"YAZIK! ÇİNLİLER EL SANATIMIZI KAPTI"

"YAZIK! ÇİNLİLER EL SANATIMIZI KAPTI"

 

Sinan Önce - Ahmet Meşe

 

Bilecik'te 72 yaşındaki ağaç oyma ustası Halil Kösemen, sanatıyla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Sadece Bilecik'te değil neredeyse ülke genelinde yok olmaya yüz tutan sanatın Bilecik'te tekrar canlanabilmesi için önerilerde bulundu. Emekli öğretmen olan Kösemen, en başta El Sanatları Eğitim Merkezi'nin eski programlarına geri dönmesini istedi. Geçmişte gelir olarak iyi durumda olduğunu ancak bugünlerde kimsenin gelir elde edemediği için bu sanatı icra etmediğini ifade etti. Gazipaşa Mahallesi Hamam Sokak'taki dükkanında çalışmalarına devam eden Halil Kösemen'i dükkanında ziyaret ettik. Kendisine sorularımızı yönelterek sanatın geleceğini konuştuk.

 

Emekli öğretmen olduğunu söyleyen Kösemen, emekli olduktan 3-4 yıl sonra evinin odunluğunu atölyeye çevirdiğini ve bugünlere kadar geldiğini kaydetti. "Yalnız son yıllarda işi birazcık astık galiba yarım gün yarım gün geliyorum. Tabi yaş icabı eski enerjimizi kaybettik. Burası bana bir meşguliyet, arkadaşlarım geliyor, sohbet ediyoruz. Buraya gelmediğim zaman kendimde eksiklik hissediyorum" dedi.

 

"Çinliler'den alacağıma kendi işlerimden götürürüm"

 

Eskiden yaptığı çalışmaları gösteren Kösemen, öyle işleri artık yapamadığını çünkü gözlerinin eski hassasiyetini kaybettiğini belirtti." Geçmişte çok şeyler yaptım ancak son yıllarda İnegöl'den aldığım malzemeler yapılmaz oldu, İnegöl imal etmez oldu. Eskiden yaptıklarımı hediye olarak vereceğim. Çinliler'in yaptıklarından hediyelik eşya alacağıma kendi yaptığım birtakım şeylerden götürürüm. Bundan sonra öyle şeyler yapamayacağım çünkü gözlerim hassasiyetini kaybetti" dedi.

 

"Pek fazla geliri yok"

 

Geçmişte yaptığı işleri sıralayan Halil Kösemen:" Oyma sehpalar, telefonluklar yapıyordum, şimdi ise anahtarlıklar yapıyorum, anahtarlıklara isim yazıyorum" şeklinde konuştu.  Bu işten pek fazla gelir elde edilemediğini söyledi ve ekledi:" Ben buraya yarım gün geliyorum, yarım günde de esnaflık olmuyor. İlk on yıl iyiydi. 1986-96 yılları arasında iyiydi, üniversitede iki tane çocuk okuttum. Şimdi mümkün değil öyle bir şey yapmak. Bilecik'te bununla ilgili birtakım hareketleri başlatmak istedim ama muvaffak olamadım. Bu işi öğrettiğim kişiler hep bıraktı. Biraz önce söylediğim gibi düzgün bir gelir elde edemeyince ne yapsın? Yalnız bir arkadaşım var, spastik özürlüler okulunda o çocuklara çok faydalı oluyor. Tamamen kavramış durumda hatta üstünde mutfak dolabı bile yapıyor." 

 

"Benim aklım ermiyor"

 

Halil Kösemen, geçmişte oyma işlerinde düzenli bir çalışmanın olduğunu ancak El Sanatları Eğitim Merkezi'nin eskisi gibi çalışmamasından düzenin bozulduğunu ifade etti. Kösemen şöyle konuştu:" Endüstri Meslek Lisesi'nin karşısında El Sanatları Eğitim Merkezi vardı. Burada oyma kalemleri ile el emeği, göz nuru, çok ince işler yapılıyordu. Ancak son yıllarda programı değiştirmişler. Suntalemden mutfak dolabı yapıyorlar. Burası El Sanatları Eğitim Merkezi, suntalemden mutfak dolabını sanayidekiler yapsınlar. Neymiş döner sermayeymiş, benim aklım ermiyor" dedi. El sanatının devam etmesi gerektiğini savundu ve:" El sanatı devam etmeli, Çinliler kaptı elimizden el sanatını yazık! Çinliler bize mal satıyor, burada niye olmasın? Ben bir zamanlar, zamanın belediye başkanı seçilecek adamına bir teklif götürdüm, seçilemedi. Yediler'in altında bir petrol var orası bomboştu. Orada belediye 10 tane dükkan temin etsin, ben fedakarlık yapayım, öğreteyim dedim. O zamanlar çok meraklıları vardı. Yol üzeri olduğu için ağaç oyma işleri orada satılır, bunu yapalım dedim. Tamam abi dedi ama seçilemedi öyle kaldı" ifadelerini kullandı.

 

Kösemen'den öneriler 

 

72 yaşındaki ağaç oyma ustası Halil Kösemen bazı önerilerde sundu. "Bilecik'in herhangi bir yerinde el sanatlarıyla ilgili bir sokak olabilir. Safranbolu'da böyle yerler var. Belediye bir sokak yapmış, barakalar yapmış ama barakalar çalışılabilecek şekilde büyük. Böyle şeyler Bilecik'te de yapılabilir. Hamam Sokağı'nda trafik olmasa, karşıma küçük küçük barakalar yapılsa, bir pazar oluşturulsa diye hayal ediyorum ama hayal tabi bizimkisi" diye konuştu. Kendisinden sonra kimsenin ağaç oyma işi yapmayacığını düşünen Kösemen:" Bende bırakırsam heralde yerinde öylece kalacak, geleceği yok. Gelir temin etmek için bir sokak oluşturmak lazım. Belediye yardımıyla dükkanların yapılması lazım" dedi.

 

"El sanatları merkezi düzene girmeli"

 

Bilecik'i yönetenlere seslenen Kösemen El Sanatları Eğitim Merkezi'nin mutlaka düzene girmesi gerektiğini ve oradan mezun olanlarada iş temini yapılması gerektiğini belirtti. " Önce El Sanatları Eğitim Merkezi düzene girecek. Oradan mezun olan çocuklara iş temin edilsin. Eskiden mezun olan çocuklar Kıbrıs'a gidiyorlardı. Kıbrıs'ta atölyeler vardı, kapıyorlardı. Şimdi en azından eski programa dönüşse orası hani ben bireysel olarak faydalı olamam belki ama El Sanatları Eğitim Merkezi eski programla yine ağaç oyma dersleri devam etsin. Yetişen çocuklara da Bilecik'te iş bulma olanağı sağlansın" dedi.

 

"Müşteri olmadıktan sonra kime ne söyleyeyim"

 

Röportajımızın son kısmında Halil Kösemen'e müşterilerine söylemek istediklerini sorduk. Kösemen verdiği cevapla ağaç oyma sanatının ne noktada olduğunu gözler önüne serdi. Çok kısa bir cevap veren Kösemen:" Müşteri olmadıktan sonra kime ne söyleyeyim" dedi. 

HABER FOTOĞRAFLARI İÇİN AŞAĞIDAKİ RESMİN ÜZERİNE TIKLAYIN...

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.