DOĞRUYA DOĞRU, EĞRİYE EĞRİ
Allah’a kul olduk kalubelada
Bu yolda verilmiş ikrarımız var
Üç günlük ömür için kahpe dünya da
Kul’a kul olmama kararımız var.
*
Bu dörtlüğü RP Haymana ilçe kongresinde ilk defa Mehmet Nuri Kahraman’dan duydum. Ve ilke edindim.
Şu günlerde ortalık toz duman.
Zamanında Nurettin Sözen başkanlığında İSKİ, aynı dönemlerde Ankara da ASKİ, Demirel’in yeğeni Yahya’nın ihracat ile ilgili vergi iadesi skandallarına kadar birçoğunu hatırlarım. Banker Kastelli’yi unutmadım. Batan 25 bankayı da dün gibi hatırlarım.
Gelelim günümüze.
Ekrem İmamoğlu ve saz arkadaşlarının devasa yolsuzluklarına. Aklımız tavana vurdu. Ama bu yolsuzları kahraman ilan ettiler.
Şimdi de bir fon meselesi çıktı.
Epeyce götürmüşler. Her gün yeni haberlerle beynimiz allak bullak oluyor.
Beni bizzat yüzüme karşı ve yazışmayla çifte standartlılıkla suçlayanlar var.
Yanılıyorlar, hırsız her zaman hırsızdır. Yolsuz her zaman yolsuzdur. Hangi ırktan, hangi meşrepten, hangi siyasi partiden olursa olsun hırsızlık ve yolsuzluk yapanlar şerefsiz ve adi insanlardır. Bunları savunanlar da adi ve şerefsizdir.
İşin içinde en büyük günahlardan sayılan kul hakkı vardır.
Şeyh Edebalı hazretleri “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.” Diyor.
İnsanı yaşatmanın yolu ise; ahlak, adalet, akıl ve edepten geçer.
Hırsızı ve yolsuzu savunmak, savunmanın aması veya nedeni, şusu busu yoktur. Az veya çok hırsız ve yolsuzun savunulacak tarafı yoktur.
Batık kredi, rüşvet, cukka veya fon hepsi de ahlaksızlık sınıfına girer.
Ben emekli olarak kıvranacağım, hırsız ve yolsuz bolluk içinde yüzecek. Ne olursa olsun makamını ve nüfuzunu kullanarak götürenler bunun hesabını er veya geç vermelidirler.
Anlaşıldı mı arkadaş?
Ben bir kul olarak toplumun huzurunda çifte standartlı olmadığımı cümle aleme ilan etmek zorundayım.
Bir de bunun Allah’a verilecek hesabı var vesselam.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.