TÜRKİYE KAMU-SEN 20 YAŞINDA

TÜRKİYE KAMU-SEN 20 YAŞINDA

Türkiye Kamu-Sen'in kuruluşunun 20.yıl etkinliği düzenlendi. Bilecik İl Temsilciliği'nin düzenlediği etkinlik dün akşam saat 20.30'da Kar Düğün Salonu'nda gerçekleşti. Etkinliğe Türk Büro-Sen Genel Başkanı Fahrettin Yokuş, Kamu-Sen İl Başkanı Sadık Taş, İl Emniyet Müdür Yardımcısı İlhan Akgüneş, Eğitim-Sen İl Başkanı Ömer Yel, çevre illerden sendika temsilcileri ve bazı siyasi parti temsilcileri ile davetliler etkinliğe katıldılar. Kamu-Sen İl Başkanı Sadık Taş konuşmasında terör sorununa değindi. Türk Büro-Sen Genel Başkanı Fahrettin Yokuş ise yaptığı konuşmasında iktidara ağır eleştirilerde bulunurken hiçbir siyasi partinin yandaşı olmayacaklarını belirtti. Konuşmaların yapıldığı esnada davetlilere yemek ikramında bulunuldu. Konuşmaların ardından İl Başkanı Sadık Taş, Türk Büro-Sen Genel Başkanı Fahrettin Yokuş'a hediyeler sundu. Programın devamında davetliler müzik eşliğinde eğlenceli dakikalar geçirdiler.

"Ne mutlu Türküm diyene, ne mutlu Kamu-Sen'liyim diyene"

Programın açılış konuşmasını Kamu-Sen İl Başkanı Sadık Taş yaptı. İl Başkanı Sadık Taş konuşmasında, farklı bir konuşma yapmak istediğini ancak alınan şehit haberlerinden sonra buna imkan kalmadığını belirtti. Terör sorunundan bahseden Sadık Taş, acılarını içlerine gömdüklerini ve dik durmaya devam edeceklerini ifade etti. Terörü destekleyenleri ve susanları nefretle kınadıklaırnı söyleyen Başkan Taş, "Her şeye rağmen dik duracağız, birlik ve beraberliğimizi bozmayacağız, metanetimizi koruyacağız. Öncelikle terörü, teröristi, destekçilerini ve milletimizin yaşama hakkı gasp edilirken susanları nefretle lanetliyor ancak terör belasının bu boyutlara gelmesinde etkili olan olayları da görmezden gelemeyiz. Terör sorununun Kürt sorunu olarak tanımlanmasıyla başlayan açılım safsatasıyla devam eden süreçte Türk hukuk tarihine kara bir leke olarak geçen Habur olayı yapılan hataların üzerine adeta tüy gibi bitti" dedi.

Konuşmasına devam eden İl Başkanı Sadık Taş: " Bir yandan emeğimizi, alın terimizi ve hakkımızı alma mücadelesi verirken diğer yandan milli bir sendika olmamız sorumluluğuyla Türk milletinin milli ve manevi değerlerine sahip çıkıyoruz. Sivil toplum örgütlerinin biat ettiği, teslim olduğu, sessizliğe büründüğü bir dönemde sesini yükseltebilen, "haksızlığa karşı susan dilsiz şeytan" anlayışı ile hareket eden destansı bir mücadele veren kuruluş Türkiye Kamu-Sen’dir. Ne mutlu Türküm diyene, ne mutlu Kamu-Sen'liyim diyene"dedi.

Kamu-Sen İl Başkanı Sadık Taş'ın konuşmasının ardından Vakıf-Sen İl Temsilcisi şehitler için Kuran-ı Kerim okudu ve dua yapıldı.

"Bu sözler kime batıyorsa o soysuzdur, o imansızdır"

Türk Büro-Sen Genel Başkanı Fahrettin Yokuş yaptığı konuşmasında sendikanın geçmişinden bahsederek, eleştirilerini yöneltti. Genel Başkan Yokuş, Bilecik'te bu kutsal topraklarda bulunmaktan ve bu şehrin maneviyatını yaşamaktan duyduğu hazı dile getirerek konuşmasına başladı. Genel Başkan Yokuş: " Türkiye Kamu-Sen 20 yıl önce kurulduğunda öyle bir yol haritası çizmiştir ki, öyle bir ilkeler ortaya koymuştur ki ve bugün aynı ilkeleri, aynı çizgisi, aynı inancı, aynı heyecanıyla yoluna devam etmektedir. Sendika olarak siyaset üstü olacağız, hiçbir siyasi iktidarın yandaşı, candaşı olmayacağız dedik. Sendikacılık ayrımcılık yapmak, birinin hakkını ötekine vermek için yola çıkmak değildir. Sendikacılık Türk milletinin değer yargılarıyla kavga etmek değildir. Sendikacılık Cumhuriyete düşman olmak değildir. Sendikacılık demokrasiye düşman olmak değildir. Sendikacılık bölücülük asla değildir ve olamaz. Bugün sendika diye ortaya çıkanlar “Anadilde eğitim, Kürt devleti bu ülkede kurulsun ve çocuklarımız okullarda andımız şiirini okumasın” diyorlar. Böyle sendikacılık olur mu?, böyle ahlaksızlık olur mu?. Bunun adı sendikacılık değil, bunun adı olsa olsa kendi ülkesinde ekmeğini yediği, havasını teneffüs ettiği, ülkesine milletine ihanettir başka bir anlamı yoktur. Türküm, doğruyum, çalışkanım, yasağım. Küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak. Yurdumu, milletimi özümden çok sevmek demek. Varlığım Türk varlığına armağan olsun” demek kime batıyor. Hangi soysuza, hangi imansıza batıyor. Bu sözler bu ülkede kime batıyorsa, kim rahatsız oluyorsa biliniz ki o soysuzdur, o imansızdır, o bu milletten değildir" dedi.

"Bunlar nasıl Müslüman?"

Türk Büro-Sen Genel Başkanı Fahrettin Yokuş konuşmasının devamında şu cümlelere yer verdi:"Bizim sendikacılığımız sadece emeğimizi, alın terimizi, ekmeğimizi yüceltme, büyültme mücadelesi değildir. Bizim mücadelemiz aynı zamanda büyük Türk milletinin değer yargılarını, varlığını sonsuza kadar yaşatmaktır. Siz Şeyh Edebali’nin sözlerini mitinglerde konuşacaksınız, siz Şeyh Edebali gibi düşündüğünü söyleyeceksiniz ama hiç vicdanınız sızlamadan, utanmadan memurlar arasında ayırımcılık yapacaksın, Kamu-Sen’cilere baskı yapacaksın, yıldırmak için her türlü numaraya başvuracaksın ve diyeceksin ki ben 75 milyonun iktidarıyım. Hadi oradan, sen benim iktidarım ne zaman oldun. Hani sen devri sadık yaratanlarla hesaplaşmaya gelmedin mi. Ne yaptın, şimdi sen devri sadık yaratıyorsun. Neden ayrımcılık yapıyorsun. Dinimizin neresinde var ayrımcılık. Eğer Kamus-Sen’in içinden bir kişi bu iktidarın zulmüne, korkusuna yada önüne sürdüğü nimet için eğiliyorsa yazıklar olsun ona. Benim memurumu rızkıyla tehdit eden kim bunlar? Bunlar nasıl Müslüman?" dedi.

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.