"40 YIL ÖNCE SUÇ SAYILIRDI"

"40 YIL ÖNCE SUÇ SAYILIRDI"

UKİD Başkanı Musa Serdar Çelebi, geçmiş yıllarda Türk coğrafyasından bahsetmenin suç sayıldığını anlattı. Çelebi, “Ne yazık ki bundan 40 yıl önce dışarıdaki kardeşlerinden bahsetmek suç sayılırdı. Hayalcilik, Turancılık diye suçlamalarla karşı karşıya kalıyorduk. Onlar hayal değil yüzde yüz gerçekti” ifadelerini kullandı.  

Ahmet MEŞE

Uluslararası Kalkınma ve İşbirliği Derneği (UKİD) Başkanı Musa Serdar Çelebi, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen ‘Tarihte ve günümüzde Ortadoğu’da Türkmenler’ sempozyumuna katıldı.

Sempozyumun açılış konuşmalarının ardından gazetemize açıklamalarda bulunan ve sorularımızı cevaplayan Musa Serdar Çelebi çok önemli mesajlar verdi. Avrupa’daki Türklerle ilgili yaptığı çalışmalarla Türkmen coğrafyasında adından sıkça söz ettiren Çelebi, UKİD çalışmaları hakkında bilgiler verdi. Çelebi, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ile birlikte yürüttükleri çalışmalara değindi. Türkiye’nin artık dışarıdaki soydaşlarına yardım edebilecek duruma geldiğinin altını çizen Çelebi, Bilecik’in ve Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi’nin de bu yolculukta önemli bir yere sahip olduğunu dile getirdi. 

UKİD ÇALIŞMALARI HAKKINDA BİLGİLER VERDİ

Uluslararası Kalkınma ve İşbirliği Derneği (UKİD) çalışmaları hakkında bilgiler veren Çelebi, UKİD’in Türkiye dışındaki Türk ve Müslümanlara destek olmak amacıyla projeler yürüttüğünü söyledi. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi’nde düzenlenen sempozyumun oldukça önemli olduğuna vurgu yapan Çelebi, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Azmi Özcan’a teşekkür etti.

‘UZUN YILLAR İHMAL ETTİK’

UKİD Başkanı Musa Serdar Çelebi, Türkiye dışındaki Türkmen coğrafyasının uzun bir süre dertleri ile baş başa bırakıldığını söyledi. Türkmen coğrafyasına karşı sorumlulukların olduğunu anlatan Çelebi şunları kaydetti:

“ Uzun yıllar ihmal ettiğimiz, dertleri ile baş başa bıraktığımız kardeşlerimize hem tarihten gelen değerlerimiz ve sorumluluklarımız sebebiyle hem de bugünkü meselelere karşı olan alakamızı ortaya koymak amacıyla yapılmış sempozyum çok kıymetlidir. Çevremizde yaşayan kardeşlerimize, akrabalarımıza birinci derecede yardımcı olmak gibi bir sorumluluğumuz var” dedi.

‘TÜRKİYE DIŞARIDAKİ KARDEŞLERİNE EL UZATABİLECEK DURUMDA’

Avrupa’da yaşayan Türklerin birçok ortak sorunu olduğunu anlatarak devam eden Çelebi, Türkiye’nin geldiği noktada dışarıdaki kardeşlerine destek olabilecek güce ulaştığını söyledi. Çelebi şöyle devam etti:

“ Açılış konuşmasında Avrupa’da yaşayan Türklerden bahsettim. Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde azınlıklar halinde yaşayan vatandaşlarımız var. Onlarla bu Türkmenlerin ortak sorunları var. Ana dillerin korunması, Türkçe’nin konuşulduğu ve öğrenildiği alanların genişletilmesi ve topluluğun zenginleştirilmesi gibi temel sorunlar var. Çünkü fakir bir toplumun ayakta kalması mümkün değil. Yok olma tehlikesi ile karşı karşıya. Hem kültürel hem ekonomik baskı var. Bu bakımdan mevcut Yunus Emre Vakfı’nın destekleri ile ana dilimizin ve kültürümüzün yaşatılması bu Türkmen kardeşlerin yaşadığı ülkelerde, tarihi eserlere sahip çıkılması ve toplumların güçlendirilmesine destek veren TİKA’nın çabaları ile Türkmen kardeşlerin projeleri birleşmeli ve orada daha iyi yaşanır ortamların oluşması lazım. Türkiye artık güçlenen, dışarıdaki insanına, kardeşine el uzatabilecek, onlara destek olabilecek durumda” diye konuştu. 

