"BAKANLARIMIZA İLGİLİ DOSYALARIMIZI VERDİK" - 2 -
DÜN YAYINLANAN RÖPORTAJIN DEVAMI
"BAKANLARIMIZA İLGİLİ DOSYALARIMIZI VERDİK" - 2 -
Sakarya Gazetesi Muhabiri Sinan ÖNCE: ‘Başkanım desteklerden bahsettiniz. Devletin vermiş olduğu desteklerden. Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği olarak devletin vermiş olduğu desteklerden yeteri kadar faydalanabiliyor musunuz? Mesela KOSKEB desteklerinden. Esnaf bu destekleri biliyor mu? Odanız tarafından üyelerinize bu konularda bilgi veriliyor mu?’
Anadolu Ajansı Muhabiri Ramazan ÇAY: Benim soracağım soruyu arkadaşımız sordu da ama ben biraz açarak sormak istiyorum. Şimdi başkanım esnafın sıkıntılarını ilgili yerlere ilettiğinizi, bazı projeleriniz olduğunu söylediniz. Şimdi bazı odalar kendi üyelerinin çalışma hayatını geliştirmesi için seminerler veriyor, eğitim veriyor. Hatta resmi kurum belediye KOSGEB’ten gibi hibe alabilmek için destek alıp, kurs veriyor. Burada Ticaret Odası var, siz Esnaf Odaları yönetimi var, esnafın kendi odası var. Burada belediye kurs veriyor. Buna nasıl bakıyorsunuz. Maddi imkan darlığından dolayımı siz tarz kurslar veremiyorsunuz. Biraz önce ifade ettiniz ama.
GÖLCAN: Şimdi arkadaşım bizim 13 tane odamız var. Burada ben size oda mevcutlarını söyledim. Şimdi dedim ki; bizim 4 tane odaya bağlı 2280 tane üyemiz var merkezde. 2280’ni 4’e bölün. Mesela Şoförler Odası var, Giyim Meşruhat Odası var, Giyecek Maddesi Satan Odası var, Maden Odası var. Şimdi bunlar yanında çalışanların ücretlerini ancak ödeyebiliyorlar. Odalarımızın hiçbir gücü yok. Bizde birlik olarak sadece katkı payı ücreti alıyoruz. Katkı payı ücreti de yılda bizim aldığımız 8 bin lira ile 10 bin lirayı geçmiyor. Yani eski paraya göre 10 milyar lira. Burada bizim yanımızda çalışan iki tane elemanımız var. Yani maddi açıdan çok güçsüzüz. Biz diyoruz ki; bizim bu odalarımıza noterlerce tasdik edilen tasdikler odalarımıza verilsin, odalarımız güçlensin. Bu Serece Belgeleri ile K1 Belgeleriyle ilgili ücretler Şoförler Odalarımıza verilsin. Yani bizi güçlendirsinler. Bizim hiçbir gücümüz yok. Bir de bizim bir anketimiz var, bir anket yaptık. Müsaade ederseniz onu da okuyabilirim size. Ülkemizde özellikle 2002 yılından bu yana devam ede gelen süre içerisinde ekonomik genel durumu ile ilgili metro göstergelerde olumlu gelişmeler ortaya çıkmıştır. Büyüme oranı yıllar itibarı ile yükselen oranda istikrarlı olarak artmış, enflasyon tek haneli, rakamlı hale gelmiş kişi başına gelir dört katına kadar yükselmiş. İhracat artışında rekor kırılmıştır. Ancak tüm bu gelişmelere Esnaf ve Sanatkârlar kesimine etkileri ölçen ya da tespit eden çalışma, inceleme ve araştırmalar yapılmamıştır. Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar konfütürümüze üye 1 milyon 798 bin 630 kişi aktif esnaf ve sanatkâr yanında çalışanlarla ve bunların aileleriyle düşünüldüğünde ülkemizin yaklaşık 5’te birini kapsayan bir kesim hakkında yeterli bilgi ve doküman bulunmamaktadır. TESK tarafından geniş kapsamda bir anket yapılması çalışılmış. 45 sorudan oluşan anket TESK’ in 81 ilde 82 esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği’ne bağlı olan sayısı ile orantılı olarak gönderilmiş ve bu anketler bizzat esnaf ve sanatkârlar tarafından doldurulmuştur. Toplam 7237 kişinin cevapladığı anket ile esnaf ve sanatkârların temel sorunları, ihtiyaçları hükümet ve ekonomik gelişmeler hakkındaki düşünceleri belirtmişlerdir.
