’BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİĞİ KAYBETMEMEMİZ LAZIM’

’BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİĞİ KAYBETMEMEMİZ LAZIM’

Sinan ÖNCE

Biyolojik Çeşitlilik ve Biyokaçakçılık Çalıştayı gerçekleşti. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi konferans salonunda dün gerçekleşen çalıştayın açılış konuşmasında konuşan Vali Hamdi Nayir, Biyolojik çeşitliliğin tarım, hayvancılık, eczacılık, sanayi, temiz hava ve temiz su için önemli olduğuna vurgu yaparak "Biyolojik çeşitliliği kaybetmememiz lazım." dedi.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşımızın okunmasıyla başlayan çalıştayın açılışında protokol konuşmaları gerçekleşti. Yapılan konuşmalarda Soma'daki maden ocağında kazada şehit olan işçiler unutulmazken yakınlarına baş sağlığı dilendi. 

"ÜLKEMİZ KÜÇÜK BİR KITA ÖZELLİĞİ TAŞIMAKTADIR"

Orman Su İşleri Bakanlığı 2. Bölge Müdürü Yahya Güngör yaptığı konuşmada ülkemizdeki canlıların çeşitliliğinden bahsederek biyokaçakçılıkla ilgili bilgiler verdi. Bölge Müdürü Güngör şunları dile getirdi: '13 Mayıs günü Soma ilçemizde meydana gelen kazada hayatlarını kaybeden madencilerimize Allah'tan rahmet diler, yakınlarına başsağlığı ve sabırlar dilerim.

Biyolojik çeşitlilik bir bölgedeki genlerin türlerin eko sistemlerin ve ekolojik olayların oluşturduğu bir bütündür. Yani kısaca canlıların çeşitliliğidir.  3 farklı bölgenin kesişim yerinde bulunan ülkemiz, biyolojik çeşitlilik bakımından küçük bir kıta özelliği taşımaktadır. 

AVRUPA'DA 12 BİN 500, TÜRKİYE'DE 11 BİN

Omurgalı hayvanlar konusunda ise son verilere göre Türkiye'de 460 kuş, 161 memeli, 141 sürüngen, 480 deniz balığı ve 236 türde de tatlı su balığı yaşamaktadır. Bugüne kadar belirlenen toplam tür omurgalı hayvan sayısı 1500 yakındır. Türkiye'nin flora çeşitliliği bakımından zenginliğini anlamak için ise Avrupa kıtası ile karşılaştırmak yeterli olacaktır. Tüm Avrupa kıtasında 12 bin 500 bitki türü varken, sadece Anadoluda bu sayı 11 bindir. Zengin biyolojik çeşitliliğe sahip ülkemiz, bilim ve teknolojinin ilerlemesiyle gelişmiş ülkeler tarafından cazibe merkezi haline gelmiştir. Doğadan yabani canlıların ve ona ait parçaların yetkili makamların izni olmadan toplanması ve yurt dışına çıkarılması olarak tanımlanan biyokaçakçılık ülkemiz adına tehlike arz eden önemli konuların başında gelmektedir. 

Bakanlığımız bu doğrultuda ülkemizin sahip olduğu biyolojik kaynakların ülkemizin kontrolü dışında çeşitli maksatlarla kullanılmasının önüne geçilmesi ve ülkemizin sahip olduğu kaynaklardan azami faydalanması maksadıyla 2013 ve 2015 yılları arasında yürütülecek olan bir Biyokaçakçılıkla mücadelesini başlatmış bululnmaktadır. 

Bizde bölge müdürlüğü ve Bilecik şube müdürlüğü olarak Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesiyle birlikte bu konuda Bilecik ilimizde bir farkındalık yaratmak ve burada alınacak önlemleri verilemek maksadıyla kıymetli hocalarımızın katkılarıyla çalıştay düzenlemiş bulunmaktayız.'dedi.

"BİZİM ONLARI KORUMAMIZ LAZIM"

Bilecik Şeyh Edebali Üniversites Rektörü Prof. Dr. Azmi Özcan'da üniversite olarak programı çok önemsediklerini ifade ederek şunları dile getirdi; "Şehitlerimize rahmet yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Dolayısıyla millet olmanın ancak benzer duyguları paylaştığımız zaman mümkün olan bir aşama olduğunu hatırlattı. Acıları paylaşacağız elimizden gelenleri yapacağız ki hafifletelim. Allah bir daha böyle acılar yaşatmasın. 

İşin teknik boyuta ile ilgili bölge müdürümüz önemli hatırlatmalar yaptı. Bir tek örnek vereyim. Galiba lale bize ait bir değer. Hollanda'nın neredeyse ihracaat gelirlerin büyük bir kısmını süs bitkisi. Sadece süs bitkisi değil, stratejik anlamda tıp alanında sağlık alanında pek çok bize ait olan değerler bir şekilde dışarıya kaçırılıyor ve başkalarına ait oluyor. Cenab-ı hak onları bu coğrafyada yarattığına göre öncelikli olarak vu coğrafyanın değerleri. Bizim de onları korumamız lazım. 

