SÖZÜN BİTTİĞİ YERDEYİZ.
Artık Sözün Bittiği Yerdeyiz.
İsmet CEP
Bozüyük'te Türk Metal Sendikasına bağlı fabrika çalışanları toplu sözleşme görüşmelerinden bir türlü sonuç alınamaması üzerine her hafta sürdürdükleri Çarşamba eylemlerine bir yenisini eklediler.
Akşam saatlerinde Türk Metal Sendikası önünde toplanan yüzlerce fabrika çalışanı sloganlarla Cumhuriyet meydanına kadar yürüdü. ‘İşçiler el ele Türk metal greve, Bozüyük uyuma işçine sahip çık’ sloganları atan grup meydanda ki basın açıklamasının ardından sessizce dağıldı. Fabrika çalışanlarının halden geçtiği sırada karşı şeritte bulunan apartmanda ‘İşçi Millet el ele tam bağımsız Türkiye’ pankartı açan İşçi Partili bazı vatandaşlarda sloganlarla işçilerin eylemine destek verdiler.
Cemal Güney yaptığı açıklamada , "Bugün aylardır ördüğümüz mücadele ağına bir ilmek daha atmak için buradayız. MESS bir karar vermek zorunda. Ya istikrar ya da belirsizlik, ya üretim ya da grev. Artık sözün bittiği yerdeyiz" dedi.
Cemal Güney, ""MESS ile yapılan ve saatlerce süren sözleşme toplantısında maalesef ne aklımızdaki ne de gönlümüzdeki rakama ulaşılamadı. Bugün sizlere güzel bir haber vermeyi çok istedik, ancak bu mümkün olmadı.
Bu gelişmeyle birlikte yönetim kurulumuz çarşamba günü durumu değerlendirecek ve yol haritamızı belirleyecek. Eylemse eylem, grevse grev diyecek. Başka yolu yok" dedi.
Güney, "Mücadele zordur. Özellikle günümüz Türkiye’sinde mücadele etmek, güç ister, inanç ister, kararlılık ister. Mücadele sabır ve bir strateji işidir. Bugünden yarına, hemen, anında kazanılacak bir şey değildir. Toplu sözleşme masası, bir yangın yeridir. Çelik gibi bir azim, sarsılmaz bir inanç olmalıdır. Bir de arkanda dağ gibi üyelerin olmalıdır. Zafer ancak böyle kazanılır. Sizlere daha önce de söylediğimiz gibi, birileri aramıza nifak sokmak isteyecektir. Birileri birliğimizi, bütünlüğümüzü bozmak isteyecektir. Birileri bu mücadeleyi yıpratmak, yavaşlatmak, bozmak isteyecektir.
Hatırlayın, bu sözleşme dönemi başladığında neler demediler ki; "Türk Metal MESS'in teklifini kabul eder, sözleşmeyi imzalar" dediler. Hatta tarih verdiler.
İşyerlerinde el ilanları dağıttılar, 23 Nisan'da bu sözleşme bitecek dediler.
Oldu mu? Olmadı. Uyuşmazlık tutanağımızı tuttuk, masadan kalktık. "Yakında masaya dönerler, işi bitirirler" dediler. Oldu mu? Olmadı. Onların cesaret bile edemeyeceği bir karar aldık, fazla mesaileri kaldırdık. "Türk Metal eylem falan yapamaz, salon toplantılarıyla geçiştirir" dediler. Oldu mu? Olmadı. Her gün eylem yaptık. Sokakları, caddeleri, alanları doldurduk. "Türk Metal grev kararı alamaz" dediler. Oldu mu? Yine olmadı. Yönetim kurulumuz 6 mayıs günü grev kararını açıkladı. Buna rağmen, "karar falan yok, işçileri kandırıyorlar" dediler. Oldu mu? Olmadı. Kararı bütün işyerlerinin duvarlarına astık. Bunları diyenler, gizliden gizliye satış sözleşmelerine imza attılar. Üç yıllık sözleşmelere imza attılar. Grev kararını bizden çok sonra alabildiler. Şimdi de, "Türk metal greve çıkamaz" diyorlar. Biz Türk metaliz, biz metal işçisinin onurunu korumak için yola çıktık. Metal işçisine bir söz vererek bu hak davasını omuzladık. Bu davayı kazanana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Yolumuzdan asla geri dönmeyeceğiz. Pusuya yatanlara, Kışkırtıcılık için fırsat kollayanlara, kara propaganda yapanlara, iftira atanlara fırsat vermeyelim. Birliğimizi, bütünlüğümüzü bozmayalım.
Ekmeği hakça bölüşmek, adil bir kazanç ve insanca yaşamak istiyoruz.
Ama MESS, bize günde bir simit parası zammı layık görüyor. Emeğimizi, alın terimizi hiçe sayıyor. Fedakârlıklarımızı unutan işverenler bizi duymuyorlar.
Ama genel başkanımızın da dediği gibi, biz artık sözün bittiği yerdeyiz.
Grev gömleğini giymek üzereyiz. MESS ile müzakereler devam edecek, görüşmeler sürecek. Masadan anlaşarak kalkmayı umuyoruz. Mutlu bir şekilde işimizin başına dönmek istiyoruz. Gücümüzün, birlik ve beraberliğimizin bilincindeyiz.. İş sokağa, alana, meydana, güce kalırsa ne yapabileceğimizi herkes biliyor. Grev, iki tarafı keskin bıçaktır. Bir tarafı, bize ve işverene zarar verir. Ama asıl önemlisi, öteki tarafı Türkiye'ye zarar verir. Türkiye'yi dünyanın en büyük ekonomileri arasına sokan metal işkoludur. Bu işkolunda hayatı durduracak bir grev, Türkiye'nin ilerleyişine vurulacak bir darbedir ve bunun vebali MESS'in omuzlarındadır.
MESS'e ve işverenlere sesleniyoruz; tüm sorumluluk sizdedir. Ya çalışma barışı, huzur, üretim ve istikrarı seçersiniz, ya da belirsizliği, huzursuzluğu ve güvensizliği davet edersiniz. Zaman azalıyor, vakit kalmıyor, artık nihai tercihinizi yapmanızın vaktidir. Bugün vereceğiniz karar, sadece sizi ve bizi değil, ülkemizin geleceğini de belirleyecek. Çünkü biz, greve gittiğimizde çalışmayacağız, üretmeyeceğiz. Hakkımızı almadan grev gömleğini üzerimizden çıkarmayacağız.
Bu sektörde, çarkların durması, Türkiye'nin kalp krizi geçirmesi demektir. Kimsenin ama kimsenin bunu yapmaya hakkı yoktur. MESS yöneticileri, aklınızı başınıza alın, vicdanınızın sesini dinleyin. Vebal altında kalmayın, bu ülkeye yazık etmeyin. Türk işçisini üzmeyin, kırmayın, küstürmeyin.
Türk Metal sadece insanca yaşamak istiyor, masaya da uzlaşmak için oturuyor. MESS bir yol ayrımında, bir karar vermesi gerekiyor. Ama çok düşünmesine gerek yok, vereceği karar çok basit. Ya istikrarı seçecek, ya belirsizliği. Ya üretim diyecek, ya da grev. Ya vicdanına bakacak ya da cüzdanına. Ama biz, sözün bittiği yerdeyiz. Artık yeter diyoruz. Gün bu gündür arkadaşlar, sonunda kazanacağız." dedi.
Bu haber toplam 0 defa okunmuştur

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.