SÖYLENMEDİK SÖZ KALMADI..

SÖYLENMEDİK SÖZ KALMADI..

SÖYLENMEDİK SÖZ KALMADI..!

İsmet CEP

Bozüyük’te Belediye ve Ticaret ve Sanayi Odası’nın işbirliği ile düzenlenen program ile ilçe de faaliyet gösteren büyük sanayi kuruluşu temsilcileri, oda temsilcileri, il genel meclis üyeleri, belediye yetkilileri Milletvekili Fahrettin Poyraz ve Kaymakam Oktay Kaya’nın da yer aldığı Bozüyük’ün sorunlarının paylaşıldığı toplantıda bir araya geldi. Söylenmedik söz kalmasın sloganıyla yola çıkılan toplantıda herkesin eteğinde ki taşları dökmesiyle söylenmedik söz de kalmadı. Bozüyük’ün ileriye dönük gelişimi noktasında neler yapılabileceği konusunda görüş alışverişlerinin yapıldığı toplantı geç saatlere kadar devam etti.

Bozüyük’te ki büyük sanayi kuruluşlarıyla ilk defa böyle geniş katılımlı bir toplantıda bir araya gelen Milletvekili Fahrettin Poyraz ve Kaymakam Oktay Kaya önemli mesajlar verdiler. Bazı fabrika müdürleri sıkıntılarını dile getirdiler. Sonuç olarak Bozüyük ortak paydasında herkesin taşın altına elini koyması gerektiği vurgulandı.

Kürsüye ilk olarak çıkan Belediye Başkan V. Fatih Bakıcı, göreve geliş süreci, belediyenin şu anda ki konumu ve hayata geçirmeye hazırlandıkları projeleriyle alakalı konukları bilgilendirdi.

Bakıcı, “Güzel Bozüyük’ümüzün güzel geleceğini konuşmak için bu akşam hepiniz teşrif ettiniz, bu teşriflerinizden dolayı en kalbi duygularımla ben sizlere çok teşekkür ediyorum. Burada bulunanlar Bozüyük’ümüzün ileri gelen sanayicileri, yatırımcıları ve gerçekten Bozüyük’ümüzün ileriye dönük neler yapılabileceğini konuşabileceği çok önemli insanlar. Böyle bir toplantıyı düzenlememizin tek amacı tabiî ki Bozüyük’ümüzdü. Bizler çıktığımız bu yolda memleketimize, şehrimize ve ilçemize nasıl daha güzel hizmet etmenin insanlara nasıl daha fazla yaşanabilir bir şehir bırakmanın amacı içerisindeyiz. Bu akşam sizlerle beraber olmamızın sebeplerinden biri de budur.

“Kapalı Kapılar ardında bir şey kalmasın”

Bu gün toplanmamızın asıl sebebi de her şeyi çok açık ve net bir şekilde konuşmamız kapalı kapılar ardında herhangi hiçbir şeyin kalmaması . Bizler böyle bir ortamda böyle büyük iş adamları ile beraber şehrimizin yatırımlarında başta belediye olarak ticaret odasını yanımıza alarak Sayın Kaymakamımızın sayı milletvekilimizin desteğiyle şehrimizi daha fazla ileriye götürebilmenin amacını güttük. Tabi ki belediye olarak aynı zamanda biz projelerimizi de hayata geçirmeye başladık. “ diyerek hayata geçirilen ve hayata geçirmeyi düşündükleri projeleri anlattı. .

Ardından kürsüye çıkan TSO Yönetim Kurulu Başkanı Buğra Levent, Bozüyük’ün her şeyi var ama tek eksiğimiz tanıtım diyerek yaptığı konuşmasında önemli mesajlar verdi.

“Burada kazanıyoruz, burada üretiyoruz. O halde Bozüyük’ümüz için hep beraber bir şeyler yapalım”

Bozüyük çok büyük yatırımcılara ev sahipliği yapmış ve onların yaptığı yatırımlar sayesinde sanayisi gelişmeye başlamış bir sanayi kentidir. Biz o konuda çok şanslı bir konumda bulunuyoruz. Şu anda Eczacıbaşı, Artema, Demirdöküm ve Toprak gibi fabrikaların büyük işletmelerin yanında irili ufaklı 50 sanayi kuruluşumuz içerisinde yaklaşık 35 tanesi ihracatla uğraşıyor. 35 tane ihracatla uğraşan firmanın yaklaşık 500 milyon dolarlık ihracata katkısı bulunuyor. Biz bunu ihracata yönelik kayırlarımızda göremiyoruz. Çünkü bu fabrikalarımızın merkezleri İstanbul da Ankara da. Bu bize kayıtlarda geçmediği için yansımıyor. Yalnız bu firmalarımızın da değerli temsilcileri burada bulunuyor. Burada kazanıyoruz, burada üretiyoruz. Vergimizi orada da veriyoruz. Ama Bozüyük’ümüz için hep beraber bir şeyler yapalım istiyoruz. Bizler bu sanayi kuruluşlarımız başta olmak üzere bütün üretim yapan firmalarımıza Bozüyük'e kattıkları değerlerden dolayı teşekkür ediyoruz. Bozüyük'ümüzde ki bu firmalar bizlere büyük bir istihdam sağlıyor. Bu fabrikalarımızda yaklaşık 16.500 personel çalışıyor ve bunların hemen hemen 7.000 kişisi de irili ufaklı o işletmelerimiz sayesinde ekmek yemekteler. Bu ne demek, bu firmalar bizim Bozüyük'ümüzün lokomotifi demek.

“Bozüyük'ümüzün tanıtımında eksik kalıyoruz.”