"ÜNİVERSİTE OLARAK ÇOK ÖNEMSEDİK"

Bunun belki başka bir sektördeki önemli bir örneği de Bergama'dan kaçırılan koskoca bir şehir. Artemis tapınağı. Ya da Mısır'dan kaçırılan hazineler. Hep böyle uyanık olmayınca karşılaştığımız tehlikeler. Bu yüzden üniversite olarak bu programı çok önemsedik. Farkındalık açısından da önemsedik.'dedi.

Vali Hamdi Nayir'da yaptığı konuşmadan Biyolojik çeşitliliğin insanlık olarak sahip olduğumuz önemli kıymetlerimizden olduğunu ifade ederek şunları dile getirdi; Bende sözlerime yaşanan bu elim kazadan dolayı, Milletimizin yediden yetmiş yediye hissettiği, hüznü paylaştığımızı belirterek başlamak istiyorum. Aynı temmenniyi bende tekrar etmek istiyorum. Allah tekrar bu acıları bizim milletimize yaşatmasın. Kaybettiklerimize rahmet, yakınlarına baş sağlığı diliyoruz.

Önemli bir konu için biraradayız. Biyolojik çeşitlilik sahip olduğumuz insanlık olarak sahip olduğumuz, ülke olarak sahip olduğumuz, önemli kıymetlerden. Bunun azalması da önemli riskleri, insanlık olarak yaşayabileceğimiz önemli problemleri de beraberinde getirecek önemli bir küresel tehdit oluşturacak. 

"BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİĞİ KAYBETMEMEMİZ LAZIM"

Tarım için önemli biyolojik çeşitlilik, hayvancılık için önemli, eczacılık için önemli, sanayi için önemli, temiz hava için, temiz su için önemli, biyolojik çeşitliliği kaybetmememiz lazım. Bütün bu gereklilikler göz önüne alınarak, BM' ler de insanlığın tümüne ait değerlendirmeleri ele aldığı için, biyolojik çeşitliliği de değerlendirmiş gündemine almış.

1992 yılında biyolojik çeşitlilik sözleşmesini imzalamışlar. Ülkemiz de bu sözleşmeye imza atmıştır. 1992 yılı, 22 Mayıs'da imzalandığı için bu sözleşme; 22 Mayıs'ı da Biyolojik çeşitlilik günü uluslararası kutlama günü olarak anmışmışlar bir farkındalığı yaratmak için, dolayısıyla hem bölge müdürlüğümüzün hem de üniversitemiz'in biraraya gelerek, bu hafta içerisinde bu çalıştayı düzenlemiş olması da ayrı bir mana ifade etmektedir. 

İMZAYI 1996'DA ATTIK

Biz de 1992 yılı BM'ler Biyolojik çeşitlilik sözleşmesine 1996 yılında imza atmışız, bildiğiniz gibi Uluslararası atılan imzalar TBMM'nin de gündemine alınıyor. 1997 yılında Resmi Gazete'de yayınlanarak, 14 Mayıs' da yürürlük tarihinde biz de bu çalıştaya, bu sözleşmeye imza atarak kendi üzerimize düşen görevi yerine getirmişiz. 

Dünya üzerinde 200 civarında Ülke'de bu konuda ki hassasiyetini dile getirmişler. Bu zenginliğimiz;  bizim diğer  Avrupa ülkesi ile kıyaslanacak zenginlik değil. Bir kıta ile kıyaslanacak bir zenginliktir. Dolayısıyla; bitkide, hayvanda ve mikroorganizmalarda biyolojik çeşitliliğimizi, gen çeşitliliğimizi, ekosistem çeşitliliğimizi muhafaza etmemiz gerekiyor.

"BİR KIYMET İFADE EDİYOR Kİ, KAÇAKÇILIK VAR"

İşin diğer boyutunda ise kaçakçılık olayı var. Bir kıymet ifade ediyor ki kaçakçılık var. Dolayısıyla kolluk birimlerimizi de yakından ilgilendiren bir husus var. Eğer mevzuatta bir eksikliğimiz varsa, uygulamada bir eksikliğimiz varsa bu tür çalıştayların, bunların telafisine, bunların giderilmesine yol açacağı düşüncesiyle; ben hem bu programı hazırlayan değerli birimimize, Üniversitemize ve Doğa Koruma ve Milli Parklar birimimize ve aynı zamanda burada bu programın hazırlanmasına yol gösteren, katılan tüm akademisyenlerimize teşekkür ediyorum." dedi.

Açılış konuşmalarının ardından çalıştay ilk oturumla devam etti. 

 

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.