YEL,FIRTINA GİBİ ESTİ!
Yel, fırtına gibi esti!
Türk Eğitim-Sen'in genişletilmiş temsilciler kurulu toplantısında konuşan şube başkanı Ömer Yel, çok çarpıcı açıklamalarda bulundu. Birçok eleştirilerde bulunan Yel, ortaya müthiş iddialar attı.
Ahmet MEŞE
Türk Eğitim-Sen Bilecik Şubesi tarafından genişletilmiş temsilciler kurulu toplantısı yapıldı. Toplantı, 20 Mart Çarşamba günü saat 19.00'da gerçekleşti. Toplantıya Türk Eğitim-Sen Genel Sekreteri Musa Akkaş ve Genel Eğitim ve Sosyal İşler Sekreteri Cengiz Kocakaplan'da katıldı. Sendika üyelerinin yoğun katılımıyla gerçekleşen toplantıya Türk Eğitim-Sen Bilecik Şube Başkanı Ömer Yel damgasını vurdu. Toplantının açılış konuşmasını yapan Yel, çok çarpıcı açıklamalarda bulundu. Eğitim-Bir Sen'i topa tutan Yel, ortaya müthiş iddialar attı.
Türk Eğitim-Sen Şube Başkanı Ömer Yel:" Biz sendikacılığı İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne Şube Müdür Vekili olarak görevlendirmek için yapmıyoruz" dedi ve müthiş iddialarda bulundu.
"Hak yolda güçlenerek devam etmektedir"
Yel konuşmasının devamında sendikacılık anlayışlarından bahsederek:" Biz sendikacılığı, memurun geleceği için, mensubu olmaktan gurur duyduğumuz büyük milletimizin geleceği için, adaletli bir yönetim, eşit işe eşit ücret, herkesin mutlu olacağı, lider bir ülkenin müreffeh insanları olmak için yapıyoruz. Bu anlayış ve özlemle yola çıkan sendikamız, eğitim çalışanlarının onurlu hak arama mücadelelerinde, hak yolda ilerlemeye güçlenerek devam etmektedir" ifadelerini kullandı.
"Üç dosyada kapatılmıştır"
Ömer Yel, Bozüyük'te, Söğüt'te ve Bilecik Merkez'de meydana geldiğini iddia ettiği bazı olaylarıda anlattı. Yel, şöyle konuştu:" Bu bağlamda Bozüyük ilçemizde görev yapan bir okul müdürü okul kasasında bulundurmaması geren çok miktarda parayı çaldırmış ve kamu zararı oluşmasına vesile olmuştur. Merkezde bir okul müdürü kurucu müdür olarak atandığı yeni açılan okulun bahçesindeki basketbol potalarını kafasına göre kestirerek satmış ve kamu zararı oluşmasına vesile olmuştur. Söğüt’te İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü İlköğretim ve Lise öğrencilerine yönelik bir kazanım sınavı uygulamış ve bu sınavda garip bir ödüllendirme tekniği kullanılmış, öğrenci ve öğretmenlerin psikolojisi bozulmuştur. Bu üç olayda sendikamız tarafından Valilik Makamına resmi yazı ile bildirilmiştir. Ancak, ne hikmetse üçüne de aynı İl Eğitim Denetmeni görevlendirilmiş ve sonuç olarak üç dosyada kapatılmıştır. Kimsenin kuşkusu olmasın ki, bu üç dosya hakkında da zamanı geldiğinde tekrar harekete geçilecek ve bu dosyaların yeniden açılması sağlanacaktır.
"Evinin bulunduğu ilçedeki bir okula müdür olarak atanmıştır"
Şu anda Bozüyük ilçemizde bir temizlik firması iki okul müdürü hakkında şikâyette bulunmuş ve soruşturma devam etmektedir. İlgili temizlik firması yetkilisi okul müdürleri tarafından
mal müdürlüğüne dosya parasını ödemelerine rağmen ihaleye sokulmadıklarını iddia etmektedir. İhaleye giren iki firmadan biri bir okulun ihalesini, diğeri de diğer okulun ihalesini kazanmış görünmektedir. Olay Cumhuriyet Savcılığına da intikal ettirilmiş olup sendikamız tarafından dikkatlice takip edilmektedir. Yine Bozüyük’te bir okul müdürü okul aile birliğine usulsüz para toplamaktan soruşturma geçirmiş ve okul müdürlüğünden uzaklaştırılarak öğretmen olarak atanmıştır. Bilecik merkezde de yine bir okul müdürü usulsüz para toplamak, norm kadrolarda oynayarak bir öğretmeni mağdur etmekten soruşturma geçirmiş ve evinin bulunduğu ilçedeki bir okula müdür olarak atanmıştır.
"Görevlendirmelerde hangi kriterler gözetilmiştir?"
