ADALET HER ŞEYİN BAŞIDIR
“Adalet her şeyin başıdır”
İsmet CEP
Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, Bozüyük’te partisi tarafından düzenlenen programa katıldı. Seçim bürosuna gelişi sırasında partililerce karşılanan Destici, burada partililerine hitaben bir konuşma yaptı. Destici, konuşmasında bu defa denenmişleri değil, içlerinden çıkardıkları başkan adayı Nail Dağlı’yı tercih etmelerini istedi. Hükümete de yüklenen Destici,” Kendini kurtaracağım derken tüm hukuk sistemini tehlikeye attı. Türkiye'yi bir kaosa ve huzursuzluğa sevk etti. Adalet her şeyin başıdır. Adaletin olmadığı yerde mutlaka huzursuzluk olur.” Dedi.
Biz Büyük Birlik Partisi olarak Bozüyük'ü çok önemsiyoruz. Bozüyüklü kardeşlerimiz bu seçimlerde artık denenmişleri değil de hem kendi içlerinden çıkardıkları ve yıllarca kendilerine hizmet etmiş, dürüstlükleri, çalışkanlıkları ve ehliyetleri, liyakatiyle Nail Dağlı kardeşimiz ve 21 yıllık tertemiz mazisi ile Büyük Birlik Partisi birleşti. İnşallah emanet kendisine verildiğinde ben bugüne kadar yapılmış hizmetlerin toplamı kadar bir hizmetin 5 katı büyüklüğünde bir hizmetin yapılacağı kanaatindeyim. Yapılacağına inanıyorum ve bundan zerre kadar da şüphem yok. Onun için tüm Bozüyüklü kardeşlerimin hangi partiye mensup olurlarsa olsunlar bu defa Nail Dağlı ve Büyük Birlik Partisini tercih etmelerini bekliyorum.
“Adaletin olmadığı yerde mutlaka huzursuzluk olur”
Maalesef seçim meydanlarında sizlerin problemleri konuşulmuyor. Ben daha önce de söyledim. Biz Büyük Birlik Partisi olarak iktidar bize nasip olduğunda bu taşeron işçilerimizin tamamını kadroya almak olacaktır. Asgari ücreti vergiden muaf tutarak açlık sınırının üzerinde bir seviyeye ulaştırmak olacak. Hükümet yasakları ortadan kaldıracağız diyerek iktidara geldi. Maalesef şu anda kendi işlediği suçların ya da yanlışların üzerini örtmek adına hukuk sistemini adeta katletti. Hukukun bağımsızlığını yok etti. Hukuk sistemini ve hukuk adamlarını büyük bir şaibe altında bıraktı. Kendini kurtaracağım derken tüm hukuk sistemini tehlikeye attı. Türkiye'yi bir kaosa ve huzursuzluğa sevk etti. Adalet her şeyin başıdır. Adaletin olmadığı yerde mutlaka huzursuzluk olur. Benim hükümete çağrım biran evvel bu yoldan vazgeçmesi ve eğer yanlışı olan varsa hata yapan varsa bırakın hukuk önünde hesabını versinler. Yapmışlarsa cezasını çeksinler, yapmamışlarsa aklansınlar. Yasakları ortadan kaldıracağız diyerek iktidara geldiler. Önce internet yasası çıkardılar. Daha sonra twitter'ı kapattılar. Şu anda da duyduk ki you tube'yi de kapatmışlar. Bu kapatmaları hangi gerekçeleri ileri sürerlerse sürsünler toplumda bir karşılığı yok. Millet you tube'ın da twitter'ında niye kapatıldığını biliyor. Çünkü burada kendi çevirdikleri bir takım gizli dolapların yanlışlıkların tapeleri ortaya dökülmeye başlandı. Bunlar gerçekten düzmece ise 10 dakika da tespit edilebilir.