’40 YIL ÖNCE SUÇ SAYILIRDI’

Geçmiş yıllarda ve kendisinin gençlik dönemlerinde Türk coğrafyasından bahsetmenin suç sayıldığını ifade eden Çelebi, çok çarpıcı sözler sarfetti. Çelebi, “ Ne yazık ki bundan 40 yıl önce dışarıdaki kardeşlerinden bahsetmek suç sayılırdı. Hayalcilik, Turancılık diye suçlamalarla karşı karşıya kalıyordunuz. Onlar hayal değil yüzde 100 gerçekti. Azerbaycan’dan bahsederdiniz şimdi Kırım gündemde, yeniden aynı çilelerle karşı karşıya.

‘AÇLIK GREVİ YAPMIŞ BİRİYİM’

Çelebi, üniversite yıllarında Sibirya’da esir hayatı yaşayan Kırım Türkleri lideri Mustafa Cemiloğlu’nun ölüm haberini aldıktan sonra açlık grevi yaptığını anlattı. O dönemlerin şimdiye oranla geride kaldığını kaydeden Çelebi şunları aktardı:

“Ben üniversite yıllarında Sibirya’da esir olan Cemiloğlu’nun ölüm haberi geldi diye açlık grevi yapmış bir insanım. O zamanlar bunlar Türkiye’yi tehlikeye sokan davranışlar olarak nitelendiriliyordu. Hayalci yaklaşımlar olarak görülüyordu. Halbuki bizim Dünya’nın her tarafında esir hayatı yaşayan kardeşlerimiz vardı. O zaman yamyamlar bile hür Türkler niye esir diye afişler çıkartmıştık ortaya. Sonra 90’lı yıllara geldiğimizde bunların gerçek olduğu, hayal ürünü olmadığı ve bizim kardeşlerimizin kendi dillerini, dinlerini, kültürlerini yaşadıkları ülkelerde koruyamaz durumda oldukları, yok olmayla karşı karşıya oldukları ortaya çıktı. Allah’a şükürler olsun Türkiye içeride kendini toparlarken bir yandan dışarıdaki kardeşlerine el uzattı. O gün bizi suçlayanlar şimdi Türkmen coğrafyasında güzel işler yapıyorlar, paralar kazanıyorlar. Bu duruma gelmiş olmaktan mutluyuz, daha iyi olacak. Türkiye dışarıda kardeşlerimizin yaşadığı ülkelere hükmetme çabası içerisinde değil sadece nerede kardeşlerimiz yaşıyor ise onların insanca yaşamaları onların haklarıdır. Türkiye bunların gelişmesi için çalışmaktadır” şeklinde konuştu.

‘BİLECİK ŞANLI YERİNİ ALACAK’

Bilecik ile ilgili ilk izlenimlerini aldığımız Musa Serdar Çelebi, Rektör Özcan’ın ifadelerine değindi. Çelebi, Özcan’ın ‘Bilecik, şahlanışın da beşiği olmalı’ sözlerine katıldığını söyleyerek, Bilecik’in kuruluşta oynadığı rolü şahlanışta da oynayacağını belirtti. Çelebi, “Bilecik, orada da şanlı yerini alacak” ifadelerini kullandı. Çelebi sözlerine şu cümlelerle son verdi:

“Bir alimin ölümü bir alemin ölümü gibidir. Bir alimin yetişmesi de bir alemin kurtuluşu gibi olacaktır. Bu üniversiteden çok kıymetli, o ruhu taşıyan, kurucu, büyütücü, birleştirici, barıştırıcı ruhu taşıyan insanlar yetişiyor, bunu görüyorum. İnşallah Bilecik orda da şanlı yerini alacak” dedi. 

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.