SAKARYA’NIN DÜNÜ BUGÜNÜ

SAKARYA’NIN DÜNÜ BUGÜNÜ

Sakarya ailesi çok şükür 25 yaşını doldurdu. Dolu dolu bir 25 yılı geride bıraktık. Gazetemizin açıldığında ben orta okul 2. sınıftaydım. Hafta sonu olsa da gazeteye gitsem diye beklerdim. Orta okulu Demirköy'de, Liseyi'de Bozüyük'te okudum. 1989 yılında açılan işyerinde hafta sonları ve yaz tatilleri hariç, benim işe başlamam 1993 yılının Haziran ayını buldu.

Bilgisayar ve yazıcının haricinde ilk defa bir masa üstü baskı makinası aldık. İlk heyecanım o makinaydı benim. Abim Mücahid Erdal o yıl askerdi. Babam her zamanki gözükaralığıyla makinaya evet demiş, kurmaya gelmişlerdi. Peşinatı vermiştik vermesine de, aylık taksitleri nasıl ödeyeceğiz diye bir hayli endişeliydim. Babam; "Merak etme, öderiz. Buğdayları satarız, pancar parası gelir, taksitleri çıkartırız. Bu makina hiç para kazanmayacak mı? Daha da olmadı, mahcup olacak değiliz ya satarız sanayideki dükkanı öderiz" diyordu.

Buğdaylarda, pancar parası da arada eridi gitti. Makina da iş yaptıkça para kazandık, borcumuzu ödedik. Sanayideki dükkanda bize kaldı. Askerliğim sonrası Maşalı diye tabir edilen bir matbaa makinası aldık. Babam yine, "Buğdayları satarız, pancar parası gelir, taksitleri çıkartırız. Bu makina hiç para kazanmayacak mı? Daha da olmadı, satarız sanayideki dükkanı öderiz." diyordu.

O makinanın borcuda bittikten sonra Gestetner marka bir makina aldık. Haftalık olarak gazetemizi çıkartıp, gücümüz nispetinde matbaa işleri yapmaya devam ettik. Babam, abim ve benim hep bir hayalimiz vardı. Anadoluda "Pompalı" diye tabir edilen Heidelberg Kord marka matbaa makinası almak. Hedef ona ulaşmaktı.

Köyden geldik. Ne gazetecilik bilgimiz var, ne de matbaacılık. Hem makinaları, hem de matbaacılığı öğreniyoruz. Abimin de, benim de matbaacılıkta ustamız yoktur. Biz, Gutenberg gibi sanki matbaacılığı yeniden keşfediyoruz. Amcam Ali Erdal, ilk başlangıçta bilgisayarda grafik tasarımını öğrenmişti. Bize de öğretti. Daha sonra ben grafik tasarımı yapıyor, abim de makinalarda baskısını yapıyordu. 

1998 yılının Kasım ayında hayalini kurduğumuz Pompalıya kavuştuk. O gün duyduğum hazzı, hayatta 3-5 defa ancak duymuşumdur. Bizim bu mücadelemizi dostlarımız şaşkınlıkla izlerken, kimileri de ‘üç gün sonra köylerine döner, bu işi beceremezler’ gözüyle bakıyordu. Nice zorluklara göğüs gererek biz bu işi yapacağız diyorduk. Şimdi göze almaya cesaret edemediğimiz zorlukların üstesinden geliyorduk. Geriye dönüp baktığımızda, aynı zorluklara göğüs gerebilirmiyiz bilemiyorum. Allah yardım ediyordu. İşimiz denk gidiyordu.

Haftalık gazetemizi çıkartıyorduk. Habere giden, sayfayı hazırlayan, baskısını yapan, gazeteyi dağıtan hep kendimizdik. Daha sonraki yıllarda işleri yetiştiremez olduk ve yeni çalışma arkadaşlarımız Sakarya ailesine katılmaya başladı.

Günler günleri, yıllar yılları kovaladı, Bilgisayar Form Baskı makinası aldık. Gazetemezin yanında matbaacılık alanına hız vermeye başladık. Her makina alışımızda ödeyemezsek satarız dediğimiz sanayi dükkanı elimizde kaldı.

Gazetemizi 2005 yılında günlük yayın hayatına geçirdik. Çarşıdaki işyerimiz dar gelmeye başlayıncı matbaamızı Küçük Sanayi Sitesi'ndeki dükkanımıza taşıdık. Sanayiye taşındığımızda çift renkli Heidelberg Sorm baskı makinası aldık ve bıçağımızı yeniledik. O da yetmedi Heidelberg GTO baskı makinası aldık. İlde en çok satan gazete olmanın yanında en geniş makina parkuruna sahip matbaasını da kurduk.

Artık hayalimiz mataacılıkta hız ustası olarak adlandırılan Heidelberg Speedmaster makinayı almak olmuştu. Yılmadık, usanmadık, çalıştık, çabaladık ve 2011 yılında bu makinaya da sahip olduk. Şu anda bu makinanın üzerine ilde daha üst düzey bir baskı makinası yok. İşlerin ilerlemesiyle bir de CTP makinası ihtiyacı hasıl oldu, CTP'yi de aldık. Böylelikle baskı öncesi işlerimizde il dışına bağımlılığımız kalmadı. Bu makinadan da il genelinde başka yok. 

24. yılımızda 8 sayfa olan gazetemizi 14 sayfaya çıkarttık ve akabinde renklendirdik. Matbaa işlerimiz o denli yoğunlaştı ki, Speedmaster makina haricindeki GTO ve Pompalı yetersiz kalmaya başladı. GTO'yu verip yerine kırım katlama makinası aldık. Ciltleme işleri için Cilt makinası aldık. Böylelikle baskı sonrası işlerimizde de il dışına gitmemize gerek kalmadan, kendi bünyemizde çözmeye başladık. Eski baskı makinalarının yetersiz kalması sebebiyle yer darlığından dolayı gözümüzün nuru Pompalıyı sattık ve yerine küçük ebatta hız usta Heidelberg Speedmaster aldık. Biz bir tanesinin hayalini kurarken Mevlâ iki tane verdi.

Doğruluktan ve dürüstlükten vazgeçmedik. Çalışmaktan yılmadık, usanmadık. Hep doğru hamleler yaptık. Başımızda babam, abim ve ben sırt sırta verdik. Ekip arkadaşlarımızla beraber gazetemizi günlük olarak yayınlamaya devam ettik. İl ve il dışına en çok matbaa hizmete veren bir işyeri olmayı başardık.

Geriye bıraktığımız 25 yıllık zaman zarfında nice arkadaşların işyerimize emekleri oldu. Kimini askere gönderdik, kimi memurlağa başladı. Askere gönderdiğimiz personellerimizden Murat Güner vatan görevini yaparken vefat etti. Mekanı cennet olsun, Allah rahmet eylesin. Bu zamana kadar çalışan personellerimizden de, şu anda ki personellerimizden de Allah razı olsun. Şu anda Sakarya ailesinde 20'ye yakın personel çalışmakta. Huzurumuz, mutluluğumuz para ile ölçülmez.

Bu günlere gelmemize katkısı olan değerli abonelerimize, okuyucularımıza ve müşterilerimize sonsuz teşekkür ederiz.

Tüm personelimizle beraber Sakarya'yı yarınlara taşımak için gayret gösteriyoruz. Dualarınızla Sakarya yoluna devam ediyor.

Hoşçakalın.

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.