Bizler Sanayi ve Ticaret Odası olarak Bozüyük Organize Sanayi Bölgemiz içerisinde bulunan ve yaklaşık olarak 5850 dönüm arazi içerisine kurulmuş ve 82 sanayi parseli bulunan ve bunlardan da şu anda 36 sanayi parseli tahsil edilmiş 46'sı ise tahsise hazır halde bekleyen bir organize sanayi bölgesine sahibiz. Bizler sanayiciler ve iş adamları olarak Bozüyük Organize sanayi bölgemize ciddi yatırımların gelmesi için çaba harcamamız gerekiyor. Bana göre bizler Bozüyük'ümüzün reklamını yapmamız gerekiyor. Bunu görsel, yazılı ve ulusal basın aracılığı ile gerçekleştirebiliriz. Bozüyük'ümüzün tanıtımında eksik kalıyoruz. Bir reklam havuzu oluşturalım. İnsanlar hazırlanılan tanıtım reklamlarımızı izlediğinde Bozüyük'te bunların olduğunu görsün. Bana göre insanlar sanayi kuruluşları ve diğer kuruluşların yatırım yapacakları bölgeleri dışarıya açılımlarda ve ihracata yönelik firmalarda bir maliye analiz yapıyor. Bunların içinde neler var. Tabi ki sevkiyat var. Son alıcıya gidene kadar bir maliyet var. İşçiliğinde de var, sevkiyatında gümrüğünde de var. Bizim organize sanayi bölgesi içerisinde kurulmuş bulunan lojistik köy projesi içerisinde çok hızlı ilerleyen bir süreç var. Bu proje 2014 Mart ayında sonlanacak bir proje ve organize sanayi bölgemize bağlı, daha ne olsun ki. Bizim sevkiyatımıza ihracatımıza ve burada gümrükleme ile yapılacak çalışmalarla ve dışarıdan da gelecek insanların bu sevkiyatlarında maliyetleri çok düşürecek bir etken olacak. Bunun yanında İstanbul-Eskişehir, Eskişehir- Ankara hızlı tren projesinin ilk etabı olan Ankara- Eskişehir tamamlandı. İnşallah İstanbul- Eskişehir hızlı tren projesi de sonuçlandıktan sonra bizim bu iki metropole ulaşımımız 1,5 saat olacak. Bunun çok iyi değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.

“Tanıtımı iyi yaparsak Bozüyük'ün çehresi her geçen gün değişecektir.”

Bunu reklam ile yapalım. Biz yeterli tanıtımı yaptığımızda Bozüyük'ün çehresi her geçen gün değişecektir. Bunu turizm ile de yapabiliriz. Biz Ticaret odasıyız. Ancak bazı değer yargılarımıza da sahip çıkmaz gerektiğini düşünüyorum. Ticaret ve Sanayi Odası 700 üyesi ile büyük bir sivil toplum kuruluşu ve sizleri de içimizde barındırmaktan gurur duyuyoruz. Siz büyük sanayicilerimiz ile birlikte burada bir tarihimiz var. Bir Metristepe'miz, İnönü'müz var. Bir köşkümüz var, güzel mesire yerlerimiz, piknik alanlarımız var. Her ne kadar ticaretle uğraşsak da bu tür değer yargılarımıza sahip çıkmamız gerektiğini düşünüyorum.  Şundan 10 yıl öncesine kadar Eskişehir'e kimse gelmiyordu. Şimdi bir kültür başkenti oldu.

“Her şeyimiz var ama tek eksiğimiz tanıtım”

Bozüyük'ün stratejik konumunu harita üzerinde gören insanlar geldiklerinde kafalarında belki de buraya yatırım yapmak canlanacak. Her şeyimiz var ama tek eksiğimiz tanıtım. Bu konuda gerekli reklamımızı yapmamız gerekiyor. Hükümetimizin 2023 hedefleri var. Bizim de 2023 hedefimiz Bozüyük'ümüzün nüfusunu 150 bine çıkartmak olmalı.

“Bacasız sanayimizi de hayata geçirmemiz gerekiyor”

Bacalı sanayimizde bacalardan dumanlar tütüyor. Ama bacasız sanayimizi de hayata geçirmemiz gerekiyor. Bir üniversitemizi, fakültemizi Bozüyük'ümüze kazandırmakla biz bir şekilde bacasız sanayimizi de hayata geçirmeliyiz. Ekonomik krizlere de bir şekilde hazırlı olmalıyız. İnşaat sektörüne dayalı bir yapımız var. Sektörel anlamda bir kriz yaşandığında otomatikman fabrikalara yansıyarak bizim şehrimizde büyük bir yıkım yaratıyor. Bunun önüne geçme anlamında sektörel anlamda çeşitliliği arttırırsak başarılı olacağımızı düşünüyorum. Bozüyük'te erkek istihdam konusunda hiç bir sorun yok ama ailelerinde bütçelerine katkı sağlamak isteyen bayan istihdam konusunda ciddi sıkıntılarımız var. Bu anlamda bayanlarımızın çalışabileceği bir tekstil sektörünün ya da diğer sektörlerin kazandırılması bizim Bozüyük'ümüzün önünü daha da açacağına inanıyorum. Bozüyük'te kazanıyoruz, burada üretiyoruz. Lütfen burada ki ticaret erbaplarımızı kullanarak hizmetimizi o şekilde götürürsek iyi olacaktır. Mutlaka bir mali analizdir, ama bu konuda sizlerden duyarlılık bekliyorum. “dedi.

TSO Başkanı Buğra Levent'in ardından kürsüye çıkan Kaymakam Oktay Kaya, görevleri ve çalışmaları ayrıca organize sanayi bölgesiyle ilgili detaylar verdi.

Önemli açıklamalar yapan Kaymakam Oktay Kaya Bozüyük'te ki insanların yatan kalkan bir canlı olarak görüldüğünü aslında insanların sosyal birer varlık olduğunun bilincine varılması gerektiğini söyledi. "Herkes bugüne kadar bir işin ucundan tutmuş olsaydı bugün bu noktada olmazdık" ifadelerine yer verdi.

