PIŞIK
‘Pışık’, söylendiğinde şık olmayan ifade... Psişik bir durumun yansımasıdır, ‘pışık’ sözcüğünün uluorta söylenmesi... Psişik (Fransızca, psychique, İngilizce psychic, Eski Yunanca psykhē/ψυχή); ruh, zihin, can, ruhsal, zihinsel, psikolojik, parapsikolojide duyular ötesi algılama yeteneği olan kişi anlamında... Psişik gelişim, ruhsal ve zihinsel gelişim... Psişik rahatsızlık, ruhsal rahatsızlık... Günlük dilde ‘psişik’ denildiğinde, geleceği gördüğünü, telepati kurabildiğini veya medyumluk yaptığını iddia eden kişi anlaşılmakta... Psikolojik; psikoloji biliminin incelediği duygu, düşünce ve davranışlarla ilgili... Psişik; ruhsal veya zihinsel olan durumun ifadesi, popüler kültürde paranormal yeteneklerle ilişkili hâl... ‘Pışık’ sözcüğü, halk ağzında kullanılan ve bölgelere göre anlamı değişebilen bir kelime... ‘Pışık’ın bilindik anlamları: Mızmız, ürkek, çekingen kimse... Silik, pasif, özgüveni düşük kişi... Kendi hakkını savunamayan, girişken olmayan kimseleri nitelemek için söylenen söz... Nazlanan veya fazla hassas davranan kişi... ‘Pışık’; yansıma (ses taklidi) kökenli bir halk söyleyişi...
‘Pışık’; genellikle bir şeyin ya da bir durumun içindeki karmaşayı, belirsizliği veya düzensizliği ifade etmek için kullanılmakta... Bu, belirsizlik içinde kaybolmuş veya bir şeyin nasıl şekilleneceği konusunda net bir görüşe sahip olunmayan bir durumun remzi... İlişkilerde ‘pışık’, iletişimsizliktir, yanlış anlamadır... Kariyer planlamasında ‘pışık’, gelecek hedefleri belirsiz olan bir kişinin ruh hâli... Edebiyatta ‘pışık’, karakterlerin karmaşık durumlarını anlatmak için kullanılmakta... Günlük hayatta ‘pışık’, insanların stresli veya karmaşık durumlarının yansıması... Siyasette ‘pışık’; argo, mizah ve popülist iletişimin dili... ‘Pışık’ söylemiyle öne çıkan siyasî aktörler, kitlelerle bağ kurmak, rakibini etkisizleştirmek veya gündemi belirlemek için ‘pışık’ vb. sözlerle doğrudan alaycı tavır takınırlar... Siyasî söylemdeki ‘pışık’, ‘hadi oradan’, ‘geç bunları’ gibi ifadeler; yüzeysel birer argo kullanımın ötesinde, belirli bir siyasî iletişim stratejisine ve retorik tercih... ‘Pışık’ vb. sözel ve beden diliyle desteklenen (çoğunlukla elin çene altına vurulması veya göz kapağının aşağı çekilmesiyle simgelenen) ifadeler, meşruiyetini halkın gündelik reflekslerine dayandırır... Yaprakların hışırtısını ‘alkış’ söylemine dönüştürür... Böylesi bir siyasetçi, bu tür bir dili kullandığında dinleyiciye; “Ben de sizin gibi düşünüyorum, sizin gibi tepki veriyorum ve karşı tarafın vaatlerini/iddialarını sizin sokakta ciddiye almadığınız gibi reddediyorum.” demeye getirir... Bu, siyasetçi ile seçmen arasındaki mesafeyi görünürde kısaltan, uzun vadede kargaşaya neden olan sosyo-psikolojik bir ahvâl... Siyasette ‘pışık’ vb. sözler, rakibin argümanını (delilini) metodik veya mantıksal bir temelde çürütmek yerine, o argümanı ciddiyetsizleştirme ve değersizleştirme amaçlı... Retorik açıdan bir tür önemsizleştirme (dismissal) stratejisi... Karşı tarafın sunduğu bir vaat, iddia veya eleştiriye uzun uzun teknik cevap vermek yerine tek bir ‘pışık’ kelimesiyle karşılık vermek; rakibin söylemini geçerli bir muhataplık seviyesinden düşürmek maksatlı... Dinleyici nezdinde rakibin iddiasını bir hayâl ve aldatmaca olarak etiketlemek... Karmaşık politik meseleleri tek bir duygu veya alay ifadesine indirgeyerek kitlelerin zihninde net (lâkin yüzeysel) bir pozisyon oluşturmak... ‘Pışık’, karmaşık her bir şeyi geçiştirme, gündemden düşürme sendromu...
