ÖĞRETMEN YAZAR ALİ ERDAL’IN 5. KİTABI ÇIKTI

ÖĞRETMEN YAZAR ALİ ERDAL’IN 5. KİTABI ÇIKTI

Gazetemiz sahibi Şadi Erdal'ın ağabeyi, gazetemizin kurucularından Kardelen Dergisi'nin kurucusu, öğretmen yazar Ali Erdal'ın daha önce yayınlanmış 5 kitabının ardından Durun Kalabalıklar kitabı yayınlandı.

Büyük Doğu davasının çok güzel ifade edildiği kitapta yazar Ali Erdal: “Necip Fazıl hakkında bir eser kaleme almak... İçimden bir ses, uzun zamandır, bir saniye bile durma diyor... Diğer ses: Haddini bil, yazıları okumak neyine yetmiyor!.. Bu baş döndürücü tahteravalliyi, bir kararla durdurmalıyım...” diyerek kitaba başlıyor.

Metaforoz yayınlarınca basılan kitap Türkiye genelinde satışa sunuldu. Ali Erdal'ın Milli Eğitim Bakanlığı'nca Destan ve Kurşun isimli kitabı basılmıştı. Ülkedeki tüm kütüphanelere gönderilen kitap daha sonra 2. baskısı da yapılmıştı. Ali Erdal'ın daha sonra Anadolu Deyince kitabı yayınlandı. Bu kitabı Kaynağı Bulan Adam Ertuğrulgazi kitabı takip etti. Çok beğenilen bu kitap farklı senelerde 5. baskısı yapıldı. Ali Erdal'ın Durun Kalabalıklar kitabından önce de Yeni bir Diyalaktik kitabı yayınlanmıştı.

Ali Erdal'ın kitabı yazıldıktan sonra yayıncı kuruluşla irtibatını sağlayan Muzaffer Doğan kitapta “Takdim” makalesi bulunmakta. Muzaffer Doğan Ali Erdal ve kitapla ilgili yazısında şöyle diyor: “Kırkbeş yıldır, BÜYÜK DOĞU yolunda ve Üstad’ın peşindeyim.  Yarım asra yaklaşan bu zaman diliminde, Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in “Lâfına dost” çok insana rastladım. Kâh  bir şiiri –sözgelimi Kaldırımlar, Otel Odaları, Geçen Dakikalarım, Beklenen, Takvimdeki Deniz, Sakarya Türküsü, Destan, Muhasebe, Şarkımız… vb.; kâh bir espirisi, kâh bir iman öfkesi dolu hicvi, –163’e 3 Kâfiye, Yuf, Süleymannâme… vb.– kâh “Başımızda kulak istiyoruz!” türünden bir Büyük Doğu kapağı; kâh Üstad’ın, mahkemelerde, hâkimleri titreten müdafaaları, kâh, doğudan batıya, güneyden kuzeye, ülkeyi  şehir şehir, ilçe ilçe gezerek Anadolu’yu ayağa kaldıran konferansları… Bir şekilde, bu insanları büyülemiş, kendisine hayran bırakmıştır… Bunları yadırgamıyorum. “Lâfına dost” olanların sayısını milyonlarla ifade etmek mümkündür… 

Aslolan, arzulanan, beklenen, “Gökyüzünden haberdar” oluşundan, vefatına kadar elli yıl, bir büyük dâvânın mücadelesini vermiş, hapishânelere girmiş çıkmış, çilesini çekmiş, yüz ciltten fazla eser kaleme almış, otuzbeş yıl, dâvâsının bayrağı olan Büyük Doğu dergisine emek vermiş bir fikir adamını sevindirecek olan, “Çilesine dost” olanların çokluğudur. 