Önemli konulara değinen Kaymakam Oktay Kaya, "Aslında Organize sanayi bölgeleri belirli bir doluluk oranına ulaşıp % 70 sanayi faaliyetine geçtikten sonra da yönetimin sanayiciye devredildiği kuruluşlardır. Bizim organize sanayi bölgemizde 1995 yılında Özel İdare tarafından kurulmuş bir organize sanayi bölgesi. Bunun yönetimi 10 yıla yakın bir süredir Bozüyük ile bir bağlantısı olmaksızın İl Özel İdaresi ve Valilik tarafından yürütülmüş. 2004-2005 yıllarında da yönetimi ilçemize devredilmiş. Yönetim Kurulu Başkanı Kaymakam, o dönem ki ortakları ticaret ve sanayi odası ile belediye olmak üzere il genel meclis üyeleri ile birlikte devam etmiş. Benim geldiğim 2009 yılında Sanayi ve Ticaret odamız ile belediye ayrıldı. Şu anda yönetimi sadece il özel idaresine ait. Özel İdarenin de verdiği yetki çerçevesinde yönetim kurulu başkanlığı tarafımdan yerine getiriliyor. Yani bütün yönetim kurulu üyelerimiz ve müteşebbis heyeti üyelerimizin hepsi Başkanı Vali bey olmak üzere diğerleri il genel meclisi üyeleridir.

Bugüne kadar OSB'de yapılanlarla ilgili de kısa bir bilgi vermek istiyorum. 5 milyon 235 bin metrekare, bunun 3 milyon 445 bin metrekaresi sanayi alanıdır. Şu an 29 firmaya tahsis edilmiş sanayi alanımız var. Tahsisli alanımız 1 milyon 496 bin 719 metre karedir.  Yani şu anda organize sanayi bölgesinde ki doluluk oranımız kâğıt üzerinde % 43.93'tür. Ayrıca geçen sene sekizinci ayda Bakanlığımız yönetmelikte bir değişiklik yaptı. Organize sanayi bölgesinde yatırım yapacak firmaların en azından aldıkları arsaların % 25'ine kapalı alan yapma mecburiyeti getirdi. Halen de fabrikalarımızın büyük bir çoğunluğu bu % 25 şartını taşımıyor. Alt yapısı tamamıyla bitmiş demeyelim ama büyük ölçüde bitmek üzere biz gelmeden 2007-2008 yıllarında doğalgaz alt yapısının tamamı bitmişti. Elektrik ile ilgili olarak da yaklaşık bir 6 milyon liraya yakın Türkiye Elektrik İletim A.Ş ihale ile bir indirgeme merkezi yaptı. Yine bu sene içerisinde önümüz de ki Mart'ta teslim edilmek üzere Eskişehir de ki indirgemeyle de birleştirilecek. Şunun da farkındayız bugüne kadar elektrik ile alakalı pek çok sıkıntılar çekildi ama inşallah undan sonra o sıkıntılar çekilmeyecek. Bunun tamamlayıcısı olarak da biz enerji mastar planı hazırlattık. Enerji mastar planına göre bütün firmalarımıza enerjiyi yer altından vereceğiz. Enerji noktasında bir sorunumuz yok. Yani organize sanayi bölgemiz tamamen de dolsa elektrik ve doğalgazla ilgili olarak bir sorunumuz yok diyebiliriz.

"Yılsonuna kadar OSB de istihdam sayısı 2000 civarında olacak"

Hepimiz biliyoruz, Devlet Demiryolları sayın Vekilimizin de katkılarıyla büyük bir lojistik köy inşa ediyor. Bizim de bunun paralelinde buna ilave olarak OSB'ye bir in çık hattı yapmamız gerekecek. Şu anda bizim 13 firmamız faal ve 1100 kadar istihdam mevcudu var. İnşaatı devam eden fabrikalarda da yaklaşık 700-800 kadar da inşaatta çalışan işçiler mevcut. Ama benim tahminim bu yılsonuna kadar irili ufaklı 5-6 firmamız daha faaliyete geçecek. Tahminim yılsonuna kadar 2000 civarında istihdamımız olacak.

Bizler şunun bilincindeyiz. Organize sanayi bölgesinde ki iş ve işlemlerin bir kısmı devletin katkısı ile oluyor. Nedir, devlet lojistik merkez yapıyor. Nedir, indirgeme merkezi yapıyor, Eskişehir'e bağlantısını yapıyor. Bunların dışında ki bütün giderler sonuçta kooperatif mantığı ile sanayicimizden toplanan para ile yapılan işler. Yani herkes sanayi parselinin arsasının büyüklüğü oranında bir katkıda bulunuyor. Bu katkı ile de orada ki yatırımlar yapılıyor.

İlk geldiğim de OSB'de ki firma sayımız 34 idi. Doluluk oranımız ise % 75 idi. Biz 13 tane firmaya yer tahsis ettik ve şu anda doluluk oranımız % 43 diyorum. Yani sanayiciye parseli ucuza vermeniz sanayicinin geleceği anlamına gelmiyor. Ne oluyor, spekülatif amaçlı yer alanlar artıyor. Bunlara bir şekilde paranızı ödeyin, projenizi getirin denmediği sürece de onlar orada kalıyor ve bu seferde gerçek sanayiciyi kaçırmış oluyorsunuz. Bize bu şikâyetlerle gelen insanlar oldu.

 "İnsanlar yatan kalkan bir canlı değil aynı zaman da sosyal bir varlıktır." 

Bozüyük ilçemiz coğrafi konum olarak çok güzel bir ilçemiz. İnsanları, yaşadığı ve bulunduğu tarihi çevre ve insanlarının niteliği açısından da çok güzel bir noktada ama sorunumuz Bozüyük'te 60.000 insan yaşıyor ama Bozüyük'ü insanların yatıp kalktığı bir yer olarak görüyoruz. Aslında bu insanlar yatan kalkan bir canlı değil aynı zaman da sosyal bir varlıktır. O sosyal varlığın içini dolduracağı bir çevremiz yok. Bunun en büyük müsebbibi belki bugüne kadar geçen belediyelerdir. Ancak birazda bizleriz. Çünkü belediyemize bu noktada gerekli teşviklerde bulunmadık. Belki de biz de onlara bir katkıda bulunmak istemedik, bulunmadık. yani bulunmuş olsak sosyal bir takım imkanlar ortada olurdu.

