Balkan Hatıraları - 8
Ohri 35 bin nüfuslu yer, yazın turist geldiğinde 300 bini bulduğunu söylediler. Ohri'de Türk çarşısı olduğunu evvelce gidenlerden duydum. Şehrin en işlek caddesi burası. Hemen hemen esnafın tamamı Türk. Karaman'dan Osmanlı zamanında iskan edilmişler. Göçler yaşanmadan 100 bin Türk'ün yaşadığını şimdilerde 20 bine düştüğünü belirtiyorlar. Çarşıda yürümeye başladım dükkanlar genelde inci ve gümüş üzerine ticaret yapıyorlar. Bir dükkanın önünden geçerken camında Türk bayrağı asılı olduğunu gördüm. Konuşmak için içeri girdiğimde başında kalabalık müşterisi vardı, rahatsız etmek istemedim. Dönüşte uğradım (bu arada 1 saat geçmişti) işyerinden ayrılmış konuşamadım.





Dükkan sahiplerinin çoğu Türk ve Arnavut Müslümanlar. Ohri Gölü’nün kenarında tahtadan dar bir yol yapılmış, epeyce uzun.
Bizim Hamsu Köprüsü’nden Şeyh Edebali’ye de aynı yöntemle yapılan yol maalesef çalıştırılamadı. Türk Çarşısı’nın sonunda güzel bir camii ve şadırvanı var. Duvarlarına çiçekler asılmış.








Cami cemaatinden güzel Türkçe konuşan bir arkadaşımız sesli olarak şu bilgileri verdi:

Bir esnafla yaptığımız konuşmada “Osmanlı Devleti 400-450 yıl evvel bizi Karaman’dan buraya getirmişler. Bizi buraya iskan etmişler. O zaman 100 bin nüfus imiş. Benim çocukluğumda 60 bin nüfus idik. Türkiye’ye göç ettiler, şimdilerde 20 bin civarında kaldık. Benim akrabalarımda gitti ama ben göç etmeyi düşünmüyorum. Çok şikayet edilecek bir durum yok. Burada Hristiyanlar çoğunlukta, çeşitli milliyette insanlar var. Türkiye gibi rahatlık var gibi görünse de, yarın bir karışıklık çıksa 30 yıl evvel olduğu gibi huzursuzluk yaşayabiliriz.”
Ohri’den Bosna Hersek’e geri döndük. Baş Çarşı’yı akşamüzeri tekrar gezdikten sonra akşam orada kaldık. Ertesi günü Türkiye’ye geri döndük. Arzu edenlerin gitmelerini tavsiye ederek hoşça kalın.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.