İLİMİZİN ÖNÜ AÇILIYOR

Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi ilk kurucu Rektörü Prof. Azmi Özcan tıp fakültesi kurulmasını hedef olarak düşünmüştü. Yök nüfusu 750 binin altında olan şehirlerde tıp fakültesi kurulmasına müsaade etmeyince Azmi Özcan hoca hedefine ulaşamadı.

Üniversitenin ikinci rektörü Taş devrini anlatmama gerek yok. O’da tıp fakültesi kurulması için zaman zaman çalıştığını basın yoluyla kamuoyuna duyurduğu oldu. Netice sıfır.

Üniversite üçüncü rektör ile hızla çalışmalarını yürütüyor. Bir müessesede idareci olan ekip koyduğu hedefe ulaşmayı kafasına koyduysa bürokrasiyi, siyasileri birleştirerek istenileni elde edebiliyor.

Bir gün telefonumla bir arkadaşımı aramak isterken hatayla Selim Yağcı ismine bastım ve hemen de kapattım. 3-5 dakika sonra Sayın Vekil Yağcı bana hemen dönüş yaptı. Sayın vekilim yanlışlıkla seni aradım hemen kapattım, ama yine de telefonum aramış. Aradığınız için teşekkür ederim, bu vesileyle bir birimizin hatırını sormuş olduk” dedim. Selim bey konuşması sırasında “Abi yakında ilimizin gelişmesine çığır açacak çok önemli bir adım atıyoruz. Bir aksilik olmaz inşallah, şimdilik açıklamıyorum” dedi. Sayın Vekilim tamam kimseye söylemeyin bana da mı demeyeceksiniz” dedim. Selim bey “Abi size güvenim sonsuz. YÖK’ten Bilecik’te Tıp Fakültesi kurulması kararı kabul edildi. Cumhurbaşkanlığı onayı ve resmi gazetede yayınlanması gerekir. Şimdilik açıklarsak beklemiyoruz ama Cumhurbaşkanlığı onaylamazsa kamuoyunda zor durumu düşeriz” dedi.

Aradan 10 gün geçti resmi gazetede yayınlandı. Kamuoyunun öğrendiği haber haline geldi.

Üniveriste yönetimimiz siyasilerle, il bürokrasisiyle sağlam beraberliği hukuk fakültesi ve diğer bölümlerin açılmasını sağlayacağına eminim. Emeği geçen herkese teşekkür ederim.

Oğlum, Mücahid dün tıp fakültesi kurulacağıyla ilgili yazısında milletvekili Selim Yağcı’nın “… Ertuğrul Sancağını baz aldık…” dediğini yazdı.

Yıllardır şunu söylerim. Bilecik küçük bir il değil, küçültülmüş bir il. Pamukova, Osmaneli’nin nahiyesiydi. Sakarya il olunca ilçe yapıldı. Sakarya’ya bağlandı. Yenişehir, İnegöl, Ertuğrul Sancağı olduğu dönemde ilimize bağlıydı. Cumhuriyetten sonra Yenişehir ilimize bağlı idi, Bursa’ya gitti. Mihalgazi, Sarıcakaya 1950 -55 yıllarına kadar Söğüt’e bağlıydı. İnenö 1965 yılına kadar Bozüyük’ün nahiyesiydi Eskişehir’e verildiler.

Ertuğrul Sancağı olmanın faydasını gördük. Üniversitede birçok bölümün açılması ve üçüncü organize sanayinin faaliyete geçmesiyle önünün açılacağını söyliyebiliriz.
 

Bu yazı toplam 1062 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.