"HERKES EVİNİ TEMİZLEMELİ"

"HERKES EVİNİ TEMİZLEMELİ"

Mücahid ERDAL

Milletvekili Dr. Fahrettin Poyraz Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu'nun Danıştay'daki protokol, edep ve nezaket kurallarına aykırı, siyasi içerikli konuşmasından tutun, Cumhurbaşkanlığı adaylığına ve paralel yapıla ilgili görüşlerini gazetemize özel olarak değerlendirdi.

Ak Parti'nin Afyon kampından sonra gazetemiz Yazı İşleri Müdürü Mücahid Erdal'ın sorularını cevaplayan Milletvekili Dr. Fahrettin Poyraz: “Paralel yapıyla mücadele anlamında, bu ülkeye ihanet içinde olanlar, devletin valisinden, bakanından genel müdüründen talimat alması gerekirken, başka başka yerlerden talimat alıp da kendini devlete değil de oralara ait hissedenler varsa, temizleyecek” dedi.

Milletvekili “Paralel yapıyla ilgili olarak genel anlamdaki karar şu; herkes kendi evini temiz tutmaya bakacak. Yani bu kim olabilir? Bakansa bakan, vekilse vekil, belediye başkanıysa belediye başkanı. Yani bu paralel yapıyla mücadele anlamında bu ülkeye ihanet içinde olanlar devletin valisinden bakanından genel müdüründen talimat alması gerekirken başka başka yerlerden talimat alıp da kendini devlete değil de oralara ait hissedenler varsa o anlamda herkes kendi evini temizleyecek. Biz zaten gereğini yapıyoruz” dedi.

"GERİ DÖNÜŞ YOK"

Yazı İşleri Müdürü Mücahid Erdal'ın tayinler ve gelişmeler konusundaki sözleri üzerine Milletvekili Dr. Fahrettin Poyraz “Herkes kendi evinin temizliğinden sorumlu. Muhtar, belediye başkanı kendi evinin temizliğinden sorumlu. Ben kendi evimin temizliğinden sorumluyum. Bakanlar ve Başbakan... Bu böyle yukarıya doğru gider... Ama sonuçta geri dönüş yok. Kim ne derse desin. Herkes bir kere şapkayı önüne koyup düşünecek. Herkesin neye, kime hizmet ettiğini bilmesi lazım. Seçimden önce net tavrımı koydum bir kaç basın toplantısı yaptık. Bu konuda tavrımız nettir, geri dönüşümüz yok” dedi.

“MİLLETE VE MİLLETİN TEMSİLCİLERİNE AYAR ÇEKMEYE KALKTILAR"

Milletvekili Dr. Fahrettin Poyraz, Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu'nun Danıştay'daki protokol, edep ve nezaket kurallarına aykırı, siyasi içerikli konuşması ile ilgili olarak: “Türkiye'de artık o eski dönemler kalmadı. Geçmişte millete ve milletin temsilcilerine efendilik taslayanların görülmesi lazım. Burada davul siyasetçilerin boynunda tokmak bu beyefendilerin elinde, böyle bir sistem gitmez. 

Bundan önce buna bir takım siyasetçiler göz yumdularsa da, sayın Başbakanımızın bu anlamda tarzı da tavrı da belli. Dolayısıyla da yanlışlık neredeyse eksiklik neredeyse bugüne kadar tavrını koymaktan da çekinmedi. 

Bir kere orada olayı iki boyutlu değerlendirmek lazım. Bir usül açısından bir de esas noktasından bakmak lazım. 

Usül açısından baktığımız zaman savunma tarafı yani avukatlar da gelsin bu tür programlarda söyleyeceği hususlar varsa, iyi niyetli konulmuş olan bir usül. Ne kanunda yeri var nede tüzükte yeri var. Tamamen resmi yargı kurumlarının savunma temsilcilerini de dahil edelim önemsiyelim anlamında ortaya koydukları bir şey. 

Fakat sonradan bu hakka dönüşmüş ama sonrasında da hakkın suistimaline dönüşmüş. Usül olarak bakıldığında orada böyle bir usül benimsenmiş ama ev sahibi konumunda olan kişi geliyor orada selamlama konuşmasını yapıyor veya konuyu anlatıyor. Bu arkadaşlarımızın orada yapması gereken şey 10 dakika bilemedin 15 dakika konuşursun ama bir saat neyi konuşuyorsun?