ÇAY: Biraz önce konuşmalarınız içerisinde 8 yıllık kesintisiz eğitimin sanatkâra zarar verdiğini ifade ettiniz. Bu şu anlamama mı geliyor? Şuan da mecliste görüşülen 4+4+4
GÖLCAN: Yok. Onunla ilgisi yok. Şimdi bizim ustalık belgesi alabilmesi için ne dedik? Şart koymuşlar. İlkokul mezunu 12 yıl çıraklık eğitimine gidecek. Usta olabilmesi için ilk önce çıraklık sınavlarından geçecek, kalfa olacak. Kalfa olduktan sonra çırak olacak, kalfa olacak, usta olacak. İşte bu ilkokul mezununa sürek 12 yıl. Ortaokul mezunlarına 8 sene. Lise mezunlarına 4 sene. Yani biz bu sürecin kısalmasını istiyoruz. Yahutta bu süreç devam edecekse Ticaret Odaları’na da konmalı. Bize kaydolmuyor, gidiyor Ticaret Odasına kaydoluyor. Burada bir haksızlık var ortada. Bir de bu haksızlık o esnaf olacak kişiye de yansıyor. Niye yansıyor? Gelecek eğer merkezdeyse; yılda 177 lira oldu, yıllık bunlar. Fakat Ticaret Odası’na gittiği zaman Ticaret Odası’nın kayıt ücretleri yüksek, yıllık ücretleri yüksek. Birde yapmış olduğu cirodan aylık binde beş ücret alıyor ayrıca. Bir de siz berberi oraya kaydederseniz, bir kahveciyi oraya kaydederseniz Ticaret birinci sınıf defter tutma mecburiyetinde kalacak. Birinci sınıf defter tutacak. Köydeki bir berber bir muhasebeciye herhalde ayda 200 bin lira veyahut 150 bin lira defter parası verecek. Biz bu adaletsizliğin ortadan kalkmasını istiyoruz.
YILDIZ: 8 yıllık eğitim diye bahsettiği başkanımın başka bir şeyi. 8 yıllık eğitimi yanlış anladı arkadaş.
GÖLCAN: 8 yıllık eğitim ustalık ve çıraklıkla belgesiyle ilgili.
ÇAY: 8 yıllık eğitim zarar veriyor dediniz.
GÖLCAN: Bizim ustalık belgesinde çıraklık okullarımız var bizim. Bu çıraklık okullarında ben lise mezunuysam usta olabilmem için 4 sene kursa oraya lise mezunuysam. Ortaokul mezunuysam 8 sene gidiyorum çıraklık okuluna, ilkokul mezunuysam 12 sene gidiyorum. Mesela bir berberlik diploması alıcam. Bunun diğer okullarla bir ilgisi yok. Bizim çıraklık eğitimle ilgisi var, ustalık belgesi alınmasıyla. Bunu okullarla karıştırmayın. Yani biz diyoruz ki ; bu sürenin kısalması lazım. İlkokul mezunuysa 3 seneye düşür. Lise mezunuysa 1 seneye düşür. Ortaokul mezunuysa 2 seneye düşür. Yani bu kursları hak ediyorsa alsın biran evvel diplomasını esnaflığa başlasın. Biz bunu istiyoruz yani.
ÖNCE: Milletvekilleri odalarını ziyaret edip sizin istek ve şikayetlerinizi dinlediler mi?
GÖLCAN: Fahrettin Bey, bir sefer seçim zamanı geldi. Başka gelmedi. Bahattin Bey de daha gelmedi. Ama bize başka milletvekillerimiz yazılar yazıyorlar. ‘Sorunlarınız varsa bildirin bize çözmeye çalışalım’ diyorlar. Birkaç tane İstanbul’dan, Ankara’dan, İzmir’den milletvekillerimizin yazıları var. Bizde sıkıntılarımızı onlara söyledik, dile getirdik.
ÖNCE: İstanbul milletvekilleri soruyor yani, sorunlarınızı.
GÖLCAN: Başka milletvekilleri sıkıntılarımız soruyor. Mehmet Ali Susam var İzmir Milletvekili kendisi esnafla ilgili bir sürü önergeler vermiş. Bu önergelerin hiçbiri kabul edilmemiş, esnafın sorunlarıyla ilgili. Birde az önce söyledim, biz bakanımız Hayati Beyle beraber bir yemek yedik, bir toplantı yaptık. Orada kendisi bize ‘bu esnafımızın sorunlarını çözücem’ dedi. Yani şimdi bizim düşünün mesela Pazaryeri’ndeki Esnaf Odası’nın 100 küsur tane üyesi var. Orada aidatlar düşük. 177’nin yarısı diyelim ki 75 lira oradaki aidatlar. 100 küsur tane üyenin hepsi yıllık aidatını getirse yanında çalıştırdığı adamın maaşını ödemekte zorluk çekiyor. Gölpazarı’nda öyle, yani biz odalar birliği olarak Bilecik’te hiçbir etkinliğimiz yok. Ama biz bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Vilayette her toplantıya katılıyoruz. KOSGEB’in, BEBKA’nın; İş-Kur’un aklınıza ne toplantı geliyorsa orda üyeliklerimiz devam ediyor. Orada kurslarla ilgili görüşlerimizi söylüyoruz. Esnafla ilgili ağırlığımızı koyuyoruz, çalışmalarımızı yapıyoruz.