Sağlığında, “Lâfına dost” olanları, salon salon, meydan  meydan, tümen tümen gördü. “Çilesine dost” olanların azlığı,  yetersizliği, onun için hep hayıflanma konusu olmuştur. Ömründe asla ümitsizliğe düşmemiş, aksine, çevresine, gönüldaşlarına, öncülük ettiği gençliğe zor zamanlarda hep ümit aşılamış olan Üstad, vefâtına yakın bir zamanda (1980) 

yazdığı bir “noktalama’’da, şahit olduğu “çilesizlik”ten, “aşksızlık”tan, “satıhcılık”tan dolayı, hayıflanmadan edememiştir: 

“Lâfımın dostusunuz, çilemin yabancısı, 

Yok mudur, sizin köyde, çeken fikir sancısı?” 

Bu hususta sevindirici, ümit verici gelişmelere şahit olunsa  da, henüz beklenen noktaya gelinmiş değildir. 

Elinizdeki eserin yazarı, aziz gönüldaşımız ve ağabeyimiz  Ali Erdal, Üstad’ı tanımış, onunla görüşmüş, evine gidip gelmiş, derinlemesine okumuş bir edebiyat ve fikir adamıdır.  Dahası, Ali Erdal hoca, Üstad’ı okumakla, dinlemekle kalmamış; çilesine dost olmuş, o çilenin sancılarını çekmiş, öğretmenlik yaptığı okullarda, istidatlı gördüğü birçok gence,  Üstad’ı tanıtmış, okutmuş, sevdirmiştir. 

Şimdi O, doğup büyüdüğü Bilecik’te, üç aylık düşünce,  sanat ve edebiyat ağırlıklı “Kardelen” isimli bir dergi çıkarmakta, Şeyh Edebali Üniversitesi’nde de hocalığa devam etmektedir. 

Son zamanlarda sık kullanılan bir ifadeyle söyleyeyim ki, Ali hoca tam bir “kanaat önderi”dir. 

Birkaç sene önce tertiplediğim bir “Necip Fazıl Sempozyumu”nun açılış konuşmasında , “Üstad, kanaat önderlerinin önderidir” demiştim. Ve bu cümle basına yansımıştı. 

Üstad, altmış yıllık çileli mücadele döneminde, Büyük Doğu teknesinde bir nesil değil, dönem dönem birçok nesil yoğurmuş, birçok insan yetiştirmiştir. Büyük Doğu dergisinin kuruluşunun üzerinden yetmiş yıl geçmiş… 

Üstad , “ölümsüz şarkı”sını, yetiştirdiği nesillere bırakarak, ölümsüzlük âlemine göç edeli otuz yıl geçti. Bugün, Büyük Doğu dergisi çıkmıyorsa da, Büyük Doğu dâvâsı yürüyor,  yürüyecek… 

Yüz yıllardır hasreti çekilen büyük mütefekkir şair, Allah’ın bu millete bir lütfu olarak geldi, destanlık çapta memuriyetini yerine getirdi ve memuriyeti, yetiştirdiği nesillere  emânet edip gitti… 

Bu memuriyetin idrâkinde ve Üstadın “çilesine dost” insanların sayısı gittikçe çoğalıyor, çoğalacak… Büyük Doğu dâvâsı, iktidara yürüyor. İklimini kurma yolundadır. Büyük Doğu dâvâsı, Türkiye’nin, Ortadoğu’nun ve Dünyanın gündemindedir… Bugünün ve yarının gündemi “İdeolocya Örgüsü”dür. 

Büyük Doğu Mektebinden yetişen ve şimdi kendisi de  bir “kanaat önderi” ve “yetiştirici” olan Ali Erdal hocamızın bu kitabını, Üstad’ı, çevresini, mücâdelesini, mücâhedesini,  dâvâsını, hedeflerini, şairliğini, mütefekkirliğini, tesir halkasını ve çilesini tanıma yolunda, fevkâlâde güzel, zevkle, şevkle okunacak özellikte bulduğumu beyanla ve aşkla, muhabbetle takdim ediyorum”

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.