ŞADİ  ERDAL

ŞADİ ERDAL

SAYIŞTAYIN YANLIŞ ZİMMET KARARI

SAYIŞTAYIN YANLIŞ ZİMMET KARARI

1989 Şubat Ayı'nda başladığım gazetecilik hayatımda devamlı köylerin ve tarımın sorunlarını dile getirdim. Türkiye'de 60 yıldır tarımı bitirme politikası uygulandı. İlk zamanlar haşhaş ekimi yasaklandı, arkasından pancar ekimi sahaları daraltıldı, kota getirildi.

Avrupa Birliği'ne girebilme sevdasıyla birliğin "Sizin tarımda çalışan nüfusunuz çok fazla bunu yüzde 5'lere çekmeniz gerekir" sözlerine inanarak köylerin yetiştirdiği mahsule düşük taban fiyatı verildi, hizmet azaltıldı.

Nihayet nüfus azaldı, verim düştü Avrupa Birliği'ne de alınmadık.

Yanlış politikayı otuz yılı aşkındır yazıyorum. Ak Parti iktidara geldiğinde köylerde yaşayan nüfus %36'ydı. Ak Parti köy nüfusunu %5'lere indirme politikasını uygulamaya devam etti. %26'lara indiğinde alarm zilleri çalmaya başladı. Şimdi %5'lerde, geçen yıl tarımda çalışanların yaş ortalaması 59 idi şuan 61 e çıktı.

Ben yaptım, oldu politikası duvara tosladı. On yılı aştı "Köylere dönüş siyaseti" istenen randımanı vermiyor. Basında, ekim mevsimlerine göre çiftçiye "Devlet destekli ayçiçeği tohumu, nohut tohumu, kanola tohumu, meyve fidanı" dağıtılacağı haberlerini okuyoruz, okuyorsunuz.

Tarımla uğraşan altmışlı, yetmişli yaşlardaki insanlar sadece destekle verilenleri ekmekle kalmıyor, parar vererek de alıp ekiyorlar. Bu insanlar arazilerine giderken traktörünü, ekipmanını, ekeceğini, dikeceğini, mahsülünü uçağa bindirip gidecek değiller, arazi yollarının bakımının yapılması lazım.

Törenler yapılarak, tohumların dağıtılmasıyla iş bitmiyor. İşte o yolların yapılması için bütçesi olmayan köyün muhtarından İl Özel İdaresi mazot parası istiyor. Vermiyorsa yol yapılmıyor. Köyde yaşayanların sosyal hizmeti yerine getirilmiyor. "Domatesin kilosu yüz lira, biberin iki yüz lira, patatesin ve soğanın yanına varılmıyor" diyenler bunları yetiştirenlerin yanına gidip isteklerini dinleyip çare üretiyorlar mı?

Cumhurbaşkanı Erdoğan "Köyde bir kişi de yaşasa elektrik, su, kanalizasyon, yol hizmeti oraya götürülecek" diyor.

Sadece ilimizde 100 civarında imam açığı var. 40-50 kişinin yaşadığı köyler imamsız. Cenazelerde, imam olan köylerden getirilen hocalarla cenazeler kaldırılıyor. Bu kafa ile daha çok köye dönüş projeleri akim kalır.

Köy arazi yolları yapılırsa, Sayıştay mıdır, saygı bilmeyen tay mıdır nedir, arazi yollarını yapan yetkiliye zimmet çıkarttığını iddia edenler var. Bu Sayıştay hiç fabrika olmayan organize sanayi bölgelerinde yönetim kurulu üyeliği yapanlara ödenen paralara neden zimmet çıkartmıyor?

Geçenlerde basında şöyle bir haber okudum

"Altmışbeş yıl hırsızlıktan ceza alan kadın, hapse girmemek için sekiz çocuk doğurmuş. Mahkeme Adalet Bakanlığı'na; "Doğuma bir sınır getirilmeli, bu tip kadınlar suç işlemeye devam ediyor, devamlı doğum yaptıklarından cezalarını çekmiyorlar" müracaatını etmiş."

Ben de soruyorum, Sayıştay'ın zimmet kararının yanlış olduğunu Ankara'ya bildirecek, bir hakim kadar cesur yetkilimiz yok mu? İl Genel Meclisi üyelerini bu halk, bürokrasinin emrinde gitsinler diye mi seçti?

Bu yazı toplam 282 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
ŞADİ ERDAL Arşivi
SON YAZILAR