ORTAK MESAJ; "SEVGİ BEKLİYORUZ"
Yaşlılarımız ailesi ve yaşadıkları mekanlara o kadar bağlanıyorlar ki “Bir yere gittiğimde nefes alışım bile değişiyor, komşularımı arıyor, evimi, sokağımı arıyorum ve dönmek istiyorum” ayrılığı bu şekilde dile getiren bir kesim, yaşlılarımızı konu aldığım araştırma yazımda 3. sırada yer alan 2 isimden bahsedeceğim.
Bilecik/ İstasyon Dalakdere'deyiz bugün. Bu bölgede yaşayan 88 yaşındaki Fethiye Keskin ve 94 yaşındaki Emine Tufan hakkında kesitler vereceğim.
Fethiye Keskin, 1923 doğumlu 88 yaşında. İstasyon/ Dalakdere de çocuğu ve gelini ile birlikte yaşıyor. Fethiye Teyzenin eşi 2005'te vefat etmiş. Fethiye Teyze ile görüşmemizde çok heyecanlandı o yüzden ağzından laf alamadık ama sempatik hareketleriyle fotoğraf karemize girmeyi başardı. . Keskin ailesinde güzel bir örnek ile karşılaştım, 37 senedir oğlu ve gelini tarafın bakılan anneleri Fethiye Keskin'i yanlarından ayırmayan bir aile. Fethiye Keskin'in 5 çocuğu var, 3 kız, 2 erkek. Daha öncesinde de 7 bebeği olan fakat yaşamayan çocuklara sahip. Dalakdere de güzel başka bir adetten de bilgi vermek isterim, Fethiye Keskin anlattı.
Eskiden evlere kuyulardan, meydan çeşmelerinden su taşınarak ihtiyaçlarını karşılayan Dalakdere sakinleri su almaya gittiklerinde en güzel kıyafetleri hangisi ise öyle giyinir giderlermiş kuyu başına.
Amaçlarının sadece su almak olmadığını, kuyu başında insanların birbirleriyle görüşmeler yaptıklarını, eğlence, toplanma yerleri olduğu için giyimlerine özen gösterirlermiş. Ayrıca dışarıdan gelen yabancı misafirlere karşı Köyün insanının hem kimlik olarak hem de hijyen bakımından “temiz” olduğuna vurgu yapmak için su almaya giderken iyi giyinmenin önemli olduğunu söyledi.
Emine ninenin babası muharebeye gitmiş 2 kardeş kalmışlar geride.
Kütahya'nın Pusan Köyünden Bilecik'in Kapaklı Köyüne öküz arabalarıyla getirmişler bu iki kardeşi. Emine ninenin 7 yaşında kimliğinin çıktığını tahmin eden damanı Ekrem Engin kardeşi doğduğunda kimliğinin olmadığını doğduktan sonra çıkarıldığını söylüyor. Bu yüzden 94 yaşındaki ninenin 100 yaşında olabileceğini tahmin ediyorlar. Zaten bunu kanıtlayan enteresan bir vakıa yaşıyorlar.
Emine ninenin dişleri çıkmaya başlamış! Duyduğumda, Yüz yaşında bir insan niçin diş çıkarır sorusu aklıma geldi?
Araştırdım ve... Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi (ADSM) Başhekimi Dt. Hasan Yalçın bizleri kırmayıp konu hakkında bilgi verdi ve bakın ne gibi bilimsel açıklaması varmış Başhekim Yalçın’dan öğrenelim
“Dt.Yalçın; “ Bu vakıanın iki sebebi vardır. İlk sebep olarak şunu söylemek isterim. Yaşlının daha önce çıkmamış dişleri olabilir. Gömülü diş diye bilinen bu dişlerin çıkması ihtimali vardır. Fakat yaşlılığa bağlı kemiklerde rezorpsiyon (erime) sonucu kemikler inceldikçe dişler pasif olarak sürer. Normalde sürmez, kemiğin erimesinden dolayı yüzeye çıkmış olur! O zaman kişiye 1 diş veya 2 diş gibi gözükür. Böyle bir vakıa olabilir.
İkincisi ihtimal ise, diş sürmesi değildir. Yaşlıların inci diş diye tabir ettikleri veya diş sürmesi diye bilinir aslında diş sürmesi değildir. Diş çene kemiğinin üzerindeki mukozo tabakası yani yumuşak doku tabakasının çiğneme esnasında aşınması sebebiyle çene kemiğinin kompakt yapısı yukarıya çıkar ve diş kemiği gözükür ve bembeyazdır, bunun için inci diş diye bilinir. Aslında o diş değildir çene kemiğinin sivri uç kısımları veyahut düz olan kısımlarıdır. Bu bir diş sürmesi değildir fakat halk arasında 100 yaş dişi, inci dişi, ihtiyarlık dişi diye tabir ederler.” şeklindeki sözleri ile bizleri aydınlattığı için teşekkür ediyoruz.
Emine Tufan'ın okuma ve yazması yok. Haftaları, günleri saymayı öğrenmiş, ilaç saatini kendi takip edebiliyormuş. kızlarının yanında yaşıyor. 3 kızı, 2 oğlu olmak üzere 5 çocuğu var. Damatları olan Ekrem Engin ve Yaşar Yıldırım'dan övüne övüne, dua ederek memnun olduğunu söylüyor. İlimizde de yaşlılara karşı ilgi ve hürmet gösteren bu ailelerin varlığı gelecek nesillere örnek almaları bakımından müspet gelişmeler olarak değerlendirdik. Gençlerimizinde bu ailelerden örnek almaları bakımından araştırmamız önem taşıyor.. Son sözü Emine Tufan şöyle bitirdi. “Bende ne tarla, ne tokat var. Bende sadece Allah'ın verdiği bir can var.”
Bu haber toplam 0 defa okunmuştur

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.