Sadettin Bayram

Sadettin Bayram

ANKARA MEVLEVİHANESİ

ANKARA MEVLEVİHANESİ

Nasıl iflas etmiş müflis bir tüccar eski defterleri karıştırırsa ben de geçmişte kalan hatıralara baş vuruyorum.

Bir gün rahmetli Zafer İçyer ve Ayhan Yılmaz Ego Spor Kulübünün Toros Sokaktaki binasında sohbet ediyorduk.

Ankara da Cumhuriyetin ilk yıllarında Osmanlının izlerini silmek için yıkılan ve yok edilen yerler hep gündemimde yer işgal etmiştir.

Gerçi bunca İnkılaplara rağmen Osmanlının izlerini büyük zülüm ve yıkımlara rağmen silemediler ve silemeyecekler.

Nasıl olduysa birdenbire aklıma yok edilen Ankara Mevlevihanesi geliverdi.

Dedim ki, Ankara Mevlevihane’sini niye ihya etmiyoruz?

Daha önce Mevlevihane ile ilgili Ankara milletvekillerine ve tüm belediye başkanlarına, Mevlevihane gibi bir konuya ilgi duyacak kişilere iadeli taahhütlü mektup yazmıştık. Aralarında Ahmet Özhan ve Cemal Nur Sargut dahi vardı.

Mektup yazılan elli kişiden sadece üç kişiden cevap gelmişti.

O yıllarda Ankara Milletvekilleri arasında sevdiğim ve söyleşi yaptığım Prof. Dr. Cevdet Erdöl vardı. Sohbet esnasında Ayhan Yılmaz bey Cevdet Bey’i ara dedi.

Telefonla aradım ve konuştuk. Dedim ki;” Ben vatandaş Sadettin Bayram, asil olarak vekilime emrediyorum. Bu Mevlevihane işine destek verin.”

Cevap ilginç oldu.

“Ben hem asilim ve hem de vekililim.” Dedi.

Keşke Bilecikte de böyle vekiller olsa.

Cevdet Beyden Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki ile buluşturmasını istedim. Ve buluşturdu.

Veysel beye Mimar Sinan’ın Ankara da tek eseri olan Ulucanlardaki Cenabı Ahmet Paşa Camisi ile Göz hasta hanesi arasında kalan Mevlevihane’nin ihyasını talep ettim.

Oraya mümkün olmaz ama Hamamönünde Karacabey Hamamının arkasında iki parsel boş arsamız var oraya yapalım dedi.

Ve iki bölüm halinde otantik bir tarzda Mevlevihane yapıldı ve törenle açılışı yapıldı. Açılışta bulunduk, pek hoş olmadı ama neyse ki açıldı.

Güzel bir bina oldu. Bu yapının belediye tarafından hakkıyla değerlendirilemeyeceğini düşünerek burasının Ömer Faruk Keskin kardeşimin kurucusu olduğu “NEYHANEYE” veya başında Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlunun “MEVLÂNA ARAŞTIRMA MERKEZİ” ne tahsis edilmesini talep ettik. Fakat maalesef kabul görmedi.

O günden bu yana tahmin ettiğimiz gibi bu güzel yapı hakkıyla değerlendirilemedi.

Nedense topluma faydalı olabilecek konularda yeterince duyarlı değiliz.

Haa bahsi geçen eski Mevlevihane 1926 yılında yabancı mimar Johnson’a yol yapma bahanesi ile yıktırılmıştı.

Altı yıldır Bilecik’te yaşıyorum. Ankara’yı özlemiyorum.

Hamamönünden dostum hattat Aydın Köse’yi bir arayayım dedim ve aradım. İyi ki aramışım.

Çektiğimiz emekler boşa gitmemiş. Mevlevihane de Ahmet Özhan’ın başında bulunduğu 1981 de kurulan TÜRK MUSİKİSİNİ VE FOLKLORÜNÜ ARAŞTIRMA VE YAŞATMA VAKFI’ının burada ayda bir mesnevi sohbetleri, sema ayinleri ve tasavvuf musikisi meşklerinin yapıldığını Aydın kardeşimden öğrendim.

Memnuniyet verici bir durum. Ama ayda bir programı az buluyorum. Orada haftada bir program yapılmalıdır. Buna da çok şükür diyelim. Biz de bu durumu dostlarımıza bildirmiş olalım.

Yakın zaman da sizlere Bilecik Mevlevihane’sinden de bahsedeceğiz inşallah.

Bâkî Selamlar…

29 Temmuz 2026 - Fıranlar

Bu yazı toplam 165 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Sadettin Bayram Arşivi