ALİ ERDAL

ALİ ERDAL

PARTİ MEZARLIĞININ “YENİ” ADAYI

PARTİ MEZARLIĞININ “YENİ” ADAYI

-1-

Ö. Özel, E. İmamoğlu suflörlüğünde aylardır gevelediği partisini, nihayet sahneye çıkardı: “YENİ PARTİ”. Böyle bir isimlendirmenin nasıl bir fikirsizlik ifade ettiği, bilinmeyecek bir şey değil. (Yeni), isim değil, bir şeyin zamandaki konumunu belirten sıfat. Yeni ev, yeni araba, yeni olay… Evin, arabanın, olayın; vasıfları, nasıl ve nice oldukları değil, zaman içindeki yerleri belirtiliyor. Aynı şekilde (yeni parti) tamlaması da ismi söylenmeyen bir partinin yeni kurulduğunu ifade ediyor. Nasıl bir parti, mühim değil. Yeni olduğunu belirtmek bir süre sonra mânâsız olacak. Senden sonra birinin kuracağı parti “yeni”, seninki “eski” olacak. Zaman ilerledikçe (yeni)yi isim olarak kullanmanın abesi iyice sırıtacak.

Logosu daha da fikirden mahrum. Yere bakan kavisli bir çizginin üstüne kırmızı renkte “YENİ” altına siyah renkte “parti” yazılmış. Kavis belki güneşi temsil ediyordur, onu da tam belirtememişler. Sanki yaş günü partisi afişi. Altına tarih at, yer yaz, tamam. Siyasî parti oluşuna dair ne bir şekil, ne bir renk ne bir sembol… Yan yana gelince daha da kasvetli iki renk; siyah ve kırmızı… Devamı olduklarını söyledikleri asırlık parti ve ilkelerine ait bir ima yok. Sığındıkları ve “izinde” olduklarını, hattâ “askeri” olduklarını söyledikleri “kurucu başkana” ait de bir işaret ve sembol yok.

Parti adı, logosu, logonun yazılışı (çizim denemez); “eskiye” ait her şeyi “lisan-ı hal ile / hal lisanı ile” reddediyor, hattâ inkâr ediyor; Bremen mızıkacıları, bizim “eski” ile hiçbir bağımız yok diye, daha doğrusu fikirle hiçbir alâkamız yok diye haykırıyor. Ama assolist, “ayrılmak zorunda kaldığımız parti hüviyetinin devamı, biziz” diyor. CHP’nin kurumsal kimliği, hükmî şahsiyeti “yenide” devam ediyormuş.

“Men çe guyem tamburam çe zened” yani “ben ne söylerim tamburum ne çalar”

Bir şeyin devamı ise nasıl yeni olur? Yeni ise bir şeyin devamı olur mu? Hiç güleceğim yoktu…

“Yeni” partinin ilk genel başkanı Ö. Özel’in ve suflörünün siyasî basamakları hızla çıktıklarına bakınca insan; yok bu kapasitedeki insanlar, ilkokul öğrencilerinin bile anlayabileceği, –anlayamasa bile anadilleri olduğu için hissedebileceği– böyle küçük bir hataya düşmez diyor. İnsanlar ana dillerinde böyle hata yapmaz, dil zevki izin vermez.

“Yeni Parti” ve logosu o kadar fikirden “arınmış” ki, iktidar olurlarsa ne yapacakları, nasıl hareket edecekleri hakkında küçük bir iz, minnacık bir alâmet yok. Böylece, “merkez parti” görünümü vereceklerini sanıyorlar zaar (zahir)… Yok bu da olmaz, olamaz; halkı, gözlerinde, bu kadar basit bir söylemle kandırılır “keklik” olarak düşünmüyorlardır…

Öyleyse “YENİ PARTİ” dedikleri, bir siyasî kuruluş değil. Parti ismi olsaydı, aralarından bir ikaz eden çıkardı; çıkmasa bile, fikir çevrelerinden (?) şiddetli tepki görürdü. Hiç mi yazar, çizer, dilbilimci yok aralarında?.. Ya ne? Milletin yüzü gülsün ve ferahlasın diye millet sevgisinden doğan bir kumpanya…

Bahse değmezdi… Ama… Memleketimizin fikir seviyesini gösteren bir örneği… Hele partilerimizin fikirsizliklerine tipik ve “yeni” bir örneği… Göz ardı edemezdik. (Parti mezarlığının “YENİ” adayı) yazımıza isminden başlamak iktiza etti.

Bu yazı toplam 204 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
ALİ ERDAL Arşivi
SON YAZILAR