"Ben Olsam utanırım"

Yani beni kimse yanlış anlamasın ama 30-40 yıldır bu ilçede olup da kalıcı bir şeyi olmayan fabrikaların olması bence kusura bakmasın o fabrikalarımız ama ben olsam utanırım. Birine 3 kuruş, iki fayans, iki musluk verdimle bu işler olmaz. Yani sosyal sorumluluk dediğimiz olayı en küçük bireyimiz bile yaşıyor. Yani bunu herkes ifade etmiyor belki ama bir memur, işçi maaşıyla kendisince ister bağış ister zekat desin inancı ne olursa olsun insanlar bunu yapıyor. Bunu biraz büyüttüğümüz de bizlerin fabrikalarımızın da yapması lazım. Bunların hepsi sonuçta vergiden düşülen ve bize dönecek şeyler.

"Herkes bir işin ucundan tutmuş olsaydı biz bu noktada olmazdık"

Bunlar çalıştırdığınız insanların sosyal gelişimine katkıda bulunacak. Doğru dürüst bir sinemamız, kütüphanemiz, etlik alanımız, kapalı spor salonumuz, yüzme havuzumuz yok. Yani kısaca yok yok. Herkes bir işin ucundan tutmuş olsaydı biz bu noktada olmazdık. Bunun en büyük müsebbibi içerisinde bizlerde varız ama en büyük müsebbibi burayı planlaması gereken, düzgün yaşanılabilir, insan sosyal bir varlıktır’ı birlikte planlaması gereken belediyemize ait. Ben bunları belediyeleri kötülemek anlamında demiyorum ama inşallah bundan sonra düzelir. Burada eğri oturup doğru konuşmakta fayda var. Ben bunun ıstırabını yaşadığım, eksiklerimizi gördüğüm için söylüyorum. Aslında gönül arzu eder ki Bozüyük Eskişehir de ki insanların nefes aldığı bir çevre olsun. Maalesef tam tersi parası olan imkânı olanın çalışıp gittiği bir yer haline getirmişiz.

"Gelip geçerken gıpta ile bakıyordum halen gıpta ile bakıyorum"

Yani bunda muhtemelen sorumluluklarımız vardır. Bunun tersi yönünde adım atmakta bizlerin görevi ama Bozüyük'ümüz konum olarak çok güzel bir konum da ilk göreve geldiğimde hem söylemiştim. Bursa'nın Keles ilçesinde görev yapıyordum. Gelip geçerken acaba burada görev yapmak bize de nasip olur mu diye içim de gıpta ile bakıyordum. Halen de öyle bakıyorum. İnsanıyla coğrafyasıyla gelişmeye çok müsait bir yer ve belki farkında değiliz ama son 6 ayda ev ve kira fiyatları %10-20 arasında arttı. Bu şu anlama geliyor. Bu artış devam edecek. Biz buna ayak uydurmamız gerekiyor. Ya geriden takip edeceğiz sıkıntıları beraberinde getirecek. Ya da el birliği ile mamur yaşanılabilir bir ilçe haline getirmekte bizim elimizde. Bunun başlangıç noktası el birliği ile mesela bir üniversitenin temeli atılabilir. Bu vatandaşa yayılarak 3-5 kuruşla yapılacak işler değil. Ancak büyük firmalar üstlenirse olabilir. Benim en büyük arzum bu sosyal noktada belediyemizin sanayicilerimizin el birliği içerisinde bir şeyler yapabilmemiz" dedi.

Devamında kürsüye çıkan Milletvekili Fahrettin Poyraz, neden bugüne kadar böyle bir birlikteliğin gerçekleşmediğini anlatarak önemli noktalara değindi.

Poyraz, “Şimdi belki bu toplantıyı niye şimdi yapıyorsunuz? On yıldır milletvekilisiniz aklınız yeni başınıza geldi? diye birilerinin kafasında soru işaretleri vardır. Açıkçası biz tabiri caizse açık kapı politikası uyguladık. Şahsım olarak bunu içimizde yönetici olan arkadaşlar bilirler şahittirler. Telefonlarımız yirmi dört saat açık hangi yönetici olan arkadaşımız olursa olsun ister kamu kuruluşunda olsun ister sanayi kuruluşunda yönetici olan arkadaşlarım olsun hangi problemi varsa bizimle sanki bir çözüm ortağı gibi istedikleri zaman araya bilir. İstedikleri zaman ulaşabilirler dedik. Bugüne kadar da sadece Bozüyük’te değil Bilecik’te de diğer ilçelerimizde de bütün sanayi kuruluşlarımızla yöneticilerimizle bu ilke çerçevesinde anlayış çerçevesinde de yönetim sergilemeye çalıştık. Yeri gelmişken şunu da söyleyeyim siyasetçi olarak tabi bizden başkada halkımızı koruyan yok. Bahattin bey arkadaşımız bu gün Ankara’da nikâh şahidi olması hasebiyle de bu gün bu toplantıya katılamadı. Onun öncelikle selamlarını ileteyim. Eminim ki hem siyasetçi kimliği ile hem de bir yönüyle sanayi ve ticaret erbabı olması asabiyle burada olsaydı toplantımıza çok değerli katkılarda bulunacaktı. Tabi tekrar başa dönersek yani şimdi noktasında bu birazda arz talep meselesi özelikle yeni göreve gelen sanayi ve ticaret odası yönetici arkadaşlarımız ve belediye yönetimindeki arkadaşlarımız sayın başkanım siz işte tamam siz konuları biliyorsunuz.   İlgileniyorsunuz zaman zaman size zaman zaman bize çeşitli konular iletiliyor. Yani biz kendi aramızdaki konuşmalarımızda anlıyoruz. Yani tüm tarafları özelikle konuyla ilgili sanayi ile ilgili tüm tarafları buluşturacak bir toplantı yapsak orda siz bizler bu güne kadar neler yapıldı neler yapılıyor. Planlarımız ne bunları onlarla paylaşsak sak onların bu anlamda bize şikâyetleri varsa önerileri varsa onları alsak talepleri olunca açıkçası beni de hoşuma gitti. Çünkü on yıldan beri milletvekiliyim Bozüyük te hiç yapılmadı. Biz farklı ortamlarda belki değişik bir biçimde zaman zaman dar kapsamda bir araya gelmiştik. Sebep bu ama açıkça geç kalınmış ta değil. Çünkü aynı ortamı paylaşıyoruz aynı mekânı paylaşıyoruz ve farklı zamanlarda farklı mekânlarda da konuşsak da baktığınızda problemlerin önemli bir kısmının hepimiz tarafından bilindiği çözüm noktasında da farkı düşüncelerimiz olsa da zaman zaman hep birlikte hareket etmek zorunluluğunu olduğunu biliyoruz.