“Gerçeklerle bir gün yüzleşmek zorunda kalırsınız”
Maalesef bu yasaklar ve telaş bu yayınlanan tapeler ve ses kayıtlarının gerçek olduğu yönünde ki bir kanaati hem toplum da hem de biz de oluşturuyor. Ama dediğim gibi bunlar kapatılarak da yanlışların üstü örtülemez. Mutlaka gerçekler bir gün ortaya çıkacaktır. Siz ne kadar kaçarsanız kaçın gerçeklerle bir gün yüzleşmek zorunda kalırsınız. Bu olaylar Türkiye'yi rahatsız ettiği gibi dış dünyada ve uluslararası kamuoyunda da Türkiye'yi çok zor duruma düşürmüştür. İnşallah bu seçimler güven ve huzur içerisinde yapılır da Türkiye bu seçimlerden sonra doğru bir yola girer. İnşallah bu seçimler hukuk ve demokrasi içerisinde halledilir. Onun için ben bu seçimlerin sağlıklı bir şekilde neticelenmesi ülkemiz ve milletimiz açısından önemlidir. Çünkü biz bu tür karanlık ve çatışma süreçlerinden, gerilim süreçlerinden yasaklarla çıkamayız. Türkiye'yi idare edenlerin bunu iyi anlaması lazım. Ancak şeffaflaşarak çıkabiliriz. Türkiye'yi demokratikleştirerek ve yeni sivil bir anayasaya kavuşturarak çıkabiliriz. Her şeyden önemlisi hukukun üstünlüğünü tesis ederek çıkabiliriz. 17 Aralık’tan sonra adeta hukukun üstünlüğü sona erdirilmiş ve üstünlerin hukuku geçerli olmaya başlamıştır.
“Aklınızı başınıza alın”
Türkiye’yi yerel seçimlerden sonra bekleyen en büyük tehlikelerden birisi, bölücü terör örgütünün siyasi uzantılarının her gün dillerinde ve ağızlarında olan şey. Ne diyorlar? Bu bir yerel seçim değil, bu bir referandum. Neyin referandumu? Özerkliğin referandumu. Yani bu seçimden sonra özerkliğe geçeceğiz diyorlar, maalesef Türkiye’yi yönetenlerden de, meclistekilerden de buna bir tepki yok. Biz anlıyoruz ki, bunların tepkisizliğinden bunlara adına çözüm süreci dedikleri süreç aslında bir pazarlık süreci, bir müzakere süreci. Dün eski İçişleri Bakanı İdris Naim bunu çok net bir şekilde televizyonlarda anlattı. Zaten biz aylardır bunu söylüyoruz. Maalesef Türkiye’ye en büyük tehlikelerden bir tanesi bu. Nasıl şehitler gelmesin diye adına çözüm süreci dedikleri süreci başlatmışlarsa, tabi şehitler gelmez. Sen meydanı adamlara bırakırsan, şehirleri, dağları, ovaları onlara bırakırsan, onlar istediği gibi orada vergi toplarlarsa, kendi öz güvenlik birimlerini oluştururlarsa, kendi okullarını, dershanelerini açarlarsa, kendi vergi sistemlerini kurarlarsa, tabi ki olay olmaz. Ama müdahale edersen, terörü yok etmeye çalışırsan, bak nasıl yine o silahlı terör gurupları senin karşına çıkıyor. Çünkü çekilmediler, çekilmeyecekler, silah bırakmadılar ve bırakmayacaklar. Biz bunu daha önce de söyledik. Herkes şunu çok iyi bilsin ki, Türk milleti sağduyuludur, bugün Türk milleti evet sabırlıdır ama yeri ve zamanı geldiği zaman ne yapacağını iyi bilir. Bıçak kemiğe dayandığı zaman ne gerekiyorsa onu yapar. Bu büyük Türk milleti devleti için, vatanı için, milleti için, söz konusu vatan olduğunda, devlet olduğunda, millet olduğunda, gerekirse kanını verir, canını verir, malını verir ama bırakın vatanın bir parçasını ya da bir karış toprağını bir çakıl taşını dahi haram ederiz, vermeyiz. Herkes bunu böyle bilsin. Özerklik hayali içinde olanlara söylüyorum. Onlara bu hayali kurduranlara, onlara bu cesareti verenlere, onları bu şekilde pervasızlaştırıp şımartanlara da sesleniyorum. Aklınızı başınıza alın. Bu büyük Türk milleti rüyalarınızı kâbusa çevirir, hayallerinizi zindan eder, heveslerinizi kursağınızda bırakır. Onun için aklınızı başınıza alın. Biz 75 milyon Kürdü, Türmeni, Çerkezi, Lazı, Zazası, Alevisi, Sünnisi, Boşnağı hepimiz bu büyük Türk milletinin bir ferdiyiz. İnşallah ebediyete kadar hep birlikte yaşayacağız. Çünkü biz Allah’ın emriyle birbirine bağlanmışız.” Dedi.
Bu haber toplam 0 defa okunmuştur

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.