân veriyor, sebep oluyor.

Şeytanın avukatı ismiyle bir film var. Kendilerinde tespit ettikleri bu yanlışı özeleştiri olarak sunan bir film. Ne yapıyor orada avukat. En adi suçlardan yargılanan müvekkillerini kurtarmak ve haktan, adaletten uzaklaşmak pahasına aklını kullanarak öyle savunmalar yapıyor ki sonunda onu da bir insan olarak karakterize ettikleri şeytanın emrine giriyor.

Peki niye akıl ön planda Batı’da? Çünkü vahiy, insan eliyle değiştirilmiş. İnsan nefsi, kibri, vahyi yani dini kendi anlayışı ile, güçlülerin işine geldiği hale getirmiş. Yani cemiyete ayar vermek isteyen vahiy değil, zorbaların din görüntülü kanunları… Akla bu yanlışlığa karşı çıkmaktan, isyan etmekten, hiç olmazsa bir miktar değiştirmek gayretinden başka yol kalmamış. Mezhepler Hristiyanlıkta bu sebeple doğmuş. Bunun için birbirleri ile mücadele ederler. Bizde mezhepler itikat farkından değil, amelin yorumlanmasından olduğu için mücadele olmaz, rahmet olur. Batı, öyle bir tarihi süreçten geçmiş, bunun acısını ve çilesini o kadar çok çekmiş ki Batı, buna mecbur kalmış. Ortaçağ isimli karanlık bir devir var, batının geçmişinde. Tam bir yobazlık devri. Öyle bir kilise ve papaz tipi meydana gelmiş ki, en bariz, en müşahhas gerçekler bile kilise ve papaz tarafından iptal edilebiliyor. Papaz, haşa Allah adına yargılayan, insanı diz üstü çöktürüp günahlarını söyleten ve sonra bağışlandığını bildiren bir otorite. Cennette arsa satıyor, her türlü ilmi teşebbüsü küfürle suçlandırıyor. Misal, Galileo… Çünkü onlarda iman aklın hakkını gasbediyor, yani insana, insanlığa, insan idrakine zulmediyor. Bizde ise akla imkân veriyor” dedi.

Doğu’nun hukuk ve adalet anlayışının ise ruhçu ve vahiy kaynaklı olduğunu anlatan Bayrak şöyle konuştu:

“ Doğu’nun hukuk ve adalet anlayışı ruhçudur, vahye dayanır, kaynağı vahiydir. Az önce Batı’nın hukuk ve adalet anlayışının akla dayandığını söyledik. Doğu’nun adalet anlayışının kaynağı da vahiy dedik. 

Doğu’nun hukuk ve adalet anlayışı vicdana hitap eder. Her insanın kalbinde, ruhunda teşekkül etmiş bir mahkeme vardır. Bu mahkemenin adıdır vicdan. Ne yazıyor bütün mahkemelerimizin duvarlarında; adalet mülkün esasıdır. Mülkün yani devletin. Bu söz, bu düstur Hz. Ali’nindir. Bu anlayışı mahkeme duvarlarına yazmak güzel tabii ama esas olan yine Üstad’ın dediği gibi “bu düsturu enselerimizin gerisine asmak yerine, göz bebeğimizin içine nakşetmeli ve neye bakarsak onu görmeliyiz.”

İstanbul’un fatihinin ellerini kestirdiği Macar mühendisin, mahkemeye başvurup hak istemesi üzerine koca Sultan’ı mahkemeye çağırtıp hakkında ellerinin kesilmesi kararını veren ve bu ulvî manzara karşısında “hayır, Müslüman oldum ve hakkımı helal ettim” nidasına vesile olan kadı ve o kadının temsil ettiği adalet anlayışı ruha, vicdana hitap eder.

Doğu’nun hukuk ve adalet anlayışı esasçıdır. 

Hakkı adaleti sadece her şeyi yaratan Kâmil Kudret ve ona tam bağlı olanlar, yani peygamberler sağlayabilir. Ve bu imanda olanlar… Bunun pek çok örneği olmakla beraber, sadece bir tanesine işaret etmek yetecektir: Sadece İslâm, bütün dünyanın ittifak ettiği bir adalet örneğine, Hz. Ömer’e sahiptir.”

Av. Kadir Bayrak’ın konuşmasının ardından söz alan Ocak Başkanı Ertuğrul Açıkgöz, konuşmasından ötürü Bayrak’a ve katılımlarından ötürü ocak üyelerine teşekkür etti. 

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.