“Karanlığa dönüp haykıracak değiliz”

Belki olaya sahip çıkma anlamda geçmişte bir kısım arkadaşlarımız farklı yorumluyor olabilirler. Yani oturalım açık açık konuşalım diyoruz. Yani karanlığa dönüp de haykıracak sitem edecek değiliz. Ama yerel yöneticilerin olaya sahip çıkması, benimsemesi, bunu kendine dert etmesi çok önemli burada yaşıyoruz.  Bizim sorunumuz bizim sorunumuzu da hep birlikte sahiplenerek çözüm noktasında gayret sarf etmemiz çok önemli bu tavır değişikliği yönetici arkadaşlarımızda bence çok önemli burada sadece Bozüyük değil tüm Türkiye’ye katkı sağlayan değer katan kuruluşlarımız, onların temsilcisi, arkadaşlarımız var. Bozüyük’ü yönetme anlamında söz sahibi olması gereken hemen hemen herkes de burada. Sayın Kaymakam’ımızdan Belediye Başkanımızdan Sanayi Ticaret Odası Başkanımızdan diğer meslek odaları Taşıyıcılar Kooperatif den esnaf odalarından dolmuşçular başkana veya ismini sayamadığım diğer il genel meclis üyelerinden belediye meclis üyelerinden arkadaşlarımızdan ve diğer yönetici arkadaşlarımız burada. İşte buda aslında belli periyotlarla yapmamız gerekiyor. Bir takım hususlar var ben dedim ki acaba not aldım. Yani açıkçası on yıldan beri milletvekilisiniz ne yaptınız ne yapılıyor noktasında soru işareti olanlar veya bilgi sahibi olmayanlar açısından ama sağ olsun çıkan arkadaşlarımız epey konularla ilgililer. Yani Buğra Levent kardeşimiz bile yeni taze başkan olmasına rağmen öyle bir konulara değindi ki ağzım açık kaldı, desem yalan değil. Hakikaten yakın sürede göreve gelip de sorunları bu şekilde ortaya koyup da derli toplu bizim içinde Bozüyük sanayi ticaret odası içinde bir kazanç olarak görüyorum. 

“Tek tek sivrisineklerle uğraşmak yerine bataklığı kurutma noktasında bir mücadele ortaya koyduk.”

Burada belki şu söylenebilir. Şahız olarak ekip olarak kadro olarak olaylara bakış açımız bütüncül bakış açısı biz on yıldır sivrisineklerle mücadele etme noktasında tek tek sivrisineklerle uğraşmak yerine bataklığı kurutma noktasında bir mücadele ortaya koyduk.

Bozüyük’ümüzün temel problemleri temel sorunları ne Bilecik’in temel sorunları ne ülkenin temel sorunları ne genelde siyasetçiler şunu yaparlar. Efendim işsizlik problemi var. O zaman Ahmet’e Mehmet’e iş bulalım. Yani burada hepiniz yöneticisiniz. En az rahatsız ettiğimiz sizler oldunuz. Şahıs olarak söylüyorum.  Ben şu fabrika müdürüne şu fabrika yöneticisine telefon açarak şu adamı işe al demek yerine biz Bozüyük’te istihdamı artırarak kalıcı olarak neler yapabiliriz diye kafa yorduk.

Burada Sayın Kaymakamımız önceki kaymakam arkadaşlarımız olaya sahip çıkınca belki dışarıdan birilerin eleştirmiş olduğu il özel iradesi tarafından kurulmuş olan ve şu anda il özel iradenin tarafından yönetilen organize sanayi bölgemiz bizim için kazanç haline dönüştü. Birileri soruyor siyasetçinin ticaretle ne işi var.  Burada bürokratın burada yönetimde ne işi var, ne anlar bunlar ticaretten gibi ama emin olun öbür formülü de denedik. Yani bir ara aramızda arkadaşlarımızda var. Dedik ki ya biz hem yerelin hem ticaret erbabının potansiyelini alalım. Organize sanayi bölgesinde kullanalım anlamında işte yüzde otuzun belediye yüzde yirmisini sanayi ticaret odasına devrettik. Belki bilmeyen arkadaşlar için bir kaç yıl gitti ama götüremedik.