GÜNSUR: Başkanım bu İş-Kur özel firmalarla kurs verdiriyor. Onlara para aktarıyor, siz bu kursları veremiyor musunuz?
GÖLCAN: Kursları veremiyoruz. Oranın yönetimindeyim ben İş-Kurla beraber açılan bu kurslara valiliğin başkanlığında ne kursları açılması lazım, Bilecik’te nelere ihtiyaç var. Bir sürü kurs açtık, mesela Bozüyük’te kuaförlük kursu açtık. Burada açtık. Hatta şuanda bir çalışmamız var Bilecik’te yeni bir kurs açacağız. İş-Kur başkanlığında kuaförlük mesleği öğrenmeyenlere, öğrenmek isteyenlere bir kurs açılacak. Hiçbir işi olmayanlar kursa gelecekler hatta 20 lira gibi günlük ücret verilecek. Bunlara kuaförlük belgesi verilecek. Ustalık belgesi demiyorum, kuaförlük belgesi verilecek. Bunlara da iş istihdamıyla ilgili bir miktar kendilerine iş yeri açması için hibe mayetinde paralar verilecek. Bunlarla ilgili çalışmalara bizde giriyoruz yani.
YILDIZ: Başkanım bu konuda bende bir şey söyleyebilir miyim? Arkadaşlar sürekli İş-Kur ve BEBKA’nın projelerinden bahsediyorlar da bu projeler genelde iş olanlara yapılan projeler yani özellikle
BEBKA’da değil de KOSGEB’te. Bizde KOSGEB’in esnafa yönelik olarak yaptığı projelerde faizsiz para verimi vardı. Geçen sene dağıtıldı zannediyorum. Hatta bir spekülasyonlar oldu. Bir bankanın bununla ilgili bir şeyler yaptığıyla ilgili ondan önceki sene de yine yapılmıştı. Yani esnafa yönelik yaptıkları bir şey, faizsiz nakit para verilmesi ve bu paranın bir yıl içerisinde geri ödenmesi gibi esnafa destek bu şekilde verilmişti. Diğer yaptıkları projelerin tamamı işsize yönelik yaptıkları projeler. Yani bunlar bizim esnafımızı hiç ilgilendirmiyor. Bizim esnafımızı ilgilendiren kısmı, para verilen kısmıydı. İş-Kur yapıyor, evet belediyeler yapıyor ama oda olarak buna müdahale yapamıyoruz. Bizi üyelerimi ilgilendiren projeler değil bunlar. Bunlar işsiz insanları iş sahibi edindirebilmek için yapılmış projeler. Onlar daha çok işte belediyeler işsizlik problemini çözebilmek için onlar daha çok ilgileniyorlar. Bizim burada oda olarak yaptığımız projelerde yapmak istediğim projeler özellikle BEBKA; Bursa, Eskişehir, Bilecik Kalkınma Ajansı’na proje üretmeye çalışıyoruz. Ama onlarda özellikle esnafın büyük desteğini istiyorlar. Zaten başkanımın biraz önceden beri anlattığı gibi esnafımız, ben özellikle Bilecik esnafı için söylüyorum, hakikaten zor durumda bizim esnafımız. Şuanda proje üretebilecek, yeni yatırımlar yapabilecek bir durumda değil. Yeni yatırım yapamayacak durumdaki bir kişinin de buna destek olması düşünülemez. O nedenle de biz bu projelere geri durmak zorunda kalıyoruz, yaklaşamıyoruz bu tip projeler üretemiyoruz. Ama diğer o projeler zaten işsizlere yönelik olduğu için onları belediyeler yapıyor. Diğer o KOSGEB’in nakit para olarak verdiği projelerde de biz Osmaneli ilçesi olarak birçok arkadaşım bundan faydalandılar, bende dahil. Burada da yine bazı sorunlar var. Müsaade ederseniz anlatayım bunu da. Burada verilen parada durumu iyi olan yani geçmişte ödeme sıkıntısı yaşamamış, bankalarla arası iyi olan esnafa veriliyor. Zaten o esnafın bir şekilde durumu iyi yani bankadan bu parayı yeni yatırım için alabiliyor. Şimdi bizim birçok esnafımız Bağ-Kur borcunu ödeyemiyor, sigorta borcunu ödeyemiyor, o duruma gelmiş durumda. Bunlara destek verilmeli ki bu adamlar açıklarını kapatabilsinler. Onlara destek verilmeyince de o esnaflar tamamen batağa doğru gidiyorlar. Zaten adamın Bağ-Kur borcu varsa adama kredi vermiyor. Kredi vermeyince de adam yine borcunu ödeyemiyor ve daha aşağıya doğru gidiyor.
Bu haber toplam 0 defa okunmuştur

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.