Bugünlerde ilimizde 5 yeni şube müdürü görevlendirmesi yapıldı. Bu görevlendirmeler, inşallah ilimiz eğitimi için hayırlı olur. Ancak bu görevlendirmelerle ilgili kafamıza takılan soruları buradan sormak istiyorum. Bu görevlendirmeler için duyuru yapılsa ve bu görevi yapabileceğine inananların başvuru yapması sağlansa daha adil olmaz mıydı? Görevlendirmelerde hangi kriterler gözetilmiştir? Görevlendirilenlerin nasıl üstün meziyetleri vardı da kapalı kapılar ardında alelacele görevlendirildiler? Bu görevlendirmeler her vesile ile haktan, adaletten bahseden sayın büyüklerimizin vicdanına sığıyor mu? Sayın büyüklerimiz lütfederde ellerini vicdanına koyup bu sorularımıza cevap verirlerse çok sevineceğiz.
"Milli Eğitim'de ne iş yaptığını bilen var mı?"
Malum sendikanın şube başkanı, yapmış olduğu bir konuşmasında biz sendikadan maaş almıyoruz, önce işimizi yapıyoruz, sonra sendikacılık yapıyoruz, demiş. Bu arkadaş kâğıt üzerinde Bilecik Ticaret Meslek Lisesinin Müdür Yardımcısı olarak görünüyor. Ancak, bu görevini aksatmamak kaydıyla aynı zamanda İl Milli Eğitim Müdürlüğü arge bölümünde Avrupa birliği projeleri için görevlendirilmiş. Lütfen yolu düşen Ticaret Lisesinde çalışan personel ve öğrencilere bir sorsun, bu arkadaşın yüzünü hatırlayan var mı? Okuldaki işlerinin ne kadarını yapıyor. Milli Eğitimde ne iş yaptığını bilen var mı? Haftada bir gün izin kullanma hakkı var. O gün dışındaki günlerde okullarda sendikacılık nasıl yapıyor. Doğrusu ben merak ediyorum. Sonra bunun bir de şube sekreteri var. Son bir yılda gezmediği ilçe kalmadı. En son Pazaryerinde bir okulda müdür yardımcısı idi. Ama birde baktık, Osmaneli Milli Eğitim Müdürlüğünde Şube Müdür Vekili olarak görevlendirilmiş. Malum sendikanın 7 yöneticisinden 6 sı yasanın verdiği haftada bir gün sendikal izin hakkını kullanıyorlar. Ancak, bunlardan ikisi şube müdürlüğünde görevlendirme çalıştıkları için ek ders yerine ek ödeme alıyorlar. Dolayısıyla görevlendirme yapılmasaydı ek ders alacaklar ve o izin kullandıkları gün ek dersleri kesilecekti. Ancak, ek ödeme aldıkları için kesinti yapılmamaktadır.
"Bu kamu zararı kimin eseridir?"
Şimdi buradan yetkililere sesleniyorum. Bu kamu zararı kimin eseridir? Bu şube müdürlüklerine görevlendirilecek başka kimse kalmamış mıdır? Oluşan bu kamu zararının hesabını kim verecektir? Parasını devletten alıp, sendikacılık yapan bu arkadaşlara kim dur diyecektir? Sayın Başkan, profesyonel sendikacılık sadece biz de değil, sizin sendikanızda da vardır. Senin şubenden daha az sayıda üyesi olan Yalova şubeniz bile profesyonel sendikacılığa ayrılmış iken senin talebin neden karşılanmamıştır?
"Yetkiyi söke söke alalım"
Türkiye’ de her 100 eğitim çalışanından 21’i Türk Eğitim Sen üyesi iken, bu rakam Bilecik ilimizde % 32 dir. Biz şube olarak başarılı bir şubeyiz. Bu sizlerin başarısıdır. Ancak iki sene önce kaybettiğimiz yetkiyi bu yıl almak zorundayız. Önümüzde sayımların yapılacağı 15 Mayısa 55 gün kalmıştır. Bugün buradan önümüzdeki 55 gün için seferberlik ilan ediyorum. Üye sayımızı çok daha yukarılara taşımak için sizlerin desteğini talep ediyorum. Lütfen okullarınızda önümüzde bizi bekleyen tehlikeleri anlatalım. Üye olmayan arkadaşların üye olmasını, başka sendikalara üye olan arkadaşların da doğru sendikayı bulmalarını sağlayalım. Bu sene hep beraber yetkiyi söke söke alalım" dedi.
Toplantının devamında Türk Eğitim-Sen Genel Sekreteri Musa Akkaş ve Genel Eğitim ve Sosyal İşler Sekreteri Cengiz Kocakaplan'da konuşmalarını gerçekleştirerek çalışmaları hakkında üyelerine bilgiler verdiler.
Bu haber toplam 0 defa okunmuştur

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.