Yaklaşık 4 sene önceydi. Devlet Demir Yollarının bir projesi vardı, Lojistik Köy kurma projesi, Şimdi kuruluşta tabi KİT Komisyon Başkanı olarak takdim edildik. Yani bununda açıkçası bize bir artısı oldu, niye çünkü KİT Komisyonunda hala yaklaşık 100 civarında devlete ait ticari kuruluşlarımız var. Bankalardan enerjiye ulaşıma kadar pek çok kuruluş ve biz bunlardan her yıl rapor alıyoruz. Demir yolları bize bu Lojistik Köyden bahsederken biz dedik ki niye Bozüyük’te bir Lojistik merkez olmasın? Çünkü Bozüyük sanayi potansiyeli var olan sanayi potansiyeli yanına Söğüt’ü de eklediğimiz zaman aslında bir Lojistik merkezi olması gerektiriyordu. Ve bunu kabul ettirdik. Şu anda belki Türkiye’de sınırlı sayıda parmakla gösterilecek Lojistik Merkezine sahip olan bir organize sanayi bölgesi olacak Bozüyük Organize Sanayi Bölgesi.

Tabi bundan sonraki adımımız nedir? Bundan sonraki adımımız hem organize bölgesindeki fabrikalarımız, hem diğer OSB dışındaki fabrikalarımızın ve özellikle ihracat çalışan fabrikalarımızın gümrükleme işlemlerinin de burada yapılabildiği bir alt yapı oluşturmak, eğer biz bunu sağlayabilirsek buradan ürünümüzü yüklediğimiz zaman Demiryoluna oradan limana veya direk demiryolu ile ihracat nereye yapılacaksa oraya gidebilecek. Aslında bunlar çok güzel çok önemli kazanımlar diye düşünüyorum. Bozüyük’ün çok önemli avantajları var, dedik, biz aslında hükümetimizin bir takım politikaları var. Türkiye genelini ilgilendiren il olarak bunları da kendi avantajımıza dönüştürme gayreti içerisinde olduk.

2013 sonu itibari ile veya 2014 başı itibari ile Bozüyük’teki hızlı tren istasyonuna gittiğiniz zaman İstanbul 1 saat, Ankara 1 saat, Konya’da var, inşallah kısa bir süre sonra Bursa’da devreye girecek. Yani burası aslında Hızlı Tren ulaşımı noktasında tam kavşak noktası olacak. Önümüzdeki çok değil 10 yıl sonra Bozüyük hızlı tren istasyonundan yaklaşık 21 ile ulaşma imkânına sahip olacaksınız. Bizim şunu yapmamız lazım yani birbirimizi bu anlamda bilgilendirip, biz biliyoruz ki buradaki salonda bulunan arkadaşlarımızın çok geniş çevreleri var. Dolayısıyla gelecekteki bu potansiyeli de ortaya koyduğumuz zaman buradaki yatırımların önünün açılması anlamında da aynı sizin çevreniz aslında aynı zamanda da Bozüyük potansiyeline dönüşüyor.

Biz bunun dönüşmesini istiyoruz. Genelde bu tip toplantılarda şöyle bir kaygıda olur, Sayın Kaymakamımız sağ olsun biraz sitemkâr bir vaziyette ifade etti. Tamam burada kazanıyoruz, burada üretiyoruz, vergimiz İstanbul’da Ankara’da yatırılıyor. Kazançlar orda gösteriliyor, çok af edersiniz benzetmede teşbihte hata olmasın yem burada yumurta başka bir yerde diye hep söylenir. Bizde hep yöneticiler olarak siyasetçiler olarak hep şikâyet ederiz, gönül koyarız açıkçası. Ve bu tip toplantılarda şu kaygı olur, ya acaba gen bizden bir şey mi isteyecekler diye. Yani isteyebiliriz ama açıkçası yeri gelmişken şunu da söyleyeyim; bir takım şeyleri hep birlikte yapmak istiyoruz. Hep birlikte taşın altına elimizi koymamız gerekiyorsa hep birlikte koymak istiyoruz. Şunu da biliyoruz yani kimse sözüme kimse lütfen alınganlık göstermesin ama biz geçtiğimiz dönemlerde burada kapalı kapılar ardında ne tür zorlamalarla ne tür kaynakların nasıl harcandığını da biliyoruz. Biz bunları istemiyoruz. Ama Bozüyük’e sahip çıkma anlamında arkadaşlarımızın Sayın Kaymakamımızdan Sayın Belediye Başkanımızdan Sivil Toplum Örgütlerindeki arkadaşlarımıza destek çıkmaları memnun eder, mutlu eder. Aslında sizlere bizlere yakışan da bu. Şimdi Bozüyükspor Başkanımız orada oturuyor, yani zor zamanda görevi devraldı, şu altı aydır nerdeyse kanka olduk diyebilirim, ya anladım da ne yapabiliriz? Marka değer olmaktan bahsediyoruz Bozüyük evet bir marka alın işte hazır bir marka Bozüyükspor. Hep birlikte bir işin ucundan bir tutalım şöyle.

Bilecik’teki merkez kampüsü noktasında rektör hocanın bir şeyi var, bence de haklı aslında yani önce biz merkez kampüsümüzü yapalım oradaki yapılanma alt yapı tamamlansın ilçelere bu şekilde bir açılım yapalım.

5- 6 yıldır söylüyor siz fakülte binasını da şey yapın, Bozüyük olarak böyle bir potansiyelimiz var. Katkı sağlayın, destek verin, söz diyor ben size bir fakülte açacağım. Zorlaya zorlaya işte bu Çıraklık Eğitim merkezinin birkaç katını aldık, adamlar kurulun önüne imzaya geldi öncelikle 4 yıllık teknoloji bilimleri dorudan doğruya sanayimizi ilgilendiren bir yüksekokul arkasından da fakülte açılması noktasında bir adım attık. Şimdi verilmiş bir takım sözler var yani burada ben Milletvekili oldum 2002 yılında geldim burada bir Endüstri Meslek Lisesi kurulacaktı, hala kurulacak. Türkiye’nin 4 bir tarafına biliyorum sanayi tesislerinin özellikle büyük sanayi tesislerinin vakıfları var, onlarca yüzle yatırım yapıyorsunuz, eğitime katkı anlamında çalışmalar yapıyorsunuz, emin olun takdir ediyoruz, dua da ediyoruz ama Bozüyük halkı olarak da burada yönetim sergileyenler olarak da açıkçası biraz da gönlümüz kırılıyor.