Kaldı ki Danıştay'ı konuşuyorsan, Danıştay'ın kuruluşunu konuşuyorsan o zaman Türkiye'deki her konuya değinmek yerine Türkiye'deki idari yargının problemlerinin orada konuşulması lazım. İdari yargının sorunları avukatlar tarafından tespit edilen ortaya konması gereken görüşler varsa bunların ortaya konması lazım. 

Cumhurbaşkanı orada, Başbakan orada diğer yüksek yargı organlarının temsilcileri orada. Yani bu konuda sistemi işleten ve aksaklık olduğu zaman düzeltecek olan tüm muhataplar orada. Dolayısıyla bunun konuşulması lazım. Zaman noktasında usül açısından baktığınız zaman burada açıkcası bir gelenek olarak oluşturulmuş bir hakkın suistimali söz konusu. 

Esas noktasında da orada idari yargı sorunlarının konuşulması gereken bir platform olması lazım. Yoksa her konunun konuşulduğu tartışıldığı bir ortam değil. Cumhurbaşkanı, Başbakan, Meclis Başkanı diğer bütün devlet erkanı orada. Sen tutuyorsun kadına şiddetten tutta Van depremine kadar konuşuyorsun. 

Hukukçu olarak sen her konuyu bilemezsin. Dolayısıyla esas noktasında da bir yanlışlık var. Ama işin özü bu arkadaşlar kendilerini yıllardır kendilerini efendi konumunda görmüşler. Bu kibirle bu anlayışla millete ve milletin temsilcilerine ayar çekmeye kalktılar. Başbakanımız da sonuna kadar sabretti, sabretti, sabretti ama en sonunda da gerekli tavrı gösterdi.

Orada bir de Başbakanımız itiraz ettikten sonra "bitiriyorum, bitiriyorum, bitiriyorum" gibi ukalaca bir tavrı var. O bile aslında, onun kibrinin aynı zamanda da o cehaletin göstergesidir” dedi.

"BAROLAR BİRLİĞİ BAŞKANI'NIN YAĞTIĞI DENSİZLİK KARŞISINDA"

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu'nun tavrını “densizlik” olarak değerlendiren Milletvekili Dr. Fahrettin Poyraz Başbakan'ın gerekli tavrı göstermesinin ve salonu terk etmesinin ardından Kılıçtaroğlu'nun da salonu terk etmesine dikkat çekti.

Poyraz: “Başbakan çıkıyor arkasından Başbakanı takip edenlerle birlikte Kılıçdaroğlu'da salonu terk ediyor. Tabi sonrasında Kılıçdaroğlu'da o klasik CHP refleksini göstermeye çalışıyor. Ama salonu terk edenler arasında Kılıçdaroğlu'da var. Barolar Birliği Başkanının yaptığı densizlik noktasında belki devlet kademesinden bütün üst yönetimiyle iktidarıyla muhalefetiyle orada ona karşı ortak bir tavır gösterildi. Oturan kimse kalmadı. Danıştaydan bir kaç üye dışında.

Orada yapılması gereken şey idari yapının problemlerini ortaya koymaktı. Başka programlarda başka ortamlarda barolar birliği veya hukukçular yanlışlıkları eksiklikleri usül dahilinde söyleyebilir. 

Ama güzel tarafı şu; bundan sonra bütün atanmışlar hangi makamda olursa olsun kendilerine bu anlamda çeki düzen vermeliler, vereceklerdir de zaten” dedi.

"BAŞBAKANIMIZIN AÇILIŞ KONUŞMASI VEDA GİBİ"

Mücahid Erdal'ın Afyon kampında Cumhurbaşkanlığı seçimi ve adaylık konusunun gündeme gelip gelmediği konusundaki sorusuna Milletvekili Dr. Fahrettin Poyraz: “Afyon'da Başbakanımızın açılış konuşması bir veda konuşması gibi algılandı.Kamp boyunca da bir kaç arkadaşımız Başbakanlık noktasında devam etsin, yaşadığımız kritik ortamda onun gibi bir dirayetli bir başbakana ihtiyacımız var noktasında görüşlerini beyan etti. 

Ama genel anlamda büyük çoğunluk Başbakanımızın Cumhurbaşkanı olması noktasında görüşlerini söylediler. Afyon'da gündemin birinci maddesinde bu vardı. Ama bir diğer madde ise paralel yapı ile ilgiliydi” dedi. 

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.