ŞEYH EDEBALI YILI DOLAYISIYLA
UNESCO 2026 yılını Şeyh EDEBALI yılı ilan etti.
Bu konuda bütün Türkiye de etkinlikler yapılması gerekirken Bilecik’te daha çok etkinlik tapılmalıydı.
14-15 Kasım 2019 yılında kıymetli valimiz Bilal Şentürk Zamanın Şeyh Edebali Üniversitesinde :
“Boydan Devlete Osmanlı”
“Söğüt’ten İstanbul’a” başlığı ile güzel bir sempozyum yapılmıştı.
DEĞERLİ BİLİM ADAMI MUSTAFA ÖZÇELİK
Bu Sempozyumda “Şeyh Edebali: Uç Beyliğinden Devlete” giden yol başlığı ile bir sunum yapmıştı.
Bu tebliğden sizlere iki alıntı sunmayı faydalı buluyorum.
*
BİR MANEVİ ÖNDER: ŞEYH EDEBALI
Madem Şeyh Edebali için böyle bir düşünceye sahibiz, öyleyse onunla ilgili biliyor olsak da bazı malumatları burada hatırlatmak gerekecektir. “Kaynaklarda Ata Bali, Ede Şeyh olarak da anılan Şeyh Edebali , (1206-1326 ) Karaman da doğmuş ( Kırşehir o zaman Karaman eyaletine bağlı olduğu için doğum yerinin Kırşehir) (bu günkü Kırıkkale’nin Balı Şeyh kasaba olduğu da söylenmektedir.) Ona asıl adı “ İmaduddin Mustafa bin. İbrahim bin. İnac” yanında “el Kırşehri”denmesi bu yüzden olmalıdır. Şeyh Edebali ilk tahsilini Karaman da (Kırşehir) yaptı. Hanefi Fakihi Necmettin Ez Zahidinin öğrencisi oldu. Daha sonra Dımaşk’a (Şam) giderek Sadrettin Süleyman b. Ebul’l İz ve Cemalettin ei Hasfri gibi dönemin tanınmış alimlerinden dini ilimleri tahsil etti. Özellikle tefsir, hadis ve fıkıh (hukuk) alanın da eğitim görmüş, daha sonra Dımaşk’tan ülkesine dönünce tasavvufa yöneldi; böylece hem ilim hem irfan sahasında kendini yetiştirmiş bir şahsiyet oldu.
Burada onun kimi yazarlarca bir Âhi şeyhi ( Edebali’nin kardeşi Şemsettin de önemli bir Âhi şeyhi idi. Kimilerince Vefaiye tarikatına mensup Baba İlyas halifelerinden bir Babai şeyhi olarak görüldüğünü de hatırlatmış olalım.
Bu tartışma konumuz dışındadır fakat her iki durum da onun bir mutasavvıf olduğunu yaptığı hizmet dolayısıyla Osmanlı nın kuruluşun da mutasavvufların önemini göstermektedir. Osman Turan bu durumu “İslam’ın gazâ ruhu Bizans karşısın da ve Osmanlı hanedanı etrafında topluyordu. Türk âlim ve şeyhleri ve dervişleri, Türkmen babaları Osmanlı gazileriyle yeni bir kudret ve hayatiyet yaratıyorlardı. “Bunlar o kadar etkiliydiler ki savaş haricindeki konularda bunların sözleri geçerdi.” Şeklin de açıklamaktadır.
Şeyh Edebâli, Şam’daki eğitimini tamamladıktan sonra memleketine geri dönmüş fakat burada çok kalmadan Batı’ya yani Osmanlı devletinin kurulacağı Eskişehir’e (Devlet Bilecikte kuruldu S.B.) ve burada Eskişehir merkeze bağlı eski adı İt Burnu sonraki adı Uludere olan köye yerleşerek burada hem müderrislik hem de şeyhlik yapmıştır. Onun buraya gelişi ise şöyle açıklanabilir: Burası Alaeddin Keykubat’ın Edebali’nin şeyhi olan Süleyman Türkmâni adına cami, medrese, hamam gibi yapılar inşa ettiği bir yerdi. Şeyh Edebali’nin buraya gelişinde bu durum bir sebep olarak görülebilir. Ama asıl sebep o tarihlerde Selçuklu Sultanı Alaaedddin Keykubat tarafından Eskişehir’in Sultanönü adıyla bir sancak haline getirilmesin de aranmalıdır. Çünkü Kayılara Yassıçimen savaşından sonra önce Ankara yakınlarındaki Karacadağ yurtluk olarak verilmişti. Şeyh Edebali ile Ertuğrul Gazi burada komşu olmuşlar, daha sonra İlhanlılar Anadolu’yu işgale başlayınca Ertuğrul Gazi ve maiyeti ile Batıya göç etmişlerdir. İşte bu göçenler arasında Şeyh Edebali de vardı. Çünkü gelişen hadiseler, artık Selçuklu Devletinin sona ereceğini, birlik ve dirliğin kaybolacağını ve Türklüğün yeni bir devlet kurma imtihanı ile karşı karşıya geleceğinin işaretlerin vermeye başlamıştı. Anadolu Selçuklu Devletinin dağılma döneminde uç bölgelerine ve bilhassa Ertuğrul Gazi Beyliğine doğru akın ettikleri belgelerle kayıt altına alınmıştır.
Şeyh Edebali Karacahisar’ın fethinden sonra ise Bilecik’e yerleşir ve burada adına bir zaviye kurulur. Vakıf teşekkül ettirilerek (Vakf-ı Zaviye-i Ede Şeyh der Bilecik) civar köylerden araziler verilir. Burada Osmanlı’nın ilim irfan ehli olacak gençlerini yetiştirir. Vefatından sonra buraya defnedilir.
*
Bu yazı fotoğrafta gördüğünüz kitaptan alıntılanmıştır.
“Osman Gazi Edebali Münasebeti” yazımızı bekleyiniz.
En derin selam ve saygılarımı sınarım.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.