Şimdi tabi aynı konum, dediğimiz gibi burada tamam güzel şeyler yapmışınız ama açıkçası biz Bilecik olarak hızlı trenin hafriyatının sıkıntısını yaşıyoruz, gürültüsünün sıkıntısını yaşıyoruz. Belki nimetlerinden faydalanacağız ama en azından böyle bir şeye de hakkımız olduğunu düşünüyoruz. Şunu diyebilirsiniz, arkadaş sonuçta sen milletvekilisin, sen iktidar partisi milletvekilisin, güçlüsünüz de yok mu bize ayıracak 3-5 kuruşunuz diyebilirsiniz. Haklısınız, haklısınız ama kusura bakmayın ya her şeyi devletten bekleyip te yaptıktan sonra vatandaş beklesin, vatandaşın hakkıdır, vatandaş bekleyebilir ama bu ülkede hep birlikte çalışıyorsak hep birlikte üretiyorsak ve üstelik de sosyal sorumluluk projeleri kapsamında da yapıyorsak Bozüyüklü olarak bunu dile getirmemizde herhalde çok eleştirilmesi gerek diye düşünüyorum.

Şunu taahhüt ediyoruz. Belediye Başkan Vekilimiz burada Kaymakamımız burada ne zamanki bir sorununuz olursa sizin sorununuz bizim sorunumuzdur. Neyi taahhüt ediyoruz? Taahhüt ediyoruz sorununuz bizim sorunumuzdur diyoruz, birtakım böyle gayri meşru tırnak içine söylüyorum baskılarla, zorlamalarla karşı karşıya bırakmayacağız, bunu söylüyoruz. Yani burada bir fabrikamız, bir işletmemiz gerek eğitim olsun, gerek sağlık olsun gerek sporla ilgili olsun gerekse yerel yönetimlerle ilgili ortak bir proje yapılması konusu olsun gelsin kardeşim işte ismini alsın Bozüyükspor diyoruz. Bozüyükspor’a geçmişte ne kadar yardım yapıldı ben çok iyi biliyorum. Nasıl yapıldığını da çok iyi biliyorum. Ama şimdi gidipte arkadaşlara bir şey söyleyemiyoruz. Sayın Belediye Başkanımız bir organizasyon yapacak açıkçası söylesek mi söylemesek mi istesek mi istemesek mi, ya kusura bakmayın ama yanlış da anlamayın ama geçmiş dönemde arkadaşımız açığa alındıktan sonra bile bir takım neyse yani sonuçta ortada bir çalışma varsa bu çalışmaya desteklerinizi lütfen esirgemeyin. Dolayısıyla burada Bozüyük olarak Bozüyük’ü yönetenler olarak Kaymakamında Sivil Toplum Örgütlerine kadar sanayicilerine kadar, Meslek odası temsilcilerine kadar hep buradayız. Ha yanlışımız varsa da lafınızı sakınmayın, onu da söyleyeyim.

“Toplu Konutun ihalesi yapıldı.”

Toplu konut idaresi geçtiğimiz gün 734 konutun ihalesini yaptı. İnşallah Bozüyük’ümüzde eğitiminden camisine kültür merkezine kadar yeni bir mahalle inşa edilecek. Sayın Başkanın söylediği bu kentsel dönüşümün haricinde söylüyorum bunu. Bu su arıtma ve entegre projesi de aslında doğrudan doğruya sanayi kuruluşlarımızı ilgilendiren bir proje şimdi biz en çok şundan şikayet ediyoruz. Bakın açıkça da söyleyeyim burada bir takım şeyler noktasında vatandaştan şikayeti alıyoruz ama öbür taraftan da dönüp sanayi tesisindeki sanayici arkadaşlarımıza da hani işin icabı işin gereği bazen sesimizi çıkartamıyoruz. Bizim valide kanal boyunda oturuyor, biz akşamleyin özellikle yazı dışarıya çıktığımız zaman nerdeyse o akşam hangi sanayi tesisinden atıkların özgürce bırakıldığının analizini burnumuzla koklayarak yapabiliyoruz. O derecede kanal boyunda oturan arkadaşlarımız bu konuda uzman komşularımız uzman. Sitemlerini iletiyorlar ama sonuçta da ne olursa olsun fabrikalarda çalışacak, burada bir özellikle arıtmanın bir maliyet olduğunun farkındayız. Önümüzdeki süreçte ki 3 yıllık bir dönemden bahsetti Fatih Bey bu şehre yapılacak olan bu alt yapı noktasında gerek su gerekse atıklar ilgili yapılacak alt yapı noktasında lütfen oturun Sayın Başkanımızla birlikte Sayın Kaymakamımızla birlikte İl Özel İdaresi Genel Sekreterimizde burada ili ilgilendiren sorunuz varsa onu da ilave ederek kendi tesislerinizi kendi alt yapılarınızı bu projeye uygun hale getirin. Çünkü bundan sonra mazeretiniz de yok onu söyliyeyim.

