• BIST 107.882
  • Altın 143,804
  • Dolar 3,5304
  • Euro 4,1439
  • Bilecik 25 °C

HAZIMSIZLAR

ŞADİ ERDAL

Şadi ERDAL

Devir 1950 yılından evvelki CHP devri. Öyle plajlarda halk tatil günleri denize giremiyor. DP iktidara geldiğinde plajları halka açar.

Pazartesi günü gazeteler manşetten “Halk plajlara hücum etti, vatandaş denize giremedi” hebirini verir.

Vatandaştan kasıt halkın üzerinde görünen ekabir takımı. Yani torpilli, CHP'liler.

Benim yazılarıma T.C. Vatandaşı yazan arkadaşta ekabir takımından olma arzusuya kıvranıyor. Halkın sahip çıktığı iktidarı hazmedemiyor.

Ak Parti mitinglerine yevmiye ile adam taşındığını iddia edip faciaya uğrayanlara “müstahak” olduklarını bir televizyon programında, söyliyen şahıs elde sesli konuşma delili olmasına rağmen söylemediğini iddia etti. Sizde buna rağmen bu iddiayı doğruymuş gibi dillendiriyorsunuz.

Geçmişteki faciaların sorumlularını yazdım rahatsız oldunuz, bir kalemde geçmişteki ağababalarınızı sildiniz. Halk size niye oy vermiyor, hala bunun idrakine varamadınız. Halka yaklaşarak, onun yaralarına melhem olarak iktidara gelmeye uğraşmak yerine halkı döverek, susturarak iktidar olmayı bırakamadınız gitti.

Şöy maziyi bir düşünün. Nuri Demirağ isimli vatansever Devlet Demiryollarının birçok yolunu yaptığı için soyadını Atatürk Demirağ koydu. Bu çalışkan adam uçak fabrikası yaptı. Daha 1940'lı yıllarda, Avrupa Devletleri uçak siparişi verdi. O günleri CHP zihniyeti Nuri Demirağ'ı iflas ettirdi, uçak fabrikasının kapanmasına vesile oldu. Elinden tutulsaydı, desteklenseydi bu gün Türkiye Uçak sanayisinde nerelerde olurdu?

1950'den sonra hangi iktidar sanayi dediyse, ağır sanayi dediyse, CHP zihniyeti karşı çıktı, dalga geçti. Bilecik Organize Sanayi Bölgesi rahmetli Erbakan'ın hediyesi. Üniversitenin kurulduğu yere rulman fabrikası yapılacaktı. Zamanın CHP'li belediyesi sahip çıkmadı. Yer alındı, fabrika yapılamayınca üniversite açıldı.

Boğaziçi köprüsüne karşı çıktınız. İkinci Boğaz köprüsüne karşı çıktınız, üçüncüsüne karşısınız. Tüp geçide, İstanbul 3. havaalanına, Kanal İstanbul'a karşısınız. Halk, yapılanlar için sizin aklınıza uyup yapılmasaydı bugün arabaların gidecek yolu olmayacağını bilmiyor mu? Yapılacakların memlkete ne faydalar sağlayacağını görmüyor mu? Herkesi ilerisini göremeyen, yapılanları takdir etmeyen nankör mü sanıyorsunuz?

Sivas gibi merkezi bir yerde bile 37 vatandaşın ölümüne mani olamayanlar halk iktidarı neden teslim etsin.

Başbakan yargıya katlanmayı biliyor da, halkın %45'inin oyunu alan iktidara katlanmayı öğrenemediniz.

Eğer siz %55'i temsil ediyorsanız neden iktidar değilsiniz? Çünkü yek vücut değilsiniz. Madem birleşin. Diyelim siz %45 oy aldınız “halkın çoğunluğunun oyunu alamadık iktidarı teslim almıyoruz” mu diyeceksiniz. Kedi erişemediği ciğere mundar dermiş.

Hiç kimsenin kimseye hakaret etmeye hakkı elbette yoktur. 3. Köprüye Başbakan'ın eşinin isminin verilmesi için yorum yazanlar hakaret ötesi, insanlık dışı değil mi? Neden bunlara karşı çıkmıyorsunuz.

Metin Feyzioğlu Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan'ın idamlarını sanki bugünkü iktidar yapmış gibi konuşuyor. Feyzioğlu'nun dedesi bu üç adam mahkumunun idamını lehine Kayseri milletvekili olarak oy kullanıyor.

Dedesinin mirasına sahiplenen Feyzioğlu, tasvip etmediği üç idama onay veren dedesini de kınamalıydı. Dürüstlük bunu gerektirir. Oysa O tam tersini yapıyor.

Metin Feyzioğlu'nun Cem Garipoğlu'nun avukatlığını yaptığını yazmıştım. T.C. Vatandaşı arkadaşımız bu iddiası arkadaşınız bu iddianın yalan olduğunu babası Nida Garipoğlu'nun avukatlığını yaptığını yazmış. Doğru Nida Garipoğlu'nun avukatlığını yaptı. Peki babası Nida avlanması yasak olan hayvanı avladığı için mi mahkemeye çıkartıldı da mahkum oldu. Oğlunun işlediği cinayete yardım ve yataklık etmekten mahkum oldu ve halen yurt dışında kaçak.

Benim o yazdığım yazıdan birkaç gün sonra yerel mahkemenin 1 milyon 200 bin liralık tazminat kararını Cem, Nida ve annesi Garipoğlu'ların birlikte ödemesi gerektiğine yargıtay hükmetti. Eden? Üçüncü cinayet suçlusu gördüğü için değil mi?

Bu şuna benze adamın adı Ali Mehmet ise Mehmet Ali desek ne olur?

Olayda ikinci bir cinayet var mı? Ha Cem'in ha Nida'nın avukatı olmuş aynı cinayetten sorumlular.

Senin dediğin olsun Nida'nın avukatlığını yaptı. Katil kim, maktül kim. 

Bu yazı toplam 169 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Bilecik Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 228 212 40 29 Faks : 0 228 212 40 29