ŞADİ  ERDAL

ŞADİ ERDAL

Delalete düşen Yahudiler insanlığın baş belası

Delalete düşen Yahudiler insanlığın baş belası

Yahudi, doğduğu günden itibaren Hak’tan ayrılanların insanlık aleminin başına bela olan kavim. Her yerden kovulan buna rağmen ıslah olmayan topluluk. Bugün Gazze’de yaptığı katliamı bütün cihana yaymak istiyorlar. Hazreti Davut aleyhisselama gönderilen Allah Kelamını tahrip ettiler, kendi şeytani akılları ile yazdıklarını uyguluyorlar.

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı Mehmet Kapukaya, katil İsrail’in Gazze başta olmak üzere Filistin topraklarında devam ettirdiği zulmü muharref Tevrat’tan güç aldıklarını ne güzel anlatıyor. Önemine binaen köşemde okuyucularımıza takdim ediyorum.

FİLİSTİN’DE SAVAŞI BAŞLATAN KASSAM DEĞİL SAPKIN SİYONİSTLERDİR

Gazze'de bugün yaşanan olayları anlamak için öncelikle muharref tevrata bakmak lazım. Tevrat bugün tahrip edilmiş bir kitaptır. Bu tahrip edilmiş kitaba baktığımızda, Filistin'deki zulmü daha kolay yorumlayabiliriz.” ifadelerini kullanan Kapukaya Hoca, “Kendi inandıkları tanrıları Yehova tarafından onlara miras bırakılan yer yüzünü mülk edinmek, devlet kurmak, hürriyet sahibi olmak yalnız yahudilerin hakkıdır. Yahudi olmayanların ellerindeki mallar, Yehova'nın mirasından çalınmış mallardır. Öte yandan muharref Tevrat’taki bir diğer inançlarına göre yahudi olmayan tüm insanlar, azar azar öldürülmelidir. Yahudilere göre iki tür canlı vardır. 'İnsanlar ve hayvanlar'. Onların sapkın inancına göre, insan olanlar yalnızca yahudilerdir. İsrail'deki yetkililerin 'Gazze'deki hayvanların hepsini öldüreceğiz' şeklindeki adi açıklamaları da buradan kaynaklanmaktadır.

Bugün Gazze'deki hastanelerde şehitlerin defnedilmesine bile izin vermiyorlar. Kuşatılan hastanelerde, keskin nişancılar Gazzelilerin cenazelerini almalarına engel oluyor. Bunu niye yapıyorlar? Yine muharref tevratta geçen sözde şu ayet üzere: "Ve gömülmeyecekler. Toprağın yüzünde gübre gibi olacaklar. Leşleri de yerin canavarlarına ve göklerin kuşlarına yem olacak.

Gazze'ye saldırdıkları ilk günden beri şehre gıda yardımlarının girişi engelleniyor. Biz diyoruz ki böyle bir vicdansızlık, böyle bir alçaklık olabilir mi? Bunun sebebi ne? Çünkü inandıkları kitapları emrediyor. İşaya Bab 14'te; 'Ve senin kökünü kıtlıkla öldüreceğim ve arta kalanların öldürülecek. Ulu ey kapı, feryat et şehir, baştan başa ey Filistin, eridin...' deniliyor. Burada da yahudiler, diğer insanların kıtlıkla öldürülmesinin emredildiğine inanıyor.

Siyonistler geçtiğimiz ay hastaneye sığınan masum sivilleri ilk hedef aldıklarında Türkiye başta olmak üzere dünya ayağa kalktı. Peki onların en yakın dostu ABD yetkilileri ne dedi? 'Hastaneyi Hamas vurmuştur'. Neden böyle söylediler? Inandiklari sapkın muharref Tevrat’ta, 'Sana karşı kalkan her dili suçlu çıkaracaksın' deniliyor. Bunlar da 8 milyar insanın gözünün içine baka baka yalan söylüyor. Siyonistlerin bütün dostları hastane katliamında da Gazze'deki soykırımda da Hamas'ı suçluyor. Çünkü inandıkları kitapları bunu emrediyor.

Böyle bir hak kitap olabilir mi? Bunlar Allah'ın sözleri olabilir mi? Bu savaş 7 Ekim'de Hamas'ın başlattığı Aksa Tufanı operasyonuyla başlamış bir savaş değildir. Maalesef insanlar çeşitli algılarla bu noktaya takılıyorlar. Bu savaşı başlatan yahudilerin muharref Tevrat’a bağlılıkları sebebiyle inandıkları sapkın düşüncelerdir.

Müslümanlar olarak İsrail zulmüne karşı elimizden gelen her şeyi yapmalıyız. Meydanlarda gerçekleştirilen protestolar çok önemli. Sivil toplum kuruluşlarının tamamı bir araya gelerek ortak bir duruşla Gazzeli kardeşlerimiz için 81 vilayetimizde organize olmalı. Meydanlarda gösterilen tepkilerin önemsiz olduğunu düşünmeyelim. Türkiye'de gerçekleşen protestolar, Avrupalıları da harekete geçirmiştir.

Yalnız protestolarımızı yaparken kesinlikle taşkınlık çıkartmamalıyız. Müslümanlar olarak olgun davranmalı ve duruşumuzla dünyaya örnek olmalıyız. Müslümana yakışan eylem; camlara çerçevelere saldırmak, polise taş atmak suretiyle güvenlik güçleriyle karşı karşıya gelmek değildir. Hepimiz öfkeliyiz artık sabrımız kalmadı ama itidalli olmalı, eylemlerimizin amacı dışına çıkmasına izin vermemeliyiz.

Savaşa katılma mecburiyeti olmayan kadınlarla yaşlıların ve günahsız çocuklarımızın duası çok önemli. Evlerimizde Gazzeli kardeşlerimiz için bol bol dua edelim. Maddi desteklerimizle kardeşlerimizin yanında olalım. Allah'ın rahmetinden ümit asla kesilmez. İnanıyoruz ki Cenab-ı Allah görünür görünmez ordularıyla Filistinli kardeşlerimize küffara karşı yardım edecek. Buna imanımız sonsuzdur. Fetih Sureleri okumaya devam edelim. Oradaki kardeşlerimiz kadar azmimiz olsun. Bugün Kudüs toprakları sadece Filistinlilerin koruması gereken bir yer değildir. Kudüs'ü korumak bütün Müslümanların üzerinde vecibedir. Eğer Kudüs konusunda gevşek davranırsak yarın hedef Allah korusun; Mekke'dir, Medine'dir, Türkiye'dir.

Bu yazı toplam 1710 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum
ŞADİ ERDAL Arşivi
SON YAZILAR