Günümüz medyası ve sosyal medya, her bir şeyi, uzun ve teknik konuşmalar yerine kısa, çarpıcı ve görsel malzemelerle (pışık yöntemiyle) öne çıkarmayı görev edinmiş maalesef... ‘Pışık’, güçlü bir jest ve dikkat çekici bir ses... Lakırdı siyasetinden beslenen, medyanın ve dış mihrakların popüler hâle getirdiği siyasî bir figürün ‘pışık’ vb. bir ifadeyi kullanması; televizyon haberlerinde günün detayı olmaya, sosyal medyada klip olarak yayılmaya ve ‘caps/meme’ kültürüne konu olmaya son derece uygun... ‘Pışık’ vb. sözlerle yapılan siyaset, kaliteyi yok etmekte; havanda su dövme performansını ve seyir kültürünü popüler hâle getirmekte... Siyasette ‘pışık’ vb. ifadelerin kullanımı, ilk bakışta basit bir mizah veya üslup kayması gibi görünse de, özünde kitle iletişimi, siyasî kutuplaşma ve duygusal ikna yöntemleriyle doğrudan bağlantılı... ‘Pışık’ söylem siyaset tarzı, seçmenle hızlı ve samimi bir bağ kurmada başarılı olsa da; kamuoyundaki tartışmaların niteliğini rasyonel ilkelerden uzaklaştırıp performans ve alay eksenine kaydırma potansiyeline sahip... Bir siyasetçinin ‘pışık’ söylem odaklı konuşması, güvenilirlik konusunda, uzun vadede, olumsuz algıyı derinleştirmekte... Siyasî üslup ve nezaket, politik söylemde kullanılan dil, saygınlık ve ciddiyet son derece önemli... Argo, hakaret veya küçümseyici olarak yorumlanabilecek ifadeler, siyasetçinin nitelikli seçmenler nezdindeki imajını zedelemekte... Güvenilirlik ve itibar, kullanılan dil ile belirginleşir... Kullanılan dil, politikacının karakteri ve olaylara yaklaşımı hakkında ipuçları verir... Özellikle kişisel saldırı veya aşağılayıcı ifadeler içeren bir üslup, sorunları çözme ve toplumu birleştirme kapasitesine duyulan güveni sarsar... Kamuoyu, siyasî bir liderden daha yapıcı, kapsayıcı ve saygılı bir dil bekler... Bu beklentinin dışına çıkıldığında, siyasetçinin toplumun farklı kesimlerini temsil etme veya uzlaşı sağlama yetkinliği sorgulanmaya başlar... Bir politikacının ‘pışık’ vb. ifadeler kullanması, olgunluk, itidal ve saygı temelinde şekillenen siyasî güven algısını olumsuz yönde etkiler...
‘Pışık’ ifadesi, siyasî dilin sert ve net olduğu anlamına gelmez, fırsatçılığa ödün verilmeyeceği ve kolektif bir çalışma anlayışının savunulduğu anlamına hiç gelmez... ‘Pışık’; önyargıya geçit vermenin tetikleyişi olan, siyasî güvenilirliği azaltan, tartışmaları çok daha karmaşık bir hâle getiren söz... ‘Pışık’la başlayan söz, nihayetinde yargıyla son noktada gerçek yerine cuk diye oturur... ‘Pışık’ vb. sözlerle yapılan siyaset, siyaset değil... Siyasî üsluba ve yargı süreçlerine her bir kimsenin dikkat etmesi lâzım... Demagojiyle, argo ve uygunsuz sözlerle, yaprak hışırtısıyla yapılan her ne ise, âkil insanlarda olumlu bir iz bırakmaz... Siyasette zaman zaman gündeme gelen ‘pışık’ sözü, bir dil sürçmesi veya mizahî bir çıkış olmanın çok ötesinde... ‘Pışık’ vb. ifadeler, politikacıların toplumdaki algısını kötü yönde şekillendirir... Devlet işi, ciddiyet gerektirir... ‘Pışık’ vb. söylem odaklı politikacı tiplemesi, halkla yakın olma çabasındadır... ‘Pışık’ diyen politikacı, sıradan bir kelimeyi yanlış söyleyerek veya farklı bir telaffuzla gündeme geldiğinde, halkın gözünde, ilk etapta ‘bizden biri’ imajı oluşturur... Ancak, bu mizahî figürleşmeye neden olur... ‘Pışık’ vb. sözler, politikacıyı ciddi bir devlet adamı kimliğinden çıkarıp mizahî bir karaktere dönüştürür... Bu da, toplumda önce sempati, sonrasında eleştiriye neden durum oluşturur... ‘Pışık’, asla bir dil sürçmesi olamaz... Politikacının ağzından çıkan her kelime, onun karakteri ve temsil ettiği kurumla özdeşleşir... Küçük bir sürçme bile olumsuz sonuçlara dönüşür... ‘Pışık’ vb. sözler, yıllar geçse de unutulmaz ve politikacının kimliğine yapışır... Karizma ve otorite sarsılır... Bu tür ifadeler, politikacıyı halkın gözünde daha sıradanlaştırır... Dış mihrakların desteklediği medya, bu tür sözleri sürekli gündemde tutarak politikacıyı bir ‘tip’, bir ‘tipi tip’ hâline getirir... ‘Pışık’, aslında çocuklukla, saflıkla ve gündelik hayatla ilgili bir kelime... Politikacı ağzından çıktığında ise; henüz olgunlaşmamış, deneyimsiz bir siyaset anlayışını temsil eder... Gündelik hayatın siyasete yansımasıdır bu... Halkın dilinden düşmeyen basit bir kelime, siyasetin ciddiyetini bozar... Unutulmaz gaf değildir ‘pışık’... ‘Pışık’ politikacı tiplemesi, ‘gafla uygunsuz lafı karıştıran’dır...
Olması gereken, pışık tiplemesi bir politik söyleme geçit vermemek... ‘Pışık’ politikacı tiplemesi; halkla ilişkilerde, mizahta, medyada ve sosyolojik yansımalarda, ucuz bir malzeme konusu... Kadim medeniyetimizde, insanın ruh, nefis, akıl ve kalp yönleri ele alınmış... Günümüzde ise, pışık ve psişik olan zaafları öne çıkarılmış... Psişik güçler veya paranormal yetenek iddiaları, kadim medeniyetimizde kabul görmeyen kavramlar... Bir kimsenin diğer bir kimseye pışık yapması ve meşhur olmak adına silkelenmeyi istemesi, yaprak hışırtısından medet umması, asla doğru değil... Selam, sevgi ve saygılarımla. https://bit.ly/muzafferceven

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.