ÇOK ŞÜKÜR Kİ, HZ. HÜSEYİN EFENDİMİZ GİBİ DÜŞÜNENLERDE VARMIŞ
Mehmet ERDAL
Geçtiğimiz yılın son haftasında bir yazı kaleme almıştım. “Adalet ve hak, sonrası Mahkem-i Kübra” başlığı ile.
Kısaca hatırlayacak olursak; “Japon komutan tüm esirleri topluyor ve eğer kürek ortaya çıkmazsa tüm esirleri ağır bir şekilde cezalandıracağını söylüyor. Canına tak etmiş bir esir ortaya çıkıyor ve Japon komutan esiri öyle bir dövüyor ki, esir bir daha yürüyemiyor. Komutanın öfkesi bittiği anda bir asker gelip yanlış sayım yapıldığını ve küreklerin tam olduğunu söylüyor. Hiddetlenen Japon Komutan bu sefer de ilk haberi getiren askerini dövüyor.
Kendisine göre, adaleti yerine getirmenin gururuyla sırça köşküne dönen komutan hala nizamı sağlamanın verdiği güçle idareciliğine devam ediyor.”
“Hz. Hüseyin Efendimiz "En büyük cihad, zalimin karşısına çıkıp; sen 'Haksızsın' demektir" buyurmuş. Yine Hz. Hüseyin Efendimiz Kerbela olayı öncesi Yezit'in karşısına çıkmaması için yalvarılıyor ve geri dönmesi istenilince "Bu gün gitmezsem, bir daha kimse Hak yolunda yürümez" buyuruyor.
Haksızlıklar karşısında illaki bir Hz. Hüseyin Efendimiz gibi düşünen çıkar ve "Sen Haksızsın, seviyen ve agresif hareketlerin karşısında Hak'kı görüyorum" der.” Şeklinde adil davranabilmeyi, vicdani muhasebeyi yapabilmenin ve Haklının Hak’kını teslim edebilmenin bir yazısıydı 27 Aralık’taki yazım.
İşin özü, gazetemizin başından geçen bir olayı aktarmıştım. Konuyu anlayan anlamıştı zaten. “Bu gün gitmezsem, bir daha kimse Hak yolunda yürümez” söylemini hatırlatarak Hz. Hüseyin Efendimiz gibi düşünen bir adil makamı aradık. Ve o makamdan cevap geldi. Hak yerini buldu, vicdanlar rahatladı.
“Seviyen ve agresif hareketlerin karşısında Hak’kı görüyorum” diyenler gazetemizin haklılığını onayladılar ve ilin en büyük gazetesi olduğumuz resmi makamlarca da onaylandı.
“Kumandanlarından biri bir zafer dönüşü Halife Hz. Ömer’in huzuruna çıkar. Komutanın yanındaki için, Hz. Ömer “Bu kim?” diye sorar. Kumandan: “Efendim bu benim sağ kolumdur. Hangi görevi verdimse başarı ile tamamladı. En gizli haberleri yerine ulaştırdı. Bazen bir orduya bedel hizmet gördü. Zaferlerimi onun sayesinde kazandım diyebilirim” der.
Aradan zaman geçer, aynı kumandan halifenin huzuruna bu sefer mağlup bir kumandan olarak bir daha çıkar. Halife sorar:
- Hani sağ kolun nerede?
- Sormayın ya Ömer, ihanet etti, düşman tarafına geçti.
Hz. Ömer şöyle buyurur:
- Allah’tan başka hiç kimseye dayanmamak gerektiğini geçen sefer söyleyecektim vazgeçtim. Bir musibet bin nasihatten yeğdir diye düşündüm.”
Çok şükür biz yaptığımız tüm çalışmalardan sonra Allah’a sığındık. “Ne hayırlı olacaksa, onu nasip eyle ya Rabbi” diye dua ettik.. İnşallah böylesi hayırlıdır.
Hak için karar verip, halk için çalışanlara gönül dolusu muhabbetlerimle.
Hoşçakalın.
Bu haber toplam 0 defa okunmuştur

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.