Olamaz yani şimdi biz Bozüyük’te 20 milyon euro’luk bir yatırım yaptıktan sonra bütün alt yapıyı kurduktan sonra arıtma tesisini Bozüyük’e özgü sizin talepleriniz sizin şikâyetleriniz iletilmedikten sonra sizin şikayetinizi dile getirmeyip sistemin dışında kaldıktan sonra bir daha şu andaki benzer bir şekilde atıkların bırakılması veya değerlendirilmesi diyeyim bırakılması demeyeyim de konusuna şimdiki gibi biraz daha böyle müsamahakar davranılmayacağını lütfen notlarınıza alınız. Önümüzdeki 3 yıllık dönem zarfında şirketler olarak işletmeler olarak yerel yönetimle birlikte ortak projeler geliştirin lütfen. Yani şu anda Bozüyük’ümüz artık avantaj mıdır dezavantaj mıdır şehir ile sanayi neredeyse iç içe geçmiş bir şekilde yani aralarda ne bir koruma bandı ne bir şey var, dolayısıyla bu atık konusu önümüzdeki dönemde özellikle bu büyük projenin yapılmasıyla gündemimizden çıkması gerekiyor. Bunun bizim için önemli bir avantaj olduğunu düşünüyorum. Sonuçta tabi biz buraya dinlemeye geldik ama bu nasıl bir dinlemedir diyorsunuz, saatlerdir kaymakamından belediye başkanına ticaret odası başkanından vekiline kadar konuştunuz bize sıra gelmedi diyeceksiniz. Bizim vaktimiz var vakti olan arkadaşlarımızla biz burada sabaha kadar da konuşmaya varız, onu da söyleyeyim. Sizin vaktiniz hangi ölçüde el veriyorsa biz buradayız. Kişisel işletmeye yönelik olarak firmalarımıza yönelik olarak ileteceğiniz hususlar olabilir. Bizim göremeyip de sizin gördüğünüz Bozüyük’e yönelik olarak hatta Bilecik’e yönelik olarak sorunlar olabilir. Biz bunları konuşmaya hazırız. Eksiğiniz varsa onu tamamlarız. Eğer bilgi noktasında sizlerin sorduğu sorularda aklımızın erdiği kadar bilgimizin ölçüsünde de bunları aktarmaya tamamlamaya çalışırız.” Dedi.     

Cengiz Özkan, “Bozüyük’ün bir markası olan Bozüyükspor’a sahip çıkalım”

Toplantı da son olarak söz alan Bozüyükspor Kulübü Başkanı Cengiz Özkan, Bozüyükspor’un geçmişi, mevcut durumu ve projeleriyle ilgili bir açıklama yaparken Bozüyükspor’un Bozüyük için bir marka olduğunu ve Bozüyükspor’a sahip çıkılması gerektiğini söyledi.

Cengiz Özkan açıklamasında, “Bildiğiniz gibi Bozüyük Sporumuz 1973 yılında amatör bir kulüp olarak spor tarihinde yerini almıştır. 1992 yılında 2. Lige kadar çıkmış, Fakat tekrar amatör kümeye kadar düşmüştür. Yılmadan mücadeleye devam ederek 9 yıl sonra 2005-2006 sezonunda amatör kümeden 3. Lige, 2006-2007 sezonu sonunda da 2. Lige yükselmiştir. 6 yıldır alnımızın teriyle 2. Ligdeki mücadelemizi sürdürmekteyiz. 2011-2012 sezonunda Play Of’ta hedefimize ulaşamadık. 2012-2013 sezonunda sıkıntılı bir dönem geçirdik ve ligden düşme mücadelesi verdik. Yine de emeği geçen herkese çok teşekkür ederim. Bizler her zaman çalışmaktan yanayız . Bu sezon eksiklerimiz ve deneyimsizliklerimiz elbette ki var. Fakat yılmadan, özveriyle beraberce tüm olumsuzluklara rağmen sezonu 2. Ligde 10. Sırada tamamladık. Hedefimiz bir üst ligde oynamak. Bir üst lige çıkmak istememizin en önemli nedenlerinden biri; bir üst lige çıktığımızda federasyon tarafından spor kulübüne alacağımız yardım. Alacağımız bu yardım ile pek çok sorunumuzu kendi içimizde çözebiliriz. Bozüyük Spor kulüp başkanı ve yönetim kurulu olarak görev yaptığımız sürede önemli atılımlar yaptık. Geçmiş dönemlerde kamuoyu önünde paylaşılmayan konuları sizlerle paylaştık. 3.000.000 liralık bir rakamla borçlanarak transferlerimizi yaptık ve sezonu tamamladık. Bu rakam stopaj, sigorta, KDV ile birlikte 4.500.000 lirayı buldu. Sizlerde takdir edersiniz ki bunlarda çok yüksek rakamlardır. Ama biz bu miktarın 1.500.000 lirasını vergi dairesine ve federasyondaki borçlarımıza ödedik. Kulübü bir işletme gibi düşünürsek; Bozüyük ekonomisine 6.000.000 lira gibi bir rakamla fayda sağladık. Bunları size neden aktarıyorum? Bizim aldığımız ve harcadığımız tüm rakamları bilmenizi istiyorum. Bizler Bozüyük Spor olarak Bilecik İli adına Türkiye’ nin tüm illerinde ilimizin ve ilçemizin tanıtımını yapan sosyal bir kurum olarak Bozüyük’ümüzü en iyi şekilde temsil ettik. Bilecik vilayeti içerisinde profesyonel kulüp olarak sadece Bozüyük Spor bulunmaktadır. Amatör topçularımızın kendilerini kanıtlayacağı bir kulübüz. Bunu göz ardı etmememiz gerekiyor. Firmalar reklamlarını yapabilmeleri için bütçelerinden yüksek miktarlar ayırmaktadır. Bilecik’imizin reklamı da Bozüyük Spor’dur.

Siyasi görüşler, inançlar arasında fark gözetmeden, milli ve manevi değerlerimize sahip çıkarak, bizleri bir arada toplayan bir çatıya sahibiz. O çatı da Bozüyük spor. Bozüyük Spor’ umuzun hak ettiği yerde olması için elbette ki sizlerin de desteğine ihtiyacımız var. Sizden ricam hem maddi hem manevi olarak gençlerimize yardımcı olun, bize destek olun, bize bir fırsat verin. Aranızda spora gönül veren yardımcı olmak isteyen görev almak istiyorum diyen, ya da bizleri denetlemek isteyen varsa aramızda görmekten çok mutlu oluruz. 300-350 kişilik alt yapımızla ilerleyen yıllarda birçok çocuğumuzu güzel yerlerde görmek istiyoruz. Bunun için hep birlikte çalışalım, yarınlarımızın teminatı gençlerimize ve Bozüyük’ ümüze sahip çıkalım.” Dedi.

 

    

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.